Geri Dön

Hipertansiyon hastalarında tuz duyarlılığı ile koroner mikrovasküler disfonksiyon arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

Evaluation of the relationship between salt sensitivity andcoronary microvascular dysfunction in patients with hypertension

  1. Tez No: 1005400
  2. Yazar: AYŞE PARALI AK
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MUSTAFA ÇALIŞKAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kardiyoloji, Cardiology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Medeniyet Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Kardiyoloji Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Hipertansiyon; bireylerde mikrovasküler seviyede bozulmaya ve endotel disfonksiyonuna neden olduğu bilinmektedir. Tuz duyarlı hipertansiyon hastalarının sadece bir varyasyon olmadığı bilinmek ile beraber bu alanda yeterli çalışma olmadığı görülmektedir. Bu nedenle tuz duyarlı, tuz duyarlı olmayan hipertansiyon hastalarında ve sağlıklı kişilerde; koroner akım rezervi, karotis intima-media kalınlığı ve akım aracılı dilatasyon yöntemleri kullanarak koroner mikrovasküler disfonksiyon ile olan ilişkisini araştırmayı amaçladık. Etik kurul onamı alındıktan sonra çalışmaya katılmayı kabul eden, kriterlere uygun, henüz medikal tedavi almayan, sekonder hipertansiyon dışlanmış yeni tanı 29-65 yaş arası 25 tuz duyarlı hipertansiyon hastası, 30 tuz duyarlı olmayan hipertansiyon hastası dahil edilmiştir. Kontrol grubu olarak 34 sağlıklı kişi dahil edilmiştir. Hastalara bir hafta süre ile az tuzlu ve normal diyet ile beslenmeleri önerilmiştir. Az tuzlu ve normal diyet sonrası 24 saatlik ambulatuar kan basıncı ölçüm cihazı ile tansiyon takibi yapılmıştır. 24 saatlik ambulatuar ölçümlerinin sonucuna göre az tuzlu dönemde sistolik kan basıncında %10 ve ya 8 mmhg tansiyon düşüşü saptanan hastalar tuz duyarlı, düşüş olmayan hastalar tuz duyarlı olmayan hasta grubu olarak tanımlanmıştır. Bu hasta grupları ve sağlıklı kişiler; koroner akım rezervi, akım aracılı dilatasyon ve nabız dalga hızı gibi subklinik ateroskleroz göstergeleri ile karşılaştırıldı. Hipertansiyon hastalarında koroner akım rezervi, sağlıklı kontrollere göre anlamlı olarak azalmıştır. Tuz duyarlı hipertansiyon grubunda tuz duyarlı olmayan hipertansiyon grubuna göre de koroner akım rezervi anlamlı azalmış olarak tespit edildi. Fakat akım aracılı dilatasyon ve nabız dalga hızı için gruplar arasında anlamlı değişiklik saptanmamıştır. Çalışmamızda tuz duyarlı hipertansiyon hastalarında koroner akım rezervinin düşük olması koroner mikrovasküler seviyede disfonksiyonun bu hastalığa eşlik ettiğini göstermektedir. Bu sonuçlar tuz duyarlı hipertansiyon hastalarının kardiyovasküler risk grubunda olduğu ve noninvaziv yöntemlerle takip edilebileceğini göstermektedir. Ancak, konu hakkında detaylı ve geniş kapsamlı prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

Hypertension is known to cause impairment at the microvascular level and endothelial dysfunction. Although salt-sensitive hypertension is recognized as a distinct clinical phenotype rather than merely a variation of hypertension, studies in this field remain limited. Therefore, we aimed to investigate the relationship between coronary microvascular dysfunction and salt sensitivity by evaluating coronary flow reserve, carotid intima-media thickness, and flow-mediated dilation in salt-sensitive hypertensive patients, salt-resistant hypertensive patients, and healthy individuals. After obtaining ethical committee approval, newly diagnosed hypertensive patients aged 29–65 years who met the inclusion criteria, had not yet received medical treatment, and in whom secondary hypertension had been excluded were enrolled in the study. A total of 25 salt-sensitive hypertensive patients and 30 salt-resistant hypertensive patients were included. Additionally, 34 healthy individuals were recruited as the control group. Participants were advised to follow a low-salt diet and a normal diet for one week each. Blood pressure was monitored using a 24-hour ambulatory blood pressure monitoring device after both dietary periods. Based on ambulatory measurements, patients who exhibited a ≥10% or ≥8 mmHg reduction in systolic blood pressure during the low-salt period were classified as salt-sensitive, whereas those without such a reduction were classified as salt-resistant. These patient groups and healthy controls were compared in terms of subclinical atherosclerosis markers, including coronary flow reserve, flow-mediated dilation, and pulse wave velocity. Coronary flow reserve was found to be significantly reduced in hypertensive patients compared with healthy controls. Moreover, coronary flow reserve was significantly lower in the salt-sensitive hypertension group than in the salt-resistant hypertension group. However, no significant differences were observed among the groups regarding flow-mediated dilation or pulse wave velocity. In conclusion, the reduced coronary flow reserve observed in salt-sensitive hypertensive patients suggests the presence of coronary microvascular dysfunction accompanying this condition. These findings indicate that patients with salt-sensitive hypertension constitute a cardiovascular high-risk group and may be monitored using noninvasive methods. Nevertheless, further detailed and large-scale prospective studies are needed.

Benzer Tezler

  1. Ankara'da bir özel hastanede SCORE Türkiye puanına göre hastaların miyokard perfüzyon sintigrafisinin (MPS) ve koroner anjiyografi sonuçlarının metodolojik incelenmesi

    Methodological analysis of myocardial perfusion scintigraphy (MPS) and coronary angiography results of patients according to SCORE Türkiye in a private hospital in Ankara

    ARDI RREKA

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Halk SağlığıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. METİN HASDE

  2. Konjenital adrenal hiperplazili hastalarda tuz tedavisi

    Salt treatment in patients with congenital adrenal hyperplasia

    DİDEM KALAYCI ATMACA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HASAN ÖNAL

  3. Ratlarda subpressör dozlarda N-G-nitro-L-Arginin (L-NNA)uygulaması ve tuz yüklemesiyle geliştirilen hipertansiyonda, oksidatif stres ve vasküler alfa adrenerjik reseptörlerin katılımının araştırılması

    The participations of oxidative stress and vascular alpha adrenoceptor responsiveness in hypertension generated by Co-administration of high salt diet and subpressor dose of L-NNA (N-G-Nitro-L-Arginin) in rats

    SELÇUK İLHAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    Eczacılık ve FarmakolojiFırat Üniversitesi

    Tıbbi Farmakoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HAKKI ENGİN AKSULU

  4. Yağlı karaciğer hastalığı olanlarda kan basıncı ile günlük tuz alımı arasındaki ilişki

    The relationship between daily salt intake and blood pressure in patients with fatty liver disease

    NURULLAH ÇUBUK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    NefrolojiKırıkkale Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. HATİCE KELEŞ