Geri Dön

Kardiyorenal sendromlu hastalarda serum osmolarite değişiminin hasta sonlanımı üzerine etkileri

The impact of serum osmolarity changes on patient outcomes in patients with cardiorenal syndrome

  1. Tez No: 1012260
  2. Yazar: DAMLA ÖZDEMİR KURTULUŞ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. OSMAN SEZER ÇINAROĞLU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Acil Tıp, Emergency Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Kardiyorenal sendrom, serum osmolaritesi, osmolarite değişimi, 6. saat serum osmolaritesi, hasta sonlanımı, Cardiorenal syndrome, serum osmolarity, osmolarity change, 6-hour serum osmolarity, patient outcome
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İzmir Katip Çelebi Üniversitesi
  10. Enstitü: İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Acil Tıp Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Kardiyorenal sendrom, kardiyak ve renal fonksiyon bozukluğunun karşılıklı etkileşimiyle seyreden, yüksek morbidite ve mortalite riski taşıyan kompleks bir klinik tablodur. Serum osmolaritesi; sodyum, glukoz ve kan üre azotu düzeylerinden hesaplanabilen, hastanın sıvı-elektrolit dengesi, renal fonksiyonları ve metabolik durumu hakkında bilgi sağlayabilen kolay erişilebilir bir biyokimyasal parametredir. Bu çalışmada, kardiyorenal sendrom tanısı alan hastalarda başvuru ve 6. saat serum osmolarite değerleri ile osmolarite değişiminin erken klinik sonlanımlar üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi amaçlandı. Yöntem: Bu çalışma, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 1 Ocak 2015 ile 1 Ocak 2026 tarihleri arasında kardiyorenal sendrom tanısı ile başvuran veya hastane yatışı sırasında bu tanı ile izlenen 18 yaş ve üzeri hastalar üzerinde retrospektif, tek merkezli, gözlemsel ve analitik olarak yürütüldü. Hastaların demografik özellikleri, laboratuvar bulguları, başvuru ve 6. saat serum osmolarite değerleri, osmolarite değişimi ve klinik sonlanımları değerlendirildi. Serum osmolaritesi, serum sodyumu, glukoz ve kan üre azotu değerleri kullanılarak hesaplandı. ΔOsmolarite, 6. saat serum osmolaritesi ile başvuru serum osmolaritesi arasındaki fark olarak tanımlandı. Entübasyon gereksinimi ve acil serviste kötü sonlanımı ayırt etmede osmolarite parametrelerinin performansı ROC analizi ile değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya toplam 253 hasta dahil edildi. Hastaların medyan yaşı 76 (68–82) yıl olup 123'ü (%48,6) kadındı. Entübasyon gereksinimi 14 hastada (%5,5), hastane içi mortalite 67 hastada (%26,5) görüldü. Acil servis sonlanımı açısından 140 hasta (%55,3) iyi sonlanım, 113 hasta (%44,7) kötü sonlanım grubunda yer aldı. Başvuru serum osmolaritesi medyan 300,95 (291,23–309,62) mOsm/kg, 6. saat serum osmolaritesi 302,75 (293,75–309,33) mOsm/kg ve ΔOsmolarite 1,67 (-3,06–5,76) mOsm/kg olarak hesaplandı. Entübasyon gereksinimi olan hastalarda 6. saat serum osmolaritesi anlamlı olarak daha yüksek bulundu ve ROC analizinde entübasyon gereksinimini ayırt etmede anlamlı performans gösterdi [AUC: 0,672 (%95 GA: 0,522–0,822), p=0,024]. Bu parametre için optimal cut-off değeri ≥304,98 mOsm/kg olarak belirlendi. Acil serviste kötü sonlanım grubunda ΔOsmolarite değeri iyi sonlanım grubuna göre anlamlı olarak daha yüksekti [3,37 (-2,85–6,56) mOsm/kg'a karşı -0,11 (-3,30–5,07) mOsm/kg, p=0,034]. ROC analizinde ΔOsmolarite, kötü acil servis sonlanımını ayırt etmede istatistiksel olarak anlamlı bulundu [AUC: 0,575 (%95 GA: 0,504–0,647), p=0,039] ve optimal cut-off değeri ≥3,50 mOsm/kg olarak hesaplandı. Başvuru serum osmolaritesi, 6. saat serum osmolaritesi ve ΔOsmolarite ile hastane içi mortalite arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptanmadı Sonuç: Kardiyorenal sendromlu hastalarda başvuru anındaki hesaplanmış serum osmolaritesi tek başına belirgin prognostik katkı sağlamazken, 6. saat serum osmolaritesinin entübasyon gereksinimiyle ve ΔOsmolarite'nin acil serviste kötü sonlanımla ilişkili olduğu görüldü. Bununla birlikte osmolarite parametreleri hastane içi mortalite ile anlamlı ilişki göstermedi. Bu bulgular, erken dönem osmolarite dinamiğinin kardiyorenal sendromlu hastalarda klinik seyri değerlendirmede tamamlayıcı bir biyokimyasal gösterge olarak kullanılabileceğini düşündürmektedir. Bununla birlikte hesaplanmış serum osmolaritesi ve ΔOsmolarite, tek başına karar verdirici parametreler olarak değil; klinik değerlendirme, renal fonksiyonlar, konjesyon bulguları, solunumsal durum ve tedavi yanıtı ile birlikte yorumlanmalıdır.

Özet (Çeviri)

Aim: Cardiorenal syndrome is a complex clinical condition characterized by the bidirectional interaction between cardiac and renal dysfunction and is associated with increased morbidity and mortality. Serum osmolarity is an easily accessible biochemical parameter calculated from serum sodium, glucose, and blood urea nitrogen levels, and may provide indirect information about fluid-electrolyte balance, renal function, and metabolic status. This study aimed to evaluate the effects of admission serum osmolarity, 6-hour serum osmolarity, and osmolarity change on early clinical outcomes in patients diagnosed with cardiorenal syndrome. Methods: This retrospective, single-center, observational, and analytical study was conducted at İzmir Kâtip Çelebi University Atatürk Training and Research Hospital. Patients aged 18 years and older who were admitted with a diagnosis of cardiorenal syndrome or were followed with this diagnosis during hospitalization between January 1, 2015 and January 1, 2026 were included. Demographic characteristics, laboratory findings, admission and 6-hour serum osmolarity values, osmolarity change, and clinical outcomes were evaluated. Serum osmolarity was calculated using serum sodium, glucose, and blood urea nitrogen values. ΔOsmolarity was defined as the difference between 6-hour serum osmolarity and admission serum osmolarity. The ability of osmolarity parameters to discriminate the need for intubation and poor emergency department outcome was assessed using receiver operating characteristic (ROC) analysis. Results: A total of 253 patients were included in the study. The median age was 76 (68–82) years, and 123 patients (48.6%) were female. The need for intubation was observed in 14 patients (5.5%), and in-hospital mortality occurred in 67 patients (26.5%). Regarding emergency department outcomes, 140 patients (55.3%) were classified as having a favorable outcome, whereas 113 patients (44.7%) were classified as having a poor outcome. The median admission serum osmolarity was 300.95 (291.23–309.62) mOsm/kg, the median 6-hour serum osmolarity was 302.75 (293.75–309.33) mOsm/kg, and the median ΔOsmolarity was 1.67 (-3.06–5.76) mOsm/kg. Six-hour serum osmolarity was significantly higher in patients who required intubation and showed significant discriminatory performance for predicting the need for intubation in ROC analysis [AUC: 0.672 (95% CI: 0.522–0.822), p=0.024]. The optimal cut-off value for this parameter was determined as ≥304.98 mOsm/kg. ΔOsmolarity was significantly higher in the poor emergency department outcome group than in the favorable outcome group [3.37 (-2.85–6.56) mOsm/kg vs. -0.11 (-3.30–5.07) mOsm/kg, p=0.034]. In ROC analysis, ΔOsmolarity was statistically significant in discriminating poor emergency department outcome [AUC: 0.575 (95% CI: 0.504–0.647), p=0.039], with an optimal cut-off value of ≥3.50 mOsm/kg. No statistically significant association was found between admission serum osmolarity, 6-hour serum osmolarity, or ΔOsmolarity and in-hospital mortality. Conclusion: In patients with cardiorenal syndrome, calculated admission serum osmolarity alone did not provide a clear prognostic contribution, whereas 6-hour serum osmolarity was associated with the need for intubation and ΔOsmolarity was associated with poor emergency department outcome. However, osmolarity parameters were not significantly associated with in-hospital mortality. These findings suggest that early osmolarity dynamics may serve as a complementary biochemical indicator in the clinical assessment of patients with cardiorenal syndrome. However, calculated serum osmolarity and ΔOsmolarity should not be used as stand-alone decision-making parameters; rather, they should be interpreted together with clinical evaluation, renal function, congestion findings, respiratory status, and treatment response.

Benzer Tezler

  1. Kardiyorenal sendromlu hastalarda peritoneal ultrafiltrasyonun klinik, EKO parametreleri, hastane yatışları ve yaşam kalitesi üzerine etkisi

    The effect of peritoneal ultrafiltration on clinical, ECO parameters, hospitalization and quality of life

    ELİF ŞAHİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    NefrolojiKocaeli Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BETÜL KALENDER GÖNÜLLÜ

  2. Kronik böbrek yetmezliği olan hastalarda sistolik disfonksiyon ile serum ürik asit düzeyi arasındaki ilişki

    Başlık çevirisi yok

    HAMİDE PİŞKİNPAŞA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    İç HastalıklarıSağlık Bakanlığı

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    ÖĞR. GÖR. MEHMET EMİN PİŞKİNPAŞA

  3. Dekompanse sistolik kalp yetersizliği hastalarında sağ kalım ve prognozun brain-derived neurotropic faktör (BDNF) düzeyleriyle ilişkisi

    The association between BDNF levels and survival and prognosis in patients with decompansated heart failure

    HASAN ALİ BARMAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Kardiyolojiİstanbul Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İBRAHİM KELEŞ

  4. Konjestif kalp yetmezlikli köpeklerde hepatik ve renal doppler ultrasonografik değişiklikler ve yeni nesil konvansiyonel tedavinin etkisi

    Hepatic and renal doppler ultrasonographic changes and the effect of new generation conventional therapy in dogs with conjestive heart failure

    ÇAĞATAY ESİN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    İç HastalıklarıOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Veterinerlik İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MURAT GÜZEL

  5. Acil servise akut böbrek hasarı ile başvuran hastaların klinik özelliklerinin ve prognostik faktörlerinin retrospektifolarak değerlendirilmesi

    Retrospective evaluation of the clinical characteristics and prognostic factors of patients presenting to the emergency department with acute kidney injury

    KHAYALA HAJIZADA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    NefrolojiDokuz Eylül Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET ASI OKTAN