Geri Dön

Yenidoğan ve pediatrik yoğun bakım hemşirelerinde alarm yorgunluğu ve karşılanamayan hemşirelik bakımı

Alarm fatigue and missed nursing care among neonatal and pediatric intensive care nurses

  1. Tez No: 1009779
  2. Yazar: BUKET LİKOS
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ FATMA TANRIKULU
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Hemşirelik, Nursing
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Hemşirelik Esasları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Hemşirelik Esasları Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Yoğun bakım birimleri, ileri teknolojik ekipmanların yoğun olarak kullanıldığı, hasta güvenliği ile bakım kalitesinin sürekli takip edildiği hayati sağlık bölümleridir. Bu ünitelerde yer alan monitörler, ventilatörler ve infüzyon pompaları gibi cihazların ürettiği yüksek alarm sıklığı, hemşirelerde zamanla“alarm yorgunluğu”olarak adlandırılan bir durumun ortaya çıkmasına yol açmaktadır. Özellikle yenidoğan ve pediatrik yoğun bakım ünitelerinde bebeklerin fizyolojik parametrelerindeki hızlı dalgalanmalar nedeniyle alarm sayısı çok daha fazla olmakta, bu da hemşirelerin dikkatinin dağılmasına neden olarak hemşirelik bakımının önceliklendirilmesini olumsuz etkilemektedir. Bu araştırmanın birincil amacı, yenidoğan ve pediatrik yoğun bakım ünitelerinde görev yapan hemşirelerin alarm yorgunluğu düzeylerini, karşılanamayan hemşirelik bakımını ve bu durumun nedenlerini belirlemektir. İkincil amacı ise hemşirelerin alarm yorgunluğu düzeyleri ile karşılanamayan hemşirelik bakımı arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma tanımlayıcı, kesitsel ve korelasyonel tipte yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemini dahil edilme kriterlerine uyan toplam 175 yenidoğan ve pediatri yoğun bakım hemşiresi oluşturmaktadır. Veriler“Hemşire Tanıtıcı Bilgi Formu”,“Alarm Yorgunluğu Ölçeği”ve“Karşılanamayan Bakım Anketi-Pediatrik Versiyonu”kullanılarak yüzüyüze toplanmıştır. Veriler IBM SPSS Statistics 26 programına aktarılarak analiz edilmiştir. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Araştırma bulguları, hemşirelerin orta düzeyde alarm yorgunluğu yaşadıklarını ve karşılanamayan bakımın nedenleri arasında özellikle iletişim ve çalışan kaynaklı faktörlerin ön plana çıktığını göstermektedir. Araştırmada alarm yorgunluğu ile karşılanamayan hemşirelik bakımı arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki saptanmış olup, yaş ile karşılanamayan bakım toplam puanı arasında düşük düzeyde, negatif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir (p<0,05). Çalıştığı birimden memnun olmama, hemşire sayısının yetersizliği ve alarm yorgunluğunun karşılanamayan bakım düzeyinin anlamlı yordayıcıları olduğu saptanmıştır. Bu sonuç, bakımın sürekliliği ve kalitesinin yalnızca bireysel performansa değil; örgütsel yapı, insan gücü planlaması ve teknolojik çevreye de bağlı olduğunu ortaya koymaktadır. Bu bulgular doğrultusunda; klinik alarm yönetimine yönelik hizmetiçi eğitim programlarının düzenlenmesi, hastaya özel alarm ayarlarının uygun şekilde optimize edilmesi, hemşire-hasta oranlarının iyileştirilmesi, ekip içi iş birliğinin attırılması ve iletişim becerilerinin güçlendirilmesi önerilmektedir.

Özet (Çeviri)

Intensive care units (ICUs) are critical healthcare settings where advanced technological equipment is extensively utilized, and patient safety and quality of care are continuously monitored. The high frequency of alarms generated by devices such as monitors, ventilators, and infusion pumps in these units leads, over time, to a condition known as“alarm fatigue”among nurses. This issue is particularly pronounced in neonatal and pediatric intensive care units, where rapid fluctuations in infants' physiological parameters result in a substantially higher number of alarms. Consequently, nurses may experience decreased attention, adversely affecting the prioritization of nursing care. The primary aim of this study was to determine the levels of alarm fatigue and missed nursing care, as well as the underlying reasons for missed care, among nurses working in neonatal and pediatric intensive care units. The secondary aim was to examine the relationship between nurses' alarm fatigue levels and missed nursing care. The study was conducted using a descriptive, cross-sectional, and correlational design. The sample consisted of 175 neonatal and pediatric intensive care nurses who met the inclusion criteria. Data were collected through face-to-face interviews using the“Nurse Descriptive Information Form,”the“Alarm Fatigue Scale,”and the“Missed Nursing Care Survey–Pediatric Version.”The data were analyzed using IBM SPSS Statistics 26, and the level of statistical significance was set at p<0.05. The findings indicated that nurses experienced a moderate level of alarm fatigue, and that communication- and staff-related factors were prominent among the reasons for missed nursing care. A positive and statistically significant relationship was found between alarm fatigue and missed nursing care. Additionally, a low-level, negative, and statistically significant relationship was identified between age and total missed nursing care scores (p<0.05). Dissatisfaction with the working unit, insufficient nurse staffing, and alarm fatigue were found to be significant predictors of missed nursing care. These results suggest that the continuity and quality of care depend not only on individual performance but also on organizational structure, workforce planning, and the technological environment. In line with these findings, it is recommended to implement in-service training programs on clinical alarm management, optimize patient-specific alarm settings, improve nurse-to-patient ratios, enhance team collaboration, and strengthen communication skills.

Benzer Tezler

  1. Hemşirelerin alarm yorgunluğu ölçeğinin Türkçe geçerlilik ve güvenirlilik çalışması

    Reliability and validity study of Turkish version of nursing alarm fatigue scale

    CEREN KAHRAMAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıPamukkale Üniversitesi

    Hemşirelik Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HATİCE BAŞKALE

  2. Yenidoğan cilt değerlendirme tutum ölçeğinin geliştirilmesi ve buna yönelik hemşirelere verilen teknoloji destekli eğitimin değerlendirilmesi

    Developing the neonatal skin assessment attitude scale and evaluation of the technology supported training given to nurses

    ADNAN BATUHAN COŞKUN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    HemşirelikHasan Kalyoncu Üniversitesi

    Hemşirelik Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ ZERRİN ÇİĞDEM

  3. COVID- 19 döneminde yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde çalışan hemşirelerin karşılanamayan bakımları ile aile merkezli bakıma yönelik tutumları arasındaki ilişki

    The relationship between misscare and attitudes to family centered care of nurses working in neonatal intensive care units in the COVID-19 period

    EZGİ AVANOĞLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Hemşirelikİstanbul Okan Üniversitesi

    Hemşirelik Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ MÜJDE ÇALIKUŞU İNCEKAR

  4. Yoğun bakım ünitelerinde çalışan hemşirelerin problem çözme becerisinin tıbbi hata eğilimine etkisi

    The effect of problem solving skills of nurses working in intensive care units on medical error tendency

    FATMA TÜRE

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Hemşirelikİstanbul Medipol Üniversitesi

    Hemşirelik Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ ESRA KÖROĞLU ÇAMDEVİREN

  5. Yüksek riskli yenidoğan apnesinin yönetiminde geleneksel ve simülasyon temelli öğretimin hemşirelik öğrencilerinin klinik karar verme, kaygı ve öğrenme düzeylerine etkisi

    The effect of traditional and simulation-based teaching on nursing students clinical decision making, anxiety and learning levels in the management of high-risk neonatal apnea

    OĞUZHAN KARAMAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Eğitim ve Öğretimİstanbul Medipol Üniversitesi

    Hemşirelik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEMA KUĞUOĞLU