Biyolojik ve hedef sentetik hastalığı modifiye eden anti-romatizmal ilaç kullanan romatoid artrit hastalarında ilaç sağ kalımı ve ilişkili faktörlerin belirlenmesi
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 1007461
- Danışmanlar: PROF. DR. AŞKIN ATEŞ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
- Anahtar Kelimeler: Romatoid artrit, bDMARD, tsDMARD, TNF inhibitörü, ilaçta sağkalım, primer yanıtsızlık, sekonder yanıtsızlık, interstisyel akciğer hastalığı, Rheumatoid arthritis, bDMARD, tsDMARD, TNF inhibitor, drug survival, primary inefficacy, secondary inefficacy, interstitial lung disease
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışmada bDMARD/tsDMARD tedavisinde ilaçta sağkalım süreleri, tedavi kesilme nedenleri ve sağkalımı etkileyebilecek klinik/serolojik faktörlerin incelenmesi; ayrıca TNF inhibitörü (TNFi) alan hastalar ile TNFi dışı gelişmiş tedavi alan hastaların karşılaştırılması amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Çalışma, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Romatoloji Polikliniği'nde 2016–2025 yılları arasında izlenen RA hastalarında tek merkezli, retrospektif zaman sınırlamalı olarak planlandı. En az 6 ay bDMARD veya tsDMARD kullanmış olan hastalar dahil edildi. Tedaviyi sonlandırma nedeni ve zamanı; etkinlik kaybı, advers olay veya hasta/hekime bağlı nedenlerle tedavinin en az 90 gün kesintiye uğraması olarak tanımlandı. İlaçta sağkalım Kaplan–Meier yöntemiyle hesaplandı, gruplar log-rank testi ile karşılaştırıldı. İstatistiksel anlamlılık p<0,05 kabul edildi. Bulgular: Toplam 242 hasta vardı. Hastaların %78,9'u kadındı ve ortalama tanı yaşı 42±12,1 yıldı. Medyan izlem süresi 173,8 ay idi. RF pozitifliği %83,1 ve anti-CCP pozitifliği %92,6 saptandı. En az bir komorbidite varlığı %63,2 olup en sık hipertansiyon (%43,4) ve diyabet (%24) izlendi; interstisyel akciğer hastalığı (İAH) oranı %8,3 idi. Birinci basamakta tedavilerin %26'sı TNFi (n=63), %74'ü TNFi dışı bDMARD/tsDMARD (n=179) idi; en sık kullanılan ajan rituksimab (%40,5) oldu. Medyan ilaçta sağkalım birinci basamakta 27,9 ay, ikinci basamakta 14 ay ve üçüncü basamakta 9,5 ay olarak bulundu; basamaklar arasında fark anlamlıydı (log-rank p=0,001). Birinci basamakta en sık tedavi kesilme nedeni sekonder yanıtsızlık (%25,8) iken, ikinci ve üçüncü basamaklarda primer yanıtsızlık oranı daha yüksekti (sırasıyla %23,3 ve %40). Serolojik belirteçler açısından RF/anti-CCP titreleri ile sağkalım arasında anlamlı ilişki saptanmadı. İAH varlığında birinci basamak medyan sağkalım daha uzun bulundu (56,8 aya karşı 32,4 ay; p=0,049) ve bu grupta TNFi dışı ajanlara (özellikle rituksimab) yönelim belirgindi. Sonuç: RA'da bDMARD/tsDMARD tedavisinde ilaçta sağkalımın tedavi basamağı arttıkça anlamlı biçimde azaldığı görülmektedir. TNFi dışı ajanlar klinik pratikte daha sık tercih edilmiş ve uzun dönem sağkalımda daha stabil bir eğilim sergilemiştir. İAH gibi komorbiditeler tedavi seçimini ve ilaçta sağkalımı etkileyebilen önemli klinik belirleyiciler olarak öne 2 çıkmıştır. Bu bulgular, RA'da tedavi planlamasında basamak sayısı, komorbiditeler dikkate alınarak kişiselleştirilmiş yaklaşımın önemini desteklemektedir.
Özet (Çeviri)
Objective: This study aimed to evaluate drug survival in patients receiving bDMARD/tsDMARD therapy, to identify reasons for treatment discontinuation and clinical/serological factors potentially affecting drug survival, and to compare outcomes between patients treated with tumor necrosis factor inhibitors (TNFi) and those receiving nonTNFi advanced therapies. Materials and Methods: This single-center, retrospective, time-limited study was conducted in patients with rheumatoid arthritis (RA) followed at Ankara University Faculty of Medicine, Rheumatology Outpatient Clinic between 2016 and 2025. Patients who had received bDMARD or tsDMARD therapy for at least 6 months were included. Treatment discontinuation was defined as an interruption of therapy for at least 90 days due to loss of efficacy, adverse events, or patient/physician-related reasons; the reason and timing of discontinuation were recorded. Drug survival was estimated using the Kaplan–Meier method, and groups were compared with the log-rank test. Statistical significance was set at p<0.05. Results: A total of 242 patients were included. Of these, 78.9% were female, and the mean age at diagnosis was 42±12.1 years. The median follow-up duration was 173.8 months. RF positivity was 83.1% and anti-CCP positivity was 92.6%. At least one comorbidity was present in 63.2% of patients; the most common comorbidities were hypertension (43.4%) and diabetes mellitus (24%). Interstitial lung disease (ILD) was observed in 8.3%. In first-line therapy, 26% of treatments were TNFi (n=63) and 74% were non-TNFi bDMARD/tsDMARD (n=179); rituximab was the most frequently used agent (40.5%). Median drug survival was 27.9 months in the first line, 14 months in the second line, and 9.5 months in the third line; differences across treatment lines were significant (log-rank p=0.001). The most common reason for discontinuation in the first line was secondary inefficacy (25.8%), whereas primary inefficacy was more frequent in the second and third lines (23.3% and 40%, respectively). No significant association was found between RF/anti-CCP titers and drug survival. In the presence of ILD, first-line median drug survival was longer (56.8 vs 32.4 months; p=0.049), and a clear preference for non-TNFi agent (particularly rituximab) was observed. Conclusion: In RA, drug survival with bDMARD/tsDMARD therapy decreases significantly as treatment lines advance. Non-TNFi agents were more commonly preferred in 4 clinical practice and showed a more stable long-term drug survival trend. Comorbidities such as ILD emerged as important clinical determinants influencing treatment selection and drug survival. These findings support the importance of a personalized approach to RA treatment planning, taking into account treatment line and comorbidities.
Benzer Tezler
- Romatoid artrit tedavisinde çoklu biyolojik veya hedefe yönelik ajan tedavisi gereksinimini etkileyen parametrelerin retrospektif olarak incelenmesi
Retrospective investigation of parameters effecting multiple biological or targeting agent treatment for treatment of romatoid arthritis
NERMİN NOYIN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
RomatolojiBursa Uludağ Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HÜSEYİN EDİZ DALKILIÇ
- Biyolojik ve hedefe yönelik sentetik hastalık modifiye edici antiromatizmal ilaç kullanan romatoid artrit hastalarının klinik ve demografik verilerinin retrospektif analizi
Retrospective analysis of clinical and demographic data of rheumatoid arthritis patients using biological and targeted synthetic disease modifying antirheumatic drugs
ALİ YAZICI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Fiziksel Tıp ve RehabilitasyonKaradeniz Teknik ÜniversitesiFiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ERHAN ÇAPKIN
- Plevral efüzyonlu romatoid artrit hastalarının klinik, serolojik, laboratuvar özelliklerinin tanımlanması ve uygulanan tedavi yaklaşımları ve sonuçlarının değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
ŞERİFE ÖZKARAKOÇ ERTÜRK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
İç HastalıklarıAnkara Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MÜÇTEBA ENES YAYLA
- Spondiloartritlerde tedavi cevabının öngörülmesinde sistemik immün inflamasyon indeksi kullanılabilir mi?
Can the systemic immune inflammation index be used to predict treatment response in spondyloarthritis?
DENİZ ŞAHİNKAYA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
RomatolojiOndokuz Mayıs ÜniversitesiFiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ AHMET KIVANÇ CENGİZ
- Tümör tanı ve izlemi için dolaşımdaki serbest DNA'nın tayinine yönelik spesifik bir biyosensör sistemi geliştirilmesi
Development of A specific biosensor system for the determination of circulating free DNA for tumor diagnosis and monitoring
ZİHNİ ONUR UYGUN
Doktora
Türkçe
2020
BiyokimyaEge ÜniversitesiTıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FERHAN GİRGİN SAĞIN