Prostat kanseri hastalarında radikal prostatektomi sırasında tek taraflı pelvik lenf nodu diseksiyonu yapılmasının yeterliliğinin değerlendirilmesi
Evaluation of the adequacy of unilateral pelvic lymph node dissection during radical prostatectomy in patients with prostate cancer
- Tez No: 1007836
- Danışmanlar: PROF. DR. HASAN NEDİM GÖKSEL GÖKTUĞ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Üroloji, Urology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Etlik Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Üroloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Çalışmamızda amacımız onkolojik sonuçlardan ödün vermeden prostat kanseri nedeniyle radikal prostatektomi planlanan hastalarda tek taraflı lenf nodu diseksiyonunun yeterliliğini araştırmak ve bu konuda literatüre katkı sağlamaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Etlik Şehir Hastanesi Üroloji Kliniği'nde Eylül 2022- Mart 2025 tarihleri arasında prostat kanseri tanısı alan 37 hasta dahil edildi. Hasta verileri retrospektif incelendi. Hastaların yaş, PSA düzeyi, D'Amico risk sınıflaması, ISUP grade gruplaması, tümör tarafı (sağ, sol, bilateral), tümör yüzdesi, tümör evresi ve tuşe bulguları kaydedildi. TRUS biyopsi Gleason skorları, PET ile saptanan prostat tutulum yönü ve lenf nodu tutulum tarafı (tek, çift; sağ, sol, bilateral) incelendi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilme ve dışlanma kriterlerine göre toplam 37 hasta analiz edildi. Yaş ortalaması 68 yıl olup, yaş aralığı 50–76 yıl arasında değişmektedir. PSA düzeyleri incelendiğinde, olguların %27'sinde <10 ng/mL, %32,4'ünde 10–20 ng/mL aralığında ve %40,5'inde ≥20 ng/mL değerleri saptanmıştır. D'Amico risk sınıflamasına göre hastaların %24,3'ü orta risk grubunda yer alırken, %75,7'si yüksek risk grubunda bulunmuştur. ISUP Grade dağılımına bakıldığında ise hastaların %5,4 nün ISUP Grade 1, %32,4 'nün ISUP Grade 2-3 ve %62,2'sinin ISUP Grade 4–5 dereceli tümör özellikleri sergilediği belirlenmiştir. 37 hastalık popülasyondaki hastaların tamamı pN1 kapsamındadır. Tek taraflı lenf nodu pozitifliği saptanan 26 hastanın %32'sinde PSA <10 ng/mL, %42,3'ünde PSA 10–20 ng/mL ve %26,9'unda PSA ≥20 ng/mL bulunmuştur. Bilateral lenf nodu pozitifliği saptanan 11 hastada ise dağılım farklılık göstermekte olup, %18,2'sinde PSA <10 ng/mL, %9,1'inde PSA 10–20 ng/mL ve %72,7'sinde PSA ≥20 ng/mL değerleri tespit edilmiştir. Özellikle PSA ≥20 ng/mL grubunda bilateral lenf nodu tutulumunun belirgin şekilde daha yüksek oranda görüldüğü dikkati çekmektedir. Tek taraflı lenf nodu saptanan 26 hastanın %3,8'i ISUP Grade 1, %38,5'i orta ISUP Grade 2-3 ve %57,7'si ISUP Grade 4–5 dereceli tümör grubunda yer almaktadır. Bilateral lenf nodu saptanan 11 hastada ise %9,1' i düşük, %18,2 'si orta ve %72,7'si yüksek dereceli tümör özellikleri göstermektedir. Oranlar incelendiğinde bilateral lenf nodu tutulumunda yüksek ISUP derecelerinin daha fazla olduğu dikkati çekmektedir. ISUP Grade 4-5 olgularda pozitif lenf nodlarının genellikle tümör ile aynı tarafta bulunduğu gözlenmiştir. Prostatta tek taraflı tümör saptanan 11 hastanın tamamında (%100) lenf nodu tutulumunun da tek taraflı olduğu izlenmiştir. Bilateral tümörü olan 26 hastada ise lenf nodu dağılımı farklılık göstermekte olup, %57,7'sinde tek taraflı, %42,3'ünde ise bilateral lenf nodu tutulumu tespit edilmiştir. Dijital rektal muayene ile saptanan tümör yönü ile lenf nodu tutulum lokalizasyonunun yüksek düzeyde uyumlu olduğunu göstermektedir. PSMA PET/BT ile saptanan prostat tutulum yönü ile lenf nodu tutulum yönü arasında anlamlı bir ilişki bulundu (p=0,00). Tek taraflı prostat tutulumu olan olgularda metastatik lenf nodu yönünün büyük ölçüde aynı tarafı takip ettiğini görülmüştür. Sonuç: Dijital rektal muayenede prostatın tek lobunda nodül saptanması, biyopsi ile tek taraflı ISUP Grade 4-5 tümör varlığının doğrulanması, PSMA PET/BT'de tek taraflı tutulumun gösterilmesi ve MRG'de tek taraflı PI-RADS 4–5 lezyon bulunması durumunda, dominant prostat lobu belirlenerek güvenli bir şekilde ipsilateral ePLND uygulanabileceği kanaatindeyiz. Bu şekilde seçili hastalarda unilateral ePLND yapılarak vaka süresinde kısalma ve komplikasyon oranlarında azalma sağlanabileceğine inanıyoruz. Bu alanda daha fazla hasta sayısı ile prospektif, daha uzun takip süreleri içeren çalışmalara ihtiyaç vardır.
Özet (Çeviri)
Objective: The aim of our study was to investigate the adequacy of unilateral lymph node dissection in patients undergoing radical prostatectomy for prostate cancer without compromising oncological outcomes, and to contribute to the existing literature on this subject. Materials and Methods: A total of 37 patients who were evaluated with a diagnosis of prostate cancer at Etlik City Hospital, Department of Urology, between September 2022 and March 2025, and whose clinical data were complete, were included in this study. Patient data were retrospectively reviewed. Age, PSA level, D'Amico risk classification, ISUP grade group, tumor laterality (right, left, bilateral), tumor percentage, tumor stage, and digital rectal examination findings were recorded. TRUS biopsy Gleason scores, prostate involvement on PET, and lymph node involvement (unilateral, bilateral; right, left, bilateral) were also analyzed. Results: According to the inclusion and exclusion criteria, a total of 37 patients were analyzed. The mean age was 68 years (range: 50–76). PSA levels showed that 27% of the cases had <10 ng/mL, 32.4% had 10–20 ng/mL, and 40.5% had ≥20 ng/mL. Based on the D'Amico risk classification, 24.3% of the patients were in the intermediate-risk group, while 75.7% were classified as high risk. Regarding ISUP grade distribution, 5.4% were Grade 1, 32.4% were Grade 2–3, and 62.2% were Grade 4–5. All patients in the study population were pN1. Among the 26 patients with unilateral lymph node involvement, 32% had PSA <10 ng/mL, 42.3% had PSA 10–20 ng/mL, and 26.9% had PSA ≥20 ng/mL. In contrast, among the 11 patients with bilateral lymph node involvement, 18.2% had PSA <10 ng/mL, 9.1% had PSA 10–20 ng/mL, and 72.7% had PSA ≥20 ng/mL. Notably, bilateral lymph node involvement was markedly more frequent in patients with PSA ≥20 ng/mL. Regarding ISUP distribution, among the 26 patients with unilateral lymph node involvement, 3.8% were Grade 1, 38.5% were Grade 2–3, and 57.7% were Grade 4–5. In the bilateral lymph node group (n=11), 9.1% had low grade, 18.2% intermediate grade, and 72.7% high-grade tumors, indicating a higher prevalence of advanced ISUP grades in patients with bilateral lymph node involvement. In ISUP Grade 4–5 cases, lymph nodes were most often located ipsilateral to the tumor. All 11 patients with unilateral tumors demonstrated unilateral lymph node involvement (100%). Among the 26 patients with bilateral tumors, lymph node involvement was unilateral in 57.7% and bilateral in 42.3%. A strong correlation was observed between digital rectal examination findings and lymph node involvement laterality. Furthermore, a significant association was found between prostate involvement detected on PSMA PET/CT and lymph node laterality (p=0.00). In cases with unilateral prostate involvement, metastatic lymph nodes were predominantly located on the same side. Conclusion: In patients with a palpable nodule in one lobe of the prostate on digital rectal examination, biopsy-confirmed unilateral ISUP Grade 4–5 disease, unilateral involvement demonstrated on PSMA PET/CT, and a unilateral PI-RADS 4–5 lesion on MRI, identification of the dominant prostate lobe allows for safe performance of ipsilateral extended pelvic lymph node dissection (ePLND). In selected patients, unilateral ePLND may shorten operative time and reduce complication rates. Larger, prospective studies with longer follow-up are required to validate these findings.
Benzer Tezler
- Radikal prostatektomi operasyonunun kavernozal düz kas üzerine etkilerinin korpus kavernozum elektromiyografisi ile incelenmesi
Investigation of the effects of radical prostatectomy operation on cavernosal smooth muscle by corpus cavernosum electromyography
SELMAN ÜNAL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
ÜrolojiAnkara Yıldırım Beyazıt ÜniversitesiÜroloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ÖNDER KAYIGİL
- Büyük median loblu prostatı olan prostat kanseri hastalarında robot yardımlı laparoskopik radikal prostatektomi
Robot assisted radical prostatectomy (rarp) in patients with median lobe prostate: Matched analysis
TANER KARGI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2015
ÜrolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiÜroloji Ana Bilim Dalı
UZMAN SERDAR KARADAĞ
- Robot yardımlı laparoskopik radikal prostatektomi hastalarında volüm kontrol ile basınç ayarlı volüm kontrol mekanik ventilasyon modlarının solunumsal ve hemodinamik parametreler üzerine etkilerinin karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
MELİKE EVLİYA GÜRPINAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2013
Anestezi ve ReanimasyonSağlık BakanlığıAnesteziyoloji Ana Bilim Dalı
UZMAN GÜLSÜM OYA HERGÜNSEL
DR. ÖĞR. ÜYESİ HALİL ÇETİNGÖK
- Postoperatif radyoterapi uygulanan prostat kanserli olgularda planlama ile tedavi sırasındaki mesane ve rektum dozlarının doz volüm histogramlarına göre karşılaştırılması
Rectum and bladder dose variations during the course of image guided radiotherapy for postoperative prostate cancer
MUSTAFA AKIN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2013
Onkolojiİstanbul ÜniversitesiRadyasyon Onkolojisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FAZİLET ÖNER DİNÇBAŞ
- Radikal prostatektomi sonrası adjuvan ve salvaj radyoterapi uygulanan hastalarda tedaviye bağlı gelişen toksisitelerin retrospektif değerlendirilmesi
A retrospective evaluation of treatment-related toxicities in patients receiving adjuvant and salvage radiotherapy following radical prostatectomy
MERVE ERDUĞAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2026
Radyasyon OnkolojisiManisa Celal Bayar ÜniversitesiRadyasyon Onkolojisi Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ ÖZGÜR YILDIRIM