5651 sayılı Kanunun 9'uncu maddesinin Anayasa Mahkemesi'nin kararıyla iptali ve kişilik hakkı ihlallerine karşı mevcut başvuru yolları
Annulment of article 9 of Law no. 5651 by the Constitutional Court's decision and existing remedies for violations of personal rights
- Tez No: 1009887
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ MERVE ÜNAL AÇIKGÖZ
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Hukuk, Law
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Bilişim ve Teknoloji Hukuku Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Bilişim ve Teknoloji Hukuku Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Günümüzde internetin toplumsal, ekonomik ve hukuki alanlarda yarattığı dönüşüm, kişi hak ve özgürlüklerinin korunması bakımından yeni sorun alanları doğurmuştur. İnternet ortamında bilgiye erişimin hız ve hacim bakımından öngörülemez bir hale gelmesi, bireylerin kişilik haklarının ihlal edilmesi riskini artırmış; bu durum, hukuk düzeninin geleneksel koruma mekanizmalarının yetersiz kalmasına yol açmıştır. Türk Hukukunda 5651 sayılı“İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun”bu çerçevede hem kişilik haklarının korunması hem de kamu düzeninin sağlanması amacıyla çıkarılmıştır. 5651 Kanun'un 9. maddesi, kişilik hakkı ihlali iddialarında içeriğin kaldırılması veya erişimin engellenmesi yoluyla hızlı bir koruma mekanizması oluşturmayı hedeflemiştir. Ancak bu madde, uygulamada basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğü üzerinde aşırı kısıtlayıcı etkiler doğurması sebebiyle yoğun eleştirilere konu olmuştur. Anayasa Mahkemesi, 11 Ekim 2023 tarihli ve E.2020/76, K.2023/172 sayılı kararıyla, 9. maddeyi Anayasa'ya aykırı bularak iptal etmiştir. Mahkeme, erişimin engellenmesi yoluyla kişilik haklarının korunmasını meşru bir mekanizma olarak kabul etse de söz konusu düzenlemenin ölçülülük ilkesi, adil yargılanma hakkı ve hak arama özgürlüğü ile bağdaşmadığını belirtmiştir. Özellikle Anayasa Mahkemesi Keskin Kalem Yayıncılık isimli pilot kararına atıf yaparak sulh ceza hâkimliklerinin duruşmasız ve tek taraflı biçimde verdiği erişim engeli kararlarının, karşı tarafın savunma hakkını ortadan kaldırdığını, ifade özgürlüğü ve haber alma hakkı üzerinde caydırıcı bir etki yarattığını vurgulamıştır. İptal kararının ardından, kişilik haklarının korunması alanında önemli bir hukuki boşluk doğmuştur. Kişilik hakları ihlal edilen kişilerin mevcut hukuk düzeninde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu kapsamında kişilik haklarına saldırının durdurulması, önlenmesi ve tespit davaları açma imkanları bulunmaktadır. Bunlar haricinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamında ilgililerin maddi ve manevi tazminat davaları ile caiz olmayan vekaletsiz iş görmeye dayalı tazminat davaları açma imkanları da bulunmaktadır. Ayrıca medya organlarının yaptığı paylaşımlara karşı tekzip müessesesi de kullanılabilmektedir. Bu çalışma, dijital çağda kişilik haklarının korunması ile ifade özgürlüğü arasındaki dengeyi, Anayasa Mahkemesi'nin söz konusu iptal kararı ışığında değerlendirmektedir. İnternetin sağladığı sınırsız iletişim imkânları karşısında, bireylerin sahip olduğu temel hak ve özgürlüklerin korunabilmesi için çağdaş, katılımcı ve dengeli bir yasal düzenleme yapılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Özet (Çeviri)
The rapid expansion of the internet across social, economic, and legal domains has created new challenges for the protection of individual rights and freedoms. The unprecedented speed and volume of online information flow have heightened the risk of personal rights violations, rendering traditional legal safeguards increasingly inadequate. Within this context, Turkish Law, No. 5651, titled“Law on the Regulation of Publications on the Internet and Combating Crimes Committed Through Such Publications”was enacted to protect personal rights and ensure public order. Article 9 of the Law sought to provide a swift remedy by allowing the removal of online content or the blocking of access in cases of alleged personal rights infringements. Yet, the provision has been widely criticized for its overly restrictive impact on freedom of press and freedom of expression. The Constitutional Court, in its decision dated 11 October 2023 and numbered E.2020/76, K.2023/172 annulled Article 9 on the grounds that it was unconstitutional. While the Court acknowledged that the protection of personality rights through access blocking constitutes a legitimate aim, it held that the regulation was incompatible with the principles of proportionality, the right to a fair trial, and the right to an effective legal remedy. In particular, referring to its pilot judgment in Keskin Kalem Publishing, the Court emphasized that access-blocking decisions rendered by criminal courts of peace in an ex parte manner and without a hearing effectively eliminate the opposing party's right to defense and exert a chilling effect on freedom of expression and the public's right to receive information. Following the annulment decision, a significant legal vacuum has emerged in the field of protecting personality rights. Within the existing legal framework, individuals whose personality rights have been violated may initiate actions under the Turkish Civil Code No. 4721 for the prevention, cessation, and determination of unlawful interference with personality rights. In addition, pursuant to the Turkish Code of Obligations No. 6098, the injured parties may bring actions for material and moral damages, as well as claims based on the doctrine of negotiorum gestio in cases of unjust enrichment arising from unlawful acts. Furthermore, the right of reply and correction remains available as a legal remedy against publications made by media organizations. This study evaluates the balance between the protection of personality rights and freedom of expression in the digital age in light of the Constitutional Court's annulment decision. It concludes that, in the face of the limitless communication opportunities provided by the internet, the effective protection of individuals' fundamental rights and freedoms requires the adoption of a contemporary, participatory, and balanced legislative framework.
Benzer Tezler
- Rh uyuşmazlığı olan yenidoğan kordon kanında alfa-fetoprotein değerleri ile hemolitik komponent arasındaki ilişki
Başlık çevirisi yok
OYA ÇETİNKAYA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1989
Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- 5651 sayılı Kanun çerçevesinde internet erişiminin engellenmesi ve Erişim Sağlayıcıları Birliği
The blocking internet access within the scope of Law No: 5651 and the Access Provider Union
MELİKŞAH ÇIRAKOĞLU
Yüksek Lisans
Türkçe
2015
Kamu YönetimiYıldırım Beyazıt ÜniversitesiKamu Hukuku Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. BÜLENT KENT
- İşitme kayıplarının adli tıp açısından değerlendirilmesi
Evaluation of hearing loss in terms of forensic medicine
BURAK KAYA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Adli TıpSağlık Bilimleri ÜniversitesiAdli Tıp Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SAİT ÖZSOY
- Damlacık köyünde Tip 2 Diabetes Mellitus Prevalansı'nın belirlenmesi ve diabetes mellituslu hastalara uygulanan diabet eğitimi programının değerlendirilmesi
Prevalance of type 2 diabetes mellitus in Damlacık village and evaluation of a health education program on patients with diabetes
GÜLENGÜL SÜLEYMANOĞLU MERMER
Yüksek Lisans
Türkçe
2001
Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıEge ÜniversitesiHemşirelik Ana Bilim Dalı
PROF.DR. AYLA BAYIK
- Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi Acil Servisinde kan ve kan ürünleri transfüzyonu yapılan hastaların epidemiyolojik incelenmesi
Uludag University Medical Faculty Research Hospital Emergency Service, the epidemiological investigation of blood and blood products transfusion
MEHMET ESEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2011
İlk ve Acil YardımUludağ ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ŞULE AKKÖSE AYDIN