Supraventriküler taşikardi ile hastaneye başvurup, troponin yüksekliği saptanan hastaların, klinik, elektrokardiyografik, ekokardiyografik ve invaziv koroner anjiografik özelliklerinin değerlendirilmesi
Assessment of clinical, electrocardiographic, echocardiographic, and invasive coronary angiographic characteristics in patients presenting to the emergency department with supraventricular tachycardia and elevated troponin levels
- Tez No: 1011065
- Danışmanlar: DOÇ. DR. SELÇUK YAZICI
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kardiyoloji, Cardiology
- Anahtar Kelimeler: Supraventriküler taşikardi, troponin, koroner arter hastalığı, koroner anjiyografi, ASCVD risk skoru, akut koroner sendrom, Supraventricular tachycardia, troponin, coronary artery disease, coronary angiography, ASCVD risk score, acute coronary syndrome
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Dr. Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Supraventriküler taşikardi (SVT) ile başvuran hastalarda kardiyak troponin yüksekliği sık görülebilmekte ve bu durum klinik pratikte altta yatan koroner arter hastalığı açısından tanısal güçlük oluşturabilmektedir. Bu çalışmada, SVT ile başvurup troponin yüksekliği saptanan hastalarda anlamlı koroner arter darlığı veya total oklüzyon sıklığının belirlenmesi ve bu durumu öngörebilecek klinik, elektrokardiyografik, ekokardiyografik ve laboratuvar parametrelerin değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma retrospektif, tek merkezli ve gözlemsel olarak tasarlandı. Ocak 2015 – Nisan 2026 tarihleri arasında SVT ile başvuran, troponin yüksekliği nedeniyle akut koroner sendrom ön tanısıyla hastaneye yatırılan 18 yaş üzeri hastalar değerlendirildi. Hastaların klinik, elektrokardiyografik, ekokardiyografik, laboratuvar ve invaziv koroner anjiyografi verileri retrospektif olarak incelendi. Bulgular: Çalışmaya toplam 372 hasta dahil edildi. Bu hastaların 308'ine (%82,8), yapılan klinik ve iskemik değerlendirmeler sonucunda invaziv koroner anjiyografi uygulandı. Toplam çalışma kohortu baz alındığında, 86 hastada (%23,1) anlamlı koroner arter darlığı veya total oklüzyon saptandı ve 61 hastada (%16,4) koroner revaskülarizasyon ihtiyacı olduğu saptandı. Yalnızca invaziv koroner anjiyografi uygulanan hastalar esas alındığında bu oranlar sırasıyla %27,9 ve %19,8 idi. Anlamlı koroner arter darlığı veya total oklüzyon saptanan grupta yaş ortalaması daha yüksek bulunmuş; erkek cinsiyet oranı daha yüksek saptanmış, hipertansiyon, diabetes mellitus ve koroner arter hastalığı öyküsü daha sık izlenmiştir. Ayrıca bu grupta SVT sonlandırıldıktan sonra çekilen kontrol elektrokardiyografide iskemik değişiklik daha sık izlenmiş, sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu daha düşük bulunmuş ve sol ventrikül segmental duvar hareket kusuru varlığı daha sık saptanmıştır. Laboratuvar değerlendirmede, anlamlı koroner arter darlığı veya total oklüzyon saptanan grupta GFR ve HDL kolesterol düzeyleri daha düşük; serum kreatinin, kan şekeri ve HbA1c düzeyleri ise daha yüksek bulunmuştur. ASCVD risk skoru, anlamlı xi koroner arter darlığı veya total oklüzyon saptanan grupta daha yüksek bulunmuş ve bu durumu öngörmede orta düzeyde ayırt edici performans göstermiştir (AUC: 0,726; %95 GA: 0,667–0,786; p<0,001). ASCVD risk skoru <%5 olan hastalarda anlamlı koroner arter darlığı veya total oklüzyonu dışlamada negatif prediktif değer %97,2 olarak hesaplanmıştır. Bu gruptaki hastalarda koroner revaskülarizasyon gereksinimi olmamıştır. Troponin parametreleri içinde en yüksek ayırt edici performans 2–12. saat troponin katlanma oranında izlenmiştir (AUC: 0,637; p<0,001; eşik değer: ≥1,05). Çok değişkenli analizde ASCVD risk skoru, iskemik ST depresyonu, LV-SDHK ve 2–12. saat troponin katlanma oranı anlamlı koroner arter darlığı veya total oklüzyon ile bağımsız ilişkili bulundu. Bununla birlikte troponin parametrelerinin tek başına ayırt edici performansı sınırlı düzeyde kaldığı görüldü. En yüksek ayırt edici performans, geçirilmiş koroner revaskülarizasyon öyküsü ile çalışmada anlamlı bulunan klinik, elektrokardiyografik ve ekokardiyografik değişkenler ile troponin dinamiğinin birlikte değerlendirildiği kombinasyonda elde edilmiştir (AUC: 0,842; %95 GA: 0,789–0,896; p<0,001). Sonuç: SVT ile başvurup troponin yüksekliği saptanan hastalarda, troponin yüksekliği her zaman anlamlı koroner arter darlığı veya total oklüzyon göstergesi değildir. Bununla birlikte azımsanmayacak bir hasta grubunda anlamlı koroner arter darlığı veya total oklüzyon saptanabilmektedir. Bu nedenle invaziv koroner değerlendirme kararı yalnızca troponin düzeyine dayandırılmamalıdır. Aterosklerotik risk faktörleri, ASCVD risk skoru, geçirilmiş koroner revaskülarizasyon öyküsü, SVT sonlandırıldıktan sonra çekilen kontrol elektrokardiyografi bulguları, ekokardiyografik değerlendirme ve seri troponin dinamiği birlikte ele alınmalıdır. Çalışmamızın bulguları, troponin pozitif SVT hastalarında anlamlı koroner arter darlığı veya total oklüzyon olasılığının değerlendirilmesinde tek bir biyobelirteç yerine çok parametreli bir yaklaşımın daha yol gösterici olabileceğini desteklemektedir.
Özet (Çeviri)
Objective: Cardiac troponin elevation may frequently be observed in patients presenting with supraventricular tachycardia (SVT), creating a diagnostic challenge in clinical practice regarding the presence of underlying coronary artery disease. This study aimed to determine the frequency of significant coronary artery stenosis or total occlusion in patients presenting with SVT and elevated troponin levels, and to evaluate the clinical, electrocardiographic, echocardiographic and laboratory parameters that may predict this condition. Materials and Methods: This study was designed as a retrospective, single-center, observational study. Patients older than 18 years who presented with SVT between January 2015 and April 2026 and were hospitalized with a preliminary diagnosis of acute coronary syndrome due to elevated troponin levels were evaluated. Clinical, electrocardiographic, echocardiographic, laboratory and invasive coronary angiography data were retrospectively reviewed. Results: A total of 372 patients were included in the study. Invasive coronary angiography was performed in 308 patients (82.8%) after clinical and ischemic evaluation. In the overall study cohort, significant coronary artery stenosis or total occlusion was detected in 86 patients (23.1%), and the need for coronary revascularization was identified in 61 patients (16.4%). When only patients who underwent invasive coronary angiography were considered, these rates were 27.9% and 19.8%, respectively. Patients with significant coronary artery stenosis or total occlusion were older; the rate of male sex was higher, and hypertension, diabetes mellitus and a history of coronary artery disease were more frequent in this group. In addition, ischemic changes on the control electrocardiogram after termination of SVT were more frequently observed, left ventricular ejection fraction was lower, and left ventricular segmental wall motion abnormality was more common in this group. In laboratory assessment, patients with significant coronary artery stenosis or total occlusion had lower GFR and HDL cholesterol levels, whereas serum creatinine, blood glucose and HbA1c levels were higher. The ASCVD risk score was higher in patients xiii with significant coronary artery stenosis or total occlusion and showed a moderate discriminative performance in predicting this condition (AUC: 0.726; 95% CI: 0.667–0.786; p<0.001). In patients with an ASCVD risk score of <5%, the negative predictive value for excluding significant coronary artery stenosis or total occlusion was 97.2%. No coronary revascularization was required in this group. Among troponin parameters, the highest discriminative performance was observed for the 2–12-hour troponin fold ratio (AUC: 0.637; p<0.001; cut-off value: ≥1.05). In multivariate analysis, ASCVD risk score, ischemic ST depression, left ventricular segmental wall motion abnormality and the 2–12-hour troponin fold ratio were independently associated with significant coronary artery stenosis or total occlusion. However, the discriminative performance of troponin parameters alone remained limited. The highest discriminative performance was achieved by the combination of previous coronary revascularization history, clinical, electrocardiographic and echocardiographic variables found to be significant in the study, and troponin dynamics (AUC: 0.842; 95% CI: 0.789–0.896; p<0.001). Conclusion: In patients presenting with SVT and elevated troponin levels, troponin elevation does not always indicate significant coronary artery stenosis or total occlusion. However, significant coronary artery stenosis or total occlusion may be detected in a non-negligible proportion of patients. Therefore, the decision for invasive coronary evaluation should not be based solely on troponin levels. Atherosclerotic risk factors, ASCVD risk score, previous coronary revascularization history, control electrocardiographic findings after termination of SVT, echocardiographic evaluation and serial troponin dynamics should be considered together. Our findings support that a multiparametric approach may be more informative than a single biomarker in evaluating the probability of significant coronary artery stenosis or total occlusion in troponin-positive SVT patients.
Benzer Tezler
- 2009-2017 yılları arasında İnönü Üniversitesi çocuk sağlığı ve hastalıkları kliniğinde takip edilen 0-18 yaş arası miyokardit tanılı hastaların retrospektif olarak değerlendirilmesi
Evaluation of retrospective diagnosis of diagnosed myoocarditis between 0-18 years older involvement in children's health and diseases during 2009-2017 years
FATMA KILINÇ
Tıpta Uzmanlık
İngilizce
2018
Sağlık Eğitimiİnönü ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. CEMŞİT KARAKURT
- Acil serviste paroksismal supraventiküler taşikardisi tespit edilen hastalarda ölçülen serum hs-troponın ı değerlerinin 30 günlük ve 90 günlük mortalite ile korelasyonu
Correlation of serum hs-troponin i values measured in emergency patients with paroxysmal supraventricular tachycardia with 30-day and 90-day mortality
ŞEBNEM ZEYNEP EKE KURT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
İlk ve Acil YardımSağlık Bilimleri ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
DOÇ. TUBA CİMİLLİ ÖZTÜRK
- Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Servis'ine başvuran ilaç ile zehirlenme olgularının retrospektif değerlendirilmesi
Retrospective evaluation of the drug poisioning cases admitted to the Emergency Department of Medical School of Ege University
ESEN DOĞAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2013
İlk ve Acil YardımEge ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MURAT ERSEL
- Acil servise supraventriküler taşikardi ile başvuran hastalarda, hasta kilosunun adenozin yanıtına etkisinin değerlendirilmesi
Evaluation of the effect of the patient's weight on the adenosine response in patients presenting to the emergency department with supraventricular tachycardia
UĞUR TAVŞANOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Acil Tıpİzmir Katip Çelebi ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. UMUT PAYZA
DOÇ. DR. HÜSEYİN ACAR