Geri Dön

Major depresif bozukluk hastalarında serum paraoksonaz düzeylerinin değerlendirilmesi

Evaluation of serum paraoxonase levels in patients with major depressive disorder

  1. Tez No: 1005013
  2. Yazar: OĞUZCAN TÜRKMEN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. RIZA GÖKÇER TULACI
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Psikiyatri, Psychiatry
  6. Anahtar Kelimeler: Majör depresif bozukluk, paraoksonaz-1, oksidatif stres, biyobelirteç, ilk atak depresyon, Major depressive disorder, paraoxonase-1, oxidative stress, biomarker, first-episode depression
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Balıkesir Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Majör Depresif Bozuklukta (MDB) oksidatif stres artışı ve antioksidan savunma sistemlerindeki bozulmaların önemli rol oynadığı bilinmektedir. Paraoksonaz-1 (PON1), yüksek yoğunluklu lipoprotein (HDL) ile ilişkili bir antioksidan enzim olup oksidatif stres biyolojisinin önemli belirteçlerinden biridir. Bu çalışmanın amacı, MDB hastalarında serum PON1 aktivitesini sağlıklı bireylerle karşılaştırmak ve ilk atak depresyon ile yineleyici depresyon arasındaki ilişkisini incelemektir. Gereç ve Yöntem: Bu vaka-kontrol çalışmasında Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı -5 (DSM-5) ölçütlerine göre MDB tanısı alan 64 hasta ve 64 sağlıklı kontrol dâhil edilmiştir. Serum PON1 aktivitesi spektrofotometrik yöntemle ölçülmüştür. Depresyon şiddeti Hamilton Depresyon Derecelendirme Ölçeği (HAM-D) ve Depresyon Anksiyete Stres Ölçeği-21 (DASS-21) ile değerlendirilmiştir. İlk atak ve yineleyici depresyon alt grupları karşılaştırılmıştır. Gruplar arası karşılaştırmalarda uygun parametrik ve non-parametrik testler kullanılmış; PON1'in depresyonu ayırt etme gücü Alıcı İşlem Karakteristiği (ROC) analizi ile değerlendirilmiştir. Bulgular: MDB grubunda serum PON1 aktivitesi, sağlıklı kontrol grubuna kıyasla istatistiksel olarak anlamlı derecede düşük bulunmuştur (129,3 U/L'ye karşı 170,6 U/L; p <0,001). Hasta ve sağlıklı gruplar arasında yaş, cinsiyet ve sigara kullanımı açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır. İlk atak depresyon grubunda PON1 düzeyleri yineleyici depresyon grubuna göre daha düşük bulunmuş; her iki hasta grubunun PON1 düzeyleri de sağlıklı bireylerin altında saptanmıştır. PON1 aktivitesi ile HAM-D ve DASS-21 alt ölçek puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. ROC analizinde serum PON1 aktivitesinin majör depresif bozukluğu sağlıklı bireylerden ayırt etme gücü istatistiksel olarak anlamlı görülmüştür (Eğri Altında Kalan Alan (AUC) = 0,706). Youden VI indeksine göre belirlenen 97,5 kesme değerinde duyarlılık %50 ve özgüllük %89,1 olarak hesaplanmıştır. Sonuç: Serum PON1 aktivitesinin majör depresif bozuklukta belirgin biçimde azalması, oksidatif stres–antioksidan dengesindeki bozulmanın hastalığa eşlik eden biyolojik süreçlerle ilişkili olabileceğini düşündürmektedir. İlk atak depresyonda daha düşük PON1 düzeylerinin saptanması, bu biyolojik süreçlerin hastalığın erken evrelerinde daha belirgin olabileceğine işaret etmektedir. Bununla birlikte PON1 düzeylerinin depresyonun semptom şiddetiyle doğrudan ilişkili olmaması, bu enzimin klinik şiddeti yansıtan bir göstergeden ziyade hastalığın biyolojik varlığına eşlik eden bir belirteç olabileceğini düşündürmektedir. ROC analizi bulguları, PON1'in yüksek özgüllüğü sayesinde sağlıklı bireyleri doğru biçimde ayırt etme açısından güçlü bir yön taşıdığını; buna karşın görece düşük duyarlılığı nedeniyle depresyon olgularının tümünü yakalamada sınırlılık gösterebileceğini ortaya koymaktadır. Bu nedenle PON1'in, tek başına tanısal karar vermekten ziyade, çoklu biyobelirteç yaklaşımları içinde klinik değerlendirmeyi destekleyici bir parametre olarak değerlendirilmesi daha uygun görünmektedir.

Özet (Çeviri)

Objective: Major Depressive Disorder is known to involve increased oxidative stress and impaired antioxidant defense mechanisms. Paraoxonase-1 (PON1) is a high-density lipoprotein (HDL)–associated antioxidant enzyme and an important marker of oxidative stress biology. The aim of this study was to compare serum PON1 activity between patients with majör depressive disorder and healthy controls and to examine its relationship with clinical subtypes of depression. Methods: This case–control study included 64 patients diagnosed with majör depressive disorder according to DSM-5 criteria and 64 healthy controls. Serum PON1 activity was measured using a spectrophotometric method. Depression severity was assessed using the Hamilton Depression Rating Scale (HAM-D) and the Depression Anxiety Stress Scale-21 (DASS-21). First-episode and recurrent depression subgroups were compared. Appropriate parametric and non-parametric tests were used for group comparisons, and receiver operating characteristic (ROC) analysis was performed to evaluate the discriminative ability of PON1 for majör depressive disorder. Results: In the major depressive disorder group, serum PON1 activity was found to be significantly lower compared with the healthy control group (129.3 U/L vs. 170.6 U/L; p < 0.001). No statistically significant differences were observed between the patient and control groups with respect to age, sex, or smoking status. PON1 levels were lower in the first-episode depression group compared with the recurrent depression group; however, PON1 levels in both patient groups remained below those of healthy individuals. No statistically significant associations were detected between PON1 activity and HAM-D or DASS-21 subscale scores. ROC analysis demonstrated that serum PON1 activity had a statistically significant ability to discriminate individuals with major depressive disorder from healthy controls (AUC = 0.706). At the cut-off value of 97.5 determined by the Youden index, sensitivity was 50.0% and specificity was 89.1%. VIII Conclusion: The marked reduction in serum PON1 activity in major depressive disorder suggests that disturbances in the oxidative stress–antioxidant balance may be associated with biological processes accompanying the illness. The observation of lower PON1 levels in first-episode depression indicates that these biological processes may be more pronounced in the early stages of the disorder. However, the absence of a direct association between PON1 levels and symptom severity suggests that this enzyme may reflect the biological presence of the disorder rather than its clinical severity. Findings from the ROC analysis indicate that, owing to its high specificity, PON1 demonstrates strength in correctly identifying healthy individuals, whereas its relatively low sensitivity may limit its ability to detect all depressive cases. Accordingly, PON1 may be more appropriately considered as a supportive parameter within multimarker approaches rather than as a standalone diagnostic tool.

Benzer Tezler

  1. Majör depresif bozukluk tanısı almış hastalarda serum lipid profili, homosistein, fibrinojen ve oksidan-antioksidan sistem belirteçlerinin düzeyleri ve antidepresan tedaviye bağlı değişimleri

    Levels of serum lipid profile, homocysteine, fibrinogen and oxidative?antioxidative system indicators in patients diagnosed with major depressive disorder and their change according to antidepressant treatment

    VAHAP OZAN KOTAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    PsikiyatriUludağ Üniversitesi

    Psikiyatri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SELÇUK KIRLI

  2. Major depresif bozukluk hastalarında serum S100B ve CD163 düzeylerinin kognitif fonksiyonlarla ilişkisi ve ssrı tedavisine bağlı olası değişimlerinin incelenmesi

    The relationship between serum S100B and CD163 levels withcognitive functions and possible changes due to ssri therapy inmajor depressive disorders

    AYDIN SİNAN APAYDIN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Eczacılık ve FarmakolojiGazi Üniversitesi

    Tıbbi Farmakoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SÜREYYA BARUN

  3. Major depresif bozukluk hastalarında tekrarlayıcı transkranyal manyetik stimulasyon (rTMS) tedavisi sonrası nörotrofik faktör ve serum nöroaktif steroid düzeylerindeki değişimin incelenmesi

    Investigation of changes in neurotrophic factor and serum neuroactive steroidlevels after repetitive transcranial magnetic stimulation (rTMS) treatment inmajor depressive disorder patients

    MUHAMMED EMİN BOYLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    PsikiyatriBezm-İ Alem Vakıf Üniversitesi

    Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İSMET KIRPINAR

    DOÇ. DR. ŞENOL TURAN

    DR. ÖĞR. ÜYESİ ÖZGE KILIÇ

  4. Major depresif bozukluk ve bipolar depresyon hastalarında serum high mobility group box protein-1 düzeylerinin değerlendirilmesi

    Serum high mobility group box protein-1 levels in patients with major depressive disorder and bipolar depression

    FATMA GÜNEŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    PsikiyatriErciyes Üniversitesi

    Psikiyatri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA TAYFUN TURAN

  5. Bipolar depresyon ve major depresif bozukluk hastalarında klinik özelliklerin incelenmesi ve serum IGF parametrelerinin (IGF-1, IGF-2, IGFBP-2, IGFBP-3) sağlıklı kontrollerle karşılaştırılması

    Investigation of clinical characteristics and comparison of serum IGF parameters (IGF-1, IGF-2, IGFBP-2, IGFBP-3) with healthy controls in patients with bipolar depression and major depressive disorder

    PINAR ÖZTÜRK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    PsikiyatriSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İHSAN TUNCER OKAY