Geri Dön

Tekrarlayan hışıltısı olan bebeklerde fleksibl bronkoskopinin tanısal değeri

Diagnostic value of flexible bronchoscopy in infants with recurrent wheezing

  1. Tez No: 1010287
  2. Yazar: EMİNE NESLİŞAH DOĞUIŞIKER
  3. Danışmanlar: PROF. DR. GÜZİN CİNEL
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Çocukluk döneminde sık karşılaşılan solunumsal şikayetlerden biri hışıltılı solunum olup ilk üç yaşta çocukların yaklaşık üçte birinde en az bir kez hışıltı atağı gözlenmesi beklenir. Bazı hastalarda hışıltı, tedavilere rağmen devam edebilir veya tekrar edebilir. Bu hastaların altta yatan nedenler açısından araştırılması ve ileri tetkiklerin planlanması gerekir. Fleksibl fiberoptik bronkoskopi (FFB); persistan/tekrarlayan hışıltısı olan çocuklarda sıkça başvurulan invaziv bir tanı ve gerektiğinde tedavi aracıdır. Bu çalışmanın amacı tekrarlayan/persistan hışıltılı iki yaş ve altındaki çocuklarda FFB'nin tanı koyma ve tedavi düzenlenmesine katkısını değerlendirmek ve güvenilirliği ortaya koymaktır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmada Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Çocuk Göğüs Hastalıkları Kliniği'nde Eylül 2019–Şubat 2024 arasında tekrarlayan/persistan hışıltı nedeniyle FFB uygulanan 24 ay ve altı olguların dosyaları retrospektif olarak incelendi. Hastaların demografik verileri, bronkoskopi endikasyonları, bronkoskopi öncesi görüntüleme yöntemlerinin sonuçları, bronkoskopik makroskobik bulgular, bronkoalveolar lavaj (BAL) mikrobiyolojik ve sitopatolojik sonuçları, komplikasyonlar ve bronkoskopi sonrası tedavi değişiklikleri incelendi. Bulgular: Çalışmaya alınan tekrarlayan/persistan hışıltı nedeniyle FFB yapılan 60 hastanın %61,7'si erkekti; yaş ortalaması 12,9±6,7 ay, kilo ortalaması 9,2±2,8 kg idi. En sık bronkoskopi endikasyonları yabancı cisim aspirasyonu şüphesi (%26,7), trakeoözofageal fistül (TÖF) şüphesi (%20), hava yollarında malazi şüphesi (%20) olarak saptandı. Hastaların %70'inde bronkoskopi öncesi akciğer grafisinde anormallik vardı; en sık atelektazi (%36) ve bronkovasküler belirginleşme/retiküler görünüm (%21,4) izlendi. Toraks BT hastaların %63,3'ünde istenmiş olup BT çekilenlerin %76,3'ünde anormallik saptandı; en sık buzlu cam (%48,3), atelektazi (%37,9) ve konsolidasyon (%31) görüldü. Bronkoskopide olguların %75'inde anormal makroskobik bulgu saptandı; en sık sekresyon (%40), bronkomalazi (%26,7), trakeomalazi (%17,8) izlendi. BAL bakteri kültürü hastaların %85'inde değerlendirilmiş; kültür çalışılan olguların %17,6'sında pozitiflik saptanmıştır. BAL solunum yolu viral paneli %28,3 olguda çalışılmış ve bunların %64,7'sinde en az bir viral ajan saptanmıştır. BAL CMV PCR %28,3 (n=17) olguda değerlendirilmiş ve %41,2'sinde (n=7) pozitif bulunmuştur. BAL sitopatoloji değerlendirmesi hastaların %81,7'sinde yapılmış; sitopatolojide lökosit/nötrofil varlığı %46,9 ve lipit yüklü makrofaj varlığı %22,4 oranında saptanmıştır. İşleme bağlı komplikasyon hiçbir hastada saptanmamıştır. Hastaların %70'i bronkoskopi öncesinde tedavi almakta iken, bronkoskopi sonrasında tedavi alan olguların %61,9'unda tedavi değişikliği yapılmıştır. Hastaların %26,7'sinde opere özofagus atrezisi+TÖF (%25), konjenital kalp hastalığı (%18,8), Down sendromu (%12,5) gibi eşlik eden hastalıklar bulunmaktadır. Eşlik eden hastalığı olan ve olmayan gruplar karşılaştırıldığında cinsiyet ve yaş açısından anlamlı fark saptanmazken; eşlik eden hastalığı olan grupta ağırlık ortanca değeri daha düşük bulunmuş ve kilo-SDS dağılımı gruplar arasında anlamlı farklılık göstermiştir (p=0,018). Hastaların bronkoskopi makroskopik bulguları ile bronkoalveolar lavaj mikroskopik ve sitopatolojik bulguları sonucu ulaşılan nihai tanı dağılımı eşlik eden hastalığı olan ve olmayan gruplar arasında istatistiksel olarak farklı değildir. (p=0,254) Ancak oranlar incelendiğinde eşlik eden hastalığı olmayan grupta normal sonuç daha fazlayken (%40,9 vs %18,8), vasküler bası (%4,5) ve bronşta yabancı cisim (%6,8) sadece bu grup hastalarda saptanmıştır. Eşlik eden hastalığı olan grupta ise enfeksiyon (%37,5 vs %20,5) ve hava yolu yapısal anomali (%43,8 vs %27,3) oranlarının daha yüksek olduğu görülmüştür. Sonuç: İki yaş ve altı tekrarlayan/persistan hışıltılı olgularda FFB, hava yolunun doğrudan değerlendirilmesini sağlayarak yüksek oranda anormal makroskobik bulguları ortaya koymakta, bronkoalveolar lavaj ile mikrobiyolojik ve sitopatolojik örnekleme imkanı sunmakta ve seçilmiş olgularda tanısal süreci hızlandırmaktadır. Çalışmamızda komplikasyon izlenmemesi ve bronkoskopi sonrası tedavide anlamlı oranda değişiklik yapılabilmesi, FFB'nin uygun endikasyon ve deneyimli ekip ile klinik yönetimi şekillendiren önemli ve güvenilir bir tanı aracı olduğunu desteklemektedir.

Özet (Çeviri)

Objective: Wheezing is one of the most common respiratory complaints in early childhood, and approximately one-third of children experience at least one wheezing episode within the first three years of life. In some patients, wheezing may persist despite treatment or recur repeatedly. These children require evaluation for underlying causes and planning of further diagnostic investigations. Flexible fiberoptic bronchoscopy is an invasive diagnostic tool frequently used in children with persistent or recurrent wheezing and may also provide therapeutic benefits when indicated. The aim of this study was to evaluate the diagnostic contribution of FFB and its impact on treatment modification, as well as to assess its safety, in children aged 24 months and younger with recurrent or persistent wheezing. Materials and Methods: In this retrospective study, medical records of children aged 24 months and younger who underwent FFB due to recurrent or persistent wheezing between September 2019 and February 2024 at the Pediatric Pulmonology Clinic of Ankara Bilkent City Hospital were reviewed. Demographic characteristics, indications for bronchoscopy, results of pre-bronchoscopy imaging studies, bronchoscopic macroscopic findings, bronchoalveolar lavage microbiological and cytopathological results, procedure-related complications, and post-bronchoscopy treatment modifications were analyzed. Results: A total of 60 patients who underwent FFB for recurrent or persistent wheezing were included in the study; 61,7% were male. The mean age was 12,9 ± 6,7 months and the mean body weight was 9,2 ± 2,8 kg. The most common indications for bronchoscopy were suspected foreign body aspiration (26,7%), suspected tracheoesophageal fistula (20%), and suspected airway malacia (20%). Abnormal findings on chest radiography were present in 70% of patients, most commonly atelectasis (36%) and increased bronchovascular markings/reticular pattern (21,4%). Chest computed tomography was performed in 63,3% of patients, and abnormalities were detected in 76.3% of these cases, most frequently ground-glass opacities (48,3%), atelectasis (37,9%), and consolidation (31%). Bronchoscopy revealed abnormal macroscopic findings in 75% of patients, with the most common being airway secretions (40%), bronchomalacia (26,7%), and tracheomalacia (17,8%). BAL bacterial cultures were obtained in 85% of patients, with positive results in 17,6% of cultured samples. BAL respiratory viral panel testing was performed in 28,3% of patients, revealing at least one viral pathogen in 64,7%. BAL CMV PCR was assessed in 28,3% (n = 17) of cases and was positive in 41,2% (n = 7). BAL cytopathological evaluation was available in 81,7% of patients, demonstrating leukocyte/neutrophil predominance in 46,9% and lipid-laden macrophages in 22,4%. No procedure-related complications were observed. While 70% of patients were receiving treatment prior to bronchoscopy, treatment modification was implemented in 61,9% of those receiving therapy following FFB. Comorbid conditions were present in 26,7% of patients, including repaired esophageal atresia with tracheoesophageal fistula (25%), congenital heart disease (18,8%), and Down syndrome (12,5%). No significant differences were found between patients with and without comorbidities in terms of age or sex; however, median body weight and weight SDS were significantly lower in patients with comorbidities (p = 0.018). The distribution of final diagnoses based on bronchoscopic macroscopic findings and BAL microscopic and cytopathological results did not differ significantly between groups (p = 0.254). Nevertheless, normal findings were more frequent in patients without comorbidities (40,9% vs. 18,8%), whereas vascular compression (4,5%) and bronchial foreign bodies (6,8%) were observed exclusively in patients without comorbidities. In contrast, higher rates of infection (37,5% vs. 20,5%) and structural airway anomalies (43,8% vs. 27,3%) were noted among patients with comorbidities. Conclusion: In children aged two years and younger with recurrent or persistent wheezing, FFB enables direct visualization of the airways, reveals a high rate of abnormal macroscopic findings, and provides valuable microbiological and cytopathological information through bronchoalveolar lavage. In selected patients, FFB facilitates a more rapid diagnostic process. The absence of procedure-related complications and the high rate of post-bronchoscopy treatment modifications observed in our study support the role of FFB as a safe, reliable, and clinically impactful diagnostic tool when performed with appropriate indications by experienced teams.

Benzer Tezler

  1. Hışıltılı bebeklerde lipoksin A4 ve anneksin A1 düzeyleri

    The level of lipoxin A4 and annexin A1 in wheezy infants

    HATİCE EKE GÜNGÖR

    Tıpta Yan Dal Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    Allerji ve İmmünolojiErciyes Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FULTA TAHAN

  2. Yenidoğan döneminde ihtiyaç duyulan solunum desteğinin tekrarlayan akciğer hastalıklarına ve alerjik hastalıklara etkisinin araştırılması

    Investigation of allergy and asthma susceptibility of patients receiving respiratory support in neonatal period

    AYTEN YILDIZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıKahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. MEHMET YAŞAR ÖZKARS

  3. Anne sütündeki sitokinlerle (TGF-beta1 ve IL-10) wheezy infant arasındaki ilişki

    The relation between cytokines in mother milk (TGF-Beta1 ve IL-10) and wheezy infant

    NURSEL MURATOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2007

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıÇukurova Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. DERYA UFUK ALTINTAŞ

  4. 1ay- 5 yaş arası alt solunum yolu enfeksiyonu tanısıyla yatan çocuklarda, nazofaringeal örnekte multipleks pcr ile solunum yolu virüslerinin araştırılması

    Research of respiratory tract viruses in nasopharyngeal sample by using multiplex pcr in children, hospitalised for lower respiratory tract infection, between 1month-5years.

    ÖZGE METİN AKCAN

    Tıpta Yan Dal Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bakanlığı

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÖNÜL TANIR

  5. Tekrarlayan hışıltılı süt çocuklarında mycoplasma pneumoniae ve clamidia pneumoniae etkenlerinin sıklığı ve atopi ilişkisi

    Infants with recurrent wheezing prevalence and atopy association of mycoplasma pneumoniae and chlamydia pneumoniae infections

    GÜLÇİN BOZAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıEskişehir Osmangazi Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. KORAY HARMANCI