Geri Dön

Post-pubertal akne tanılı hastalarda Demodex spp. sıklığının değerlendirilmesi

Evaluation of the frequency of Demodex spp. in patients with post-pubertal acne

  1. Tez No: 1015034
  2. Yazar: CANSU ÖZEN KAHRAMAN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. EMEL FETİL
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Dermatoloji, Dermatology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Klinik Araştırmalar Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET POST-PUBERTAL AKNE TANILI HASTALARDA DEMODEX SPP. SIKLIĞININ DEĞERLENDİRİLMESİ Amaç: Bu araştırmada, 25-40 yaş aralığındaki post-pubertal akne olgularında Demodex spp. sıklığının değerlendirilmesi ve elde edilen bulguların yaş ve cinsiyet açısından benzer sağlıklı kontrol grubu ile karşılaştırılması amaçlanmıştır. Ayrıca Demodex varlığı ile klinik ve sosyodemografik parametreler arasındaki olası ilişkinin değerlendirilmesi hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: Prospektif ve kesitsel tasarımlı bu çalışmaya, 1 Mayıs 2025-1 Mayıs 2026 tarihleri arasında polikliniğe başvuran 44 akne vulgaris hastası ve 44 sağlıklı kontrol olgusu dahil edilmiştir. Katılımcılara ait sosyodemografik ve klinik veriler standart veri kayıt formuna kaydedilmiş; akne klinik şiddeti Global Akne Derecelendirme Sistemi (GADS) kullanılarak skorlanmıştır. Demodex spp. varlığı, bilateral malar bölgeden standart yüzeyel deri biyopsisi (SYDB) yöntemiyle alınan örneklerin mikroskobik incelemesiyle değerlendirilmiş olup, incelenen iki örnekten en az birinde 1 cm²'lik alanda ≥5 Demodex akarının saptanması pozitiflik olarak tanımlanmıştır. Verilerin istatistiksel analizi SPSS 27.0 yazılımı ile gerçekleştirilmiş ve p<0,05 değeri istatistiksel anlamlılık sınırı olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Araştırmaya dahil edilen olguların yaş ortalaması 30,8±4,5 yıl olup katılımcıların %70,5'ini kadınlar oluşturmaktaydı. Ortalama Demodex sayısı akne grubunda 11,5±20,4/cm², sağlıklı kontrol grubunda ise 7,4±19,3/cm² olarak saptanmıştır. Demodex pozitiflik oranı akne grubunda %59,1, kontrol grubunda %43,2 olarak izlenmiş olup, gruplar arasındaki bu sayısal farklılık istatistiksel anlamlılık düzeyine ulaşmamıştır (p=0,135). Buna karşın, akne grubunda pozitif aile öyküsü varlığı, kontrol grubuna kıyasla istatistiksel açıdan anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur (p<0,001). Araştırma grupları arasında yaş, cinsiyet dağılımı, vücut kitle indeksi ile sigara ve alkol tüketim alışkanlıkları açısından anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. Ek olarak, akne grubundaki Demodex pozitif ve negatif olgular karşılaştırılmış olup; akne başlangıç yaşı, yüz yıkama alışkanlıkları, semptom (kaşıntı, kuruluk, kızarıklık) varlığı ve klinik akne şiddeti açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık izlenmemiştir. Sonuç: Post-pubertal akne vulgaris olgularında Demodex spp. pozitiflik oranı kontrol grubuna kıyasla sayısal olarak daha yüksek saptanmış olmakla birlikte, bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Elde edilen bulgular, Demodex spp.'nin post-pubertal akne etiyopatogenezinde tek başına belirleyici bir rolü olmadığını göstermektedir. Bununla birlikte, akne grubunda izlenen oransal yükseklik; Demodex'in belirli hasta alt gruplarında veya belirli klinik koşullarda akne oluşumuna potansiyel bir katkısının olabileceğine işaret etmektedir. Bu nedenle, özellikle konvansiyonel tedavilere dirençli, atipik seyirli veya yeterli klinik yanıtın alınamadığı erişkin akne olgularının yönetiminde Demodex infestasyonunun araştırılması tanısal ve terapötik açıdan yol gösterici olabilir. Sonuç olarak, Demodex spp. ile post-pubertal akne arasındaki ilişkinin daha net ortaya konulabilmesi adına; daha geniş örneklemli, prospektif ve çok merkezli çalışmalara ihtiyaç bulunmaktadır.

Özet (Çeviri)

EVALUATION OF THE FREQUENCY OF DEMODEX SPP. IN PATIENTS WITH POST-PUBERTAL ACNE Aim: This study aimed to evaluate the frequency of Demodex spp. in post-pubertal acne cases aged between 25 and 40 years and to compare the findings with an age and gender matched healthy control group. Additionally, it aimed to evaluate the potential relationship between the presence of Demodex and clinical and sociodemographic parameters. Materials and Methods: This prospective and cross-sectional study included 44 acne vulgaris patients who presented to the outpatient clinic between May 1 2025 and May 1 2026 along with 44 healthy control subjects. Sociodemographic and clinical data of the participants were recorded on a standardized data collection form, clinical acne severity was scored using the Global Acne Grading System (GAGS). The presence of Demodex spp. was evaluated by microscopic examination of samples obtained from bilateral malar regions using the standardized skin surface biopsy (SSSB) method; the detection of ≥5 Demodex mites in a 1 cm² area in at least one of the two examined samples was defined as positivity. Statistical analysis of the data was performed using SPSS 27.0 software, and a p-value of <0.05 was considered the threshold for statistical significance. Results: The mean age of the cases included in the study was 30.8±4.5 years, and 70.5% of the participants were female. The mean Demodex count was determined as 11.5±20.4/cm² in the acne group and 7.4±19.3/cm² in the healthy control group. The Demodex positivity rate was observed as 59.1% in the acne group and 43.2% in the control group, this numerical difference between the groups did not reach the level of statistical significance (p=0.135). In contrast, the presence of a positive family history in the acne group was found to be statistically significantly higher compared to the control group (p<0.001). No significant difference was detected between the study groups in terms of age, gender distribution, body mass index, and smoking and alcohol consumption habits. Additionally, Demodex positive and negative cases within the acne group were compared; no statistically significant differences were observed in terms of the age of acne onset, facial washing habits, presence of symptoms (itching, dryness, erythema), and clinical acne severity. Conclusion: Although the Demodex spp. positivity rate in post-pubertal acne vulgaris cases was found to be numerically higher compared to the control group, this difference was not statistically significant. The findings indicate that Demodex spp. does not have a solely determinative role in the etiopathogenesis of post-pubertal acne. However, the proportional elevation observed in the acne group suggests that Demodex may have a potential contribution to acne formation in specific patient subgroups or under specific clinical conditions. Therefore, investigating Demodex infestation in the management of adult acne cases especially those resistant to conventional treatments, presenting an atypical course, or failing to achieve an adequate clinical response may serve as a guiding factor from both a diagnostic and therapeutic perspective. In conclusion, to more clearly reveal the relationship between Demodex spp. and post-pubertal acne, there is a need for prospective, multicenter studies with larger sample sizes.

Benzer Tezler

  1. Covıd-19 pandemisindeki yaşam tarzı değişikliğinin erken puberte tanı ve tedavisine etkilerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the effects of life-style change in the covid-19 pandemic on early puberty diagnosis and treatment

    AYSU ÖZGE YÖNETCİ PEKUZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAcıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SERAP SEMİZ

  2. Post-pubertal dönemde inmemiş testiste prekanseröz değişiklikler (carcinoma insitu-cis)

    Başlık çevirisi yok

    ORHAN ŞERİT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    ÜrolojiSağlık Bakanlığı

    DR. İ. TUNCAY SÖZER

  3. Pubertal büyüme atılımı sona ermiş sınıf ıı hastalarda 3 farklı ortodontik tedavi yönteminin ICO indeksi kullanılarak değerlendirilmesi

    Evaluation of 3 different orthodontic treatment methods using ICO indexin post-pubertal class ii patients

    MURAT CENGİZHAN YAŞ

    Diş Hekimliği Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Diş HekimliğiAtatürk Üniversitesi

    Ortodonti Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ALİ KİKİ

  4. Prepubertal ve postpubertal çocuklarda obezite prevelansı ve obezitenin davranışsal risk faktörleri

    Obesity prevalence and behavioural risk factors in prepubertal and post pubertal children

    MERYEM ANAMUR UĞUZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSelçuk Üniversitesi

    Hemşirelik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SAİD BODUR

  5. Puberta öncesi ve sonrası dönemdeki kedilerin testislerinde interlökin-33 ve reseptörü ST2'nin immunohistokimyasal olarak gösterilmesi

    Immunohistochemical demonstration of interleukin-33 and its receptor ST2 in the testis of pre- and post-pubertal cats

    EBUBEKİR ACAR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Veteriner HekimliğiDicle Üniversitesi

    Veteriner Histoloji ve Embriyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET ERDEM AKBALIK