Geri Dön

Metakarp kırıklarındal K teli uygulamaları sonuçlarınınretrospektif olarak değerlendirilmesi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 1011216
  2. Yazar: SUAT ACAR
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MURAT ÜZEL
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Ortopedi ve Travmatoloji, Orthopedics and Traumatology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Kocaeli Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı, metakarp kırıklarının cerrahi tedavisinde kullanılan üç farklı minimal invaziv yöntemin—anterograd intramedüller K-teli, retrograd intramedüller K-teli ve bazis kırıklarında uygulanan perkütan K-teli tespitinin—klinik, işlevsel ve radyolojik sonuçlarını karşılaştırmaktır. İşlevsel sonuçlar Michigan El Sonuç Anketi (MHQ) ile, objektif kuvvet performansı ise Jamar el dinamometresi ile değerlendirilmiş; ayrıca kaynama süresi, komplikasyon oranları ve cerrahi tekniklerin hasta memnuniyetine etkileri incelenmiştir. Çalışma, özellikle literatürde sınırlı sayıda bulunan anterograd ve retrograd tekniklerin karşılaştırmalı sonuçlarına katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Yöntem: Ocak 2022 – Haziran 2025 tarihleri arasında kliniğimizde cerrahi olarak tedavi edilen 50 erişkin metakarp kırığı olgusu retrospektif olarak incelendi. Hastalar uygulanan cerrahi yaklaşıma göre üç gruba ayrıldı: anterograd intramedüller K-teli (n=23), retrograd intramedüller K-teli (n=21) ve bazis kırıklarında perkütan K-teli tespiti (n=6). Dahil edilen tüm hastaların en az 6 ay takip bilgisi mevcuttu. İşlevsel değerlendirme Michigan El Sonuç Anketi'nin Türkçe versiyonu ile, kavrama gücü değerlendirmesi ise standart Jamar dinamometresi ile yapıldı. Radyolojik kaynama, en az üç kortekste kallus oluşumu veya 6. 76 hafta grafisinde primer kaynama kriterlerine göre değerlendirildi. Gruplar arasındaki farklılıklar uygun non-parametrik testlerle analiz edildi; istatistiksel anlamlılık p<0.05 olarak kabul edildi. Bulgular: Çalışma popülasyonu çoğunlukla genç erişkin erkeklerden oluşmaktaydı (ortalama yaş: 32 yıl; %94 erkek). Kırıkların %44'ü beşinci metakarpta, %44'ü diyafiz, %38'i boyun ve %16'sı bazis düzeyindeydi. En sık yaralanma mekanizması yüzeye yumruk atma idi (%38). Tüm gruplarda yüksek kaynama oranları elde edildi ve kaynamama görülmedi. MHQ alt ölçeklerinde sağ el işlevini, ağrı ve sağ taraf memnuniyet skorlarında anlamlı fark bulunmadı. Ancak sol el memnuniyeti (p=0.032), sol el estetik memnuniyeti (p=0.041), sol taraf günlük yaşam aktiviteleri (p=0.038) ve iki el gerektiren aktivitelerde (p=0.029) anterograd grubun retrograd ve perkütan gruplara göre daha yüksek skorlar aldığı görüldü. Jamar dinamometre ölçümleri cerrahi teknikler arasında belirgin fark gösterdi (tüm p<0.05). Anterograd grup tüm kavrama kuvveti parametrelerinde en yüksek değerlere ulaşırken, retrograd grup orta düzeyde, perkütan/bazis grubu ise en düşük değerlere sahipti. Komplikasyon oranları genel olarak düşüktü: yanlış kaynama %8 oranında saptandı ve işlevsel kayıp oluşturmadı; ekstansiyon/fleksiyon kayıpları hafif düzeydeydi. Sigara içen ve içmeyen hastalar arasında komplikasyon açısından anlamlı bir fark izlenmedi. Sonuç:Bu çalışma, metakarp kırıklarında minimal invaziv cerrahi yaklaşımların yüksek kaynama oranları ve düşük komplikasyon profiliyle güvenilir seçenekler olduğunu ortaya koymaktadır. Özellikle anterograd intramedüller K-teli uygulaması, hem MHQ alt ölçeklerinde hem de kavrama gücü ölçümlerinde diğer tekniklere göre üstün performans göstermiş; bu da anterograd yaklaşımın biyomekanik açıdan daha avantajlı olabileceğini düşündürmektedir. Retrograd yöntem belirli kırık tiplerinde halen etkili bir seçenek olup, bazis kırıklarında perkütan K-teli ile stabil tespit sağlanabilmektedir. İşlevsel sonuçların genel olarak iyi olması, minimal invaziv cerrahi, uygun kırık dizilimi ve erken rehabilitasyonun önemini vurgulamaktadır. Ayrıca, ortalama 30 TL'lik düşük implant maliyetiyle K-teli yöntemi, plak+vida veya eksternal fiksatör gibi yöntemlere kıyasla sağlık ekonomisi açısından da önemli bir avantaj sunmaktadır. Bununla birlikte, bazı alt gruplarda düşük örneklem sayısı ve retrospektif tasarım çalışmanın sınırlılıkları arasındadır. Gelecekte yapılacak daha geniş ve prospektif çalışmalar, cerrahi teknikler arasındaki farkların biyomekanik temellerini ve uzun dönem işlevsel etkilerini daha net ortaya koyacaktır.

Özet (Çeviri)

Objective: The aim of this study was to compare the clinical, functional, and radiological outcomes of three different minimally invasive surgical techniques used in the treatment of metacarpal fractures: antegrade intramedullary K-wire fixation, retrograde intramedullary K-wire fixation, and percutaneous K-wire fixation for basal fractures. Functional outcomes were assessed using the Michigan Hand Outcomes Questionnaire (MHQ), whereas objective grip strength was measured with a Jamar hand dynamometer. In addition, union time, complication rates, and patient satisfaction were evaluated. The study also sought to contribute to the limited body of literature comparing antegrade and retrograde techniques. Methods: Fifty adult patients who underwent surgical treatment for metacarpal fractures between January 2022 and June 2025 were retrospectively reviewed. Patients were divided into three groups based on the surgical technique used: antegrade intramedullary K-wire fixation (n=23), retrograde intramedullary K-wire fixation (n=21), and percutaneous K-wire fixation for basal fractures (n=6). All patients had a minimum 78 follow-up duration of 6 months. Functional evaluation was performed using the validated Turkish version of the MHQ, and grip strength was measured using a standard Jamar dynamometer. Radiological union was defined as callus formation in at least three cortices or evidence of primary bone healing at the 6th-week radiograph. Group comparisons were made using appropriate non-parametric statistical tests, and significance was set at p<0.05. Results: The study cohort consisted predominantly of young adult males (mean age: 32 years; 94% male). Fractures most commonly involved the fifth metacarpal (44%), followed by diaphyseal (44%) and neck fractures (38%); basal fractures accounted for 16%. The most frequent mechanism of injury was direct punching (38%). High union rates were achieved in all groups, and no nonunion was observed. No significant differences were found between groups in MHQ subscores evaluating right-hand function, pain, or righthand satisfaction. However, the antegrade group demonstrated significantly higher scores in left-hand satisfaction (p=0.032), left-hand aesthetics (p=0.041), left-hand activities of daily living (p=0.038), and bimanual activities (p=0.029) compared to the retrograde and percutaneous groups. Jamar dynamometer measurements revealed significant differences between surgical techniques (all p<0.05). The antegrade group achieved the highest grip strength values across all parameters, followed by the retrograde group, while the percutaneous/basal fracture group exhibited the lowest values. Overall complication rates were low: malunion occurred in 8% of patients and did not cause functional impairment; mild extension/flexion deficits were noted in a small subset. No significant association was found between smoking status and complications. Conclusion:This study demonstrates that minimally invasive surgical approaches are reliable options in the treatment of metacarpal fractures, offering high union rates and a low complication profile. In particular, antegrade intramedullary K-wire fixation showed superior performance compared to other techniques in both MHQ subscores and grip strength measurements, suggesting a potential biomechanical advantage of the antegrade approach. The retrograde method remains an effective alternative for selected fracture types, while percutaneous K-wire fixation provides stable outcomes in basal fractures. The overall favorable functional outcomes emphasize the importance of minimally invasive surgery, proper fracture alignment, and early rehabilitation. Additionally, with an average implant cost of approximately 30 TL, the K-wire technique offers a significant economic advantage over methods such as plate with screws or external fixators. Nevertheless, the limited sample size in some subgroups and the retrospective study design constitute notable limitations. Future large-scale prospective studies are needed to better elucidate the biomechanical differences between surgical techniques and their long-term functional outcomes.

Benzer Tezler

  1. Beşinci metakarp boyun kırıklarında ulnar oluklu atel ve cerrahi tespit yöntemlerinin klinik sonuçlarının karşılaştırılması

    Comparison of clinical results of ulnar groove splint and surgical fixation methods in fifth metacarpal neck fractures

    YUSUFHAN ASLAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Ortopedi ve TravmatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. UĞUR TİFTİKÇİ

    DR. ZAFER GÜNEŞ

  2. 5. metakarp boyun kırıklarında (boksör kırıkları) dinamik metakarp stabilizasyon ateli uygulamasıyla kısa kol alçı atel uygulamasının erken dönem radyolojik ve klinik sonuçlarının kıyaslanması

    Comparison of early radiological and functional results of short ARM plaster splint and dynami̇c metacarp stabilization splint applications in 5. metacarp neck fractures (boxer fractures)

    BERHAN YILDIRIMKAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Ortopedi ve TravmatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BEKİR YAVUZ UÇAR

  3. 5. metakarp bazis eklem içi kırıklarında konservatif tedavi yeterli midir?

    Is conservative treatment sufficient for fifth metacarpal base intra-articular fractures?

    ARDA SELAMOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Ortopedi ve TravmatolojiSağlık Bakanlığı

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. YENEL GÜRKAN BİLGETEKİN

  4. Falanks ve metakarpal kemik kırıklarında eksternal fiksatör uygulamaları sonuçlarının retrospektif olarak değerlendirilmesi

    Phalanx and metacarpal bone fractures external fixator applications retrospective evaluation of results

    GÖZDE KAT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Ortopedi ve TravmatolojiUludağ Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HÜSEYİN TUFAN KALELİ