Hemodiyaliz damar erişimi amacıyla distal radiosefalik arteriovenöz fistül oluşturulan kronik böbrek yetmezlikli erişkin hastalarda preoperatif sefalik ven distensibilitesi ve radial arter çapının fistül olgunlaşması üzerine etkisi
The effect of preoperative cephalic vein distensibility and radial artery diameter on fistula maturation in adults with chronic kidney disease who underwent distal radiocephalic arteriovenous fistula creation for hemodialysis access
- Tez No: 1014720
- Danışmanlar: PROF. DR. NİLGÜN BOZBUĞA
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi, Thoracic and Cardiovascular Surgery
- Anahtar Kelimeler: Arteriovenöz fistül, Brakiosefalik venler, Damar çapı, Radyal arter, Ultrasonografi-doppler, Arteriovenous fistula, Brachiocephalic veins, Vessel diameter, Radial artery, Ultrasonography-doppler
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Kalp ve Damar Cerrahisi Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Arteriyovenöz fistül, son dönem böbrek yetmezliği nedeniyle hemodiyaliz tedavisi alan hastalarda kalıcı damar erişimi için en uygun yöntem olarak kabul edilmektedir. Bununla birlikte, özellikle distal radiyosefalik arteriyovenöz fistüllerde olgunlaşma başarısızlığı önemli bir klinik sorun olmaya devam etmektedir. Bu çalışmada, distal radiyosefalik arteriyovenöz fistül oluşturulan erişkin hastalarda ameliyat öncesi radiyal arter çapı, turnike öncesi ve sonrası sefalik ven çapı ile venöz distensibilitenin fistül olgunlaşması üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Hastalar ve Metod: Bu retrospektif ve tek merkezli çalışmaya 01 Ocak 2024–31 Aralık 2025 tarihleri arasında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı'nda kronik hemodiyaliz gereksinimi nedeniyle distal radiyosefalik arteriyovenöz fistül açılan 82 erişkin hasta dahil edildi. Daha önce arteriyovenöz fistül cerrahisi geçiren, aynı koldan vasküler girişim öyküsü olan, santral venöz stenoz tanısı bulunan veya verilerine eksiksiz ulaşılamayan hastalar çalışma dışı bırakıldı. Ameliyat öncesi Doppler ultrasonografi ile radiyal arter çapı, turnike öncesi sefalik ven çapı ve turnike sonrası sefalik ven çapı ölçüldü. Turnike sonrası ve öncesi sefalik ven çapı arasındaki fark venöz distensibilite olarak tanımlandı. Hastalar postoperatif takipte fistül debisine göre olgunlaşan ve olgunlaşmayan gruplar olarak değerlendirildi. Olgunlaşma için fistül debisinin 600 mL/dk üzerinde olması esas alındı. İstatistiksel analizlerde χ2 testi, bağımsız örneklem t testi, ROC analizi ve lojistik regresyon analizi kullanıldı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 82 hastanın 50'si erkek (%60,98), 32'si kadındı (%39,02). Yaş ortalaması 58,56±14,76 yıl olarak saptandı. Fistül olgunlaşması 51 hastada (%62,20) gerçekleşirken, 31 hastada (%37,80) olgunlaşma sağlanamadı. Olgunlaşan grupta radiyal arter çapı, turnike öncesi sefalik ven çapı, turnike sonrası sefalik ven çapı ve venöz distensibilite değerleri olgunlaşmayan gruba göre anlamlı düzeyde daha yüksekti. Radiyal arter çapı olgunlaşan grupta 2,38±0,38 mm, olgunlaşmayan grupta 1,96±0,38 mm olarak bulundu (t=4,78; p<0,05). Venöz distensibilite ise sırasıyla 0,76±0,32 mm ve 0,52±0,25 mm idi (t=3,49; p<0,05). Lojistik regresyon analizinde radiyal arter çapı ve venöz distensibilitenin fistül olgunlaşması için bağımsız prediktif faktörler olduğu, kurulan modelin istatistiksel açıdan anlamlı olduğu saptanmıştır (Omnibus test: χ2=31,581; p<0,001). Radiyal arter çapındaki artış olgunlaşma olasılığını yaklaşık 29 kat artırırken, venöz distensibilitedeki artış olgunlaşma olasılığını yaklaşık 18,5 kat artırdığı saptanmıştır. ROC analizinde radiyal arter çapı için AUC değeri 0,80, venöz distensibilite için 0,72, turnike sonrası sefalik ven çapı için 0,755 ve turnike öncesi sefalik ven çapı için 0,643 olarak belirlendi. Radiyal arter çapı için >2 mm kesim değerinde duyarlılık %80,39 ve özgüllük %70,97; venöz distensibilite için >0,5 mm kesim değerinde duyarlılık %72,55 ve özgüllük %67,74 olarak hesaplandı. Sonuç: Distal radyosefalik arteriyovenöz fistül oluşturulan erişkin hastalarda ameliyat öncesi radiyal arter çapı, turnike sonrası sefalik ven çapı ve venöz distensibilite, fistül olgunlaşmasını öngörmede klinik açıdan anlamlı parametrelerdir. Çalışmamızda radiyal arter çapı en güçlü ayırt edici performansı göstermiş, venöz distensibilite ise radiyal arter çapından bağımsız olarak olgunlaşmayı öngören önemli bir fonksiyonel belirteç olarak saptanmıştır. Bu bulgular, distal radyosefalik arteriyovenöz fistül planlanan hastalarda yalnızca bazal ven çapının değil, arteriyel inflow kapasitesini yansıtan radiyal arter çapının ve venöz adaptasyon potansiyelini gösteren venöz distensibilitenin birlikte değerlendirilmesinin daha rasyonel cerrahi planlama ve uygun hasta seçimi açısından yararlı olabileceğini göstermektedir.
Özet (Çeviri)
Aim: Arteriovenous fistula is considered the preferred method for permanent vascular access in patients undergoing hemodialysis due to end-stage renal disease. However, maturation failure remains an important clinical problem, particularly in distal radiocephalic arteriovenous fistulas. This study aimed to evaluate the effects of preoperative radial artery diameter, cephalic vein diameter before and after tourniquet application, and venous distensibility on fistula maturation in adult patients undergoing distal radiocephalic arteriovenous fistula creation. Patients and Methods: This retrospective and single-center study included 82 adult patients who underwent distal radiocephalic arteriovenous fistula creation for chronic hemodialysis requirement at the Department of Cardiovascular Surgery, Istanbul University, Istanbul Faculty of Medicine, between January 1, 2024, and December 31, 2025. Patients with a history of previous arteriovenous fistula surgery, prior vascular intervention in the same upper extremity, diagnosed central venous stenosis, or incomplete medical data were excluded. Preoperative Doppler ultrasonography was used to measure radial artery diameter, cephalic vein diameter before tourniquet application, and cephalic vein diameter after tourniquet application. Venous distensibility was defined as the difference between post-tourniquet and pre-tourniquet cephalic vein diameters. During postoperative follow-up, patients were classified into mature and non-mature fistula groups according to fistula flow volume. A fistula flow volume above 600 mL/min was accepted as the criterion for maturation. χ2 test, independent samples t-test, ROC analysis, and logistic regression analysis were used for statistical evaluation. Results: Of the 82 patients included in the study, 50 were male (60.98%) and 32 were female (39.02%). The mean age was 58.56±14.76 years. Fistula maturation was achieved in 51 patients (62.20%), whereas maturation failure occurred in 31 patients (37.80%). Radial artery diameter, cephalic vein diameter before tourniquet application, cephalic vein diameter after tourniquet application, and venous distensibility were significantly higher in the mature fistula group compared with the non-mature group. The mean radial artery diameter was 2.38±0.38 mm in the mature group and 1.96±0.38 mm in the non-mature group (t=4,78; p<0,05). Venous distensibility was 0.76±0.32 mm and 0.52±0.25 mm, respectively (t=3,49; p<0,05). Logistic regression analysis revealed that radial artery diameter and venous distensibility were independent predictive factors for fistula maturation, and the established model was statistically significant (Omnibus test: χ2=31.581; p<0.001). Each 1-mm increase in radial artery diameter increased the likelihood of maturation approximately 29-fold, while each 1-mm increase in venous distensibility increased the likelihood approximately 18.5-fold. In ROC analysis, the AUC values were 0.80 for radial artery diameter, 0.72 for venous distensibility, 0.755 for post-tourniquet cephalic vein diameter, and 0.643 for pre-tourniquet cephalic vein diameter. At a cut-off value of >2 mm for radial artery diameter, sensitivity and specificity were 80.39% and 70.97%, respectively. At a cut-off value of >0.5 mm for venous distensibility, sensitivity and specificity were 72.55% and 67.74%, respectively. Conclusion: Preoperative radial artery diameter, post-tourniquet cephalic vein diameter, and venous distensibility are clinically significant parameters for predicting fistula maturation in adult patients undergoing distal radiocephalic arteriovenous fistula creation. In this study, radial artery diameter showed the strongest discriminative performance, while venous distensibility was identified as an important functional marker predicting maturation independently of radial artery diameter. These findings suggest that, in patients planned for distal radiocephalic arteriovenous fistula creation, evaluating not only the baseline venous diameter but also radial artery diameter reflecting arterial inflow capacity and venous distensibility reflecting venous adaptive potential may contribute to more rational surgical planning and appropriate patient selection.
Benzer Tezler
- Hemodiyaliz tedavisi altındaki olgularda damar ulaşım yoluyla; klinik, nutrisyonel, labaratuar parametrelerin ilişkisi
The relationship between vascular access and clinical, nutritional and laboratory parameters in patients undergoing hemodialysis treatment
MUSTAFA UMUR ÖZBAY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
İç HastalıklarıFırat Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ALİ GÜREL
- 65 yaş üstü düzenli hemodiyaliz tedavisi alan hastaların kırılganlık düzeyleri ve yaşam kalitesi arasındaki ilişki
The relationship between frailty levels and quality of life of patients over 65 years of age receiving regular hemodialysis treatment
SÜMEYYE DİLEK
Yüksek Lisans
Türkçe
2024
HemşirelikNecmettin Erbakan ÜniversitesiHemşirelik Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. IŞIN CANTEKİN
- Hemodializ hastalarında arteriyovenöz fistülerinin değerlendirilmesinde çok kesitli bt anjiografinin yeri
The role of multislice computer tomography angiography in evaluation of failing hemodialysis access fistulas
RAMIN IBRAHIMOV
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
Radyoloji ve Nükleer TıpEge ÜniversitesiRadyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. İSMAİL ORAN
- Son dönem böbrek yetmezliği nedeni ile hemodiyalize alınan olgularda diyaliz ilişkili kan basıncı değişikliklerinin hasta sonlanımı üzerine etkisi
The impact of dialysis-related blood pressure changes on patient outcomes in cases undergoing hemodialysis due to end-stage renal failure
ALİ ASLAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
NefrolojiSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ERHAN TATAR
- Hemodiyaliz hastalarında AV fistül uygulaması sırasında oluşan ağrıyı gidermede lavanta aromaterapinin etkisi
Effect of lavender aromatherapy on pain relief AV fistula application in hemodialysis patients
SEVDA TÜZÜN ÖZDEMİR
Yüksek Lisans
Türkçe
2019
HemşirelikEge Üniversitesiİç Hastalıkları Hemşireliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ASİYE AKYOL