CDH-16 ekspresyonu ile tiroid neoplazmları arasındaki ilişki ve tiroid neoplazmlarının teşhisinde kullanımı
The relationship between CDH-16 expression thyroid neoplasms and its use in the diagnosis of thyroid neoplasms
- Tez No: 1013208
- Danışmanlar: DOÇ. DR. MAHİR TAYFUR
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Patoloji, Pathology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Tıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Tiroid neoplazmlarında hücresel adezyon moleküllerinin, özellikle dokuya özgü bir kadherin olan CDH-16'nın tümör gelişimi ve diferansiyasyon süreçlerindeki rolü son yıllarda artan ilgi görmektedir. Literatürde CDH-16'nın normal tiroid dokusunda güçlü membranöz ekspresyon gösterdiği, papiller tiroid karsinomunda ise belirgin şekilde azaldığı veya kaybolduğu ve bunun diferansiyasyon kaybı ile ilişkili olabileceği bildirilmektedir. Ancak papiller karsinom dışındaki tiroid neoplazmlarındaki CDH-16 ekspresyonunun dağılımı ve klinikopatolojik parametrelerle ilişkisinin değerlendirildiği sınırlı sayıda çalışma bulunmaktadır. Bu çalışmanın amacı, farklı tiroid neoplazm gruplarında CDH-16 ekspresyon düzeylerini karşılaştırmak ve bu ekspresyonun demografik ve klinikopatolojik özelliklerle ilişkisini inceleyerek tanısal ve potansiyel prognostik değerini araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif çalışmada, tiroidektomi materyallerinde tiroid neoplazisi tanısı almış 120 olgu değerlendirildi. Olgular Ocak 2013–Ocak 2025 tarihleri arasına ait olup araştırmada Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı arşivi kullanılmıştır. Arşiv blokları ve lamlar incelenerek tümör dokusunu en iyi temsil eden bloklar seçildi ve H&E kesitleri yeniden değerlendirildi. Seçilen bloklardan hazırlanan kesitlere CDH-16 ile immünohistokimyasal çalışma yapıldı. Ekspresyon yalnızca membranöz boyanma esas alınarak değerlendirildi. Pozitiflik gösteren tümör hücrelerinin yüzdesi, tümör hücresi skoru olarak kaydedildi. CDH-16 ekspresyon skoru baz alınarak; < %1, 1-49%, ve ≥50 olmak üzere sırasıyla negatif, düşük düzeyde ekspresyon ve yüksek düzeyde ekspresyon gösteren 3 gruba ayrıldı ve IRS skorlaması ile değerlendirildi. Olguların klinikopatolojik ve demografik verilerle olan ilişkileri (cinsiyet, tümör boyutu, tümör odak sayısı, tümör tutulumu) değerlendirmeye alınıp, istatistiksel çalışma uygulandı. Olgular papiller, foliküler, onkositik ve malignite potansiyeli belirsiz neoplazmlar olarak sınıflandırıldı. Tümör alt grupları karşılaştırmalı istatistiksel çalışmaya alındı. Klinikopatolojik veriler kayıtlar üzerinden elde edildi. İstatistiksel analizlerde Ki-kare ve Fisher's Exact testleri kullanıldı ve p < 0,05 anlamlı kabul edildi. 2 Bulgular: Olguların %81,7'si kadın olup en sık görülen yaş grubu 40–60 yaş aralığıdır. En sık tümör tipi papiller neoplazm (%55) olup bunu foliküler (%25,8), onkositik (%14,2) ve malignite potansiyeli belirsiz neoplazmlar (%5) izlemektedir. CDH-16 ekspresyonunun papiller, foliküler ve onkositik neoplazmlarda anlamlı şekilde azaldığı, normal tiroid dokularında ise ekspresyonun korunduğu görüldü (p<0,05). Malignite potansiyeli belirsiz neoplazmlarda ise anlamlı fark saptanmadı (p>0,05). Bulgular, CDH-16 kaybının farklı tümör tiplerinde ortak bir moleküler değişiklik olabileceğini düşündürmektedir. Papiller,foliküler ve onkositik neoplazmlarda CDH-16 ekspresyonu ile cinsiyet, tümör boyutu, odak sayısı ve unilateral/bilateral tutulum arasında anlamlı ilişki bulunmadı (p>0,05). Sonuç: CDH-16 ekspresyonunun tiroid neoplazmlarında tümör dokularında belirgin şekilde azaldığı ve normal dokuda korunduğu gösterilmiştir. Bu bulgular, CDH-16'nın diferansiyasyon kaybını yansıtan ve özellikle tanısal süreçte yardımcı olabilecek bir biyobelirteç olabileceğini desteklemektedir. CDH-16'nın klinik kullanımı için daha geniş prospektif çalışmalara ihtiyaç olup verilerin daha geniş serilerle desteklenmesi yararlı olabilir.
Özet (Çeviri)
Aim: The role of cellular adhesion molecules in thyroid neoplasms, particularly CDH-16—a tissue-specific cadherin—in tumor development and differentiation processes has attracted increasing attention in recent years. The literature reports that CDH-16 exhibits strong membrane expression in normal thyroid tissue but is significantly reduced or absent in papillary thyroid carcinoma, and that this may be associated with loss of differentiation. However, there is a limited number of studies evaluating the distribution of CDH-16 expression and its relationship with clinicopathological parameters in thyroid neoplasms other than papillary carcinoma.. This study aims to compare CDH-16 expression levels in various thyroid neoplasm groups and examine their relationship with demographic and clinicopathologic features, thereby evaluating its diagnostic and potential prognostic value. Materials and Methods: In this retrospective study, 120 cases diagnosed with thyroid neoplasia in thyroidectomy specimens were evaluated. The study included cases from January 2013 to January 2025, retrieved from the archives of the Erzincan Binali Yıldırım University Faculty of Medicine, Department of Medical Pathology. Archival blocks and slides were reviewed to select blocks best representing the tumor tissue, and H&E sections were re-evaluated. Immunohistochemical study with CDH-16 was performed on sections prepared from the selected blocks. Expression was evaluated based solely on membranous staining. The percentage of tumor cells showing positivity was recorded as the tumor cell scor. Based on the CDH-16 expression score, cases were categorized into three groups—negative (<1%), low expression (1-49%), and high expression (≥50%)—and evaluated using the IRS scoring system.. The relationships between the cases and their clinicopathologic and demographic data (sex, tumor size, number of tumor foci, and tumor involvement) were evaluated, and statistical analysis was performed. The cases were classified as papillary, follicular, oncocytic, and neoplasms of uncertain malignant potential. Tumor subgroups were subjected to comparative statistical analysis. Clinico-pathological data were obtained from medical records. Chi-square and Fisher's Exact tests were used in statistical analyses, and p < 0.05 was considered statistically significant. 4 Results: 81.7% of the cases were female, and the most common age group was 40–60 years. The most common tumor type was papillary neoplasm (55%), followed by follicular (25.8%), oncocytic (14.2%), and neoplasms of uncertain malignant potential (5%). It was observed that CDH-16 expression significantly decreased in papillary, follicular, and oncocytic neoplasms, whereas the expression was preserved in normal thyroid tissues (p<0.05). No significant difference was observed in neoplasms of undetermined malignant potential (p > 0.05). These findings suggest that the loss of CDH-16 expression may represent a common molecular alteration across different tumor types. There was no statistically significant association between CDH-16 expression and clinicopathologic parameters, including sex, tumor size, number of foci, and unilateral/bilateral involvement in papillary, follicular, and oncocytic neoplasms (p > 0.05). Conclusion: It has been demonstrated that CDH-16 expression is significantly reduced in tumor tissues of thyroid neoplasms and is preserved in normal tissue. These findings support that CDH-16 could be a biomarker reflecting the loss of differentiation, which may be particularly helpful in the diagnostic process. Further large-scale prospective studies are required for the clinical utility of CDH-16, and validating the data with larger cohorts could be beneficial.
Benzer Tezler
- Effect of extreme conditions on enzyme profiles:cytochrome P450 systems as a case study
Ekstrem koşulların enzim profilleri üzerindekietkisi: sitokrom P450 sistemleri
HANDE MUMCU
Doktora
İngilizce
2026
Biyokimyaİstanbul Teknik ÜniversitesiMoleküler Biyoloji-Genetik ve Biyoteknoloji Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)
PROF. DR. NEVİN GÜL KARAGÜLER
- Investigation of glucose metabolism on helicobacter-activated B cells
Helicobacter-aktive B hücrelerinde glikoz metabolizmasının incelenmesi
IŞILAY AKDAĞ
Yüksek Lisans
İngilizce
2022
Allerji ve İmmünolojiİstanbul Teknik ÜniversitesiMoleküler Biyoloji-Genetik ve Biyoteknoloji Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)
PROF. DR. AYÇA SAYI YAZGAN
- Gastrointestinal Stromal Tümörlerde PKC?' nın tanısal değeri ve histomorfolojik bulgularla karşılaştırıldığında p16 Ve E2F'in prognostik önemi
The diagnostic value of PKC? and prognostic significance of p16 and E2F1 when compared to histomorphologic features in Gastrointestinal Stromal Tumors
ARZU YILDIRIM
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2009
PatolojiOndokuz Mayıs ÜniversitesiPatoloji Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. BİLGE CAN MEYDAN
- Molecular investigation of CHEK2 variants of unknown significance (VUS) found by genetic screening of breast and colorectal cancer patients and healthy individuals in Turkish population
Türk popülasyonunda meme ve kolorektal kanser hastaları ile sağlıklı bireylerde genetik tarama ile saptanan klinik önemi bilinmeyen CHEK2 varyantlarının moleküler incelemesi
NİSAN DENİZCE CAN
Doktora
İngilizce
2026
Biyoteknolojiİstanbul Teknik ÜniversitesiMoleküler Biyoloji-Genetik ve Biyoteknoloji Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)
PROF. DR. GİZEM DİNLER DOĞANAY
- Investigation of the energy metabolism of helicobacter-activated B cells
Helikobakter ile aktive edilmiş B hücrelerinin enerji metabolizmasının araştırılması
MEHMET ÇALÇI
Yüksek Lisans
İngilizce
2022
Allerji ve İmmünolojiİstanbul Teknik ÜniversitesiMoleküler Biyoloji-Genetik ve Biyoteknoloji Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)
PROF. AYÇA SAYI YAZGAN