ROZASE HASTALARINDA BOTULİNUM TOKSİN UYGULAMASININ ERİTEM İNDEKSİ VE DEMODEKS AKAR YOĞUNLUĞU DÜZEYİNE ETKİSİNİN ARAŞTIRILMASI
ROZASE HASTALARINDA BOTULİNUM TOKSİN UYGULAMASININ ERİTEM İNDEKSİ VE DEMODEKS AKAR YOĞUNLUĞU DÜZEYİNE ETKİSİNİN ARAŞTIRILMASI
- Tez No: 1011044
- Danışmanlar: DOÇ. DR. NEŞE GÖÇER GÜROK, PROF. DR. SAVAŞ ÖZTÜRK
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Dermatoloji, Dermatology
- Anahtar Kelimeler: Botulinum, Demodeks, Rozase, Botulinum, Demodex, Rosacea
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Hamidiye Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Genel Dahiliye Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
OZASE HASTALARINDA BOTULİNUM TOKSİN UYGULAMASININ ERİTEM İNDEKSİ VE DEMODEKS AKAR YOĞUNLUĞU DÜZEYİNE ETKİSİNİN ARAŞTIRILMASI ÖZET Amaç: Bu klinik araştırmanın amacı; yüzün iki yarımında uygulanan onabotulinumtoksinA (BoNT-A) ile plasebonun, eritem şiddetini değerlendirmek amacıyla kullanılan Klinik Eritem Değerlendirmesi (KED) skoru, rozase için Standard Derecelendirme Sistemi (NRSGS) bileşen skorları (birincil ve ikincil özellikler) ile toplam skor üzerindeki terapötik etkilerini karşılaştırmalı olarak değerlendirmektir. Buna ek olarak, intradermal BoNT-A uygulamasının Demodex folliculorum yoğunluğu üzerinde plaseboya kıyasla anlamlı bir değişiklik oluşturup oluşturmadığı araştırılmıştır. Bu çalışma, BoNT-A'nın rozase tedavisindeki klinik etkinliğini ve paraziter faktörler üzerindeki olası etkisini kontrollü bir metodolojik çerçevede ortaya koymayı hedeflemektedir. Gereç ve Yöntem: Ocak 2025 – Eylül 2025 tarihleri arasında Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Polikliniği'ne başvuran 30 rozase hastası üzerinde prospektif, çift kör, plasebo kontrollü ve split-face tasarımlı bir klinik çalışma olarak planlandı. OnabotulinumtoksinA (Botox®, Allergan) içeren flakonlar 10 mililitre (mL) izotonik serum fizyolojik ile seyreltilerek 0,1 mL'de 1 Ünite (Ü) olmak üzere hazırlandı. Her hastada rastgele belirlenen yüz yarımına intradermal olarak toplam 12 Ü BoNT-A, karşı yüz yarımına eş hacimde plasebo (serum fizyolojik) 24 noktadan uygulandı. Hastaların demografik verileri, rozase alt tipleri ve NRSGS kapsamında 11 klinik parametrenin her biri 0–3 puan arası skorlarla kaydedildi. KED de aynı şekilde her hasta ve her yüz yarımı için 0–4 arası puan ile kaydedilerek eritem şiddetleri değerlendirildi. Standart yüzeyel deri biyopsisi yöntemi kullanılarak her iki yüz yarımının demodeks yoğunluğu belirlendi. Tüm ölçümler işlem öncesinde ve 2., 6. ve 12. haftalarda tekrarlandı. Elde edilen veriler istatistiksel olarak analiz edildi. Bulgular: Çalışmaya katılan hastalarda hem BoNT-A hem de plasebo uygulanan yüz yarımlarında zamanla klinik iyileşme izlendi. Eritem, flushing, yanma ve kuruluk gibi semptomlar başlangıca göre belirgin şekilde hafifledi; ancak bu iyileşme her iki tedavi kolunda da benzer seyretti ve BoNT-A uygulamasının plaseboya göre ek bir üstünlük sağladığı tespit edilmedi (p > 0,05). Papül-püstül ve ödem bulguları yalnızca çok az sayıda hastada görüldüğü için bu parametrelerde belirgin bir değişiklik gözlenmedi. Tüm klinik parametrelerin toplu değerlendirildiği rozase şiddet skorları da haftalar içinde azalma gösterdi, ancak tedavi ve plasebo arasındaki fark istatistiksel olarak belirgin değildi. Demodeks yoğunluğunda da tedavi sonrası hafif dalgalanmalar olsa da zaman içinde anlamlı bir düşüş görülmedi ve BoNT-A uygulaması plaseboya göre avantaj sağlamadı. Genel olarak çalışma, izlem sürecinde hastaların çoğunda klinik düzelme olmasına rağmen, bu iyileşmenin BoNT-A'ya özgü değil, her iki uygulama kolunda paralel şekilde ortaya çıktığını göstermektedir. Sonuç: Bu çalışma, bizim uyguladığımız doz ve protokolde BoNT-A uygulamasının rozasede eritem, flushing ve diğer klinik parametrelerde plaseboya kıyasla ek bir terapötik üstünlük sağlamadığını göstermiştir. İzlem boyunca her iki uygulama bölgesinde de belirgin iyileşme görülmesine rağmen, bu düzelme BoNT-A'ya özgü olmayıp plasebo tarafında da benzer şekilde ortaya çıkmıştır. Ayrıca BoNT-A'nın demodeks yoğunluğu üzerinde anlamlı bir etkisi saptanmamıştır. Bu sonuçlar, rozase tedavisinde BoNT-A'nın rutin kullanımını desteklemek için daha geniş örneklemli, uzun süreli ve farklı hasta alt gruplarını içeren ek çalışmalara ihtiyaç olduğunu göstermektedir.
Özet (Çeviri)
INVESTIGATION OF THE EFFECT OF BOTULINUM TOXIN APPLICATION ON ERYTHEMA INDEX AND DEMODEX MITE DENSITY IN PATIENTS WITH ROSACEA ABSTRACT Aim: The aim of this prospective, double-blind, placebo-controlled, split-face clinical study is to comparatively evaluate the therapeutic effects of onabotulinumtoxinA (BoNT-A) and placebo, injected into the two halves of the face, on Clinical Erythema Assessment (CEA) scores used to assess erythema severity, on Standard Grading System (NRSGS) component scores (primary and secondary features), and on total rosacea scores. In addition, it was investigated whether intradermal BoNT-A injection caused a significant change in Demodex folliculorum density compared with placebo. This study was designed to demonstrate the clinical efficacy of BoNT-A in the treatment of rosacea and its potential impact on parasitic factors within a controlled methodological framework. Materials and Methods: Between January 2025 and September 2025, a prospective, double-blind, placebo-controlled, split-face clinical study was conducted on 30 patients who presented to the Dermatology and Venereology Outpatient Clinic of Elazığ Fethi Sekin City Hospital. The study was carried out in accordance with the principles of the Declaration of Helsinki, and written informed consent was obtained from all participants. Vials containing onabotulinumtoxinA (Botox®, Allergan) were diluted with 10 mL of isotonic saline to obtain a final concentration of 1 U per 0,1 mL. In each patient, the randomly assigned half of the face received a total of 12 U of intradermal BoNT-A administered at 24 injection points, while the opposite side received an equal volume of placebo (isotonic saline). Demographic data, rosacea subtypes, and 11 clinical parameters defined in the National Rosacea Society Grading System (NRSGS) were recorded using a 0–3 scoring scale. Clinical Erythema Assessment (CEA) scores were also recorded for each patient and for each facial half on a 0–4 scale to evaluate erythema severity. Demodex density was determined on both facial halves using the standard superficial skin biopsy technique. All measurements were performed at baseline and repeated during the 2nd, 6th, and 12th weeks of follow-up. Results: In the study population, both the BoNT-A–treated and placebo-treated facial halves demonstrated clinical improvement over time. Symptoms such as erythema, flushing, burning, and dryness showed noticeable reduction compared with baseline; however, this improvement progressed similarly in both treatment arms, and no additional benefit of BoNT-A over placebo was detected. Papules, pustules, and edema were observed in only a small number of patients, and therefore no meaningful change was noted in these parameters. Total rosacea severity scores, which reflect the overall clinical assessment, also decreased over the follow-up period, yet the difference between BoNT-A and placebo remained statistically insignificant. Although minor fluctuations in Demodex density were recorded after treatment, no meaningful reduction was observed over time, and BoNT-A did not provide an advantage over placebo. Overall, despite the clinical improvement seen in most patients during follow-up, the findings indicate that this improvement was not specific to BoNT-A but occurred in a parallel manner across both treatment sides. Conclusion: This study demonstrated that BoNT-A did not provide a therapeutic advantage over placebo in the management of erythema, flushing, or other clinical parameters of rosacea. Although both treatment sides showed noticeable improvement throughout follow-up, this improvement was not specific to BoNT-A and appeared to occur similarly over time. In addition, BoNT-A showed no significant effect on Demodex density. These findings indicate that larger, long-term studies involving broader patient subgroups are required before BoNT-A can be recommended for routine use in the treatment of rosacea.
Benzer Tezler
- Eritematotelenjiektatik tip rozase hastalarında botulinum toksin a uygulamasının klinik ve biyofiziksel parametrelere etkisinin araştırılması
Effects of botulinum toxin type a treatment on clinical and biophysical parameters in patients with erythematotelangıectatic rosacea
BUĞRA BURÇ DAĞTAŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
DermatolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiDeri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AYŞE ESRA KOKU AKSU
- Rozase hastalarında kardiyovasküler hastalık risk faktörlerinin araştırılması
Investigation of cardiovascular risk factors in rosaceapatients
TUBA BETÜL KARADENİZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
DermatolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiDeri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HATİCE MERAL EKŞİOĞLU
- Rozase hastalarında demodeks enfestasyonu ile obezite arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
Evaluation of the relationship between demodex infestation and obesity in rosacea patients
ESRA KIRATLI NALBANT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
DermatolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiDeri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HATİCE MERAL EKŞİOĞLU
- Rozase hastalarında deri elastisitesi, kalınlığı ve doku perfüzyonunun elastografi ve diğer ultrason temelli radyolojik yöntemlerle değerlendirilmesi
Evaluation of skin elasticity, thickness and tissue perfusion in rosacea patients with elastography and other ultrasound-based radiological methods
MURAT DURAK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
DermatolojiKırıkkale ÜniversitesiDeri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ ÖZGÜR GÜNDÜZ
- Rozase hastalarında kapilleroskopi ve arteriyel stiffness bulgularının karşılaştırılması
Comparison of capillaroscopy and arterial stiffness findings in rosacea patients
KUTAY ERTÜRK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
DermatolojiOndokuz Mayıs ÜniversitesiDeri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ESRA PANCAR YÜKSEL