Geri Dön

Rosmarinik asit ve resveratrol yüklü niozom formülasyonları hazırlanarak melanom üzerine etkilerinin ın vıtro olarak incelenmesi

In vitro investigation of the effects of rosmarinic acid- and resveratrol-loaded niosomal formulations on melanoma

  1. Tez No: 1011240
  2. Yazar: BÜŞRA GÜR ATLI
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ UĞUR KARAGÖZ
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Eczacılık ve Farmakoloji, Pharmacy and Pharmacology
  6. Anahtar Kelimeler: Niozom, resveratrol, rosmarinik asit, melanom, Niosome, resveratrol, rosmarinic acid, melanoma
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Trakya Üniversitesi
  10. Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Farmasötik Nanoteknoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Melanom, yüksek yayılım potansiyeli ve ölümcüllüğü ile dikkat çeken bir cilt kanseri türüdür. Hidrofobik yapıda olan resveratrol ve rosmarinik asit; antioksidan, antiinflamatuvar ve potansiyel antikanser özellikleriyle dikkat çekmekle birlikte düşük çözünürlük ve biyoyararlanım nedeniyle terapötik etkinlikleri sınırlanmaktadır. Bu çalışmada, her iki etkin maddenin niozom ile enkapsüle edilmesiyle stabilitelerinin artırılması, salım profillerinin incelenmesi ve melanom hücreleri üzerindeki in vitro antikanser etkilerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Span 60 ve skualenden oluşan niozom formülasyonları hazırlanmış ve bu formülasyonların fizikokimyasal özellikleri, salım davranışları ve hücresel etkileri değerlendirilmiştir. Niozomlar ince film hidrasyon yöntemi ile hazırlanmış; partikül boyutu, polidispersite indeksi (PDI) ve zeta potansiyeli, dinamik ışık saçılımı (DLS) yöntemiyle analiz edilmiştir. Morfolojik özellikler taramalı elektron mikroskobu (SEM) ile incelenmiştir. Resveratrol ve rosmarinik asidin enkapsülasyon etkinliği yüksek performanslı sıvı kromatografisi (HPLC) ile belirlenmiştir. Salım profilleri Franz difüzyon hücreleri kullanılarak değerlendirilmiş; melanoma (SK-MEL-30) ve sağlıklı keratinosit (HaCaT) hücre hatlarında sitotoksik etkiler 3-(4,5-dimetiltiazol-2-il)-2,5-difeniltetrazolyum bromür (MTT) testi ile incelenmiştir. Bulgular: Niozom formülasyonlarının 200–320 nm aralığında partikül boyutuna, −21 ile −29 mV arasında zeta potansiyeline ve %74–79 arasında enkapsülasyon etkinliğine sahip olduğu belirlenmiştir. Rosmarinik asit yüklü formülasyon (F3) en yüksek kümülatif salımı gösterirken, rosmarinik asit içeren formülasyonlarda uzatılmış bir salım profili elde edilmiştir. Span 60 + skualen yağı içeren boş niozom (F1) ile resveratrol yüklü niozom (F2), rosmarinik asit yüklü niozom (F3) ve resveratrol + rosmarinik asit yüklü niozom (F4) karşılaştırıldığında; F4 her iki etkin maddenin dengeli ve daha yavaş salımını sağlamıştır. Hücre kültürü bulguları, tüm formülasyonların melanoma hücrelerinde belirgin doz-bağımlı sitotoksisite oluşturduğunu, buna karşın sağlıklı HaCaT hücrelerinde daha yüksek canlılık oranlarının korunduğunu göstermiştir. Sonuç: RES ve RA'nın niozoma yüklenmesi ile elde edilen formülasyonların fizikokimyasal özellikleri, in vitro salım profilleri ve hücre kültürü üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Hazırlanan boş niozom (F1), RES yüklü niozom (F2), RA yüklü niozom (F3) ve RES+RA yüklü niozom (F4) formülasyonlarının karakterizasyon sonuçları uygun partikül boyutu ve dağılım özellikleri göstermiştir. In vitro salım çalışmaları uzatılmış salım davranışını ortaya koymuştur. Hücre kültürü çalışmalarında ise formülasyonların melanoma hücre hattında doz-bağımlı sitotoksik etki oluşturduğu, sağlıklı HaCaT hücrelerinde ise daha yüksek hücre canlılığının korunduğu belirlenmiştir. Bu bulgular, RES ve RA içeren niozom formülasyonlarının melanoma tedavisine yönelik araştırmalarda değerlendirilebilecek bir taşıyıcı sistem olduğunu göstermektedir.

Özet (Çeviri)

Introduction and Aim: Melanoma is a type of skin cancer characterized by a high metastatic potential and mortality rate. Resveratrol and rosmarinic acid, which possess hydrophobic structures, have attracted attention due to their antioxidant, anti-inflammatory, and potential anticancer properties; however, their therapeutic effectiveness is limited because of their low solubility and bioavailability. In this study, it was aimed to increase the stability of both active compounds by encapsulating them into niosomal carrier systems, to investigate their release profiles, and to evaluate their in vitro anticancer effects on melanoma cells. Materials and Methods: Niosomal formulations composed of Span 60 and squalene were prepared, and their physicochemical properties, release behavior, and cellular effects were evaluated. Niosomes were prepared using the thin-film hydration method. Particle size, polydispersity index (PDI), and zeta potential were analyzed by dynamic light scattering (DLS). Morphological characteristics were examined by scanning electron microscopy (SEM). The encapsulation efficiency of resveratrol and rosmarinic acid was determined by high-performance liquid chromatography (HPLC). Release profiles were evaluated using Franz diffusion cells, and cytotoxic effects were investigated by the 3-(4,5-dimethylthiazol-2-yl)-2,5-diphenyltetrazolium bromide (MTT) assay in melanoma (SK-MEL-30) and healthy keratinocyte (HaCaT) cell lines. Results: The niosomal formulations exhibited particle sizes in the range of 200–320 nm, zeta potential values between −21 and −29 mV, and encapsulation efficiencies ranging from 74% to 79%. The rosmarinic acid-loaded formulation (F3) showed the highest cumulative release, whereas formulations containing rosmarinic acid demonstrated a more controlled release profile. When the empty niosomes (F1) composed of Span 60 and squalene oil were compared with resveratrol-loaded niosomes (F2), rosmarinic acid-loaded niosomes (F3), and resveratrol + rosmarinic acid-loaded niosomes (F4), formulation F4 provided a more balanced and slower release of both active compounds. Cell culture findings demonstrated that all formulations induced a pronounced dose-dependent cytotoxicity in melanoma cells, while higher cell viability was maintained in healthy HaCaT cells. Conclusion: The physicochemical properties, in vitro release profiles, and cellular effects of the formulations obtained by loading resveratrol (RES) and rosmarinic acid (RA) into niosomal carrier systems were evaluated. The characterization results of the prepared empty niosomes (F1), RES-loaded niosomes (F2), RA-loaded niosomes (F3), and RES+RA-loaded niosomes (F4) showed appropriate particle size and distribution characteristics. In vitro release studies demonstrated controlled release behavior. Cell culture studies indicated that the formulations produced dose-dependent cytotoxic effects on the melanoma cell line while maintaining higher cell viability in healthy HaCaT cells. These findings suggest that niosomal formulations containing RES and RA may represent a promising carrier system for further research in melanoma therapy.

Benzer Tezler

  1. Histon deasetilaz 8 özgül inhibitörlerin ın-vitro araştırılması

    In vitro investigation of histone deacetylase 8 specific inhibitors

    TENZİLE DENİZ ULUTÜRK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Tıbbi BiyolojiHacettepe Üniversitesi

    Tıbbi Biyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HAYAT ERDEM YURTER

  2. Doğal ve sentetik endokrin bozucu kimyasal maddelerin 3t3-l1 hücrelerinde adipojenezle ilgili proteinler üzerindeki toksik etkilerinin karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi

    Comperative evaluation of the toxic effects of natural and synthetic endocrine disrupting chemicals on adipogenesis-related proteins in 3t3-l1 cells

    İZEM BİLİNMİŞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Farmasötik ToksikolojiHacettepe Üniversitesi

    Farmasötik Toksikoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÜLFET PINAR ERKEKOĞLU

    PROF. DR. AYŞE NURŞEN BAŞARAN

  3. Elazığ'da yetişen çedene (Pistacia terebinthus) bitkisinde fenolik bileşiklerin ve bazı eser elementlerin tayini

    Determination of phenolic compounds and trace elements in turpentine (Pistacia terebinthus) grown in Elazig

    HİLAL DİNÇ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    KimyaFırat Üniversitesi

    Kimya Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALİ ÖLÇÜCÜ

  4. Doğal ürünlerde bulunan fenolik bileşiklerin genotoksik ve antigenotoksik etkileri

    Genotoxic and antigenotoxic effects of phenolic compounds found in natural products

    GÖKÇE TANER

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    BiyolojiGazi Üniversitesi

    Biyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ZEKİ AYTAÇ

    PROF. DR. AYŞE NURŞEN BAŞARAN

  5. İzabella üzümü (Vitis labrusca L.) meyvesinin fenolik bileşenleri ve antioksidan etkisinin araştırılması

    Investigation of phenolic composition and antioxidant effects of isabella grape (Vitis labrusca L.) fruit

    DİLEK ÜNEŞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Ormancılık ve Orman MühendisliğiBartın Üniversitesi

    Orman Endüstri Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. İBRAHİM TÜMEN