Geri Dön

From terrain-sensitive to terrain-resistant: the morphological production of urban vulnerability in Keçiören, Ankara

Topoğrafyaya duyarlidan topoğrafyaya dirençliye: Keçiören (Ankara)'de kentsel kirilganliğin morfolojik üretimi

  1. Tez No: 1005873
  2. Yazar: ESRA ÇELİKOĞLU
  3. Danışmanlar: PROF. DR. BAYKAN GÜNAY
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Şehircilik ve Bölge Planlama, Urban and Regional Planning
  6. Anahtar Kelimeler: Afet riski, Jeomorfolojik yapı, Kent bilgi sistemleri, Kent planlama, Kentsel büyüme, Kentsel değişim, Kentsel doku, Disaster risk, Geomorphological structure, Urban information systems, Urban planning, Urban growth, Urban change
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: İngilizce
  9. Üniversite: Ted Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Programlar Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Şehir ve Bölge Planlama Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Kentsel Tasarım Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Topografya, kentsel biçimlenmenin temel belirleyicilerinden biridir. Ancak çağdaş planlama ve tasarım pratiklerinde topografyanın yönlendirici ve sınırlandırıcı etkileri çoğu zaman ikincil bir unsur olarak ele alınmakta; bu durum ise kırılganlık üreten ve sürdürülebilirlikten uzak gelişim örüntülerine zemin hazırlamaktadır. Bu tez, Ankara'nın kuzey yamaçlarında yer alan ve eğimli topoğrafyası, sorunlu zemin özellikleri ve erişilebilirlik kısıtları ile öne çıkan Keçiören ilçesi üzerinden, kentsel gelişim ile zorlu topografik koşullar arasındaki çok katmanlı ilişkiyi incelemektedir. Çalışma, jeolojik risklerin yalnızca doğal koşulların sonucu olmadığını; aksine, ardışık planlama kararları, arazi kullanım dönüşümleri ve altyapısal müdahaleler aracılığıyla üretilen morfolojik bir durum olduğunu ileri sürmektedir. Bu bağlamda“morfolojik çatışma”, yapılı çevre ile doğal süreçler arasındaki uyumsuzluğun kavramsal ifadesi olarak ele alınmaktadır. Araştırma, çok ölçekli CBS (Coğrafi Bilgi Sistemleri) tabanlı mekânsal analizler ile tarihsel çözümlemeyi bir araya getirerek Keçiören'in topoğrafyaya duyarlı bağ dokusundan, topoğrafyaya dirençli kooperatif yerleşimlerine ve kentsel dönüşüm projelerine uzanan dönüşüm sürecini incelemektedir. Çalışma kapsamında“topografik tersine çevirme”,“eğim aşımı”gibi morfolojik uyumsuzluk biçimleri tanımlanmakta; geçirgenlik, bağlantısallık ve erişilebilirlik gibi göstergeler üzerinden“morfolojik kalite”değerlendirmesi yapılmaktadır. Bu analizler sonucunda, belirli morfolojik konfigürasyonların eğim, hidrolojik performans ve erişim kısıtları ile olumsuz biçimde kesiştiği alanlarda birikimli kırılganlık üretildiği gösterilmekte ve tipolojik bir risk sınıflandırması önerilmektedir. Bu tez, kentsel morfolojinin ve tasarımın, topoğrafyaya direnmek yerine birlikte düşünülmesi halinde, kırılganlığı azaltan ve dirençliliği güçlendiren bir araç haline gelebileceğini ortaya koymaktadır. Çalışma, eğim baskın yerleşimlerde topografyayı kısıtlayıcı bir engel değil, üretken bir tasarım katmanı olarak yeniden konumlandırmayı önererek, daha bütüncül ve uyarlanabilir bir planlama yaklaşımına katkı sunmaktadır.

Özet (Çeviri)

Topography is a fundamental determinant of urban form, yet its guiding and often limiting effects are frequently overlooked in contemporary planning and design. This oversight can lead to increased vulnerability and unsustainable development trajectories. This thesis examines the relationship between urban development and challenging topography through the case of Keçiören, Ankara, a district characterized by steep slopes, problematic soil conditions, and significant accessibility challenges. It argues that urban vulnerability, particularly to geohazards, is not merely a natural outcome of terrain but a morphologically produced condition shaped by successive planning decisions, land-use transformations, and infrastructural interventions that have intensified a conflict between built form and natural processes. Employing GIS-based multi-scale mapping and historical analysis, the research traces Keçiören's spatial evolution from terrain-sensitive vineyard landscapes and informal settlements to cooperative housing and recent urban transformation projects. It introduces the concept of morphological conflict and evaluates morphological quality through indicators such as permeability, connectivity, and accessibility. Based on these analyses, a typological risk classification identifies zones of cumulative vulnerability where slope, hydrology, and accessibility constraints intersect. The study demonstrates that resilience in slope-prone urban contexts depends not on resisting topography but on designing in alignment with it. By reframing morphology as an analytical and design tool, the thesis contributes to a more integrated and terrain-responsive approach to urban planning.

Benzer Tezler

  1. Li-iyon batarya modelinin en uygunlaştırılması ve batarya bozunumunun incelenmesine katkılar

    Contributions to optimization of Li-ion battery models and analysis of battery degradation

    HAKAN İNCESU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Elektrik ve Elektronik Mühendisliğiİstanbul Teknik Üniversitesi

    Elektrik Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ DERYA AHMET KOCABAŞ

  2. GSM baz istasyonlarının sürdürülebilir enerji ihtiyacı için taşınabilir radyoizotop termoelektrik jeneratör (RTG) tasarımı

    Sustainable GSM base station energizing using portable radioisotope thermoelectric generator (RTG) design

    ERDEM HAYAT

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Enerjiİstanbul Teknik Üniversitesi

    Nükleer Araştırmalar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İSKENDER ATİLLA REYHANCAN

  3. Dağlık arazide coğrafi bilgi sisteminden yararlanarak çevreye duyarlı orman yolu güzergahının belirlenmesi

    Geographic information system usage to determine the environmentally sensitive forest road route in mountainous terrain

    OYANUR SATIR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Ormancılık ve Orman MühendisliğiArtvin Çoruh Üniversitesi

    Orman Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. ALİ KARAMAN

  4. A new Vs30 prediction strategy taking geology, terrain, and saturation into account: Application to Türkiye

    Jeoloji, arazi ve doygunluğu dikkate alan yeni Vs30 tahmin stratejisi: Türkiye uygulaması

    HAKAN BORA OKAY

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2022

    Jeoloji MühendisliğiOrta Doğu Teknik Üniversitesi

    Jeoloji Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ATİLLA ARDA ÖZACAR

  5. Freezing fog microphysics and visibility over complex terrain based on cfact field campaign

    Donan sis mikrofiziğinin ve görüş mesafesinin dağlik alanlarda cfact proje verileri kullanilarak analizi

    ONUR DURMUŞ

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2025

    Meteorolojiİstanbul Teknik Üniversitesi

    Meteoroloji Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ORHAN ŞEN