In search of a non-dualistic philosophy: A critical examination
Düalist olmayan bir felsefenin arayışında: Eleştirel bir inceleme
- Tez No: 1005569
- Danışmanlar: PROF. DR. FATMA HÜLYA ŞİMGA
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Felsefe, Philosophy
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2026
- Dil: İngilizce
- Üniversite: Maltepe Üniversitesi
- Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Felsefe Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Felsefe Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu tez, Batı felsefe geleneğinin temel bir karakteristiği olarak düalizmin yapısal ve tarihsel bir incelemesini sunmayı hedeflemektedir. Araştırmanın merkezinde düalistik düşünme yolunun yalnızca entelektüel bir huy mu yoksa herhangi bir felsefi girişimin yapısal bir gerekliliği mi olduğu problemi vardır. Tez, ikili karşıtlık üreten bir düşünce biçimi olarak işleyen yapının herhangi bir felsefi söylem için içsel bir yapı olduğunu ve bu işleyişim düalizm-dışı bir yapıyı neredeyse imkânsız hâle getirdiğini tartışmaktadır. Soykütüksel yöntem, kavramsal çözümleme ve eleştirel inceleme kullanılarak, felsefenin kendisini sorgulamaya yöneldiği meta-felsefi bir düşünüm yürütülmektedir. Presokratik dönemden modern ve çağdaş felsefeye uzanan tarihsel bir doğrultu boyunca, her dönemdeki bilgi kuramlarının, yöntemleri ve ait oldukları felsefi alanlar ne olursa olsun, düalist varsayımlar üzerine kurulduğu, düalist yapılar içerdiği ya da düalist kavrayışlar ürettiği izlenmektedir. Ayrıca, temel felsefi kavramların düalist yapılar aracılığıyla nasıl kurulduğu ve felsefenin düalizme dayalı üretken bağımlılığından pay aldığı açık kılınmaktadır. Buna bağlı olarak, düalizmi aşma girişiminde bulunan Spinoza, Husserl, Nietzsche, Heidegger, Merleau-Ponty ve Derrida incelenmekte ve çabaları, düalizmlerin sorunlu yönlerini değerlendirmek üzere belirlenen beş ölçüt açısından ele alınmaktadır: ontolojik yarılmadan çıkış, epistemik bölünmenin giderilmesi, hiyerarşilerin sökülmesi, dışlayıcı mantıktan kaçış ve gerekli ve apaçık olarak varsayılan karşıtlıkların doğal kabul edilmelerinin sorgulanması. Düalizmi aşma çabalarının çözümlemeleri göstermektedir ki, bu girişimler daha ince ve incelikli biçimlerde düalizmleri yeniden kurmakta veya benzer problemler ortaya çıkaran yeni karşıtlıklı yapılar üretmektedir. Sonuç bölümünde, tam bir kaçışın yapısal olarak mümkün olmadığı kabul edildiğinde, eleştirinin yine de yaşamsal bir önem taşıdığı tartışılmaktadır çünkü eleştiri olumsallıkları açığa çıkarma, karşılıklı bağımlılıkları gösterme, dışlamaları belirleme, doğallaştırmayı bozma ve alternatif bileşimlerin düşünülebileceği bir düzlem sağlama gücüne sahiptir. Düalizm yalnızca kuramsal alanla sınırlı olmadığından, theoria ile praxis arasındaki karşılıklı ilişki üzerinden yapılan çözümleme, düalist yapıların işleyişlerinin pratik boyutunu, özellikle hem bireysel hem de kolektif ölçekte somut zararlara yol açan ikilikler bakımından nasıl aydınlatabildiğini göstermektedir. Çalışma, düalizmin felsefi düşüncenin biçimsel bir koşulu olarak tanınması durumunda, kaçınılmazlığına rağmen onunla sürekli bir ilişki içinde olmanın ve bölünme ile ayrım altında birliği düşünmenin, ortaya çıkardığı sorunlar karşısında, onu aşmak kadar değerli olduğunu ileri sürmektedir.
Özet (Çeviri)
This dissertation presents a structural and historical examination of dualism as the fundamental characteristic of the Western philosophical tradition. The central problem of the research is whether dualistic way of thinking is merely an intellectual habit or a structural necessity of any philosophical endeavor itself. The dissertation discusses that dualism is the inherent structure for any philosophical discourse as the mode of thinking which creates binary structure operate such that renders non-dualistic structure almost impossible. This dissertation employs genealogical method, conceptual analysis, and critical examination, akin to a meta-philosophical reflection which turns philosophy to question itself. Through a historical trajectory extending from the Presocratic era to modern and contemporary philosophy, the dissertation traces how theories of knowledge in each period, regardless of their methods and the philosophical fields, are built upon dualistic assumptions, contain dualistic structure, or produce dualistic conceptions. The dissertation further makes explicit how fundamental philosophical concepts are constituted through dualistic structures, partaking of the philosophy's productive dependence on dualism. In this accord, the dissertation investigates philosophers who attempted to overcome dualism, Spinoza, Husserl, Nietzsche, Heidegger, Merleau-Ponty and Derrida while assessing their efforts in terms of five criteria through which problematic aspect of dualisms are evaluated: exit from ontological rupture, resolution of epistemic split, dismantling hierarchies, escape from exclusionary logic and denaturalization of the binaries that are assumed to be necessary and self-evident. Analyses of attempts to overcome dualism show that these efforts either reinstate them in more refined or subtle forms of dualism or produce new binary structures that reproduce similar problems. The conclusion discusses that while a complete escape is structurally not possible, critique can be of vital significance for it has the power to expose contingencies, exhibit mutual dependencies, identify exclusions, distort naturalization, and provide a plane where alternative compositions can be envisaged. Since dualism is not limited merely to the theoretical domain, from the interrelation of theoria and praxis, the analysis demonstrated how dualistic structures can shed light on the practical aspect of their operations, especially the binaries that cause practical harm both on individual and collective scale. The dissertation suggests that, given dualism is recognized as a formal condition of philosophical thought, and given its inescapability, being aware of it, maintaining a continuous engagement with it, and contemplating the unity under division and distinction are as valuable as overcoming it in the face of the problems it gives rise to.
Benzer Tezler
- Kurumsal bir değer olarak ahiliğin sosyo-kültürel gerçeklik alanında kurumsallaşması ve üç boyutlu kültürünün inşası
Institutionalization of akhism as an institutional value in the field of socio-cultural reality and construction of three-dinemsional culture
SAVAŞ AYGENER
Yüksek Lisans
Türkçe
2010
FelsefeGazi ÜniversitesiSiyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü
DOÇ. DR. SUNA BAŞAK
- Düşünce ve duyular ekseninde mimarlık bilgileri
Architectural knowledges through the ideas and senses
ALTAY ALTUNKOZAOĞLU
Yüksek Lisans
Türkçe
2012
Mimarlıkİstanbul Teknik ÜniversitesiMimarlık Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ARZU ERDEM
- Spinoza'nın Tanrı ve özgür irade anlayışı
Spinnoza's understanding of God and free will
FATİH KEŞAN
Yüksek Lisans
Türkçe
2023
FelsefeIğdır ÜniversitesiFelsefe ve Din Bilimleri Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HASAN OCAK
- Sibertektonik mekan
Cybertectonic space
SERHAT KUT
Doktora
Türkçe
2013
Mimarlıkİstanbul Teknik ÜniversitesiMimarlık Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SEMRA AYDINLI
PROF. DR. ARZU ERDEM
- Towards bonding-practices: Problematizing verticals in architecture through theory and design research
Bağ kurma pratiklerine doğru: Teori ve tasarim araştirmasi yoluyla mimarlikta düşeylerin sorunsallaştirmasi
HATİCE İPEK AVANOĞLU
Doktora
İngilizce
2025
Mimarlıkİstanbul Teknik ÜniversitesiMimarlık Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SIDIKA ASLIHAN ŞENEL