Kemoterapi alan ve kemik iliği nakli yapılan hastalarda Posterior Reversible Ensefalopati Sendromu (PRES) gelişimi, risk faktörleri ve klinik bulgularının değerlendirilmesi
Evaluation of Posterior Reversible Encephalopathy Syndrome (PRES) development, risk factors and clinical findings in patients receiving chemotherapy and bone marrow transplantation
- Tez No: 1008553
- Danışmanlar: PROF. DR. MUSA KARAKÜKÇÜ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
- Anahtar Kelimeler: Posterior Reversibl Ensefalopati Sendromu, pediatrik PRES, hematopoetik kök hücre nakli, kemoterapi, hipertansiyon, manyetik rezonans görüntüleme, Posterior Reversible Encephalopathy Syndrome, pediatric PRES, hematopoietic stem cell transplantation, chemotherapy, hypertension, magnetic resonance imaging
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Erciyes Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve Amaç: Posterior Reversible Ensefalopati Sendromu (PRES); baş ağrısı, nöbet, bilinç değişikliği ve görsel bozukluklarla seyreden, manyetik rezonans görüntüleme (MRG) bulguları ile tanı konulan, çoğunlukla geri dönüşümlü bir nörolojik tablodur. Pediatrik hematoloji-onkoloji hastalarında PRES gelişimi; yoğun kemoterapi, immünsüpresif tedaviler, hematopoetik kök hücre nakli (HKHN), hipertansiyon ve enfeksiyon gibi çoklu risk faktörleri ile ilişkilidir. Bu çalışmada, kemoterapi alan veya HKHN yapılan çocuklarda PRES gelişiminin nedenleri sorgulanmış ve PRES gelişimiyle ilişkili risk faktörlerinin ortaya konulması amaçlanmıştır. PRES tanısı alan hastaların demografik, klinik, laboratuvar, radyolojik ve özellikle nörogörüntüleme bulgularının belirlenmesi, tanı ve tedavi sonuçları ile hastaların klinik ve prognozlarının takibi bu çalışmanın diğer amaçlarıdandır. Gereç ve Yöntem: Bu tek merkezli, geriye dönük ve gözlemsel çalışmada; Ocak 2015–Mart 2025 tarihleri arasında Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Hematoloji-Onkoloji ve Kemik İliği Transplantasyonu Servislerinde izlenen, klinik ve MRG bulguları ile PRES tanısı konulan 18 yaş altındaki toplam 30 hasta değerlendirilmiştir. Aynı merkezde benzer tanılarla allojenik HKHN uygulanmış ancak PRES gelişmemiş 221 hasta kontrol grubu olarak analiz edilmiştir. Hastaların demografik özellikleri, altta yatan tanıları, klinik bulguları, kan basıncı değerleri, kemoterapi ve immünsüpresif tedavileri, enfeksiyon parametreleri, laboratuvar bulguları, EEG ve MRG verileri, tanı ve tedavi sonrası hastaların klinik seyri ve prognozları retrospektif olarak incelenmiştir. Hastaların sağkalım oranları değerlendirilmiştir. Çalışmamızda elde edilen verilerin istatistiksel analizleri IBM SPSS Statistics for Windows, Version 25.0 (IBM Corp., Armonk, NY, USA) kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Bulgular: PRES tanısı alan hastaların 13 tanesi HKHN yapılan 17 tanesi ise kemoterapi alan hastalardı. Yaş ortalaması 8,63 yıl (2–14 yıl) olup, %50's kız %50'si erkekti. En sık altta yatan tanı akut lenfoblastik lösemi (ALL) (%53,3) olarak saptandı. Hastaların %43,3'ü (n=13) allojenik HKHN uygulanmış olgulardan oluşmaktaydı. Klinik prezentasyonda en sık bulgu jeneralize tonik–klonik nöbet olup olguların %83,3'ünde gözlendi. PRES atağı sırasında akut hipertansiyon %70, eşlik eden enfeksiyon varlığı %70 oranında saptandı. MRG incelemelerinde olguların tamamında parietal ve/veya oksipital tutulum, posterior baskın dağılım ve %90'ında bilateral lezyonlar izlendi. Lezyonların %86,7'si simetrik özellikteydi. DWI (diffüzyon ağırlıklı görüntüleme) incelemelerinde çalışmamızdaki hastaların 12'sinde (%40) difüzyon kısıtlılığı saptanmıştır. Kontrast tutulumu 4 hastada leptomeningeal, 1 hastada serebellar, 1 hastada bazal ganglionlarda izlenmiştir. Kontrol MRG yapılan hastaların Kontrol MRG incelemelerinde 13 (%43,3) hastada 1–3 ay içerisinde tam radyolojik düzelme izlenmiştir. HKHN yapılan PRES gelişen 13 hasta ile PRES gelişmeyen 221 hasta karşılaştırıldığında; yaş açısından iki grup arasında anlamlı fark olmamakla birlikte, PRES grubunun yaş ortalaması 6,9±0,9 yıl olarak hesaplandı (p=0,068). Cinsiyet açısından da iki grup arasında anlamlı fark yoktu (p=0,114). Tanı grupları arasında anlamlı fark saptandı (p=0,018a). Özellikle aplastik anemi tanısı alan hastalarda PRES gelişme oranının daha yüksek olduğu görüldü. Aplastik anemi tanısı ağır aplastik anemi ve Fankoni aplastik anemisi olarak alt gruplara ayrılarak bakıldığında, Fankoni aplastik anemisi hastalarında PRES gelişimi açısından anlamlı fark saptandı (p=0,02b). Donör tipi, kök hücre kaynağı, hazırlık rejimleri, GVHD profilaksisi, ATG ve TBI kullanımı ile PRES gelişimi arasında anlamlı ilişki saptanmadı (p>0,05). Çok değişkenli lojistik regresyon analizinde aplastik MUD donör tipi ve anemi tanısı PRES gelişimi için bağımsız risk faktörleri olarak belirlendi. MUD donörden nakil yapılan hastalarda PRES gelişme olasılığı, diğer donör tiplerine göre yaklaşık 10,3 kat daha yüksek bulundu (OR=10,35; %95 GA: 2,16–49,68). Aplastik anemi tanısı olan hastalarda PRES gelişme olasılığının, diğer tanılara sahip hastalara kıyasla yaklaşık 7,6 kat arttığı görülmüştür (OR=7,59; %95 GA: 1,92–30,05). Aplastik anemi tanısı anlamlı bulunduğu için, Binary lojistik regresyon analizi ile PRES gelişimi açısından aplastik anemi tanısı alanları ağır aplastik anemi ve Fankoni aplastik anemisi olarak iki gruba ayırarak tanı grupları tekrar değerlendirildi. Analiz sonuçlarına göre Fankoni aplastik anemisi tanısı, PRES gelişimi için bağımsız ve anlamlı bir risk faktörü olarak saptandı. (B=1,920; Wald=5,385; p=0,020). Fankoni aplastik anemi tanısı olan hastalarda PRES gelişme olasılığının, diğer tanılara sahip hastalara kıyasla yaklaşık 6,8 kat arttığı görüldü (OR=6,81; %95 GA:1,348-34,496). Sağkalım analizinde, HKHN yapılan hastalarda 2 yıllık sağkalım %53,8 (7/13), kemoterapi alan hastalarda %47,1 (8/17) olarak saptandı. Gruplar arasında ortalama sağkalım süreleri benzer olup, güven aralıklarının geniş ölçüde örtüştüğü görüldü. Sağkalım eğrileri incelendiğinde, hem kemoterapi alan hem de HKHN yapılan hastalarda kayıpların büyük kısmı erken dönemde gerçekleşti. Sonuç: Bu çalışma, pediatrik hematoloji-onkoloji hastalarında PRES gelişiminin multifaktöriyel bir patogenez gösterdiğini ortaya koymaktadır. Özellikle MUD donör tipi ve aplastik anemi tanısı (özellikle Fankoni aplastik anemisi) PRES gelişimi açısından güçlü ve bağımsız risk faktörleri olarak öne çıkmaktadır. Akut hipertansiyon, enfeksiyon/inflamasyon ve yoğun immünsüpresyon ile birlikte gelişen klinik tablolar yüksek risk taşımakta olup, erken tanı ve tetikleyici faktörlerin hızla kontrol altına alınması PRES'in geri dönüşümlü doğasının korunması ve mortalitenin azaltılması açısından kritik öneme sahiptir.
Özet (Çeviri)
Background and Objective: Posterior Reversible Encephalopathy Syndrome (PRES) is a neurological condition characterized by headache, seizures, altered mental status, and visual disturbances, and is diagnosed based on characteristic magnetic resonance imaging (MRI) findings. In pediatric hematology–oncology patients, the development of PRES has been associated with multiple risk factors, including intensive chemotherapy, immunosuppressive therapy, hematopoietic stem cell transplantation (HSCT), hypertension, and infection. The present study aimed to investigate the etiological factors associated with PRES in children receiving chemotherapy or undergoing HSCT, and to identify independent risk factors related to PRES development. Secondary objectives included the evaluation of demographic, clinical, laboratory, radiological, and particularly neuroimaging features of patients diagnosed with PRES, as well as the assessment of treatment outcomes, clinical course, and prognosis. Materials and Methods: This single-center, retrospective, observational study included a total of 30 pediatric patients (<18 years) diagnosed with PRES based on clinical and MRI findings between January 2015 and March 2025 at Erciyes University Faculty of Medicine, Department of Pediatric Hematology–Oncology and Bone Marrow Transplantation. Among these patients, 13 had undergone allogeneic HSCT and 17 were receiving chemotherapy. A control group consisted of 221 pediatric patients with similar diagnoses who underwent allogeneic HSCT during the same period but did not develop PRES. Demographic characteristics, underlying diagnoses, clinical manifestations, blood pressure measurements, chemotherapy and immunosuppressive treatments, infectious parameters, laboratory findings, electroencephalography (EEG), and MRI data were retrospectively analyzed. Survival outcomes were also evaluated. Statistical analyses were performed using IBM SPSS Statistics for Windows, Version 25.0 (IBM Corp., Armonk, NY, USA). Results: Of the 30 patients diagnosed with PRES, 13 had undergone HSCT and 17 had received chemotherapy. The mean age was 8.63 years (range: 2–14 years), with an equal distribution between females and males (50% each). Acute lymphoblastic leukemia (ALL) was the most common underlying diagnosis (53.3%). Allogeneic HSCT had been performed in 43.3% (n=13) of patients. The most frequent clinical manifestation was generalized tonic–clonic seizures, observed in 83.3% of cases. Acute hypertension and concomitant infection were each detected in 70% of patients at the time of PRES onset. MRI examinations revealed parietal and/or occipital involvement with posterior-predominant distribution in all patients, while bilateral lesions were observed in 90% of cases. Lesions were symmetric in 86.7% of patients. Diffusion restriction was detected in 40% of cases. Contrast enhancement was observed in four patients with leptomeningeal involvement, in one patient with cerebellar involvement, and in one patient involving the basal ganglia. Follow-up MRI demonstrated complete radiological resolution within 1–3 months in 43.3% (n=13) of patients. When comparing HSCT recipients who developed PRES (n=13) with those who did not (n=221), no significant difference was observed in terms of age (mean age 6.9±0.9 years in the PRES group; p=0.068) or sex (p=0.114). However, a significant difference was found among diagnostic groups (p=0.018), with a notably higher incidence of PRES in patients diagnosed with aplastic anemia. Subgroup analysis revealed that Fanconi aplastic anemia was significantly associated with PRES development (p=0.020). Donor type, stem cell source, conditioning regimens, graft-versus-host disease (GVHD) prophylaxis, antithymocyte globulin (ATG), and total body irradiation (TBI) were not significantly associated with PRES development (p>0.05). Multivariate logistic regression analysis identified matched unrelated donor (MUD) transplantation and aplastic anemia as independent risk factors for PRES. The likelihood of developing PRES was approximately 10.3 times higher in patients receiving transplants from MUD donors compared with other donor types (OR=10.35; 95% CI: 2.16–49.68). Similarly, patients diagnosed with aplastic anemia had a 7.6-fold increased risk of PRES compared with other diagnostic groups (OR=7.59; 95% CI: 1.92–30.05). Further binary logistic regression analysis demonstrated that Fanconi aplastic anemia was an independent and significant risk factor for PRES development (B=1.920; Wald=5.385; p=0.020), with an approximately 6.8-fold increased risk (OR=6.81; 95% CI: 1.35–34.50). In survival analysis, the 2-year overall survival rate was 53.8% (7/13) in HSCT recipients and 47.1% (8/17) in patients receiving chemotherapy. Mean survival durations were comparable between the two groups, with largely overlapping confidence intervals. Kaplan–Meier survival curves demonstrated that most deaths occurred during the early follow-up period in both groups. Conclusion: This study demonstrates that PRES in pediatric hematology–oncology patients has a multifactorial pathogenesis. Matched unrelated donor transplantation and aplastic anemia—particularly Fanconi aplastic anemia—emerge as strong and independent risk factors for PRES development. Clinical settings characterized by acute hypertension, infection/inflammation, and intensive immunosuppression represent high-risk scenarios. Early recognition of PRES and prompt management of triggering factors are crucial to preserve the reversible nature of the syndrome and to reduce associated mortality.
Benzer Tezler
- Otolog hematopoetik kök hücre nakli yapılan hastalarda nefes egzersizinin kemoterapiye bağlı bulantı ve kusma üzerine etkisi
The effect of breathing exercise on chemotherapy-induced nausea and vomiting in with autologous hematopoietic stem cell transplantation patients
ZELİHA GENÇ
Doktora
Türkçe
2024
Hemşirelikİstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşaİç Hastalıkları Hemşireliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. GÜLBEYAZ CAN
- Hematopoetik kök hücre nakli yapılan hastalarda nakil sonrası serolojik durum ve aşı planlamasına uyumun değerlendirilmesi
Evaluation of post-transplant serological status and compliance with vaccine planning in patients receiving hematopoietic stem cell transplantation
ELİF GÜLER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıGazi ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AYSU DUYAN ÇAMURDAN
- Otolog kök hücre nakli yapılan multipl myelom hastalarının retrospektif incelenmesi
Retrospective evaluation of patients with multiple myeloma who underwent autologous stem cell transplantation
AYŞE NUR GÜL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
HematolojiOndokuz Mayıs Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ENGİN KELKİTLİ
- Otolog kök hücre nakli yapılan hematolojik maligniteli hastalarda antimikrobiyal profilaksinin önemi
Importance of antimikrobial prophylaxis in autologous stem cell transplantation for patients with hematological malignancies
KAMİL İŞLER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2014
HematolojiPamukkale Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HAKAN İSMAİL SARI
- Hematopoetik kök hücre nakli öncesi ve takibinde hastalarda D vitamini ve D vitamini bağlayıcı protein düzeyi
Vitamin D and vitamin binding protein levels in patients before and after hematopoetic stem cell transplantation
SALİH AKBAŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
HematolojiErciyes ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MUSA KARAKÜKCÜ