Geri Dön

29 haftadan küçük pretermlerde bronkopulmoner displazi progresyonunda patent duktus arteriozusun rolünün incelenmesi

The role of patent ductus arteriosus in the progression of bronchopulmonary dysplasia in preterm infants born before 29 weeks of gestation

  1. Tez No: 1015941
  2. Yazar: ÇAĞLAYAN SARIGÖZ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ÖMER ERDEVE
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Bronkopulmoner displazi, patent duktus arteriozus, preterm, neonatal sepsis, invaziv mekanik ventilasyon, Bronchopulmonary dysplasia, patent ductus arteriosus, preterm, neonatal sepsis, invasive mechanical ventilation
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve amaç: Bronkopulmoner displazi (BPD), aşırı preterm bebeklerde görülen en önemli kronik solunum problemlerinden biri olup, uzun dönem solunumsal ve nörogelişimsel sonuçlar üzerinde belirleyici etkiye sahiptir. Patent duktus arteriozus (PDA) prematüre bebeklerde sık görülen bir kardiyovasküler sorun olmakla birlikte, PDA ile BPD arasındaki ilişkinin niteliği ve PDA maruziyetinin BPD gelişimindeki rolü halen tartışmalıdır. Bu çalışmada, gebelik yaşı 29 haftanın altında olan preterm bebeklerde BPD gelişimi ve şiddeti ile ilişkili risk faktörlerinin belirlenmesi, PDA boyutu ve PDA maruziyet süresinin BPD gelişimi ve ilerleyişi üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve yöntem: Bu tek merkezli retrospektif çalışmada, 01.01.2014–01.01.2025 tarihleri arasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'nde izlenen, gebelik yaşı 24+0/7–28+6/7 hafta arasında olan prematüre bebekler değerlendirildi. Majör konjenital anomalisi veya konjenital kalp hastalığı bulunan, postnatal ilk 7 gün içinde ölen, postnatal ilk 7 günden sonra dış merkezden sevk edilen veya verilerine tam olarak ulaşılamayan olgular çalışma dışı bırakıldı. Toplam 187 olgu çalışmaya dahil edildi. BPD gelişimi, orta/ağır BPD ve orta/ağır BPD veya ölüm sonlanımları açısından demografik, klinik ve ekokardiyografik değişkenler değerlendirildi. Bulgular: Olguların %19,8'inde BPD saptanmazken, %28,3'ünde hafif, %21,9'unda orta ve %9,1'inde ağır BPD gelişti; olguların %20,9'u postmenstrüel 36. hafta öncesinde ölmüştü. Orta–ağır BPD veya ölüm birleşik sonlanımı olguların %51,9'unda izlendi. Risk faktörü analizleri yapıldığında: a) Surfaktan kullanımı, erken neonatal sepsis (ENS), geç neonatal sepsis (GNS), uzamış invaziv mekanik ventilasyon (İMV) ve PDA'nın varlığı ile büyüklüğünü yansıtan değişkenler BPD gelişen grupta daha yüksekti. ROC analizinde İMV süresi için optimal kesim noktası 3 gün olarak belirlendi. Çok değişkenli lojistik regresyon analizinde ENS, GNS, herhangi bir zamanda geniş PDA varlığı ve ≥3 gün İMV uygulanmasının BPD gelişme olasılığında artış ile bağımsız ilişkili olduğu bulundu. b) İntrauterin gelişme geriliği (IUGR), doğum salonunda resüsitasyon, ENS, GNS, uzamış İMV ve PDA'nın varlığı, büyüklüğü ve maruziyet süresini yansıtan değişkenler orta/ağır BPD grubunda daha yüksekti. ROC analizinde İMV süresi için optimal kesim noktası 6 gün, orta/geniş PDA maruziyet süresi için 4 gün ve geniş PDA maruziyet süresi için 5 gün olarak saptandı. Çok değişkenli lojistik regresyon analizinde IUGR, doğum salonunda resüsitasyon, ENS ve ≥6 gün İMV uygulanmasının orta/ağır BPD gelişme olasılığında artış ile bağımsız ilişkili olduğu saptandı. c) Çoğul gebelik, IUGR, doğum salonunda resüsitasyon, ENS, GNS, uzamış İMV ve PDA'nın varlığı ile büyüklüğünü yansıtan değişkenler orta/ağır BPD veya ölüm grubunda daha yüksekti. ROC analizinde İMV süresi için optimal kesim noktası 6 gün olarak belirlendi. Çok değişkenli lojistik regresyon analizinde IUGR, doğum salonunda resüsitasyon ve ≥6 gün İMV uygulanmasının orta/ağır BPD veya ölüm gelişme olasılığında artış ile bağımsız ilişkili olduğu bulundu. Sonuç: Bu çalışmada uzamış İMV süresinin tüm sonlanımlar açısından en güçlü belirleyici değişken olduğu gösterildi. ENS ve GNS'nin BPD gelişme olasılığında artış ile bağımsız ilişkili olduğu, ENS'nin ise hastalık şiddeti açısından daha belirleyici bir rol oynayabileceği saptandı. PDA'nın varlığı, büyüklüğü ve maruziyet süresini yansıtan birçok değişken BPD ile ilişkili bulunmakla birlikte, bu ilişkilerin büyük kısmı çok değişkenli analizlerde bağımsızlığını kaybetti; yalnızca herhangi bir zamanda geniş PDA varlığının BPD gelişme olasılığında artış ile bağımsız ilişkisinin devam ettiği gösterildi. Bu bulgular, PDA'nın BPD gelişiminde doğrudan bir etkenden ziyade hastalık şiddetini yansıtan bir belirteç olabileceğini düşündürmektedir. Prematüre bebeklerde enfeksiyonların önlenmesi ve uygun yönetimi, İMV süresinin azaltılması ve akciğer koruyucu ventilasyon stratejilerinin uygulanması BPD gelişiminin azaltılmasında öncelikli yaklaşımlar olarak görülmektedir.

Özet (Çeviri)

Background and aim: Bronchopulmonary dysplasia (BPD) is one of the most important chronic respiratory morbidities in extremely preterm infants and has a substantial impact on long-term respiratory and neurodevelopmental outcomes. Although patent ductus arteriosus (PDA) is a common cardiovascular condition in premature infants, the nature of the relationship between PDA and BPD, as well as the role of PDA exposure in the development of BPD, remains controversial. This study aimed to identify risk factors associated with the development and severity of BPD in preterm infants born at less than 29 weeks of gestation and to evaluate the effects of PDA size and duration of PDA exposure on BPD development and progression. Materials and methods: In this single-center retrospective study, preterm infants born between 24+0/7 and 28+6/7 weeks of gestation and followed in the Neonatal Intensive Care Unit of Ankara University Faculty of Medicine Children's Hospital between January 1st, 2014, and January 1st, 2025 were evaluated. Infants with major congenital anomalies or congenital heart disease, those who died within the first 7 postnatal days, those transferred from another center after the first 7 postnatal days, and those with incomplete medical records were excluded. A total of 187 infants were included in the study. Demographic, clinical, and echocardiographic variables were evaluated with respect to BPD development, moderate-to-severe BPD, and the composite outcome of moderate-to-severe BPD or death. Results: BPD was not diagnosed in 19.8% of the infants, whereas 28.3% developed mild BPD, 21.9% moderate BPD, and 9.1% severe BPD. Additionally, 20.9% of the infants died before 36 weeks of postmenstrual age. The composite outcome of moderate-to-severe BPD or death was observed in 51.9% of the cohort. Risk factor analyses demonstrated that: a) Surfactant administration, early-onset sepsis (EOS), late-onset sepsis (LOS), prolonged invasive mechanical ventilation (IMV), and variables reflecting the presence and size of PDA were more common in the BPD group. Receiver operating characteristic (ROC) analysis identified 3 days as the optimal cut-off value for IMV duration. In multivariable logistic regression analysis, EOS, LOS, the presence of a large PDA at any time, and IMV duration of ≥3 days were independently associated with an increased likelihood of BPD development. b) Intrauterine growth restriction (IUGR), delivery room resuscitation, EOS, LOS, prolonged IMV, and variables reflecting the presence, size, and duration of PDA exposure were more frequent in the moderate-to-severe BPD group. ROC analysis identified optimal cut-off values of 6 days for IMV duration, 4 days for moderate-to-large PDA exposure, and 5 days for large PDA exposure. Multivariable logistic regression analysis demonstrated that IUGR, delivery room resuscitation, EOS, and IMV duration of ≥6 days were independently associated with an increased likelihood of moderate-to-severe BPD. c) Multiple gestation, IUGR, delivery room resuscitation, EOS, LOS, prolonged IMV, and variables reflecting the presence and size of PDA were more common in the moderate-to-severe BPD or death group. ROC analysis identified 6 days as the optimal cut-off value for IMV duration. Multivariable logistic regression analysis showed that IUGR, delivery room resuscitation, and IMV duration of ≥6 days were independently associated with an increased likelihood of moderate-to-severe BPD or death. Conclusion: Prolonged IMV duration was identified as the strongest predictor across all study outcomes. EOS and LOS were independently associated with an increased likelihood of BPD development, while EOS appeared to play a more prominent role in determining disease severity. Although several variables reflecting the presence, size, and duration of PDA exposure were associated with BPD, most of these associations lost significance after adjustment for confounding factors; only the presence of a large PDA at any time remained independently associated with an increased likelihood of BPD development. These findings suggest that PDA may function more as a marker of disease severity rather than as a direct causal factor in the pathogenesis of BPD. Prevention and appropriate management of neonatal infections, reduction of IMV duration, and implementation of lung-protective ventilation strategies appear to be key approaches for reducing the incidence of BPD in preterm infants.

Benzer Tezler

  1. Pretermlerde gecikmiş tiroid stimulan hormon yüksekliği sıklığı ve risk faktörlerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the prevalence and risk factors of delayed thyroid-stimulating hormone elevation in preterm infants

    FATMA KÜBRA DEMİRCİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SABRİYE KORKUT

  2. Fototerapi alan term ve preterm yenidoğanlarda transkutan bilirubin ölçümünün serum bilirubini ile karşılaştırılması

    Comparison of transcutaneous bilirubin measurement with serum bilirubin in term and preterm newborns receiving phototherapy

    AYBİKE BACIOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAydın Adnan Menderes Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYŞE ANIK

  3. İki haftadan uzun süren öksürüğü olan 18 yaş üstü yetişkinlerde kültür, polimeraz zincir reaksiyonu ve seroloji ile Bordetella pertussis enfeksiyonunun araştırılması

    Detection of bordetella pertussis infection with culture, polymerase chain reaction (PCR) and serology in patients (ages 18≤) with cough lasting more than two weeks

    PINAR YÜRÜK ATASOY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Bakteriyoloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. CUMHUR ARTUK

  4. Farklı bronkopulmoner displazi sınıflamalarının uzun dönem sonuçlar üzerine etkisi

    Effect of different bronchopulmonary dysplasıa classıfıcatıons on long term outcomes

    ERVA BERİN KÜÇÜK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. LEYLA BİLGİN

  5. Düşük doğum ağırlıklı prematüre bebeklerde germinal matriks kaynaklı post hemorajik hidrosefalide ventrikülosubgaleal şant uygulamaları

    Başlık çevirisi yok

    VANER KÖKSAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2007

    NöroşirürjiErciyes Üniversitesi

    Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. İ. SUAT ÖKTEM