Geri Dön

Primer regmatojen retina dekolmanı nedeniyle pars plana vitrektomi geçiren olgularda perflorokarbon sıvısı kullanılan ve kullanılmayan grupların fonksiyonel ve yapısal sonuçlarının karşılaştırılması

Functional and structural outcomes of pars plana vitrectomy with and without perfluorocarbon liquid in primary rhegmatogenous retinal detachment

  1. Tez No: 1015023
  2. Yazar: ZEYNEP FEYZA KÜÇÜK
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. EBUBEKİR DURMUŞ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göz Hastalıkları, Eye Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Retina dekolmanı, Retinal detachment
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Medeniyet Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu çalışmada primer regmatojen retina dekolmanı (RRD) nedeniyle pars plana vitrektomi (PPV) uygulanan olgularda, intraoperatif perflorokarbon sıvısı (PFKS) kullanılan ve kullanılmayan grupların fonksiyonel ve yapısal sonuçları karşılaştırıldı ve retinal katman kalınlıkları ile görme keskinliği arasındaki ilişki değerlendirildi. Retrospektif kohort tasarımlı bu çalışmaya; 01.01.2020–01.06.2025 tarihleri arasında PPV uygulanan 92 hastanın 92 gözü dahil edildi. Çalışmaya, yalnızca maküla tutulumu olan olgular dahil edildi. Olgular; PFKS kullanılan (n=52) ve kullanılmayan (n=40) olmak üzere iki gruba ayrıldı. Tüm olgular; postoperatif 1, 3, 6 ve 12. aylarda en iyi düzeltilmiş görme keskinliği (EİDGK), göz içi basıncı, ayrıntılı ön ve arka segment muayenesi ve spektral domain optik koherens tomografi (SD-OKT) ile değerlendirildi. Görüntüleme analizlerinde segmentasyon güvenilirliğini sağlamak amacıyla; kistoid maküler ödem varlığı, takip sürecinde nüks gelişimi veya görüntü kalitesini bozan komplikasyon/ortam opasitesi saptanan olgular çalışma dışı bırakıldı. Bu doğrultuda; PFKS kullanılan (n=27) ve kullanılmayan (n=23) toplam 50 gözden oluşan bir alt grup üzerinden detaylı görüntüleme analizleri gerçekleştirildi. Bu grupta ek olarak SD-OKT ile retinal katman analizleri gerçekleştirildi. Retinal katman kalınlıkları, ETDRS (Early Treatment Diabetic Retinopathy Study) haritasına göre analiz edildi; elipsoid zon (EZ) ve dış limitan membran (DLM) sürekliliği skorlandı. Retinal katman kalınlıkları, EZ ve DLM sürekliliği ile EİDGK arasındaki ilişki analiz edildi. Postoperatif takiplerde EİDGK (LogMAR) değerleri 1. aydan 12. aya; PFKS kullanılan grupta 0,81 ± 0,51'den 0,52 ± 0,47'ye, kullanılmayan grupta ise 0,76 ± 0,51'den 0,51 ± 0,43'e anlamlı iyileşme gösterdi (p<0,05). Gruplar arasında hiçbir takip döneminde EİDGK açısından istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmadı (p>0,05). Görüntüleme analizlerinde, PFKS kullanılan ve kullanılmayan gruplar arasında; hiçbir takip döneminde santral makula kalınlığı, makula hacmi, fovea hacmi ve retinal katman kalınlıkları açısından istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmadı (p>0,05). Benzer şekilde, intraoperatif ve postoperatif komplikasyon oranları her iki grupta benzer bulundu (p>0,05). EZ ve DLM süreklilik skorlarına bakıldığında; takip süresince, PFKS kullanılan ve kullanılmayan gruplar arasında anlamlı fark saptanmadı (p>0,05). 12. ay sonunda tam EZ sürekliliği PFKS kullanılmayan grupta %81,3, PFKS kullanılan grupta %87,0 oranında; tam DLM sürekliliği ise sırasıyla %93,8 ve %87,0 oranında saptandı (sırasıyla p=0,627, p=0,631). Her iki grupta da cerrahi sonrası 1. ay verileri ile kıyaslandığında; 12. ayda hem EZ hem de DLM süreklilik skorlarında istatistiksel olarak anlamlı bir klinik düzelme izlendi (PFKS kullanılan grupta: EZ için p<0,001, DLM için p=0,002; PFKS kullanılmayan grupta: EZ için p=0,031, DLM için p=0,016). Görme keskinliği ile retinal katmanlar arasındaki ilişkiye bakıldığında; 12. ayda EİDGK ile iç retinal katmanlardan yalnızca İPT kalınlığı arasında orta düzeyde anlamlı korelasyon saptandı (r=-0,536; p<0,001). Dış retinal katmanlar incelendiğinde; 12. ayda EİDGK ile foveal DNT kalınlığı (r=-0,335; p=0,037), EZ (r=0,419; p=0,008) ve DLM (r=0,496; p=0,001) sürekliliği ile santral fotoreseptör-RPE kompleksi kalınlığı (r=-0,422; p=0,007) arasında anlamlı korelasyon bulundu. PFKS kullanımının retina dekolmanı cerrahisi sonrası fonksiyonel ve yapısal sonuçlar üzerinde olumsuz bir etkisi olmadığı gösterildi. Görsel prognozun belirlenmesinde en güçlü belirleyicilerin dış retinal yapılar olduğu, iç retinal katmanların ise sınırlı ve sekonder düzeyde katkı sağladığı sonucuna varıldı.

Özet (Çeviri)

The aim of this study was to compare the functional and structural outcomes of eyes undergoing pars plana vitrectomy (PPV) for primary rhegmatogenous retinal detachment (RRD) with and without the intraoperative use of perfluorocarbon liquid (PFCL), and to evaluate the correlation between retinal layer thicknesses and visual acuity (VA). This retrospective cohort study included 92 eyes of 92 patients who underwent pars plana vitrectomy (PPV) between January 1, 2020, and June 1, 2025. Only eyes with macular involvement were included in the study. The cases were divided into two groups: those with perfluorocarbon liquid (PFCL) use (n = 40) and those without (n = 52). All cases were evaluated for best-corrected visual acuity (BCVA), intraocular pressure (IOP), detailed anterior and posterior segment examination, and spectral-domain optical coherence tomography (SD-OCT) at 1, 3, 6, and 12 months postoperatively. To ensure the reliability of segmentation in imaging analyses, eyes with cystoid macular edema, recurrence during follow-up, or complications/media opacities impairing image quality were excluded. Consequently, detailed imaging analyses were performed on a subgroup of 50 eyes, consisting of those with PFCL use (n=27) and those without PFCL use (n=23). Retinal layer thicknesses were analyzed based on the ETDRS (Early Treatment Diabetic Retinopathy Study) grid, and the integrity of the ellipsoid zone (EZ) and external limiting membrane (ELM) was scored. The relationship between retinal layer thicknesses, EZ and ELM integrity, and visual acuity was analyzed. During postoperative follow-up, best-corrected visual acuity (BCVA, LogMAR) showed a significant improvement from month 1 to month 12, decreasing from 0.81 ± 0.51 to 0.52 ± 0.47 in the PFCL group and from 0.76 ± 0.51 to 0.51 ± 0.43 in the non-PFCL group (p<0.05). No statistically significant difference in BCVA was observed between the groups at any follow-up time point (p>0.05). Imaging analyses revealed no statistically significant differences between the PFCL and non-PFCL groups in central macular thickness, macular volume, foveal volume, or retinal layer thicknesses at any follow-up time point (p>0.05). Similarly, intraoperative and postoperative complication rates were comparable between the two groups (p > 0.05). Upon evaluation of EZ and DLM continuity scores were evaluated, no statistically significant differences were observed between the PFCL and non-PFCL groups throughout the follow-up period (p > 0.05). At month 12, complete EZ continuity was observed in 81.3% of the non-PFCL group and 87.0% of the PFCL group, while complete DLM continuity was observed in 93.8% and 87.0% of the groups, respectively (p = 0.627 and p = 0.631, respectively). In both groups, a statistically significant clinical improvement in EZ and DLM continuity scores was observed at month 12 compared to postoperative month 1 (PFCL group: EZ p < 0.001, DLM p = 0.002; non-PFCL group: EZ p = 0.031, DLM p = 0.016). When the relationship between visual acuity and retinal layers was evaluated, a moderate significant correlation was found only between BCVA and IPL thickness among the inner retinal layers at month 12 (r = -0.536; p < 0.001). When outer retinal layers were evaluated, significant correlations were observed between BCVA and foveal ONL thickness (r = -0.335; p = 0.037), EZ continuity (r = 0.419; p = 0.008), DLM continuity (r = 0.496; p = 0.001), and central photoreceptor–RPE complex thickness (r = -0.422; p = 0.007) at month 12. It was demonstrated that the use of PFCL has no adverse effect on functional and structural outcomes following surgery for retinal detachment (RD). It was concluded that outer retinal structures are the strongest predictors of visual prognosis, whereas inner retinal layers provide only a limited and secondary contribution.

Benzer Tezler

  1. Fakik regmatojen retina dekolmanlarında pars plana vitrektomi sonuçlarımız

    Our pars plana vi̇trectomy results in phaki̇c rhegmatogenous retinal detachments

    SEVİL KARAMAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Göz HastalıklarıSağlık Bakanlığı

    Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HÜLYA GÜNGEL

  2. Proliferatif diyabetik retinopatinin tedavisinde pars plana vitrektominin yeri

    The place of pars plana vitrectomy in treatment of proliferative diabetic retinopathy

    METİN SAYLIK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    Göz Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

  3. Regmatojen retina dekolmanı tanılı olgularımızda başarılı cerrahi tedavi sonrası optik koherens tomografi ile foveal mikrokistik değişikliklerin incelenmesi

    Evaluating foveal microcystic changes by optical coherence tomography after successful surgical treatment in patients with rhegmatogenous retinal detachment

    MEHMET ERDOĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Göz Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SEMA ÇÖKEM ARVAS

  4. Regmatojen retina dekolmanında cerrahi sonuçlarımız

    Our results of surgery in the rhegmatogenous retinal detachment

    GÜLÇİN KAZAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    Göz HastalıklarıOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. YÜKSEL SÜLLÜ