Geri Dön

Mega yapı olan gökdelenlerin simge yapı olarak algılanmasında belirleyici unsurların incelenmesi

An examination of the determinant factors in the perception of skyscrapers as mega structures and landmark buildings

  1. Tez No: 1016593
  2. Yazar: ŞEYMA EŞİTMEZ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. KUTLUĞ SAVAŞIR
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Mimarlık, Architecture
  6. Anahtar Kelimeler: Gökdelen, Landmark, Skyscraper, Landmark
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
  10. Enstitü: Fen Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Mimarlık Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Yapı Bilgisi Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu tez çalışması, mega yapı ölçeğindeki gökdelenlerin“simge yapı”(landmark) olarak algılanmasını belirleyen unsurları çok boyutlu bir yaklaşımla incelemektedir. Çalışma, literatürde çoğunlukla mühendislik ve sürdürülebilirlik ekseninde yapılan yüksek yapı araştırmalarının ötesine geçerek, bu yapıların kültürel, sosyo-psikolojik ve kentsel kimlik boyutlarını da kapsamlı biçimde değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda geliştirilen yöntem, literatürdeki üç temel kuramsal eksen üzerine kurulmuştur: Simge yapı değerlendirme ölçütleri, Lynch'in imageability (1960), Norberg-Schulz'un genius loci (1971) ve Lefebvre'in mekânsal temsil kuramından (1991) türetilmiş; mega yapı ölçütleri, Banham'ın mega yapı tanımı (1976), Frampton'ın tektonik yaklaşımı (2007b) ve Flyvbjerg'in mega projeler için risk-ekonomi modeli (2014) temel alınarak belirlenmiş; gökdelen ölçütleri ise CTBUH'un (2003) yükseklik sınıflandırmaları ile Ali ve Armstrong'un (2008b) taşıyıcı sistem tipolojileri doğrultusunda oluşturulmuştur. Bu kuramsal çerçeve doğrultusunda çalışma kapsamında üç ana kategori, simge yapı, mega yapı ve gökdelen, her biri için geliştirilen beşer ölçüt üzerinden puanlanmış; böylece toplam on beş kriter içeren çok boyutlu bir değerlendirme modeli ortaya konmuştur. Simge yapı değerlendirmesi; görsel tanınırlık, kültürel temsil, toplumsal bellek, küresel bilinirlik ve mimari özgünlük üzerinden; mega yapı analizi ölçek, teknik karmaşıklık, ekonomik etki, karma işlevlilik ve yatırım büyüklüğü üzerinden; gökdelen analizi ise yükseklik, taşıyıcı sistem, dikey sirkülasyon, sürdürülebilirlik ve kent silüeti etkisi üzerinden gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada, çağdaş kentlerin küresel ölçekte tanınırlığını ve mekânsal kimliğini şekillendiren mega yapılar; simgesel, teknik ve kentsel boyutlarıyla incelenmiştir. Birinci bölümde, araştırma problemi tanımlanmış; mega yapıların dünya üzerindeki dağılımı değerlendirilerek özellikle Asya ve Orta Doğu coğrafyalarında yoğunlaşan yüksek yapı eğilimleri ortaya konmuştur. İkinci bölümde,“simge yapı”,“mega yapı”ve“gökdelen”kavramları mimari, kültürel ve mühendislik boyutlarıyla açıklanmış; bu kavramlara ilişkin literatür, güncel örnekler üzerinden güçlendirilmiştir. Üçüncü bölümde, mega yapıların en görünür tipolojisi olan gökdelenler ele alınmış ve toplam 27 uluslararası örnek Burj Khalifa, Shanghai Tower, Taipei 101, One World Trade Center, Merdeka 118, Petronas Towers, Pearl River Tower ve diğerleri çalışmada geliştirilen üç ana kategori (Simge Yapı, Mega Yapı, Gökdelen) ve on beş ölçüt kapsamında puanlanarak karşılaştırmalı tablolarla analiz edilmiştir. Yapıların mimari formu, strüktürel çözümleri, sürdürülebilirlik performansı, kent silüetine katkısı ve kültürel temsiliyeti gibi değişkenler bütüncül bir çerçevede değerlendirilmiştir. Sonuç bölümünde, mega yapıların yalnızca mühendislik ve teknoloji başarıları değil; aynı zamanda kentlerin kültürel temsil gücünü, uluslararası görünürlüğünü ve kolektif belleğini şekillendiren mimari araçlar olduğu vurgulanmıştır. Bu çalışma, literatürde sıklıkla karşılaşılan“yüksekliğe indirgeme”yaklaşımını aşarak simgeselliği çok boyutlu bir analitik çerçeveye oturtmuş; gelecekteki mega yapı ve gökdelen projelerinde sürdürülebilirlik, kent kimliği, kamusal etki ve toplumsal katılım kavramlarının bütünleşik biçimde ele alınması gerektiğini önermiştir.

Özet (Çeviri)

This thesis investigates the factors that define mega-scale skyscrapers as“landmark buildings”through a multidimensional analytical approach. Moving beyond the dominant literature that primarily focuses on engineering and sustainability, the study adopts a holistic perspective incorporating architectural, cultural, socio-psychological, and urban identity dimensions. The evaluation criteria were developed based on three theoretical foundations: landmark criteria derived from Lynch's concept of imageability (1960), Norberg-Schulz's notion of genius loci (1971), and Lefebvre's theory of spatial representation (1991); mega-structure criteria informed by Banham's conceptualization of mega structures (1976), Frampton's tectonic theory (2007b), and Flyvbjerg's megaproject risk-economy framework (2014); and skyscraper criteria derived from CTBUH's height classification system (2003) and Ali ve Armstrong's structural system typology (2008b). Within this framework, the study evaluates three main categories; landmark, mega structure, and skyscraper through five criteria for each, establishing a fifteen-parameter assessment model. Landmark evaluation emphasizes visual recognizability, cultural representation, collective memory, global visibility, and architectural originality; mega-structure evaluation focuses on scale, technical complexity, economic impact, mixed-use capacity, and investment magnitude; while skyscraper evaluation addresses height, structural system, vertical circulation, sustainability, and skyline impact. This study examines mega structures key elements shaping the global visibility and spatial identity of contemporary cities through their symbolic, technical, and urban dimensions. The first chapter defines the research problem, outlines the aim and scope of the study, and evaluates the global distribution of mega structures, emphasizing the concentration of high-rise development in Asia and the Middle East. The second chapter elaborates on the concepts of“landmark,”“mega structure,”and“high-rise/skyscraper,”discussing their architectural, cultural, and engineering characteristics supported by relevant literature and contemporary examples. The third chapter focuses on skyscrapers, the most prominent typology of mega structures, and analyzes 27 international examples including Burj Khalifa, Shanghai Tower, Taipei 101, One World Trade Center, Merdeka 118, Petronas Towers, Pearl River Tower, and others based on fifteen criteria grouped under three main categories (Landmark, Mega Structure, Skyscraper). Architectural form, structural systems, sustainability performance, contributions to the urban skyline, and cultural representation were evaluated through comparative scoring tables. In the conclusion, the study emphasizes that mega structures are not only feats of engineering and technology but also powerful cultural symbols that enhance urban identity, international prestige, and collective memory. Moving beyond the conventional“height‐based”evaluation in the literature, this research establishes a multidimensional analytical framework for architectural iconicity and suggests that future mega structure and skyscraper projects should integrate sustainability, urban identity, public impact, and community engagement in a holistic manner.

Benzer Tezler

  1. Bir tasarım aracı olarak biyotaklidin kentin simgesi olan mega yapıların biçimlenişine olan etkisinin analizi

    The analysis of the effect of biomimicry as a design tool on the formation of megastructures which is the symbol of the city

    DENİZ ORHAN FIRAT

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    MimarlıkDokuz Eylül Üniversitesi

    Mimarlık Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. KUTLUĞ SAVAŞIR

  2. A research on mobile architecture through 20th century utopian megastructure approaches: Yona Friedman's 'the spatial city' as a case study

    20. yüzyildaki ütopik mega yapi yaklaşimlari üzerinden mobil mimarliğin incelenmesi: Yona Friedman'in spatial city projesi

    CEM ÇETİN

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2020

    MimarlıkYeditepe Üniversitesi

    Mimarlık Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ECE CEYLAN BABA

  3. 2023 Kahramanmaraş Botanik EXPO Organizasyonunun şehre olan etkisinin turizm sektör paydaşlarınca değerlendirilmesi

    The effects of Kahramanmaraş (2023) EXPO Organization on the city are evaluated by the tourism shareholder

    MUSTAFA ÜMMET GÜVEN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    TurizmGaziantep Üniversitesi

    Turizm İşletmeciliği Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ BELMA SUNA

  4. Mega etkinliklerin sosyo-mekansal analizi: İstanbul'da yerinden etme süreçleri üzerinden bir okuma

    Socio-spatial analysis of mega events: A reading on displacement processes in Istanbul

    EMRE CENGİZ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Kamu Yönetimiİstanbul Üniversitesi

    Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. PELİN PINAR ÖZDEN

  5. İstanbul'da hafriyatın izini sürmek: Aktörler, ağlar ve akışlar

    Seeking the excavation in istanbul: Actors, network and the flow

    DENİZ ÖZTÜRK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Şehircilik ve Bölge PlanlamaMimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi

    Şehircilik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MURAT CEMAL YALÇINTAN