Trombotik trombositopenik purpurada HLA dışı varyant analizi
Analysis of non-HLA variants in thrombotic thrombocytopenic purpura
- Tez No: 1010319
- Danışmanlar: PROF. DR. SEVGİ KALAYOĞLU BEŞIŞIK
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Hematoloji, Hematology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Analitik Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: İmmün aracılı trombotik trombositopenik purpura (iTTP), ADAMTS13 enzimine karşı gelişen otoantikorlarla karakterize, mikrovasküler tromboz ve organ iskemisine yol açabilen nadir ancak potansiyel olarak ölümcül bir trombotik mikroanjiyopatidir. Hastalığın patogenezinde HLA sınıf II alelleri ile ilişkili genetik yatkınlık iyi tanımlanmış olmakla birlikte, benzer ADAMTS13 eksikliği düzeylerine sahip hastalar arasında gözlenen belirgin klinik heterojenite, HLA dışı genetik faktörlerin de rol oynayabileceğini düşündürmektedir. Bu çalışmada, Türk popülasyonunda iTTP hastalarında seçilmiş HLA dışı tek nükleotit polimorfizmlerinin (SNP) hastalık riski ve klinik parametrelerle ilişkisi araştırılmıştır. Yöntem: Çalışmaya iTTP tanısı almış hastalar ile yaş ve cinsiyet açısından uyumlu sağlıklı kontrol grubu dahil edilmiştir. İmmün regülasyon ve vasküler yanıtla ilişkili biyolojik yolaklar göz önünde bulundurularak rs9490550, rs115265285 ve rs5927472 polimorfizmleri genotiplendirilmiştir. Hasta ve kontrol grupları arasında genotip ve allel frekansları karşılaştırılmış, Hardy–Weinberg denge analizleri yapılmıştır. SNP'lerin hastalık riski üzerindeki etkileri univariate lojistik regresyon analizi ile değerlendirilmiş; ayrıca klinik ve laboratuvar parametreler ile ilişkileri incelenmiştir. Nükssüz sağkalım analizleri Kaplan–Meier yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Bulgular: İncelenen HLA dışı varyantlar arasında rs9490550 polimorfizminin iTTP gelişimi ile istatistiksel olarak anlamlı düzeyde ilişkili olduğu saptanmıştır. Bu varyantın belirli genotiplerinin hastalık yatkınlığını artırabileceği gözlenmiştir. rs115265285 varyantı için hastalık riski ile anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. rs5927472 varyantı için hastalık riski, klinik ve laboratuvar parametreler ile nükssüz sağkalım arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Bununla birlikte kontrol grubunda incelenen tüm SNP'lerin Hardy–Weinberg dengesinden sapma göstermesi, sonuçların dikkatli yorumlanması gerektiğini ortaya koymaktadır. Sonuç: Bu çalışma, iTTP'de özellikle rs9490550 polimorfizmi başta olmak üzere HLA dışı genetik varyantların hastalık yatkınlığı ve klinik özellikler üzerinde etkili olabileceğini göstermektedir. Bununla birlikte, kontrol grubunda gözlenen Hardy–Weinberg dengesinden sapma ve sınırlı örneklem büyüklüğü gibi metodolojik kısıtlılıklar nedeniyle, elde edilen bulguların daha geniş ve bağımsız kohortlarda doğrulanmasına ihtiyaç vardır. Bu bulgular, iTTP'nin genetik mimarisinin yalnızca HLA bölgesi ile sınırlı olmadığını ve HLA dışı varyantların hastalık patogenezinde tamamlayıcı bir rol oynayabileceğini desteklemektedir.
Özet (Çeviri)
Objective: Immune-mediated thrombotic thrombocytopenic purpura (iTTP) is a rare but potentially fatal thrombotic microangiopathy characterized by autoantibodies against ADAMTS13, leading to microvascular thrombosis and organ ischemia. Although genetic susceptibility associated with HLA class II alleles has been well established, the marked clinical heterogeneity observed among patients with similar levels of ADAMTS13 deficiency suggests that non-HLA genetic factors may also contribute to disease pathogenesis. This study aimed to investigate the association of selected non-HLA single nucleotide polymorphisms (SNPs) with disease susceptibility and clinical parameters in patients with iTTP in a Turkish population. Methods: Patients diagnosed with iTTP and age- and sex-matched healthy controls were included. The polymorphisms rs9490550, rs115265285, and rs5927472, selected based on their roles in immune regulation and vascular response pathways, were genotyped. Genotype and allele frequencies were compared between groups, and Hardy–Weinberg equilibrium analyses were performed. The effects of SNPs on disease risk were evaluated using univariate logistic regression analysis. Associations with clinical and laboratory parameters were analyzed, and relapse-free survival was assessed using the Kaplan–Meier method. Results: Among the analyzed variants, rs9490550 was found to be significantly associated with the development of iTTP, with certain genotypes potentially increasing disease susceptibility. No significant association was observed between rs115265285 and disease risk. No statistically significant association was observed between rs5927472 and disease risk, clinical and laboratory parameters, or relapse-free survival. However, the deviation from Hardy–Weinberg equilibrium observed in all SNPs within the control group warrants cautious interpretation of the results. Conclusion: This study demonstrates that non-HLA genetic variants, particularly the rs9490550 polymorphism, may be associated with disease susceptibility and clinical characteristics in iTTP. However, due to methodological limitations such as deviation from Hardy–Weinberg equilibrium in the control group and the relatively small sample size, these findings should be interpreted with caution and require validation in larger, independent cohorts. These results support the concept that the genetic architecture of iTTP is not limited to the HLA region and that non-HLA variants may play a complementary role in disease pathogenesis.
Benzer Tezler
- Naproksenin postoperatif dentoolveoler ağrıya olan analjezik etkisinin klinik olarak araştırılması
Başlık çevirisi yok
FATMA BULAT
- Tavşanlarda, tavşan beyin tromboplastini enjeksiyonu ile yaygın damar içi pıhtılaşmasının deneysel olarak gösterilmesi
Başlık çevirisi yok
NACİYE İŞBİL
- Büyüme faktörü olan çeşitli endojen maddelerin PGE2 ve TXB2 sentezi üzerine etkileri
Başlık çevirisi yok
MELİHAT FİDAN