Geri Dön

International Court of Justice and the crime of genocide: Application of the Convention on the Prevention and Punishment of the Crime of Genocide in the Gaza Strip (South Africa v. Israel)

Uluslararası Adalet Divanı ve soykırım suçu : Gazze Şeridi'nde Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılmasına İlişkin Sözleşme'nin uygulanması (Güney Afrika v. İsrail)

  1. Tez No: 1007214
  2. Yazar: ZEYNEP KARATAŞ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. GALİP ENGİN ŞİMŞEK
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Hukuk, Law
  6. Anahtar Kelimeler: Soykırım, Soykırım Sözleşmesi, Uluslararası Adalet Divanı, dolus specialis, Devlet Sorumluluğu, Güney Afrika, Gazze Şeridi, İsrail, Genocide Convention, International Court of Justice, dolus specialis, State Responsibility, South Africa, Gaza Strip, Israel
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: İngilizce
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Uluslararası Soykırım ve İnsanlığa Karşı İşlenen Suçlar Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: İnsanlığa Karşı İşlenen Suçlar Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Soykırım, belirli bir ulusal, etnik, ırksal veya dinsel grubun tamamen veya kısmen yok edilmesi amacıyla gerçekleştirilen fiilleri ifade eden uluslararası bir suçtur. Kavram ilk olarak Raphael Lemkin tarafından ortaya konmuş olup 1948 tarihli Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi ile uluslararası hukukta kodifiye edilmiştir. Sözleşme, grup üyelerinin öldürülmesi, ciddi bedensel veya zihinsel zarar verilmesi, grubun fiziksel varlığını ortadan kaldırmaya yönelik yaşam koşullarının kasten dayatılması, doğumların engellenmesi ve çocukların zorla başka bir gruba nakledilmesi gibi fiilleri soykırım suçunun maddi unsuru olarak saymaktadır. Bu fiillerin soykırım olarak nitelendirilebilmesi için özel kastın (dolus specialis) varlığı aranmaktadır. Sözleşme ayrıca devletlere soykırımı önleme ve cezalandırma yükümlülüğü yüklemektedir. Bu yükümlülük, yalnızca fiillerin gerçekleşmesi hâlinde değil, soykırımın işlendiğine ilişkin ciddi bir riskin ortaya çıktığı durumlarda da devreye girmektedir. Soykırım yasağı jus cogens bir norm olup devletlerin yetki alanlarında veya etkin kontrole sahip oldukları bölgelerde riskin önlenmesi için gerekli tedbirleri alma sorumluluğu bulunmaktadır. Aksi halde devletlerin uluslararası haksız fiilden kaynaklanan sorumlulukları doğacaktır. Sözleşme'nin IX. maddesi uyarınca sözleşmenin yorumlanması, uygulanması veya yerine getirilmesine ilişkin uyuşmazlıklar Uluslararası Adalet Divanı'nın yargı yetkisine tabidir. Divan'ın Bosna-Hersek-Sırbistan ve Hırvatistan-Sırbistan kararları, Sözleşme'ye ilişkin ilk temel içtihatları oluşturmuştur. Bu davalarda Divan, özel kastın ispatında yüksek bir standart benimsemiştir. Dolaylı delillerden çıkarım yapılabileceği kabul edilmekle birlikte, bu çıkarımın mevcut olgular ışığında tek makul açıklama olması gerektiğini vurgulamıştır. Ağır insan hakları ihlalleri veya insancıl hukuk ihlallerinin varlığı, tek başına soykırım kastının varlığını ortaya koymak bakımından yeterli görülmemiştir. Bununla birlikte devlet sorumluluğu bakımından fiillerin devlete isnat edilebilirliği ve özel kastın devlet düzeyinde tespiti önem arz etmiştir. Önleme yükümlülüğünün ise fiillerin gerçekleşmesinden bağımsız olarak, riskin bilindiği veya bilinmesi gerektiği andan itibaren doğduğu kabul edilmiştir. Gambiya-Myanmar, Ukrayna-Rusya, Sudan-BAE ve Güney Afrika-İsrail davaları, Sözleşme'nin güncel silahlı çatışma bağlamında uygulanmasına ilişkin önemli örnekler sunmaktadır. Bu davalarda Divan, özellikle geçici tedbirler aşamasında yetki, ileri sürülen hakların makul biçimde ortaya konulması ve telafisi güç zararlara ilişkin riske odaklanmıştır. Bu bağlamda geçici tedbirler, esas hakkında kesin bir tespit içermemekte olup Sözleşme kapsamındaki hakların korunmasına yönelik geçici ve önleyici bir işlev görmektedir. Güney Afrika-İsrail davasına ilişkin değerlendirmeler Gazze Şeridi'ndeki askeri operasyonlar bağlamında ileri sürülen iddialar çerçevesinde ele alınmıştır. Süregelen silahlı çatışmalar, sivil kayıplar, yerel halkın yerinden edilmesi, altyapının tahribatı ve Gazze halkının yaşam koşulları davaya konu edilen olgular arasında yer almaktadır. Divan'ın Soykırım Sözleşmesi'nden kaynaklanan davalarda yaklaşımı, yüksek ispat standardı, özel kastın rolü ve geçici tedbirlerin sınırlı işlevi çerçevesinde şekillenmektedir. Bu yaklaşım, soykırım suçunun istisnai niteliğini koruma amacını yansıtmaktadır. Bu davalar çerçevesinde Divan'ın yaklaşımı yalnızca maddi fiillerin varlığına indirgenmemektedir. Divan, olayların bağlamını, fiillerin sürekliliğini ve kapsamını da değerlendirmektedir. Bununla birlikte, silahlı çatışma koşullarının varlığı, soykırım suçunun hukuki değerlendirmesini otomatik olarak dışlayan bir unsur olarak kabul edilmemektedir. Uluslararası insancıl hukuk ihlalleri ile soykırım fiilleri arasında niteliksel bir ayrım yapılmakta, her ağır ihlalin soykırım olarak nitelendirilemeyeceği vurgulanmaktadır. Bu yaklaşım, soykırım suçunun hukuki sınırlarının dar tutulması gerektiği yönündeki içtihadın devamı niteliğindedir. Geçici tedbirler aşamasında Divan'ın kullandığı dil de bu ihtiyatlı yaklaşımı yansıtmaktadır. Divan, bu aşamada yalnızca ileri sürülen hakların makul biçimde ortaya konulup konulmadığını ve telafisi güç zarar riskinin bulunup bulunmadığını incelemektedir. Bu değerlendirme, esas hakkında bağlayıcı bir tespit anlamına gelmemektedir. Dolayısıyla geçici tedbir kararları, soykırım suçunun işlendiğine dair nihai bir hüküm içermemektedir. İlgili kararlar yalnızca Sözleşme kapsamındaki hakların korunmasına yönelik geçici bir koruma sağlamaktadır. Güney Afrika-İsrail davası, bu çerçevede Divan'ın yerleşik yaklaşımının güncel bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Gazze Şeridi'ndeki askeri operasyonlar bağlamında ileri sürülen iddialar, Sözleşme'nin maddi unsurları ve özel kast gerekliliği çerçevesinde sunulmuştur. Divan, geçici tedbirler aşamasında tarafların iddia ve savunmalarını değerlendirirken özel kastın nihai olarak tespiti konusunda bir karar vermemiştir. Yalnızca Sözleşme kapsamında ileri sürülen hakların korunup korunmayacağını incelemiştir. Bu durum, Divan'ın soykırım suçunun tespiti konusunda temkinli ve sınırlı bir yaklaşımı sürdürdüğünü göstermektedir. Sonuç olarak, Soykırım Sözleşmesi kapsamında görülen davalar, Divan'ın hem yüksek ispat standartlarını koruduğunu hem de geçici tedbirler aracılığıyla önleyici bir işlev üstlendiğini ortaya koymaktadır. Bu ikili yapı, soykırım suçunun istisnai niteliği ile Sözleşme'nin koruyucu amacını birlikte yansıtmaktadır. Güney Afrika-İsrail davasının esasına henüz girilmemiştir. Divanın işbu dava bakımından vereceği karar uluslararası kamuoyunca yakından takip edilmektedir.

Özet (Çeviri)

This study examines the case law of the International Court of Justice under the Convention, particularly the South Africa v. Israel case. The Convention defines genocide as certain acts described in Article II committed with the intent to destroy, in whole or in part, a protected group, and it also requires States to prevent and punish the crime. Under Article IX, disputes concerning the interpretation and application of the Convention may be brought before the Court. The study reviews how the Court has applied the Convention in earlier cases. In Bosnia and Herzegovina v. Serbia and Montenegro and Croatia v. Serbia, the Court required a very high standard of proof for genocidal intent. It accepted inference from patterns of conduct only where this was the only reasonable conclusion. These judgments also clarified questions of attribution and confirmed that the obligation to prevent genocide exists independently from a finding that genocide has been established. In more current cases such as The Gambia v. Myanmar and Ukraine v. Russian Federation, the Court dealt more with jurisdictional questions and provisional measures. In The Gambia v. Myanmar, it confirmed that any State party may bring a case under the Convention, even if it is not directly affected. At the provisional measures stage, the Court relied on the plausibility standard and limited its examination to whether the rights claimed were plausible and whether there was a risk of irreparable harm. In Ukraine v. Russian Federation, the Court clarified that Article IX does not cover broader disputes about the use of force, but only disputes under the Convention. Another example, the case of Sudan v. United Arab Emirates, illustrate the limits of the Court's jurisdiction where a reservation to Article IX prevents the Court from hearing the case. Within this line of jurisprudence, South Africa v. Israel arises from proceedings instituted in the context of ongoing hostilities in the Gaza Strip following the events of 7 October 2023. The case concerns allegations brought under the Convention in relation to military operations, civilian casualties, displacement, and humanitarian conditions in the territory. At the provisional measures stage, the Court confined its examination to whether the rights invoked under the Convention were plausible and whether there was a risk of irreparable prejudice, without making any final determination on the existence of genocidal intent. In this respect, the case does not depart from earlier jurisprudence but reflects an already established, particularly in relation to standing, plausibility, and the preventive function of provisional measures. Consequently, the study sets out how the Court currently approaches the interpretation and application of the Convention.

Benzer Tezler

  1. Suçluların geri verilmesi ve siyasi suç istisnasının uluslararası terorizmle mücadeledeki rolü

    The Role of extradition and the political offence exception in combatting with the internatıonal terrorism

    TALHA ÖVET

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2003

    Uluslararası İlişkilerAnkara Üniversitesi

    Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. SERTAÇ H. BAŞEREN

  2. Suçluların geri verilmesi

    Extradition

    TİMUÇİN KÖPRÜLÜ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    HukukAnkara Üniversitesi

    Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. TÜRKAN SANCAR

  3. The crime of genocide and question of genocidal intent in International Law

    Uluslararası Hukukta soykırım suçu ve soykırım kastı sorunu

    BİLGE KOÇKAYA

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2019

    HukukGalatasaray Üniversitesi

    Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. VESİLE SONAY EVİK

  4. Ermeni sevk ve iskanı örneğinde soykırım kast unsurunun incelenmesi

    Examination of dolus specialis in the example of Armenian expedition and settlement

    ARDA ONKÖK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Uluslararası İlişkilerHarp Akademileri Komutanlığı

    Harp

    PROF. DR. AYŞE NUHOĞLU

  5. Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde savaş suçları

    War crimes at the International Criminal Court

    HAYDER İSAM ABBAS ALMAYYAHİ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    HukukErciyes Üniversitesi

    Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. CENGİZ GÜL