Geri Dön

OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK HASTALARINDA YETİŞKİN AYRILMA ANKSİYETESİ EŞTANISI VARLIĞINA GÖRE OROFARENGEAL MİKROBİYOTA PROFİLİNİN KARŞILAŞTIRILMALI ANALİZİ

COMPARIVE ANALYSIS OF OROPHARYNGEAL MICROBIOTA PROFILES ACCORDING TO ADULT SEPARATION ANXIETY DISORDER COMORBIDITY IN PATIENTS WITH OBSESSIVE-COMPULSIVE DISORDER

  1. Tez No: 1005913
  2. Yazar: CEREN ŞAHİN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ASLI BEŞİRLİ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Genetik, Psikiyatri, Mikrobiyoloji, Genetics, Psychiatry, Microbiology
  6. Anahtar Kelimeler: Obsesif kompulsif bozukluk, yetişkin ayrılma anksiyetesi, orofaringeal mikrobiyota, 16S rRNA gen dizileme, mikrobiyota–beyin ekseni, Obsessive-compulsive disorder, Adult separation anxiety disorder, Oropharyngeal microbiota, 16S rRNA gene sequencing, Microbiota–gut–brain axis
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Hamidiye Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Obsesif kompulsif bozukluk (OKB), klinik olarak belirgin heterojenlik gösteren bir psikiyatrik bozukluktur ve eşlik eden komorbid durumlar bu heterojenliğe katkıda bulunabilmektedir. Yetişkin ayrılma anksiyetesi (YAA), OKB'de klinik açıdan önemli bir komorbidite olarak giderek daha fazla dikkat çekmekle birlikte biyolojik temelleri henüz yeterince aydınlatılamamıştır. Mikrobiyota–beyin ekseni üzerine yapılan araştırmalar hız kazanmakla birlikte, orofaringeal mikrobiyotanın OKB ve komorbid durumlarındaki rolü sınırlı düzeyde araştırılmıştır. Bu çalışmanın amacı, OKB tanılı erişkin hastalarda YAA eştanısı varlığına göre orofaringeal mikrobiyota profillerinin karşılaştırmalı olarak incelenmesidir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı, Beşinci Baskı (Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders, Fifth Edition; DSM-5) tanı ölçütlerine göre OKB tanısı konmuş toplam 55 hasta dahil edilmiştir. Katılımcılar YAA komorbiditesi olan (YAA+, n=26) ve olmayan (YAA–, n=29) olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. YAA tanısı yapılandırılmış klinik görüşme ile konulmuş, semptom şiddeti Yetişkin Ayrılma Anksiyetesi Ölçeği (ASA-27) ile; OKB belirti şiddeti ise Yale–Brown Obsesif Kompulsif Bozukluk Ölçeği (Y-BOCS) ile değerlendirilmiştir. Orofaringeal sürüntü örneklerinden elde edilen DNA, Illumina NovaSeq 6000 platformu kullanılarak 16S ribosomal ribonükleik asit (rRNA) gen dizileme (V3–V4 bölgesi) yöntemi ile analiz edilmiştir. Biyoinformatik analizler Mikrobiyal Ekoloji İçin Kantitatif İçgörüler 2 (Quantitative Insights Into Microbial Ecology 2, QIIME2) ile yürütülmüş; alfa çeşitlilik, beta çeşitlilik (Permütasyonel Çok Değişkenli Varyans Analizi, PERMANOVA; Benzerlik Analizi, ANOSIM; Çoklu Yanıt Permütasyon Prosedürü, MRPP), taksonomik kompozisyon, Doğrusal Ayırt Edici Analiz Etki Büyüklüğü (LEfSe) diferansiyel bolluk analizi ve klinik değişkenlerle korelasyon analizleri uygulanmıştır. Bulgular: Gruplar yaş, cinsiyet, hastalık süresi, tedavi süresi ve Y-BOCS puanları açısından benzer bulunmuştur. Alfa çeşitlilik indeksleri (Observed ASV, Chao1, Shannon, Inverse Simpson) ve beta çeşitlilik analizleri (Bray–Curtis, Jaccard, Weighted/Unweighted UniFrac) gruplar arasında anlamlı farklılık ortaya koymamış; genel mikrobiyal çeşitlilik düzeyinin korunduğu izlenmiştir. Her iki grupta da Firmicutes ve Bacteroidetes baskın filumlar olarak izlenmiş; filum, aile ve cins düzeylerinde anlamlı fark saptanmamıştır. Diferansiyel bolluk analizinde YAA+ grubunda Burkholderiales (LDA=3,359; p=0,045) ve Bacteroides fragilis (LDA=2,224; p=0,035) anlamlı düzeyde zenginleşirken YAA– grubunda anlamlı bir zenginleşme gözlenmemiştir. Klinik korelasyon analizlerinde YAA semptom şiddeti ile Phascolarctobacterium (ρ=−0,319; p=0,032) ve Oscillospira (ρ=−0,298; p=0,047) genusları arasında negatif yönde anlamlı ilişkiler gözlenmiştir. OKB belirti şiddeti (Y-BOCS) ile bu genuslar arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Bu bulgular, belirli mikrobiyal örüntülerin OKB belirti şiddetinden bağımsız olarak YAA komorbiditesiyle ilişkili olabileceğini düşündürmektedir. Sonuç: Elde edilen bulgular, YAA komorbiditesinin OKB hastalarında orofaringeal mikrobiyota üzerinde geniş ölçekli topluluk değişimlerinden ziyade belirli bakteriyel taksonların göreli bolluklarında ortaya çıkan seçici değişimlerle ilişkili olduğunu göstermektedir. Bu sonuçlar, YAA'nın OKB klinik heterojenliğine biyolojik düzeyde bağımsız katkıda bulunabileceğini ve orofaringeal mikrobiyotanın psikiyatrik bozukluklarda potansiyel bir biyobelirteç alanı olabileceğini düşündürmektedir. Mikrobiyota temelli biyobelirteçlerin tanımlanması ve hedefe yönelik psikobiyotik müdahalelerin geliştirilmesi açısından bu bulgular önemli bir translasyonel araştırma ve tedavi geliştirme potansiyeli taşımaktadır.

Özet (Çeviri)

Aim: Obsessive-compulsive disorder (OCD) is a psychiatric condition characterized by marked clinical heterogeneity, to which comorbid conditions may substantially contribute. Adult separation anxiety disorder (ASAD) is increasingly recognized as a clinically significant comorbidity in OCD; however, its biological underpinnings remain insufficiently understood. Although research on the microbiota–gut–brain axis is rapidly expanding, the role of oropharyngeal microbiota in OCD and its comorbid conditions has been minimally explored. This study aimed to comparatively examine the oropharyngeal microbiota profiles in adults with obsessive–compulsive disorder based on the presence of adult separation anxiety comorbidity. Materials and Methods: A total of 55 patients diagnosed with OCD according to DSM-5 criteria were included. Participants were divided into two groups: those with ASAD comorbidity (ASAD+, n=26) and those without (ASAD–, n=29). ASAD diagnosis was established via structured clinical interviews, and symptom severity was assessed using the Adult Separation Anxiety Questionnaire-27 (ASA-27) scale, while OCD severity was evaluated using the Yale–Brown Obsessive Compulsive Scale (Y-BOCS). DNA extracted from oropharyngeal swab samples was analyzed using 16S rRNA gene sequencing (V3–V4 region) on the Illumina NovaSeq 6000 platform. Bioinformatic analyses were conducted using QIIME2, including alpha diversity, beta diversity (Permutational Multivariate Analysis of Variance, PERMANOVA; Analysis of Similarities, ANOSIM; Multi-Response Permutation Procedure, MRPP), taxonomic composition, Linear Discriminant Analysis Effect Size (LEfSe) differential abundance analysis, and correlation analyses with clinical variables. Results: Groups were comparable in terms of age, sex, disease duration, treatment duration, and Y-BOCS scores. No significant differences were observed in alpha diversity indices (Observed ASV, Chao1, Shannon, Inverse Simpson) or beta diversity metrics (Bray–Curtis, Jaccard, Weighted/Unweighted UniFrac), indicating preservation of overall microbial diversity. Firmicutes and Bacteroidetes were the dominant phyla in both groups, with no significant differences at phylum, family, or genus levels. LEfSe analysis revealed significant enrichment of Burkholderiales (LDA=3.359; p=0.045) and Bacteroides fragilis (LDA=2.224; p=0.035) in the ASAD+ group, whereas no significant enrichment was observed in the ASAD– group. Clinical correlation analyses demonstrated significant negative correlations between ASAD symptom severity and the abundances of Phascolarctobacterium (ρ=−0.319; p=0.032) and Oscillospira (ρ=−0.298; p=0.047). No significant associations were found between these genera and OCD severity (Y-BOCS), suggesting that these microbial patterns may be specifically related to ASAD rather than OCD severity. Conclusion: These findings indicate that ASAD comorbidity in OCD is associated with selective alterations in the relative abundance of specific bacterial taxa rather than broad community-level changes in oropharyngeal microbiota. This suggests that ASAD may represent a distinct biological dimension contributing to the clinical heterogeneity of OCD. Oropharyngeal microbiota may serve as a potential biomarker domain in psychiatric disorders, and these findings highlight important translational implications for the identification of microbiota-based biomarkers and the development of targeted psychobiotic interventions.

Benzer Tezler

  1. Genç yetişkin obsesif kompulsif bozukluk hastalarında prodrom bipolar bozukluk belirtilerinin taranması

    Examining prodromal symptoms of bipolar disorder in young adult patients with obsessive compulsive disorder

    MİNE ÖZDEM

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    PsikolojiAntalya Bilim Üniversitesi

    Klinik Psikoloji Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET YUMRU

  2. Obsesif kompulsif bozukluk hastalarında semptom şiddeti ve tedavi direnci ile TGF- β düzeyi ve hedef mikrorna ekspresyonu arasındaki ilişki

    Relationship between symptom severity and treatment resistance with TGF-β levels and target microrna expression in obsessive compulsive disorder patients

    SİNAN ALTUNÖZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    PsikiyatriBalıkesir Üniversitesi

    Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ NAZAN DOLAPOĞLU

  3. Obsesif kompulsif bozukluk tanılı hastalarda duygu düzenleme güçlükleri ve duyusal hassasiyetin hastalık yükü ve klinik prezentasyona etkisi

    The effect of emotion regulation difficulties and sensory sensitivity on disease burden and clinical presentation in patients with obsessive compulsive disorder

    CANSU TAŞDEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    PsikiyatriKaradeniz Teknik Üniversitesi

    Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BAHADIR TURAN

  4. Obsesif Kompulsif Bozukluk Tanılı Ergenlerde Duygusal Hassasiyet, Bilişsel Kopma Belirtileri ve Otistik Özelliklerin Duygu Düzenleme ve Yürütücü İşlevlerle İlişkisinin Değerlendirilmesi ve Sağlıklı Kontrollerle Karşılaştırılması

    Evaluation of the Relationship of Sensory Sensitivity, Cognitive Disengagement Symptoms, and Autistic Traits With Emotion Regulation and Executive Functions in Adolescents With Obsessive-Compulsive Disorder and Comparison With Healthy Controls

    DİLARA DERVİŞOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    PsikiyatriSağlık Bakanlığı

    Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GONCA ÖZYURT

  5. Çocukluk çağı ihmal ve istismarı ile obsesif kompulsif bozukluk arasındaki ilişkide tramva sonrası stres bozukluğunun aracılık rölü

    The mediating role of post-traumatic stress disorder in the relationship between childhood neglect and abuse and obsessive-compulsive disorder

    ELZA FERATOSKA

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    PsikolojiMersin Üniversitesi

    Psikoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. EMRE HAN ALPAY