Üçüncü basamak bir hastanede yenidoğan yoğun bakım ünitesinde solunum sıkıntısıyla takip edilen hastalarda pnömotoraks gelişim faktörleri
Factors in the development of pneumothorax in patients followed with respiratory distress in the neonatal intensive care unit of a tertiary hospital
- Tez No: 1013507
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ DUYGU TATLI UÇARCI
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Çocuk Cerrahisi, Pediatric Surgery
- Anahtar Kelimeler: Yenidoğan, Solunum sıkıntısı, Pnömotoraks, Newborn, Respiratory distress, Pneumothorax
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Cerrahisi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Fatih SEZER, Üçüncü Basamak Bir Hastanede Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesinde Solunum Sıkıntısıyla Takip Edilen Hastalarda Pnömotoraks Gelişim Faktörleri, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı, Tıpta Uzmanlık Tezi 2026 Amaç: Solunum sıkıntısıyla takip edilen yenidoğanlarda pnömotoraks önemli morbidite ve mortalite nedenidir. Sürecin hızlı başlaması, hızla mortalleşebilmesi ve hipoksinin nörolojik gelişim üzerindeki uzun dönem etkileri sebebiyle, pnömotoraks gelişecek yenidoğanları önceden tespit edebilmek önem arz etmektedir. Literatürde yenidoğan pnömotoraksına yönelik yapılan çalışmaların büyük kısmı pnömotoraks gelişen yenidoğanların dağılımı üzerinden gerçekleştirilmiştir. Çalışmamızda pnömotoraks gelişen yenidoğanlar, solunum sıkıntılı yenidoğanlar evreninde incelenmiş pnömotoraks gelişen ve gelişmeyen yenidoğanlar karşılaştırılmıştır. Solunum sıkıntısıyla takip edilen yenidoğanlarda pnömotoraks gelişimine etki eden faktörler tespit edilmeye çalışılmıştır. Gereç ve yöntem: Bu çalışma kesitsel bir araştırma olup Ocak 2012 ile Ocak 2024 tarihleri arasında Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi' nde solunum sıkıntısına yol açan hastalıklar nedeniyle takip ve tedavisi düzenlenen 4206 yenidoğan incelenmiştir. Bu yenidoğanların 210'unda pnömotoraks gelişmiştir. Pnömotoraks gelişen ve gelişmeyen yenidoğanlar doğum ve maternal özellikleri, klinik süreçleri, tedavileri ve tetkileri üzerinden karşılaştırılmıştır. Bulgular: YDYB Ünitesinde takip edilen yenidoğanlarda pnömotoraks gelişme oranı %2,7, solunum sıkıntısıyla takip edilen yenidoğanlarda pnömotoraks görülme oranı %4,9 olarak bulunmuştur. Pnömotoraks gelişen grupta konjenital pnömoni, pnömotoraks gelişmeyen grupta TTN ve PMRDS anlamlı olarak daha yüksek tespit edilmiştir. Pnömotoraks gelişen yenidoğanların ortalama yatış süresi 11 gün, pnömotoraks gelişmeyen yenidoğanların ortalama yatış süresi 8 gün bulunmuştur. Pnömotoraks ortalama 2,2 günde gerçekleşmiştir. Pnömotoraks gelişen yenidoğanların %99,5'ine tüp torakostomi uygulandığı, tüpün ortalama 5,4 gün takılı kaldığı tespit edilmiştir. Grupların karşılaştırmasında CRP değerleri pnömotoraks gelişen grupta birinci ve üçüncü gün anlamlı derece yüksek, Hb ve Kalsiyum değerleri anlamlı derece düşük bulunmuştur. Pnömotoraks gelişen ve gelişmeyen yenidoğanların karşılaştırmasında cinsiyet dağılımı, anne yaşı ve paritesi, gestasyonel hafta, doğum ve taburculuk ağırlığı, APGAR skorları, doğum sonrası pozitif basınçlı ventilasyon, surfaktan uygulaması, CPR gereksinimi açısından fark tespit edilmemiştir. Pnömotoraks gelişen yenidoğanlarda NCPAP ve entübasyon ihtiyacının ve süresinin daha yüksek olduğu, pnömotoraks gelişen yenidoğanalarda pnömotoraks öncesi solunum desteğinin %68 NCPAP olduğu, pnömotoraks sonrası solunum desteğinin %69 entübasyona döndüğü tespit edilmiştir. Pnömotoraks gelişen yenidoğanlarda yatış süresinin, mortalitenin, ek enfeksiyon görülme sıklığının, antibiyotik ihtiyacının, antibiyotik kullanım süresinin ve antibiyotik revizyonu ihtiyacının daha yüksek olduğu görülmüştür. Sonuçlar: Klasik literatürden farklı olarak çalışmamızda, pnömotoraks için en sık risk oluşturan tanı grubunun konjenital pnömoni olduğu tespit edilmiştir. Klasik literatürün aksine mekonyum aspirasyonunun, erkek cinsiyetin, düşük gestasyonel haftanın, düşük doğum ağırlığının, doğum sonrası uygulanan pozitif basınçı ventilasyonun, pnömotoraks için ek risk oluşturmadığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak solunum sıkıntısı için risk oluşturan faktörlerin pnömotoraks için ek risk oluşturmadığı, pnömotoraks etyopatogenezinin temel noktası olan barotravma, volutravma ve surfaktan uygulamasının pnömotoraks için izole risk oluşturduğu tespit edilmiştir.
Özet (Çeviri)
Fatih SEZER, Factors in the Development of Pneumothorax in Patients Followed with Respiratory Distress in the Neonatal Intensive Care Unit of a Tertiary Hospital, Zonguldak Bülent Ecevit University Faculty of Medicine, Department of Pediatric Surgery, Medical Specialization Thesis 2026 Objective: Pneumothorax is a significant cause of morbidity and mortality in newborns followed with respiratory distress. Due to the rapid onset of the process, the possibility of rapid mortality, and the long-term effects of hypoxia on neurological development, it is important to identify newborns who will develop pneumothorax in advance. Most studies in the literature on neonatal pneumothorax have been conducted through the distribution of newborns who develop pneumothorax. In our study, newborns who developed pneumothorax were examined in the population of newborns with respiratory distress, and newborns who did not develop pneumothorax were compared. We tried to identify the factors affecting the development of pneumothorax in newborns followed with respiratory distress. Materials and methods: This study is a cross-sectional study examining 4206 newborns who were followed up and treated for respiratory distress-related illnesses in the Neonatal Intensive Care Unit of Zonguldak Bülent Ecevit University Faculty of Medicine Hospital between January 2012 and January 2024. Pneumothorax developed in 210 of these newborns. Newborns who did not develop pneumothorax were compared based on their birth and maternal characteristics, clinical processes, treatments, and examinations. Findings: The incidence of pneumothorax in newborns followed in the NICU was found to be 2.7%, while the incidence of pneumothorax in newborns followed with respiratory distress was 4.9%. Congenital pneumonia was significantly higher in the group that developed pneumothorax, while TTN and PMRDS were significantly higher in the group that did not develop pneumothorax. The average length of hospital stay for newborns who developed pneumothorax was 11 days, while the average length of hospital stay for newborns who did not develop pneumothorax was 8 days. Pneumothorax occurred on average after 2.2 days. It was determined that tube thoracostomy was performed in 99.5% of newborns who developed pneumothorax, and the tube remained in place for an average of 5.4 days. In the comparison of the groups, CRP values were significantly higher on the first and third days in the group that developed pneumothorax, while Hb and calcium values were significantly lower. In comparing newborns with and without pneumothorax, no differences were found in terms of gender distribution, maternal age and parity, gestational week, birth and discharge weight, APGAR scores, postnatal positive pressure ventilation, surfactant administration, and CPR requirements. It was found that newborns with pneumothorax had a higher need for and duration of NCPAP and intubation; 68% of newborns with pneumothorax received respiratory support via NCPAP before the onset of pneumothorax, and 69% received respiratory support via intubation after the onset of pneumothorax. Newborns with pneumothorax also had higher length of hospital stay, mortality, frequency of additional infections, antibiotic requirements, duration of antibiotic use, and the need for antibiotic revision. Results: Unlike the classical literature, our study found that congenital pneumonia was the most frequent risk factor for pneumothorax. Contrary to the classical literature, meconium aspiration, male gender, low gestational age, low birth weight, positive pressure ventilation after birth were not found to pose additional risks for pneumothorax. In conclusion, factors that pose a risk for respiratory distress did not pose an additional risk for pneumothorax; barotrauma, volutrauma and surfactant administration, which are key factors in the etiopathogenesis of pneumothorax, were found to pose isolated risks for pneumothorax.
Benzer Tezler
- Gebelerde COVID-19'un klinik özellikleri, maternal ve neonatal sonuçları
Clinical characteristics, maternal and neonatal results of COVID-19 in pregnancy
PINAR BİROL İLTER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NİYAZİ TUĞ
- Bronkopulmoner displazi gelişmekte olan çok düşük doğum ağırlıklı infantlarda hidroklorotiyazid ile birlikte spironolaktonun etkisi
The effect of hydrochlorothiazide with spironolactone treatment on bronchopulmonary dysplasia development in very-low-birth-weight infants
MEHMET BÜYÜKTİRYAKİ
Tıpta Yan Dal Uzmanlık
Türkçe
2017
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. NURDAN URAŞ
- Plasenta previa tanılı gebelerde histerektomi yapılan ve yapılmayan olguların maternal ve obstetrik sonuçlarının retrospektif analizi
Retrospective analysis of maternal and obstetric outcomes in patients with placenta previa with and without hysterectomy
MERVE ERKİL DEMİRDELEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2026
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. OĞUZ YÜCEL
- Çok düşük doğum ağırlıklı yenidoğan bebeklerin süt çocukluğu döneminde sağlık izlemlerinde 'Bütüncül İzlem' modeli ile 'Birinci Basamak İzlem' modelinin karşılaştırılması
Comparison of two models for the follow-up of very low birth weigth infants: ?The Medical Home Model? and ?Follow-up in Primary Care?
ZEYNEP ERAS
Yüksek Lisans
Türkçe
2010
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAnkara ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. İLGİ ERTEM
- Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde izlenen bebeklerin annelerinde stres oluşturan faktörler; stresle başa çıkmada birinci basamağın rolünün belirlenmesi
The mothers? stress factors, whom babies in neonatal intensive care unit; to determine the role of family practice to cope with it.
AYŞEGÜL ULUDAĞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2008
Aile HekimliğiEskişehir Osmangazi ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. İLHAMİ ÜNLÜOĞLU