İNTİHAR ÖLÜMLERİNDE HİPOKAMPUS VE BEYİN OMURİLİK SIVISINDAKİ GFAP, BDNF, NfL VE NPY DÜZEYLERİ: BİR POSTMORTEM ÇALIŞMA
HIPPOCAMPAL AND CSF GFAP, BDNF, NfL AND NPY LEVELS INSUICIDE DEATHS: A POSTMORTEM STUDY
- Tez No: 1017081
- Danışmanlar: PROF. DR. MEHMET TOKDEMİR
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Adli Tıp, Forensic Medicine
- Anahtar Kelimeler: BDNF, beyin omurilik sıvısı, GFAP, hipokampus, intihar, nörofilament hafif zinciri, nöropeptid Y, postmortem, BDNF, cerebrospinal fluid, GFAP, hippocampus, neurofilament light chain, neuropeptide Y, postmortem, suicide
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İzmir Katip Çelebi Üniversitesi
- Enstitü: İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Adli Tıp Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET İNTİHAR ÖLÜMLERİNDE HİPOKAMPUS VE BEYİN OMURİLİK SIVISINDAKİ GFAP, BDNF, NfL VE NPY DÜZEYLERİ: BİR POSTMORTEM ÇALIŞMA Esra ERBAK ESER İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Uzmanlık Tezi, İzmir, Türkiye, 2026 Amaç: İntihar, nörobiyolojik mekanizmaları tam olarak aydınlatılamamış, çok faktörlü ve önemli bir halk sağlığı sorunudur. Glial aktivasyon, nöroplastisite bozukluğu, aksonal hasar ve nöropeptiderjik sistemlerde meydana gelen değişikliklerin intihar patofizyolojisinde rol oynadığı düşünülmektedir. Bu çalışmada, ası yöntemiyle intihar eden olgularda postmortem beyin omurilik sıvısı (BOS) ve hipokampus dokusunda glial fibriler asidik protein (GFAP), beyin kaynaklı nörotrofik faktör (BDNF), nörofilament hafif zinciri (NfL) ve nöropeptid Y (NPY) düzeylerinin birlikte değerlendirilmesi ve bu biyobelirteçlerin intiharın nörobiyolojik mekanizmalarındaki olası rollerinin araştırılması amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışmaya Adli Tıp Kurumu İzmir Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesi'nde otopsisi gerçekleştirilen 40 ası yöntemiyle intihar olgusu ile 40 kontrol olgusu olmak üzere toplam 80 olgu dahil edilmiştir. Tüm olgulardan postmortem beyin omurilik sıvısı (BOS) ve hipokampus doku örnekleri elde edilmiştir. GFAP, BDNF, NfL ve NPY düzeyleri ELISA yöntemiyle ölçülmüştür. Vaka ve kontrol grupları cinsiyet, yaş, boy ve vücut ağırlığı açısından karşılaştırılmış; bu değişkenlerin hiçbirinde gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır. Biyobelirteç düzeylerinin gruplar ve biyolojik matriksler arasındaki farklılıkları iki yönlü tekrarlı ölçümler varyans analizi (mixed-design ANOVA), vaka durumu ile bağımsız ilişkili değişkenler ise ikili lojistik regresyon analizi kullanılarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Vaka ve kontrol grupları arasında cinsiyet, yaş, boy ve vücut ağırlığı açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır. BOS örneklerinde NPY düzeyleri vaka grubunda kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur (sırasıyla 28,57±8,45 pg/mL ve 22,17±8,89 pg/mL; p=0,001). BDNF vii düzeyleri ise vaka grubunda kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha düşük bulunmuştur (sırasıyla 19,41±8,00 pg/mL ve 23,95±10,53 pg/mL; p=0,033). Hipokampus dokusunda GFAP düzeyleri vaka grubunda anlamlı olarak daha yüksek (sırasıyla 855,93±58,06 pg/mL ve 796,10±89,65 pg/mL; p=0,001), BDNF düzeyleri ise anlamlı olarak daha düşük bulunmuştur (sırasıyla 143,54±36,04 pg/mL ve 168,95±56,90 pg/mL; p=0,019). İkili lojistik regresyon analizinde, BOS örneklerinde NPY düzeylerindeki artışın daha yüksek vaka odds'u (OR=1,115; p=0,002), BDNF düzeylerindeki artışın ise daha düşük vaka odds'u (OR=0,923; p=0,008) ile bağımsız olarak ilişkili olduğu bulunmuştur. Hipokampus örneklerinde NPY (OR=1,136; p=0,009) ve GFAP (OR=1,016; p=0,002) düzeylerindeki artış daha yüksek vaka odds'u ile, BDNF düzeylerindeki artış ise daha düşük vaka odds'u ile ilişkili bulunmuştur (OR=0,984; p=0,012). NfL düzeyleri her iki biyolojik örnekte de vaka durumu ile bağımsız ilişki göstermemiştir. Sonuç: Bu çalışma, postmortem BOS ve hipokampus örneklerinde GFAP, BDNF, NfL ve NPY düzeylerinin birlikte değerlendirildiği sınırlı sayıdaki çalışmalardan biridir. BOS ve hipokampus örneklerinin ayrı ayrı değerlendirilmesi sonucunda elde edilen bulgular, intiharda nöropeptiderjik yanıt, glial yanıt ve nöroplastisite ile ilişkili süreçlerin birlikte rol oynayabileceğini düşündürmektedir. BOS örneklerinde NPY düzeylerinin yüksek bulunması ile hipokampus dokusunda GFAP düzeylerinin yüksek ve BDNF düzeylerinin düşük bulunması, intiharın tek bir biyolojik mekanizma ile açıklanamayacak çok boyutlu bir nörobiyolojik süreç olduğunu desteklemektedir. NfL düzeylerinde anlamlı bir grup farkı saptanmaması ise aksonal hasarın mevcut örneklemde tek başına ayırt edici bir biyobelirteç olmadığını düşündürmektedir. Sonuçlarımız, intiharın biyolojik temelinin değerlendirilmesinde tek bir biyobelirteç yerine farklı nörobiyolojik mekanizmaları temsil eden çoklu biyobelirteç yaklaşımının önemini desteklemektedir.
Özet (Çeviri)
ABSTRACT HIPPOCAMPAL AND CSF GFAP, BDNF, NfL AND NPY LEVELS IN SUICIDE DEATHS: A POSTMORTEM STUDY Esra ERBAK ESER Izmir Katip Celebi University, Faculty of Medicine, Department of Forensic Medicine Medical Specialization Thesis, Izmir, Türkiye, 2026 Aim: Suicide is a multifactorial and major public health problem whose neurobiological mechanisms have not yet been fully elucidated. Alterations in glial activation, neuroplasticity, axonal integrity, and neuropeptidergic systems are thought to contribute to the pathophysiology of suicide. This study aimed to jointly evaluate postmortem cerebrospinal fluid (CSF) and hippocampal tissue levels of glial fibrillary acidic protein (GFAP), brain-derived neurotrophic factor (BDNF), neurofilament light chain (NfL), and neuropeptide Y (NPY) in individuals who died by suicide by hanging, and to investigate the potential roles of these biomarkers in the neurobiological mechanisms of suicide. Methods: The study included a total of 80 subjects who underwent autopsy at the Morgue Department of the İzmir Group Presidency of the Council of Forensic Medicine, comprising 40 individuals who died by suicide by hanging and 40 controls. Postmortem CSF and hippocampal tissue samples were obtained from all subjects. GFAP, BDNF, NfL, and NPY levels were measured using the ELISA method. Differences in biomarker levels between the case and control groups were evaluated in CSF and hippocampal samples, and measurement patterns across the two biological samples obtained from the same individuals were additionally examined using twoway repeated-measures analysis of variance (mixed-design ANOVA). Biomarkers independently associated with case status were evaluated using separate binary logistic regression models for CSF and hippocampal samples. Results: No statistically significant differences were observed between the case and control groups in terms of sex, age, height, or body weight. In CSF samples, NPY levels were significantly higher in the case group than in the control group (28.57±8.45 ix pg/mL vs 22.17±8.89 pg/mL; p=0.001), whereas BDNF levels were significantly lower (19.41±8.00 pg/mL vs 23.95±10.53 pg/mL; p=0.033). In hippocampal tissue, GFAP levels were significantly higher in the case group (855.93±58.06 pg/mL vs 796.10±89.65 pg/mL; p=0.001), while BDNF levels were significantly lower (143.54±36.04 pg/mL vs 168.95±56.90 pg/mL; p=0.019). In binary logistic regression analysis, increased NPY levels in CSF were independently associated with higher odds of case status (OR=1.115; p=0.002), whereas increased BDNF levels were associated with lower odds of case status (OR=0.923; p=0.008). In hippocampal samples, increased NPY (OR=1.136; p=0.009) and GFAP levels (OR=1.016; p=0.002) were associated with higher odds of case status, whereas increased BDNF levels were associated with lower odds of case status (OR=0.984; p=0.012). NfL levels were not independently associated with case status in either biological sample. Conclusion: This study is among the limited number of investigations in which GFAP, BDNF, NfL, and NPY levels were jointly evaluated in postmortem CSF and hippocampal samples. The findings obtained separately from CSF and hippocampal samples suggest that neuropeptidergic responses, glial response-related processes, and neuroplasticity-related processes may jointly contribute to suicide. Higher NPY levels in CSF, together with higher GFAP and lower BDNF levels in hippocampal tissue, support the view that suicide is a multidimensional neurobiological process that cannot be explained by a single biological mechanism. The absence of a significant group difference in NfL levels suggests that axonal injury may not serve as a standalone discriminatory biomarker in the present sample. These findings support the importance of a multi-biomarker approach representing different neurobiological mechanisms in the assessment of the biological basis of suicide.
Benzer Tezler
- Postmortem intihar olgularının santral sinir sisteminde Kİ67, glial fibrilar asidik protein ve vitamin D reseptörünün önemi
The significance of Kİ67, glial fibrillary acidic protein and vitamin D receptor in the central nervous system of postmortem suicide victims
NEVİN CAVLAK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
Adli TıpFırat ÜniversitesiAdli Tıp Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ ABDURRAHİM TÜRKOĞLU
- 2012-2020 yılları arasında Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalında yapılan ası sonucu meydana gelen ölümlerde otopsi bulgularının retrospektif değerlendirilmesi
Retropective evaluation of autopsy findings in deaths resulting from hanging at the department of forensic Medicine, Süleyman Demirel University Faculty of Medicine, 2012-2020
MEHMET CAN YAĞTU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Adli TıpSüleyman Demirel ÜniversitesiAdli Tıp Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ABDULKADİR YILDIZ
- Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesi'nde 2014-2018 yılları arasında otopsileri yapılan kadın ölümlerinin adli tıbbi ve sosyodemografik özeliklerinin incelenmesi
Investigation of forensic medicine and sociodemographic characteristics of autopsied woman deaths performed at the morgue department of Forensic Medicine Institute Ankara Group Presidency, between 2014-2018
MURAT ULUCAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Adli TıpKırıkkale ÜniversitesiAdli Tıp Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SALİH MURAT EKE
- Kayseri ilinde otopsisi yapılan asfiksi olgularının değerlendirilmesi
Evaluation of asphyxia cases autopsized in kayseri province
GİZEM BÜŞRA HAZIR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Adli TıpErciyes ÜniversitesiAdli Tıp Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ HAŞİM ASİL
- İntihar girişiminde bulunan depresyon tanılı bireylere çevrimiçi uygulanan bilişsel davranışçı terapinin intihar düşüncesi, bilişsel esneklik ve umutsuzluk üzerine etkililiği: Randomize kontrollü çalışma
The effectiveness of online cognitive behavioral therapy on suicidal thoughts, cognitive flexibility and despair (in individuals diagnosed with depression) WHO attempted suicide: A randomized controlled study
RAHİME ASLAN
Doktora
Türkçe
2023
HemşirelikAydın Adnan Menderes ÜniversitesiRuh Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HÜLYA ARSLANTAŞ