Geri Dön

Lateralize periyodik deşarjlarda (LPDD) elektrografik ve radyolojik bulguların nöbet ile ilişkisinin incelenmesi

Investigation of the association between electrographic and radiological findings and seizures in lateralized periodic discharges (LPDs)

  1. Tez No: 1005285
  2. Yazar: ABDULHAMİT SAĞLAM
  3. Danışmanlar: PROF. DR. AYŞE ÖZLEM ÇOKAR DEMİRBİLEK, DR. NURDAN GÖÇGÜN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Nöroloji, Neurology
  6. Anahtar Kelimeler: EEG, Lateralize periyodik deşarj, LPD-max, elektrografik nöbet, iktal-interiktal süreklilik, status epileptikus, Epilepsi, Status epilepticus, EEG, Lateralized Periodic Discharges, LPD-max, Electrographic Seizure, Ictal–Interictal Continuum, Status Epilepticus, Epilepsy
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Nöroloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Nöroloji Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Lateralize Periyodik Deşarjlarda (LPD) Elektrografik ve Radyolojik Bulguların Nöbet İle İlişkisinin İncelenmesi Amaç: Lateralize periyodik deşarjların (LPD) iktal-interiktal süreklilik içindeki klinik anlamı hâlen tartışmalıdır. LPD'lerin bazı olgularda interiktal bir hasar göstergesi gibi, bazı olgularda ise nöbet veya status epileptikus ile ilişkili iktal/peri-iktal bir patern gibi gözükmesi, bu paternlerin morfoloji, frekans, amplitüd, prevalans, lokalizasyon, klinik bulgular ve nöroradyolojik verilerle birlikte değerlendirilmesini gerektirmektedir. Bu çalışmada LPD saptanan olgularda elektrografik özellikler, morfolojik alt gruplar, lokalizasyon ve radyolojik bulguların nöbet ve status epileptikus ile ilişkisinin değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Retrospektif olarak EEG arşivi tarandı ve LPD devamlılığı kayıt süresinin %50'sinden fazla saptanan toplam 54 olgu çalışmaya dahil edildi. Hastaların demografik özellikleri, klinik bulguları, etiyolojileri, bilinç durumu, nöbet tipleri, status epileptikus varlığı, diazepam uygulanma durumu ve tedavi yanıtları değerlendirildi. EEG kayıtları LPD morfolojisi, frekansı, amplitüdü, prevalansı, keskinliği, yayılımı ve lokalizasyonu açısından yeniden incelendi. LPD'ler morfolojik olarak LPD-proper, LPD-plus ve LPD-max şeklinde; lokalizasyon açısından ise frontal, santro-temporal ve posterior temporo-pariyeto-oksipital (Post-TPO) bölgeler temelinde sınıflandırıldı. Nöroradyolojik değerlendirmede yapısal lezyon varlığı, lezyon-LPD lokalizasyon uyumu ve epileptik nöbet lehine değerlendirilen peri-iktal sinyal değişiklikleri incelendi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 54 olgunun yaş ortancası 64 yıl idi ve olguların %57,4'ü kadındı. LPD lokalizasyonu en sık Post-TPO bölgede izlendi (%63). LPD morfolojik alt gruplarının lokalizasyonlara göre dağılımı anlamlı farklılık gösterdi (p=0,038). Tüm kohortun 16/54'ünde elektrografik veya elektroklinik nöbet, 34/54'ünde ise status epileptikus saptandı. ESz/ECSz oranı LPD-proper grubunda %15,6, LPD-plus grubunda %30,8 ve LPD-max grubunda %77,8 idi (p=0,001). Status epileptikus oranı ise LPD-proper, LPD-plus ve LPD-max gruplarında sırasıyla %50,0, %69,2 ve %100 olarak bulundu (p=0,020). Sürekli (kaydın >%90'ında devam eden) prevalans, yüksek amplitüd ve Post-TPO lokalizasyonu nöbet ve/veya status epileptikus ile ilişkiliydi. Buna karşılık LPD frekansı ile nöbet veya status epileptikus arasında anlamlı ilişki saptanmadı. Nöroradyolojik değerlendirmede hastaların büyük çoğunluğunda LPD lokalizasyonu ile uyumlu kortikal veya kortikosubkortikal yapısal lezyon izlendi. Bazı olgularda LPD ile uyumlu kortikal bölgede ve ipsilateral pulvinar çekirdek düzeyinde epileptik nöbet lehine değerlendirilen peri-iktal sinyal değişiklikleri saptandı. Sonuç: Bu bulgular LPD'lerin tek başına interiktal bir patern olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, özellikle LPD-max, yüksek amplitüdlü, sürekli ve Post-TPO yerleşimli paternlerin yüksek iktal/peri-iktal potansiyel taşıdığını göstermektedir. Çalışmanın özgün yönü, LPD'lerin LPD-max dâhil morfolojik alt gruplarına ayrılması; bu alt grupların lokalizasyon, elektrografik özellikler, tedavi yanıtı ve radyolojik bulgularla birlikte değerlendirilmesi ve böylece nöbet riskinin bütüncül bir yaklaşımla incelenmesidir.

Özet (Çeviri)

Investigation of the Association Between Electrographic and Radiological Findings and Seizures in Lateralized Periodic Discharges (LPDs) Aim: The clinical significance of lateralized periodic discharges (LPDs) within the ictal-interictal continuum remains controversial. Because LPDs may represent a marker of interictal structural injury in some patients, whereas in others they may reflect an ictal or peri-ictal pattern associated with seizures or status epilepticus, their interpretation requires an integrated assessment of morphology, frequency, amplitude, prevalence, localization, clinical and neuroradiological findings. This study investigated the association of LPD morphology, electrographic features, localization, and neuroradiological findings with seizures and status epilepticus. Materials and Methods: The EEG archive was retrospectively reviewed, and a total of 54 patients in whom LPDs occupied more than 50% of the recording duration were included in the study. Demographic characteristics, clinical findings, etiologies, level of consciousness, seizure types, presence of status epilepticus, diazepam administration, and treatment responses were evaluated. EEG recordings were re-examined in terms of LPD morphology, frequency, amplitude, prevalence, sharpness, spread, and localization. LPDs were morphologically classified as LPD-proper, LPD-plus, and LPD-max; and topographically classified according to frontal, centro-temporal, and posterior temporo-parieto-occipital (Post-TPO) regions. In the neuroradiological evaluation, the presence of structural lesions, concordance between lesion and LPD localization, and peri-ictal signal changes considered suggestive of epileptic seizures were assessed. Results: The median age of the 54 patients included in the study was 64 years, and 57.4% of the patients were female. LPDs were most frequently localized in the Post-TPO region (63%). The distribution of LPD morphological subgroups differed significantly according to localization (p=0.038). Electrographic or electroclinical seizures were detected in 16/54 patients, while status epilepticus was identified in 34/54 patients. The rate of ESz/ECSz was 15.6% in the LPD-proper group, 30.8% in the LPD-plus group, and 77.8% in the LPD-max group (p=0.001). The rate of status epilepticus was 50.0%, 69.2%, and 100% in the LPD-proper, LPD-plus, and LPD-max groups, respectively (p=0.020). Continuous prevalence, defined as persistence during >90% of the recording, high amplitude, and Post-TPO localization were associated with seizures and/or status epilepticus. In contrast, no significant association was found between LPD frequency and seizures or status epilepticus. In the neuroradiological evaluation, cortical or cortico-subcortical structural lesions concordant with LPD localization were observed in the majority of patients. In some cases, peri-ictal signal changes consistent with epileptic seizure activity were observed in cortical regions concordant with LPD localization and in the ipsilateral pulvinar nucleus. Conclusion: These findings suggest that LPDs should not be regarded merely as interictal patterns. In particular, LPD-max morphology, high amplitude, continuous prevalence, and Post-TPO localization appear to be associated with higher ictal/peri-ictal potential. The distinctive aspect of this study is the multidimensional evaluation of seizure risk through the classification of LPDs into morphological subgroups, including LPD-max, and their integrated assessment with other electrographic features, localization, treatment response, and radiological findings.

Benzer Tezler

  1. EEG desenlerinin sınıflandırılması için makine öğrenmesi vecnn tabanlı derin öğrenme yaklaşımları

    Machine learning and cnn-based deep learning techniquesfor EEG pattern classification

    ZEYNEP OĞUZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Bilgisayar Mühendisliği Bilimleri-Bilgisayar ve KontrolBaşkent Üniversitesi

    Bilgisayar Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÇAĞATAY BERKE ERDAŞ

  2. Yoğun bakım hastalarına ait rutin EEG sonuçlarının prognostik değeri

    Prognostic value of routine EEG results in intensive care unit patients

    BÜŞRA YAĞMUR YILDIRIM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    NörolojiNecmettin Erbakan Üniversitesi

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BÜLENT OĞUZ GENÇ

  3. Kronik migren tanılı hastalarda büyük oksipital sinir blokajında bupivakain ve lidokain etkinliğinin karşılaştırılması

    Başlık çevirisi yok

    SIDDIKA SENA DİLEK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    NörolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. LEVENT ERTUĞRUL İNAN

  4. Kısmi dişsizlik durumlarında görülen temporomandibular eklem rahatsızlıklarının protetik tedaviden önce ve sonra manyetik rezonans görüntüleme yöntemi ile değerlendirilmesi

    The Evaluation of temporomandibular joint disorders observeding the case of partial edentulous through magnetic resonance imagine before and after prosthetic rehabilitation

    KORHAN BÖKE

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2000

    Diş HekimliğiAnkara Üniversitesi

    Protetik Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. YÜKSEL TÜRKÖZ

  5. Fatigue related EMG power spectrum changes during dynamic contractions in female rowers

    Bayan kürekçilerin dinamik kontraksiyonlarda yorgunluğa bağlı EMG dağılımı değişimleri

    SELDA UZUN

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2002

    BiyomühendislikBoğaziçi Üniversitesi

    Biyomedikal Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. MEHMED ÖZKAN