Geri Dön

Kaposi sarkomunda sitokin sinyal baskılayıcıları (SOCS) 1 ve 3 düzeyleri ile polimorfizminin değerlendirilmesi

Evaluation of suppressors of cytokine signaling (SOCS) 1 and 3 levels and polymorphisms in Kaposi sarcoma

  1. Tez No: 1007595
  2. Yazar: MERVE TOPUZ
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ EMEL HAZİNEDAR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Dermatoloji, Genetik, Dermatology, Genetics
  6. Anahtar Kelimeler: Deri hastalıkları-genetik, Deri neoplazmları, Herpesvirüs 8-insan, Polimorfizm-genetik, Tek nükleotid polimorfizmi, Skin diseases-genetic, Skin neoplasms, Herpesvirus 8-human, Polymorphism-genetic, Single nucleotide polymorphism
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Kaposi Sarkomu (KS), endotelyal hücre kökenli, İnsan Herpes Virüsü-8 (HHV-8) ile ilişkili, anjiyoproliferatif bir neoplazidir. HHV-8 enfeksiyonu, KS gelişimi için zorunlu olmakla birlikte, tek başına yeterli değildir. KS etyopatogenezinde rol oynayan Janus Kinaz/Sinyal Transdüksiyonu ve Transkripsiyon Aktivasyonu (JAK/STAT) sinyal yolağının aktivitesi, sitokin sinyal baskılayıcı (SOCS) proteinleri aracılığıyla negatif geri bildirim mekanizmaları ile düzenlenmektedir. JAK aktivitesini doğrudan inhibe edebilen SOCS1 ve SOCS3 proteinlerinin, viral enfeksiyonlarda konak immün yanıtından kaçış mekanizmalarında ve tümör baskılayıcı süreçlerde rol aldığı gösterilmiştir. Literatürde SOCS1 ve SOCS3 gen polimorfizmleri ile KS arasındaki ilişkiyi inceleyen bir çalışma bulunmamaktadır. Çalışmamızda SOCS1 geni rs33989964 ve SOCS3 geni rs4969169 polimorfizmleri ile serum SOCS1 ve SOCS3 düzeylerinin KS gelişimi ile ilişkilerinin araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu prospektif tek merkezli, olgu-kontrol çalışmasına 99 KS tanılı hasta ile bilinen malignitesi ve inflamatuar hastalığı olmayan 96 sağlıklı kontrol dahil edildi. KS hasta grubu ile sağlıklı kontrol grupları arasında serum SOCS1 ve SOCS3 düzeyleri ile SOCS1 rs33989964 ve SOCS3 rs4969169 polimorfizmlerinin genotip ve alel frekans dağılımları karşılaştırıldı. Genotipleme analizleri gerçek zamanlı polimeraz zincir reaksiyonu (qPCR) ve polimeraz zincir reaksiyonu–restriksiyon parça uzunluk polimorfizmi (PCR-RFLP) yöntemleri kullanılarak yapıldı. Genotip ve alel dağılımlarına yönelik ilişkilendirme analizleri otozomal dominant ve otozomal resesif kalıtım modellerine göre değerlendirildi. Bulgular: KS hasta grubunda serum SOCS1 ve SOCS3 düzeyleri, sağlıklı kontrol grubuna kıyasla daha düşük bulundu (sırasıyla p<0.001 ve p=0.003). Serum SOCS1 düzeyleri kadın hastalarda erkeklere göre daha yüksek, HBsAg serolojisi pozitif hastalarda negatif hastalara kıyasla daha düşük saptandı (sırasıyla p=0.013 ve p=0.024). Alt ekstremite tutulumu olmayan KS hastalarında serum SOCS1 düzeyleri daha yüksek bulunurken, alt ekstremite harici bölgelerde tutulum bulunan hastalarda serum SOCS3 düzeylerinin daha düşük olduğu saptandı (sırasıyla p=0.042 ve p=0.004). Genetik analizlerde, hasta grubunda SOCS1 rs33989964 CA/CA genotipinin, sağlıklı kontrol grubunda CA/Del ve Del/Del genotiplerinin istatiksel olarak anlamlı derecede daha yüksek oranda bulunduğu saptandı. CA/Del ve Del/Del genotiplerinin, CA/CA genotipine kıyasla KS gelişme riskini azalttığı saptandı (p=0.012). Otozomal dominant modele göre yapılan değerlendirmede de sağlıklı kontrol grubunda CA/Del+Del/Del genotiplerinin, KS hasta grubunda ise CA/CA genotipinin daha yüksek oranda olduğu saptandı (p=0.002). Sağlıklı kontrol grubunda, hasta grubuna kıyasla Del alelinin daha yüksek oranda bulunduğu ve taşımanın KS gelişme riskini azalttığı saptandı (p=0.028). SOCS1 ve SOCS3 gen polimorfizmlerini içeren Del/T haplotipinin sağlıklı kontrol grubunda hasta grubuna kıyasla daha yüksek oranda bulunduğu ve KS'ye karşı koruyucu yönde ilişkili olduğu saptandı (p=0.033). Sonuç: Çalışmamızda SOCS1 rs33989964 polimorfizmi Del aleli, CA/Del ve Del/Del genotipleri ile SOCS1 ve SOCS3 gen polimorfizmlerini içeren Del/T haplotipinin KS gelişimine karşı koruyucu yönde ilişkili olduğu gösterilmiştir. Ayrıca düşük serum SOCS1 ve SOCS3 düzeylerinin KS ile ilişkili olduğu saptanmıştır. Bu bulgular, SOCS proteinlerinin KS patogenezinde önemli bir role sahip olabileceğini düşündürmektedir. SOCS proteinlerinin rolünün daha iyi anlaşılması, hastalığın patogenezi ve olası tedavi yaklaşımlarına katkı sağlayabilir. Elde edilen sonuçların doğrulanması ve altta yatan genetik mekanizmaların daha ayrıntılı olarak aydınlatılabilmesi için, daha geniş örneklemli ve fonksiyonel çalışmaların yapılması gerekmektedir.

Özet (Çeviri)

Objective:Kaposi sarcoma (KS) is an angioproliferative neoplasm of endothelial cell origin associated with Human Herpesvirus-8 (HHV-8). Although HHV-8 infection is necessary for the development of KS, it is not sufficient on its own. The activity of the Janus kinase/signal transducer and activator of transcription (JAK/STAT) signaling pathway, which plays a role in the etiopathogenesis of KS, is regulated by negative feedback mechanisms mediated by suppressors of cytokine signaling (SOCS) proteins. SOCS1 and SOCS3 proteins, which are capable of directly inhibiting JAK activity, have been shown to play roles in viral immune evasion mechanisms and tumor suppressor processes. To date, no study has investigated the association between SOCS1 and SOCS3 gene polymorphisms and KS. The present study aimed to investigate the associations of SOCS1 rs33989964 and SOCS3 rs4969169 gene polymorphisms, as well as serum SOCS1 and SOCS3 levels, with the development of KS. Materials and Methods: This prospective, single-center, case–control study included 99 patients diagnosed with Kaposi sarcoma (KS) and 96 healthy controls without a history of malignancy or inflammatory disease. Serum SOCS1 and SOCS3 levels, as well as genotype and allele frequency distributions of the SOCS1 rs33989964 and SOCS3 rs4969169 polymorphisms, were compared between the KS patient group and the healthy control group. Genotyping analyses were performed using real-time polymerase chain reaction (qPCR) and polymerase chain reaction–restriction fragment length polymorphism (PCR–RFLP) methods. Association analyses of genotype and allele distributions were evaluated according to autosomal dominant and autosomal recessive inheritance models. Results: Serum SOCS1 and SOCS3 levels were significantly lower in the KS patient group compared with the healthy control group (p<0.001 and p=0.003, respectively). Serum SOCS1 levels were higher in female patients than in male patients and lower in patients with positive HBsAg serology compared with those who were HBsAg-negative (p=0.013 and p=0.024, respectively). Higher serum SOCS1 levels were observed in KS patients without lower extremity involvement, whereas lower serum SOCS3 levels were detected in patients with involvement outside the lower extremities (p=0.042 and p=0.004, respectively). Genetic analyses revealed that the SOCS1 rs33989964 CA/CA genotype was significantly more frequent in the patient group, whereas the CA/Del and Del/Del genotypes were significantly more frequent in the healthy control group. The CA/Del and Del/Del genotypes were associated with a reduced risk of KS compared with the CA/CA genotype (p=0.012). According to the autosomal dominant model, the CA/Del+Del/Del genotypes were more frequent in the healthy control group, while the CA/CA genotype was more frequent in the KS patient group (p=0.002). The Del allele was significantly more frequent in the healthy control group and was associated with a decreased risk of KS (p=0.028). Additionally, the Del/T haplotype, comprising SOCS1 and SOCS3 gene polymorphisms, was found at a higher frequency in the healthy control group and was associated with a protective effect against KS (p=0.033). Conclusion: In this study, the Del allele, CA/Del and Del/Del genotypes of the SOCS1 rs33989964 polymorphism, as well as the Del/T haplotype involving SOCS1 and SOCS3 gene polymorphisms, were shown to be associated with a protective effect against the development of Kaposi sarcoma. In addition, lower serum SOCS1 and SOCS3 levels were found to be associated with KS. These findings suggest that SOCS proteins may play an important role in the pathogenesis of Kaposi sarcoma. A better understanding of the role of SOCS proteins may contribute to insights into disease pathogenesis and potential therapeutic approaches. Further studies with larger sample sizes and functional analyses are warranted to validate these findings and to elucidate the underlying genetic mechanisms in greater detail.

Benzer Tezler

  1. Kaposi sarkomu'nun deri lezyonlarında dermatoskopik bulgular ve dermatopatolojik korelasyonları

    Dermatoscopic findings of kaposi's sarcoma and dermatopathological correlations

    TUĞÇE ERTÜRK YILMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    DermatolojiAnkara Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BENGÜ NİSA AKAY

    PROF. DR. AYLİN HEPER

  2. Klasik tip kaposi sarkomu olgularında klinikopatolojik özellikler

    Clinicopathologic characteristics of classic type kaposi's sarcoma cases

    GÜL ERTEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    PatolojiBülent Ecevit Üniversitesi

    Tıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ŞÜKRÜ OĞUZ ÖZDAMAR

  3. HIV enfeksiyonunun tanısında kullanılan gösterge durumların Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi anabilim dallarında bilinirliği ve kullanılma oranı

    Awareness and usage of indicator conditions in the diagnosis of hiv infection in several departments at Ege University Faculty of Medicine

    GAMZE ŞANLIDAĞ İŞBİLEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiEge Üniversitesi

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BİLGİN ARDA

  4. Kaposi sarkomu ve diğer vasküler lezyonlarda vegfr-3 ekspresyonu ile hhv8 varlığının immünhistokimyasal ve in-situ hibridizasyon yöntemleriyle araştırılması

    Vegfr-3 expression and the presence of hhv8 by immunohistochemistry and in-situ hybridization methods in kaposi sarcoma and other vascular lesions

    EBRU KARAYİĞİT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2007

    Patolojiİstanbul Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. NESİMİ BÜYÜKBABANİ

  5. Hıv ile enfekte kişilerde immün rekonstitüsyoninflamatuar sendromu (IRIS) gelişiminde risk faktörleri ve yönetimi

    Başlık çevirisi yok

    ELİF AYDIN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÖZLEM ALTUNTAŞ AYDIN