Yaygın anksiyete bozukluğunda üst duygu ve bilişlerin sağlık kaygısı ve siberkondri ile ilişkisi
The associations of meta-emotions and metacognitions with health anxiety and cyberchondria in patients with generalized anxiety disorder
- Tez No: 1016713
- Danışmanlar: PROF. DR. GÖKHAN SARISOY
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Psikiyatri, Psychiatry
- Anahtar Kelimeler: Yaygın Anksiyete Bozukluğu, üst duygu, üst biliş, sağlık kaygısı, siberkondri, Generalized Anxiety Disorder, meta-emotion, metacognition, health anxiety, cyberchondria
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ondokuz Mayıs Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Psikiyatri Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET Amaç: Araştırmamız, yaygın anksiyete bozukluğu (YAB) hastalarında üst duygu ve bilişlerin sağlık kaygısı ve siberkondri ile ilişkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma 120 YAB tanılı hasta ve 207 sağlıklı kontrolden oluşan kesitsel bir çalışmadır. Tüm katılımcılara Sosyodemografik Veri Formu, Üst Duygu Ölçeği (ÜDÖ), Üst Biliş Ölçeği (ÜBÖ), Sağlık Anksiyetesi Ölçeği (SAÖ), Siberkondri Ciddiyet Ölçeği Kısa Formu (SCÖ-12), Yaygın Anksiyete Bozukluğu-7 Testi (YAB-7), Beck Depresyon Envanteri (BDE) uygulanmıştır. Bulgular: Çalışmamızda YAB hastalarının kontrol grubuna kıyasla olumsuz üst duygu alt ölçek puanları yüksek, olumlu üst duygu alt ölçek puanları düşük bulunmuştur. YAB hastalarında üst biliş ölçeğinin tüm alt boyut ve toplam puanı sağlıklı kontrollerden daha yüksek bulunurken en belirgin fark kontrol edilemezlik ve tehlike alt boyunda görülmüştür. YAB hastalarının sağlık kaygısı düzeylerinin sağlıklı kontrollerden daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. YAB hastaları siberkondri ciddiyet ölçeği kısa formunun tüm alt ölçek puanlarından ve toplam puanından sağlıklı kontrollere göre daha yüksek puan almıştır, en belirgin fark ise endişe alt boyutunda gözlenmiştir. YAB hastalarında kontrol edilemezlik ve tehlike algısı ve bilişlerine güvenmeme sağlık kaygısı ile ilişkili bulunmuştur. Aynı zamanda kontrol edilemezlik ve tehlike algısı ile siberkondri ve artan düzeyde yineleyen bilgi arama davranışı ilişkili bulunmuştur. Sağlıklı kontrol grubunda ise olumlu üst bilişsel inançların ve kontrol edilemezlik ve tehlike algısının sağlık kaygısıyla ilişkili olduğu saptanmıştır. YAB hastalarında anksiyete ve depresyon şiddeti ile olumsuz üst duygular, düşünceleri kontrol ihtiyacı ve sağlık kaygısı düzeyleri arasında ilişki saptanmıştır. Ek olarak YAB hastalarının anksiyete düzeyleri ve kontrol edilemezlik ve tehlike algısının ilişkili olduğu görülmüştür. Tüm katılımcılarda siberkondri ciddiyet şiddeti ile en ilişkili durumun kadın cinsiyet olduğu, bunu ise sağlık kaygısı düzeyi ve olumlu üst duyguların izlediği saptanmıştır. Tartışma ve Sonuç: Çalışmamızda, yaygın anksiyete bozukluğunda üst duygusal ve üst bilişsel süreçlerin sağlık kaygısı ve siberkondri ile ilişkisi bütüncül bir çerçevede değerlendirilmiştir. Bulgular, YAB hastalarında işlevsel olmayan üst bilişsel inançlar ile olumsuz üst duygu düzeylerinin sağlıklı kontrollere kıyasla anlamlı düzeyde yüksek, olumlu üst duygu düzeylerinin ise düşük olduğunu göstermiştir. Sağlık kaygısı ve siberkondri düzeylerinin hasta grubunda belirgin biçimde yüksek bulunması, YAB'ın yalnızca yaygın endişe süreçleriyle sınırlı olmayan; sağlıkla ilişkili bilişsel değerlendirmeler ve çevrimiçi güvence arama davranışlarını da içeren daha geniş bir psikopatolojik örüntü ile ilişkili olabileceğini düşündürmektedir. Üst bilişsel inançlar içerisinde özellikle“kontrol edilemezlik ve tehlike”boyutunun sağlık kaygısı ve siberkondri ile en güçlü ilişkileri göstermesi, Wells'in üst bilişsel modeli ve Kendini-Düzenleyici Yönetici İşlev (S-REF) modeli ile uyumlu bulunmuştur. Ayrıca bilişsel güven eksikliğinin sağlık kaygısı ile ilişkili olması, bireylerin kendi bilişsel değerlendirmelerine yönelik güvensizliklerinin sağlıkla ilişkili tehdit algısını artırabileceğine işaret etmektedir. Lojistik regresyon analizinde sağlık kaygısı, kadın cinsiyet ve olumlu üst duygu düzeylerinin orta ve yüksek düzey siberkondri ciddiyetinin anlamlı yordayıcıları olduğu saptanmıştır. Buna karşın YAB tanısının bağımsız bir yordayıcı olarak anlamlı bulunmaması, siberkondrinin yaygın anksiyete belirtilerinden çok sağlık kaygısı ve üst duygu süreçleriyle daha yakın ilişkili olabileceğini düşündürmektedir. Tüm bulgular birlikte değerlendirildiğinde, üst bilişsel süreçler ve duygulara yönelik ikincil değerlendirmelerin YAB psikopatolojisinde önemli bir rol oynadığı anlaşılmaktadır. Bu doğrultuda, sağlık kaygısı ve siberkondri belirtilerinin klinik değerlendirme süreçlerinde dikkate alınmasının ve özellikle işlevsel olmayan üst bilişsel inançları hedefleyen müdahalelerin tedavi sürecine entegre edilmesinin yararlı olabileceği düşünülmektedir.
Özet (Çeviri)
ABSTRACT Objective: This study aimed to investigate the relationship of meta-emotions and metacognitions with health anxiety and cyberchondria in patients with generalized anxiety disorder (GAD). Materials and Methods: This cross-sectional study included 120 patients diagnosed with GAD and 207 healthy controls. All participants were administered the Sociodemographic Data Form, Meta-Emotion Scale (MES), Metacognitions Questionnaire (MCQ-30), Health Anxiety Inventory (HAI), Cyberchondria Severity Scale-Short Form (CSS-12), Generalized Anxiety Disorder-7 Scale (GAD-7), and Beck Depression Inventory (BDI). Results: Compared with the control group, patients with GAD demonstrated higher negative meta-emotion scores and lower positive meta-emotion scores. Total and all subscale scores of the MCQ-30 were significantly higher in the GAD group, with the most prominent difference observed in the“uncontrollability and danger”dimension. Health anxiety levels were significantly higher in patients with GAD than in healthy controls. Patients with GAD also had significantly higher total and subscale scores on the CSS-12, with the greatest difference observed in the“distress”subscale. In the GAD group, perceptions of uncontrollability and danger as well as low cognitive confidence were associated with health anxiety. Additionally, uncontrollability and danger beliefs were associated with cyberchondria and repetitive online health information seeking behavior. In healthy controls, positive metacognitive beliefs and uncontrollability and danger beliefs were associated with health anxiety. Anxiety and depression severity in the GAD group were associated with negative meta-emotions, need to control thoughts, and health anxiety levels. Furthermore, anxiety severity was associated with uncontrollability and danger beliefs. Across all participants, female sex was the strongest predictor of cyberchondria severity, followed by health anxiety and positive meta-emotions. Discussion and Conclusion: The findings suggest that dysfunctional metacognitive beliefs and maladaptive meta-emotional processes may play an important role in the psychopathology of GAD. Elevated levels of health anxiety and cyberchondria in patients with GAD indicate that GAD may involve a broader psychopathological pattern extending beyond generalized worry to include health-related cognitive appraisals and online reassurance-seeking behaviors. The strong associations between the“uncontrollability and danger”dimension and both health anxiety and cyberchondria are consistent with Wells' metacognitive model and the Self-Regulatory Executive Function (S-REF) model. In addition, low cognitive confidence may contribute to increased health-related threat perception. Logistic regression analyses demonstrated that health anxiety, female sex, and positive meta-emotions significantly predicted moderate-to-severe cyberchondria, whereas GAD diagnosis itself was not an independent predictor. Overall, these findings highlight the clinical importance of metacognitive and meta-emotional processes in GAD and suggest that interventions targeting dysfunctional metacognitive beliefs may be beneficial in the treatment of health anxiety and cyberchondria.
Benzer Tezler
- Anksiyete bozukluğu eşlik eden ve etmeyen major depresif bozukluk tanılı hastalarda bilişsel ve üstbilişsel süreçlerin incelenmesi
Investigation of cognitive and metacognitive processes in patients diagnosed with major depressive disorder with and without anxiety disorder
KEVSER ALTINTAŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
PsikiyatriSağlık Bilimleri ÜniversitesiPsikiyatri Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SERVET EBRİNÇ
YRD. DOÇ. ANIL GÜNDÜZ
- Somatizasyon ve konversiyon bozukluğu olan bir grup kadın hastada tanı sınırları ve psikososyal özelliklerin değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
SELÇUK CANDANSAYAR
- Obstrüktif uyku apne sendromunda depresyon ve anksiyete bozukluğu komorbiditesi ile bunların yaşam kalitesi üzerine etkileri
The comorbidity of depression and anxiety disorders with obstructive sleep apnea syndrome and their effects on quality of life
SEİFİ MEMETALİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2010
Psikiyatriİstanbul ÜniversitesiPsikiyatri Ana Bilim Dalı
PROF. DR. İBRAHİM BALCIOĞLU
- Tutumlar, inançlar ve üst bilişlerin yeme davranışı üzerindeki yordayıcı etkileri
The predictor effects of attitudes, beliefs and metacognitions on eating behavior
FATMA ELİF ERGÜNEY OKUMUŞ
Doktora
Türkçe
2017
Psikolojiİstanbul ÜniversitesiPsikoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. H. ÖZLEM SERTEL BERK
- Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunun eştanı sıklığı ve Dopamin D4, Dopamin D3 ve Dopamin taşıyıcı reseptör gen polimorfizmleri ile ilişkisi.
Comorbidity frequency of attention deficit hyperactivity disorder and its association with the gene polymorphisms of Dopamine D3, Dopamine D4 and Dopamine transport receptor.
ERİNÇ SEVİNÇ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2008
PsikolojiPamukkale ÜniversitesiPsikiyatri Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HASAN HERKEN