Farklı çürük şiddetlerine sahip çocuklarda dental tedavi sonrası ağız sağlığına bağlı yaşam kalitesindeki değişimin değerlendirilmesi
Evaluation of changes in oral health-related quality of life following dental treatment in children with different caries severity levels
- Tez No: 1016115
- Danışmanlar: PROF. DR. TUĞBA BEZGİN, DOÇ. DR. ÇAĞIL VURAL
- Tez Türü: Diş Hekimliği Uzmanlık
- Konular: Diş Hekimliği, Dentistry
- Anahtar Kelimeler: Ağız Sağlığına Bağlı Yaşam Kalitesi, CAST, Dental Tedavi, Erken Çocukluk Çağı Çürüğü, POQL, Oral Health-Related Quality of Life, CAST, Dental Treatment, Early Childhood Caries, POQL
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Üniversitesi
- Enstitü: Diş Hekimliği Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Diş Hekimliği Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Farklı Çürük Şiddetlerine Sahip Çocuklarda Dental Tedavi Sonrası Ağız Sağlığına Bağlı Yaşam Kalitesindeki Değişimin Değerlendirilmesi Bu çalışmanın amacı, erken çocukluk çağı çürüğüne sahip farklı çürük şiddeti düzeylerindeki 36–71 ay aralığındaki çocuklarda dental tedavi öncesi ve sonrası ağız sağlığına bağlı yaşam kalitesindeki değişimin değerlendirilmesidir. Ayrıca çürük şiddetinin başlangıç ağız sağlığına bağlı yaşam kalitesi ile ilişkisinin ve tedavi sonrası 6. ayda yeniden tedavi gereksiniminin yaşam kalitesi üzerindeki etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda, dental tedavi öncesi ve sonrası ASBYK düzeyleri arasında fark olmadığı ve farklı çürük şiddeti düzeylerine sahip çocuklar arasında ASBYK düzeyleri bakımından fark olmadığı yönündeki H0 hipotezleri test edilmiştir. Araştırma grubu, Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Pedodonti Anabilim Dalı'na diş çürüğü nedeniyle başvuran ve derin sedasyon altında dental tedavi endikasyonu bulunan çocuk hastalardan oluşmuştur. Çalışma kriterlerini karşılayan ve 1. ay takip değerlendirmesi tamamlanan 138 çocuk ana örneklemi oluşturmuş, 6. ay değerlendirmeleri ise kontrole gelen 71 çocuk üzerinden yapılmıştır. Çürük şiddeti CAST indeksi ile değerlendirilmiş ve çocuklar maksimum CAST kodlarına göre morbidite, ciddi morbidite ve mortalite gruplarına ayrılmıştır. Ağız sağlığına bağlı yaşam kalitesinin değerlendirilmesinde POQL ölçeği ebeveyn formu kullanılmış; ölçek tedavi öncesinde, tedavi sonrası 1. ayda ve 6. ayda uygulanmıştır. Çalışmaya dahil edilen çocukların 69'u kız (%50,0), 69'u erkek (%50,0) olup ortanca yaş 5 olarak belirlenmiştir. CAST sınıflamasına göre çocukların 53'ü (%38,4) morbidite, 70'i (%50,7) ciddi morbidite ve 15'i (%10,9) mortalite grubunda yer almıştır. CAST grupları arasında yaş, kardeş sayısı ve anne öğrenim durumu açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmıştır (p<0,05). Cinsiyet, baba öğrenim durumu, çocuğa ait oda varlığı, tablet/bilgisayar sahipliği, diş fırçalama sıklığı, diş macunu seçimi, Toothmousse kullanımı ve flor uygulaması ile çürük şiddeti arasında anlamlı ilişki bulunmamıştır (p>0,05). Ebeveynlerin çocuklarının mevcut ağız-diş sağlığına ilişkin değerlendirmeleri ve ebeveynlerin kendi ağızdiş sağlığı algıları CAST gruplarına göre anlamlı farklılık göstermiştir (p<0,05). Başlangıç ASBYK toplam skoru ile incelenen sosyodemografik ve ağız hijyeni değişkenleri arasında anlamlı ilişki bulunmazken, kardeş sayısı ile başlangıç ASBYK toplam skoru arasında pozitif yönde zayıf düzeyde anlamlı ilişki saptanmıştır (r=0,238; p=0,005). Yaşam kalitesi toplam skoru açısından CAST grupları arasında anlamlı fark bulunmuş; morbidite grubunda skorlar ciddi morbidite ve mortalite gruplarına göre daha düşük bulunmuştur (p<0,05). Tedavi sonrası 1. ay ve 6. ay ASBYK toplam skorlarının başlangıca göre anlamlı derecede azaldığı görülmüştür (p<0,001). Fiziksel fonksiyon, rol fonksiyonu ve duygusal etki skorlarında tedavi sonrası anlamlı iyileşme saptanırken (p<0,05), sosyal etki skorunda zaman içinde anlamlı değişim bulunmamıştır (p>0,05). Altıncı ay kontrolüne gelen çocukların 28'inde (%39,4) yeniden tedavi gereksinimi saptanmış; bu çocuklarda 6. ay ASBYK toplam skoru ve fiziksel fonksiyon skoru anlamlı derecede daha yüksek bulunmuştur (p<0,05). Bu bulgular, çürük şiddetinin çocukların ağız sağlığına bağlı yaşam kalitesini olumsuz etkilediğini ve derin sedasyon altında uygulanan dental tedavi sonrası yaşam kalitesinde belirgin iyileşme sağlandığını göstermektedir. Tedavi sonrası düzenli takiplerin ve koruyucu uygulamaların yaşam kalitesindeki iyileşmenin sürdürülmesi açısından önemli olduğu düşünülmektedir.
Özet (Çeviri)
Evaluation of Changes in Oral Health-Related Quality of Life Following Dental Treatment in Children with Different Caries Severity Levels The aim of this study was to evaluate changes in oral health-related quality of life before and after dental treatment in children aged 36–71 months with early childhood caries and different levels of caries severity. In addition, the study aimed to investigate the relationship between caries severity and baseline oral health-related quality of life, as well as the effect of the need for retreatment at the 6-month follow-up on quality of life. Accordingly, the null hypotheses that there would be no difference in oral health-related quality of life before and after dental treatment, and that there would be no difference in oral health-related quality of life among children with different caries severity levels, were tested. The study population consisted of pediatric patients who presented to the Department of Pediatric Dentistry, Faculty of Dentistry, Ankara University, due to dental caries and who had an indication for dental treatment under deep sedation. A total of 138 children who met the inclusion criteria and completed the 1-month follow-up evaluation constituted the main study sample, while 6-month evaluations were performed on 71 children who attended the follow-up visit. Caries severity was assessed using the CAST index, and children were classified into morbidity, severe morbidity, and mortality groups according to their maximum CAST codes. Oral health-related quality of life was evaluated using the parent form of the Pediatric Oral Health-Related Quality of Life Measure (POQL), which was administered before treatment and at the 1st and 6th months after treatment. Of the children included in the study, 69 were girls (50.0%) and 69 were boys (50.0%), and the median age was 5 years. According to the CAST classification, 53 children (38.4%) were in the morbidity group, 70 children (50.7%) were in the severe morbidity group, and 15 children (10.9%) were in the mortality group. Statistically significant differences were found among the CAST groups in terms of age, number of siblings, and maternal education level (p<0.05). No significant association was found between caries severity and sex, paternal education level, having a room of their own, ownership of a tablet/computer, toothbrushing frequency, toothpaste selection, Tooth Mousse use, or fluoride application (p>0.05). Parents' evaluations of their children's current oral and dental health, as well as parents' perceptions of their own oral and dental health, differed significantly according to CAST groups (p<0.05). No significant association was found between baseline oral health-related quality of life total score and the sociodemographic or oral hygiene variables examined. However, a weak positive significant correlation was observed between the number of siblings and baseline oral health-related quality of life total score (r=0.238; p=0.005). A significant difference was found among the CAST groups in terms of quality of life total score, with lower scores observed in the morbidity group compared with the severe morbidity and mortality groups (p<0.05). The oral health-related quality of life total scores at the 1st and 6th months after treatment were significantly lower than the baseline scores (p<0.001). Significant improvements were observed after treatment in physical function, role function, and emotional impact scores (p<0.05), whereas no significant change over time was found in the social impact score (p>0.05). Among the children who attended the 6-month follow-up visit, 28 (39.4%) required retreatment. These children had significantly higher 6-month oral health-related quality of life total scores and physical function scores (p<0.05). These findings indicate that caries severity negatively affects children's oral health-related quality of life and that dental treatment performed under deep sedation provides a marked improvement in quality of life. Regular post-treatment follow-up visits and preventive practices are considered important for maintaining the improvement achieved in quality of life.
Benzer Tezler
- Synthesis and characterization of boron-acrylate/SBA-15 polymer composites
Bor-akrilat/SBA-15 polimer kompozitlerinin sentez ve karakterizasyonu
NARGIZ ALIYEVA
Yüksek Lisans
İngilizce
2019
Polimer Bilim ve Teknolojisiİstanbul Teknik ÜniversitesiPolimer Bilim ve Teknolojisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. İBRAHİM ERSİN SERHATLI
- Endüstriyel tesislerdeki depolama tanklarının deprem risk analizleri
Seismic risk analysis of storage tanks in industrial facilities
SEZER ÖZTÜRK
Doktora
Türkçe
2024
İnşaat Mühendisliğiİstanbul Teknik Üniversitesiİnşaat Mühendisliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ALİ SARI
- Propolisin diş çürüğü oluşumuna etkisinin sıçan dişlerinde incelenmesi
Effect of propolis on dental caries formation in rats
GAMZE ERDEM (BOZCUK)
- Development of a new method for mode I fracture toughness test on disc type rock specimens
Disk tipi kaya numunelerinde mod I çatlak tokluğu testi için yeni bir yöntemin geliştirilmesi
ÇİĞDEM ALKILIÇGİL
Yüksek Lisans
İngilizce
2006
Maden Mühendisliği ve MadencilikOrta Doğu Teknik ÜniversitesiMaden Mühendisliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. LEVENT TUTLUOĞLU
- Elastic wawe propagation in metals under high strain rates
Başlık çevirisi yok
GÖKHAN MEMİŞ
Yüksek Lisans
İngilizce
2005
Makine Mühendisliğiİstanbul Teknik ÜniversitesiMakine Mühendisliği Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. EROL ŞENOCAK