Yeni bir hibrit NiTi döner eğe sistemi ile gerçekleştirilenkök kanal tedavilerinin başarılarının değerlendirilmesi: Retrospektif çalışma
Evaluation of the success of root canal treatments performed with a new hybrid NiTi rotary file system: A retrospective study
- Tez No: 1015679
- Danışmanlar: DOÇ. DR. GÖZDE KANDEMİR DEMİRCİ
- Tez Türü: Diş Hekimliği Uzmanlık
- Konular: Diş Hekimliği, Dentistry
- Anahtar Kelimeler: kök kanal tedavisi, nikel-titanyum döner eğe, tedavi sonucu, teknik kalite, seanslar arası ağrı, Root canal treatment, nickel–titanium rotary file, treatment outcome, technical quality, inter-appointment pain
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ege Üniversitesi
- Enstitü: Diş Hekimliği Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Endodonti Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışmanın amacı, MG3 Gold (D-Perfect) hibrit nikel-titanyum döner eğe sistemi ile gerçekleştirilen kök kanal tedavilerinin teknik kalite, tedavi başarısı ve seanslar arası ağrı düzeyi açısından başarısını retrospektif olarak değerlendirmek ve başarı ile ilişkili değişkenleri analiz etmektir. Yöntem: Bu retrospektif çalışmada, Mart 2024 ile Kasım 2024 tarihleri arasında Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Endodonti Anabilim Dalı Kliniği'nde endodontik motorla rotasyonel hareketle çalışan MG3 Gold (D-Perfect) nikel-titanyum döner eğe sistemi kullanılarak büyük azı dişlerine uygulanan kök kanal tedavilerinin teknik kalitesi ve tedavi başarısı ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Dahil edilme kriterlerini karşılayan toplam 100 olgunun verilerine ulaşılmıştır. 100 olgudan 6 tanesinin 12.ay kontrol radyografisine ulaşılamadığı için tedavinin teknik kalitesi (yeterli/yetersiz) 100 olgu üzerinden, tedavinin başarısı (başarılı/başarısız) ise 94 olgu üzerinden değerlendirilmiştir. Hastalara ait klinik veriler, hasta takip formları ve ağrı takip formları radyografik arşiv kayıtları ile birlikte sistematik olarak incelenmiştir. Kök kanal tedavilerinin teknik kalitesi; kök kanal dolumunun radyolojik apekse göre konumu (kısa, ideal, taşkın), dolumun homojenliği (boşluk varlığı/yokluğu) ve eğe kırığı, perforasyon ile basamak oluşumu gibi prosedürel komplikasyonların varlığı temel alınarak değerlendirilmiştir. Tedavi başarısı, periapikal lezyonun kontrol radyografilerinde tamamen ortadan kalkması veya boyutunda azalma göstermesi esasına dayanan esnek kriterler doğrultusunda başarılı olarak sınıflandırılmıştır. Aynı zamanda başlangıçta periapikal lezyon bulunmayan olgularda lezyon oluşmaması durumu da başarılı olarak değerlendirilmiştir. Ayrıca, kullanılan eğelerin kullanım sayısı, kök kanalının eğim derecesi ve koronal restorasyonun türü gibi klinik ve anatomik değişkenlerin, teknik kalite ve tedavi başarısı üzerindeki olası etkileri analiz edilmiştir. Hastalar tarafından bildirilen seanslar arası ağrı skorları da ağrı takip formlarından elde edilerek değerlendirmeye dahil edilmiş, MG3 Gold döner eğe sistemi ile gerçekleştirilen kök kanal şekillendirmesinin klinik sonuçlara olan etkisi istatistiksel yöntemler kullanılarak incelenmiştir. IV Bulgular: Tedavi başarısının değerlendirildiği 94 dişin genel başarı oranı %92,6 (n=87) olarak belirlenmiştir. Cinsiyet, yaş grubu, diş tipi, kök kanal eğimi, restorasyon türü, tedavi öncesi pulpal durum, tedavinin teknik kalitesi, kullanılan eğelerin kullanım sayısı, kök kanal dolumunun uzunluğu ve prosedürel komplikasyon varlığı ile başarı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmamıştır (p > 0,05). Buna karşın, dişin çenedeki konumu (maksilla/mandibula) ile başarı arasında anlamlı bir ilişki saptanmıştır (p < 0,05). Başlangıç PAİ skoru ile başarı arasında anlamlı bir ilişki bulunmazken (p > 0,05), başlangıç PAİ skoru ile 12.ay PAİ skoru arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur (p<0,05). Başlangıç ağrı düzeyi, başlangıç PAİ skoru ve tedavi öncesi pulpal durum ile seanslar arası 24. ve 48.saat ağrı düzeyi arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır (p>0,05). Tedavinin teknik kalitesinin değerlendirildiği 100 dişin %88'inde teknik kalite yeterli, %12'sinde yetersiz bulunmuştur. Kök eğim derecesi ile teknik kalite arasında anlamlı ancak zayıf-orta düzeyde ilişki saptanmıştır (p<0,05). Kökün eğim derecesi ve alet kırığı arasında anlamlı bir ilişki saptanırken (p<0,05), eğenin kullanım sayısı (1 kullanım, 2 kulanım) ve alet kırığı arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır (p>0,05). Aynı zamanda eğenin kullanım sayısı, cinsiyet, yaş, diş tipi, diş konumu, tedavi öncesi pulpal durum ve başlangıç PAİ skoru ile teknik kalite arasında anlamlı ilişki bulunmamıştır (p>0,05). Sonuç: Bu retrospektif değerlendirme, MG3 Gold (D-Perfect) hibrit nikel-titanyum döner eğe sistemi ile gerçekleştirilen kök kanal tedavilerinin yüksek bir başarı oranı (%92,6) ve yeterli teknik kalite oranı (%88) sergilediğini ortaya koymuştur. Bulgular, tedavi başarısının ve tedavinin teknik kalitesinin cinsiyet, yaş, diş tipi, tedavi öncesi pulpal durum, başlangıç PAİ skoru ve eğenin kullanım sayısı gibi demografik ve çoğu klinik değişkenden bağımsız olduğunu göstermektedir. Ayrıca, flare-up gözlenmemesi ve seanslar arası ağrının minimal düzeyde olması, MG3 Gold sisteminin klinik uygulamalarda güvenle kullanılabileceğini düşündürmekte olup, gelecekte yapılacak prospektif ve kontrollü çalışmalar için önemli bir temel oluşturmaktadır.
Özet (Çeviri)
Objective: The aim of this study was to retrospectively evaluate the success of root canal treatments performed using the MG3 Gold (D-Perfect) hybrid nickel–titanium rotary file system in terms of technical quality, radiographic healing, and inter-appointment pain levels, and to analyze the variables associated with treatment success. Materials and Methods: In this retrospective study, the technical quality and treatment success of root canal treatments performed on molar teeth using the MG3 Gold (D-Perfect) nickel–titanium rotary file system operating in continuous rotational motion with an endodontic motor were evaluated separately at the Clinic of the Department of Endodontics, Faculty of Dentistry, Ege University, between March 2024 and November 2024. A total of 100 cases meeting the inclusion criteria were included in the analysis. As the 12-month follow-up radiographs of 6 cases were unavailable, the technical quality of the treatment (adequate/inadequate) was assessed based on 100 cases, whereas treatment success (successful/unsuccessful) was evaluated based on 94 cases. Clinical data, patient follow-up records, and pain assessment forms were systematically reviewed together with the radiographic archive records. The technical quality of the root canal treatments was evaluated based on the position of the root canal filling relative to the radiographic apex (short, ideal, or overfilled), the homogeneity of the obturation (presence or absence of voids), and the presence of procedural complications such as instrument separation, perforation, and ledge formation. Treatment success was classified according to flexible criteria, defined as the complete resolution or reduction in size of the periapical lesion on follow-up radiographs. Additionally, in cases with no initial periapical lesion, the absence of newly developed lesions was also considered indicative of successful treatment. In addition, the possible effects of clinical and anatomical variables—such as the number of uses of the instruments, the degree of root canal curvature, and the type of coronal restoration—on technical quality and treatment success were analyzed. Inter-appointment pain scores reported by the patients were obtained from pain assessment forms and included in the evaluation, and the effect of root canal shaping performed with VI the MG3 Gold rotary file system on clinical outcomes was investigated using statistical methods. Results: The overall success rate of the 94 teeth evaluated for treatment outcome was 92.6% (n = 87). No statistically significant association was found between treatment success and gender, age group, tooth type, root canal curvature, type of restoration, preoperative pulpal status, technical quality of the treatment, number of uses of the instruments, length of root canal filling, or the presence of procedural complications (p > 0.05). However, a significant association was observed between treatment success and the jaw location of the tooth (maxilla/mandible) (p < 0.05). While no significant relationship was found between the initial PAI score and treatment success (p > 0.05), a significant association was detected between the initial PAI score and the 12-month PAI score (p < 0.05). No significant relationship was observed between baseline pain level, initial PAI score, or preoperative pulpal status and inter-appointment pain at 24 and 48 hours (p > 0.05). Among the 100 teeth evaluated for technical quality, 88% were classified as adequate and 12% as inadequate. A significant but weak-to-moderate association was observed between the degree of root canal curvature and technical quality (p < 0.05). A statistically significant association was found between the degree of root canal curvature and instrument separation (p < 0.05), whereas no significant relationship was observed between the number of instrument uses (single use vs. two uses) and instrument separation (p > 0.05). Additionally, no significant association was detected between technical quality and the number of instrument uses, gender, age, tooth type, tooth location, preoperative pulpal status, or the initial PAI score (p > 0.05). Conclusions: This retrospective evaluation demonstrated that root canal treatments performed using the MG3 Gold (D-Perfect) hybrid nickel–titanium rotary file system exhibited a high success rate (92.6%) and a high rate of adequate technical quality (88%). The findings indicate that both treatment success and technical quality were independent of demographic and most clinical variables, including gender, age, tooth type, preoperative pulpal status, initial PAI score, and the number of instrument uses. Furthermore, the absence of flare-ups and the low levels of inter-appointment pain suggest that the MG3 Gold system can be safely employed in clinical practice. These results provide a valuable foundation for future prospective and controlled studies.
Benzer Tezler
- Characterization investigations of W-xTi alloys and W-xTi/2 WT% LaB6 composites fabricated by mechanical alloying and sintered using pressureless sintering or spark plasma sintering techniques
Mekanik alaşımlama ve basınçsız sinterleme ile spark plazma sinterleme yöntemleriyle üretilen W-xTi alaşımların ve W-xTi/2 WT% LaB6 kompozitlerinkarakterizasyon çalışmaları
HADI JAHANGIRI
Doktora
İngilizce
2016
Metalurji Mühendisliğiİstanbul Teknik ÜniversitesiMetalurji ve Malzeme Mühendisliği Ana Bilim Dalı
PROF. MUSTAFA LUTFİ ÖVEÇOĞLU
- Unconventional gas system characteristics and depositional environment modeling of silurian mudstones: Central Taurides and western Pontides, Turkey
Siluriyen çamurtaşlarının geleneksel olmayan gaz sistem özellikleri ve depolanma ortamının modellemesi: Orta Toroslar ve batı Karadeniz kuşağı, Türkiye
ZEYNEP DÖNER
Doktora
İngilizce
2021
Jeoloji Mühendisliğiİstanbul Teknik ÜniversitesiJeoloji Mühendisliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MUSTAFA KUMRAL
- Bazı lityum metal vanadat içerme bileşiklerinin sentezi, karakterizasyonu ve elektrokimyasal özelliklerinin incelenmesi
Synthesis, characterization and research of some lithium metal oxide insertion compounds
FATMA KILIÇ
- Yeni bir hibrit manyetik grafen oksit ile çeşitli gıda örneklerindeki vanadyum(V)in zeta potansiyel tekniği ile tayini
The determination of a new hybrid magnetic graphen oxideand vanadium (V) in various food samples with zetapotential technique
SİBEL ÖZSOY
- Yeni bir hibrit yapı kullanılarak hafiflik ve çarpışmaya dayanıklılık açısından elektrikli araç batarya kutusu yan profilinin kapsamlı optimizasyonu ve tasarımı
Comprehensive optimization and design of an electric vehicle battery box side profile for lightweight and crashworthiness using a novel hybrid structure
MUHAMMET ARSLAN
Doktora
Türkçe
2025
Otomotiv MühendisliğiBursa Uludağ ÜniversitesiOtomotiv Mühendisliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET İHSAN KARAMANGİL