Geri Dön

Karadeniz Bölgesindeki Karacalarda (Capreolus capreolus) lyme hastalığı ve kene ensefaliti virusunun serolojik varlığı ve bazı kan parametreleri üzerine etkilerinin araştırılması

Investigation of the serological presence of lyme disease andtick Encephalitis virus and their effects on some blood parameters in roe deer (Capreolus capreolus) in the Black Sea Region

  1. Tez No: 1014259
  2. Yazar: GAMZE NUR KONACOĞLU
  3. Danışmanlar: PROF. DR. DİDEM PEKMEZCİ
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Veteriner Hekimliği, Veterinary Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ondokuz Mayıs Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Veterinerlik İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: İç Hastalıkları (veterinerlik) Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Zoonoz hastalıkların epidemiyolojisi ve kontrolü,“Tek Sağlık”yaklaşımı kapsamında küresel bir öneme sahiptir. Vektör kaynaklı hastalıklar, özellikle kene kaynaklı patojenler, değişen iklim koşulları ve habitat değişiklikleri nedeniyle dünya çapında artan bir halk sağlığı tehdidi oluşturmaktadır. Bu çalışmada, Karadeniz bölgesindeki karacalarda (Capreolus capreolus) iki önemli zoonoz etken olan Borrelia burgdorferi ve kene kaynaklı ensefalit virüsünün (KKEV) serolojik varlığı ve bunların hematolojik parametreler üzerindeki potansiyel etkileri araştırılmıştır. Araştırmada, Mayıs 2022 ile Mayıs 2024 tarihleri arasında Ondokuz Mayıs Üniversitesi Veteriner Fakültesi Hayvan Hastanesine getirilen 18'i dişi (%49), 19'u erkek (%51), toplamda 37 karaca değerlendirilmiştir. Çalışmaya dahil edilen karacaların 12'si yavru (≤6 ay) (%32), 25'i yetişkin (>6 ay) (%68) olarak sınıflandırılmıştır. Hematolojik ve biyokimyasal analizler tüm karacalar için gerçekleştirilmiş, serolojik olarak B. burgdorferi ve KKEV'e karşı IgG antikorları ELISA yöntemiyle araştırılmıştır. Çalışma kapsamında 22 karacadan toplam 83 kene toplanmış, bu kenelerin 50'si dişi, 29'u erkek olarak belirlenmiştir. Toplanan kenelerin 42'si Ixodes ricinus, 17'si Rhipicephalus sanguineus, 10'u Rhipicephalus turanicus olarak tanımlanmıştır. Özellikle Nisan-Ağustos ayları arasında ve Ekim ayında getirilen karacalarda kene yoğunluğu daha fazla gözlenmiştir. Hemogram analizlerinde erkek ve dişi karacalar arasında RDW-CV (%) ve RDW-SD (fL) değerlerinde istatistiksel anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Dişi karacalarda bu değerler erkeklere göre daha yüksek bulunmuştur. Yavru ve yetişkin karacalar arasında ise nötrofil yüzdesi (NEU %), trombosit sayısı (PLT) ve trombokrit (PCT) değerlerinde anlamlı farklılıklar gözlenmiş, yavru karacalarda bu değerlerin daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Çalışma sonucunda hiçbir karaca örneğinde B. burgdorferi'ye karşı antikor tespit edilememiştir. Öte yandan KKEV'ye karşı %27 oranında seropozitiflik tespit edilmiştir. Bu çalışma, Türkiye'nin Karadeniz bölgesindeki karacalarda Lyme hastalığı ve KKEV'nin serolojik varlığını araştıran ilk kapsamlı çalışmadır. Elde edilen bulgular, karacaların vektör kaynaklı patojenlerin taşınmasında ve yaygınlaşmasındaki potansiyel rollerini göstermekte ve bölgesel zoonoz hastalık dinamiklerinin anlaşılmasına katkı sağlamaktadır. Araştırmanın sonuçları, Dünya Sağlık Örgütü tarafından desteklenen ve Türkiye'nin de benimsemesi önerilen“Tek Sağlık”yaklaşımı kapsamında kene kaynaklı enfeksiyonlarla mücadele stratejilerine bilimsel veri sağlamaktadır.

Özet (Çeviri)

The epidemiology and control of zoonotic diseases have global importance within the context of the“One Health”approach. Vector-borne diseases, particularly tick-borne pathogens, constitute an increasing public health threat worldwide due to changing climate conditions and habitat alterations. This study investigated the serological presence of two important zoonotic agents, Borrelia burgdorferi and tick-borne encephalitis virus (TBEV), in roe deer (Capreolus capreolus) in the Black Sea region and their potential effects on hematological parameters. The research evaluated a total of 37 roe deer brought to the Ondokuz Mayis University Veterinary Faculty Animal Hospital between May 2022 and May 2024, consisting of 18 females (49%) and 19 males (51%). The roe deer included in the study were classified as 12 juveniles (≤6 months) (32%) and 25 adults (>6 months) (68%). Hematological and biochemical analyses were performed for all roe deer, and IgG antibodies against B. burgdorferi and TBEV were investigated using the ELISA method. During the study, a total of 83 ticks were collected from 22 roe deer, with 50 identified as female and 29 as male ticks. Among the collected ticks, 42 were identified as Ixodes ricinus, 17 as Rhipicephalus sanguineus, and 10 as Rhipicephalus turanicus. Tick density was observed to be higher in roe deer brought in between April-August and in October. Hemogram analyses revealed statistically significant differences in RDW-CV (%) and RDW-SD (fL) values between male and female roe deer. These values were found to be higher in female roe deer compared to males. Between juvenile and adult roe deer, significant differences were observed in neutrophil percentage (NEU%), platelet count (PLT), and plateletcrit (PCT) values, with juvenile roe deer having higher values. As a result of the study, no antibodies against B. burgdorferi were detected in any of the roe deer samples. However, 27% seropositivity against TBEV was identified. This study represents the first comprehensive research investigating the serological presence of Lyme disease and tick-borne encephalitis virus in roe deer in Turkey's Black Sea region. The findings demonstrate the potential roles of roe deer in the transmission and spread of vector-borne pathogens and contribute to understanding regional zoonotic disease dynamics. The results of the research provide scientific data for strategies to combat tick-borne infections within the framework of the“One Health”approach, which is supported by the World Health Organization and recommended for adoption by Turkey.

Benzer Tezler

  1. İstanbul fragmanının ordovisiyen dönemindeki tektonik evriminin paleomağnetik verilerle belirlenmesi

    Estimation of the tectonic evolution of the Istanbul fragment at ordovician age by paleomagnetic data

    ERDİNÇ ÖKSÜM

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Jeofizik Mühendisliğiİstanbul Üniversitesi

    Jeofizik Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ZİHNİ MÜMTAZ HİSARLI

  2. Rize ili sahil kumlarında ve bazı kayaçlarda doğal gama radyoaktivite seviyelerinin belirlenmesi

    Determination of natural gamma radioactivity in sands along the coastal region of Rize and some rocks

    RECEP KESER

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    Fizik ve Fizik MühendisliğiKaradeniz Teknik Üniversitesi

    Fizik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NAZMİ TURAN OKUMUŞOĞLU

  3. Tasarrufun psikolojik bir belirleyicisi olarak özdenetim: Doğu Karadeniz (TR 90) bölgesi örneği

    Self-control as a psychological determinant of saving: The case of the Eastern Black Sea (TR 90) region

    SELİM KORAY DEMİREL

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    EkonomiKaradeniz Teknik Üniversitesi

    İktisat Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEYFETTİN ARTAN

  4. Kıbletepe (Araklı, Trabzon) yöresindeki volkanik kayaçların petrografik, jeokimyasal ve maden yatakları açısından incelenmesi

    Petrographical, geochemical investigation and ore deposits potential of volkanic rocks around the Kibletepe (Arakli, Trabzon)

    SEMA AKYÜREK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Jeoloji MühendisliğiGümüşhane Üniversitesi

    Jeoloji Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. FERKAN SİPAHİ

  5. Tokat metamorfik masifi içindeki metagabroyik kayaçların petrolojisi ve jeodinamik ortamı (Amasya, KD Türkiye)

    Petrology and geodynamic setting of metagabbroic rocks within Tokat meta-morphic massif (Amasya, NE Turkey)

    SABİRE YUVA

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Jeoloji MühendisliğiKaradeniz Teknik Üniversitesi

    Jeoloji Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. YENER EYÜBOĞLU