Enerji sektörüne bağlı olarak Hollanda hastalığının sınanması: Azerbaycan örneği
Testing the Dutch disease in the energy sector: The Azerbaijan example
- Tez No: 1017160
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ ENGİN DURSUN
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Uluslararası Ticaret, International Trade
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sivas Cumhuriyet Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Uluslararası Ticaret ve Lojistik Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Doğal kaynaklar, özellikle de petrol ve doğalgaz gibi önemli enerji rezervleri, ülkelerin ekonomik gelişimlerinde büyük avantajlar sağlayan temel unsurlardan biridir. Ancak, doğal kaynakların bolluğunun her zaman sürdürülebilir kalkınmaya katkıda bulunmadığı ortaya çıkmıştır. Bazı ülkelerde bu durum, ekonomik yapının zayıflamasına, üretim çeşitliliğinin azalmasına ve sanayi sektörünün güçsüzleşmesine neden olabilmektedir. Enerji gelirlerine büyük ölçüde bağımlı olan ekonomilerde görülen bu yapısal değişim ve dış ticarette yer alan geleneksel sektörlerin azalması, iktisat literatüründe ''Hollanda Hastalığı'' olarak tanımlanmaktadır. Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından bağımsızlığını elde eden Azerbaycan, özellikle 2000'li yıllarda Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı gibi büyük uluslararası enerji projelerinin etkisiyle önemli bir döviz akışı sağlamış ve hızlı bir büyüme dönemine girmiştir. Enerji sektörünün ekonomik yapıda çok fazla büyümesi, enerji dışındaki sektörlerin gelişimi ve sürdürülebilir büyüme potansiyeli üzerinde bazı yapısal riskler ve tartışmalar ortaya çıkarmıştır. Literatürde Hollanda Hastalığı olarak tanımlanan bu olgu, uzun bir süredir incelenmektedir. Enerji ihracatı yapan ülkelerde, doğal kaynaklardan elde edilen gelirlerin ekonomik yapıya olan etkilerini araştıran pek çok teorik ve ampirik çalışmalar mevcuttur. Bu çalışmaların önemli bir kısmı, enerji gelirlerindeki artışın ticaret alanındaki sektörlerin rekabetçiliğini azaltabileceği ve ekonomik çeşitliliğe zarar verebileceğine dair bulgular sunmuştur. Bu araştırmanın ana hedefi, petrol ve doğalgaz gelirlerinin Azerbaycan'ın tarım, imalat sanayi ve hizmet sektörleri üzerindeki etkilerini incelemek ve bu bağlamda Hollanda Hastalığı'nın belirtilerinin sektörel düzeyde tespit edilip edilmediğini analiz etmektir. Bu bağlamda, çalışma kapsamında sektörel ihracat ile enerji gelirleri arasındaki bağlantıları ekonometrik yöntemler kullanılarak incelemektir. Çalışmanın araştırma modeli, Özdemir ve arkadaşları (2018) tarafından geliştirilen modele dayanmaktadır. Bu model ışığında, her sektörü ayrı olarak incelemeye olanak tanıyan üç farklı ekonometrik model uygulanmıştır. Özdemir ve arkadaşlarının (2018, s. 27) geliştirdiği yöntemde, her bir modelde sektörel ihracatın farklı bir yönü bağımlı değişken olarak seçilmiş ve enerji gelirlerinin sektörler üzerindeki etkileri ayrı-ayrı incelenerek analiz edilmiştir. Bu modelin kullanılmasının ana nedeni, Hollanda Hastalığı'nın belirtilerinin farklı sektörlerde nasıl değiştiğini belirlemek ve enerji gelirlerinin sektörel ihracat üzerindeki etkilerini incelemektir. Bu çalışmanın ampirik analiz kısmında, 2000-2024 yılları arasında Azerbaycan ekonomisinde Hollanda Hastalığı hipotezinin sektörel bazda geçerliliği sınanacaktır. Araştırma dönemi olarak 2000 yılının seçilmesinin ana sebebi, Azerbaycan'ın enerji alanında önemli yatırımların gerçekleştirilmesi ve petrol gelirlerinin ekonomik yapıda belirgin etkiler oluşturmaya başlamasıdır. Çalışma süresi 2024 yılına kadar uzatılarak, enerji gelirlerinin kısa ve uzun vadeli etkilerinin daha ayrıntılı bir şekilde incelenmesi hedeflenmiştir. Analizlerde petrol gelirleri, kamu harcamaları ve reel döviz kuru değişkenlerinin tarım, imalat ve hizmet sektörlerindeki yansımalarını makroekonomik olarak açıklanmaya çalışılacaktır. Araştırmada tercih edilen değişkenlerin analizinde, değişkenlerin kısa ve uzun vadeli etkileşimlerini bir arada incelemeye imkan tanıyan ARDL sınır testi yaklaşımı benimsenmiştir. Analiz sürecinin başında, değişkenlerin durağanlık seviyeleri ADF (Genişletilmiş Dickey-Fuller, 1981) ve PP (Phillips-Perron, 1988) birim kök testleri aracılığıyla incelenmiş; ardından ARDL modelleri kurularak uzun dönem katsayıları ile kısa dönem dinamikleri tahmin edilmiştir. Ayrıca, hata düzeltme modeli (ECM) kullanılarak kısa vadeli sapmaların uzun vadede nasıl dengeye dönüşüm süreçleri incelenmiştir. Modellerin istikrarı ise CUSUM ve CUSUM-Q testleriyle değerlendirilmiştir. Ekonometrik analiz çerçevesinde, Tarım Sektörü İhracatı için ARDL(4,4,4,3), İmalat Sanayi İhracatı için ARDL(4,4,4,4) ve Hizmet Sektörü İhracatı için de ARDL(4,2,4,1) modelleri kullanılarak ampirik bulgular elde edilmiştir. Elde edilen ampirik bulgular, Azerbaycan'da petrol ve doğalgaz gelirlerindeki artışın maliye politikaları ve harcama etkisi aracılığıyla reel döviz kurunun değer kazanmasına neden olduğunu göstermektedir. Değer kazanan reel döviz kuru, dış ticaretle ilgili olan ve uluslararası piyasada fiyatlanan imalat sanayi ile tarım sektörünün rekabetçiliğini azaltmakta; üretim kapasitelerinin daralmasına yol açarak bu sektörlerin toplam katma değer içindeki paylarının azalmasına sebep olmaktır. Buna karşılık, petrol ve doğalgaz gelirlerinin yarattığı iç talep artışı; inşaat, gayrimenkul ve kişisel hizmetler gibi ticari faaliyet alanı kapsamına girmeyen hizmet sektöründe talebi ve fiyatları hızla yükseltmekte, bu durum da hizmet enflasyonunu tetiklemektedir. Sektörler arasındaki bu dengesizlik, üretim faktörlerinin verimlilik dikkate alınmadan enerji ve hizmet alanlarına yönelmesine neden olmakta ve imalat ile tarım sektörlerinde kalıcı rekabet avantajı kayıplarına yol açmaktadır. Araştırma sonuçları, Azerbaycan ekonomisinde Hollanda Hastalığı hipotezinin ve belirtilerinin sektörel düzeyde geçerliliğini ampirik olarak göstermektedir. Sonuç olarak, bu çalışmada; küresel enerji fiyatlarındaki dışsal dalgalanmalara karşı ekonomik kırılganlığın azaltılması, bütçenin petrol gelirlerine olan bağımlılığının azaltılması ve uzun vadeli sürdürülebilir büyümenin elde edilmesi için ekonomik çeşitlendirme politikalarının uygulanmasının önemi vurgulanmıştır. Bu bağlamda, Devlet Petrol Fonu (SOFAZ) gibi araçların etkili bir şekilde yönetilmesi önem taşımaktadır. Ayrıca, döviz kuru istikrarının sağlanması için önlemler alınmalı ve petrol dışındaki ticari sektörlere yönelik yatırımların, teşviklerin yanı sıra yapısal reformların artırılması gerektiği, özellikle tarım ve imalat sanayisi gibi alanlara daha fazla odaklanılmalıdır.
Özet (Çeviri)
Natural resources, especially significant energy reserves such as oil and natural gas, are one of the fundamental elements that provide great advantages in the economic development of countries. However, it has been shown that the abundance of natural resources does not always contribute to sustainable development. In some countries, this situation can lead to the weakening of the economic structure, a decrease in production diversity, and the weakening of the industrial sector. This structural change and the decline of traditional sectors involved in foreign trade, observed in economies heavily dependent on energy revenues, is defined as the“Dutch Disease”in economic literature. Azerbaijan, which gained independence after the collapse of the Soviet Union, entered a period of rapid growth, particularly in the 2000s, thanks to the impact of major international energy projects such as the Baku-Tbilisi-Ceyhan oil pipeline, generating significant foreign exchange inflows. The excessive growth of the energy sector in the economic structure has raised some structural risks and debates regarding the development and sustainable growth potential of sectors other than energy. This phenomenon, referred to in the literature as“Dutch Disease,”has been studied for a long time. There are numerous theoretical and empirical studies examining the effects of revenues derived from natural resources on the economic structure of energy-exporting countries. A significant portion of these studies has presented findings suggesting that an increase in energy revenues may reduce the competitiveness of trade-related sectors and harm economic diversification. The main objective of this study is to examine the effects of oil and natural gas revenues on Azerbaijan's agriculture, manufacturing, and service sectors and, in this context, to analyze whether symptoms of the“Dutch Disease”can be identified at the sectoral level. In this regard, the study aims to examine the links between sectoral exports and energy revenues using econometric methods. The study's research model is based on the model developed by Özdemir et al. (2018). In light of this model, three distinct econometric models were applied, each allowing for the separate analysis of individual sectors. In the methodology developed by Özdemir et al. (2018, p. 27), a different aspect of sectoral exports was selected as the dependent variable in each model, and the effects of energy revenues on the sectors were analyzed separately. The primary reason for using this model is to determine how the symptoms of the Dutch Disease vary across different sectors and to examine the effects of energy revenues on sectoral exports. In the empirical analysis section of this study, the validity of the Dutch Disease hypothesis in the Azerbaijani economy between 2000 and 2024 will be tested on a sectoral basis. The main reason for selecting the year 2000 as the starting point of the research period is that Azerbaijan began making significant investments in the energy sector and oil revenues started to have a noticeable impact on the economic structure. By extending the study period to 2024, the aim is to examine the short- and long-term effects of energy revenues in greater detail. The analyses will attempt to explain, from a macroeconomic perspective, the implications of oil revenues, public expenditures, and real exchange rate variables on the agriculture, manufacturing, and services sectors. In analyzing the selected variables, the ARDL boundary test approach—which allows for the simultaneous examination of the short- and long-term interactions among variables—has been adopted. At the beginning of the analysis process, the stationarity levels of the variables were examined using the ADF (Augmented Dickey-Fuller, 1981) and PP (Phillips-Perron, 1988) unit root tests; subsequently, ARDL models were estimated to determine the long-run coefficients and short-run dynamics. In addition, the processes by which short-run deviations converge to equilibrium in the long run were examined using an error correction model (ECM). The stability of the models have been assessed using CUSUM and CUSUM-Q tests. Within the framework of econometric analysis, empirical findings were obtained using ARDL(4,4,4,3) models for agricultural sector exports, ARDL(4,4,4,4) models for manufacturing sector exports, and ARDL(4,2,4,1) models for service sector exports. The empirical findings indicate that the increase in oil and natural gas revenues in Azerbaijan has led to an appreciation of the real exchange rate through fiscal policies and their impact on spending. The appreciating real exchange rate reduces the competitiveness of the manufacturing and agricultural sectors which are trade-related and priced on international markets leading to a contraction in production capacity and, consequently, a decline in these sectors' share of total value added. Conversely, the rise in domestic demand generated by oil and natural gas revenues is rapidly driving up demand and prices in the service sector which falls outside the scope of commercial activities, such as construction, real estate, and personal services thereby triggering service inflation. This imbalance between sectors causes production factors to shift toward the energy and service sectors without regard for productivity, leading to permanent losses of competitive advantage in the manufacturing and agricultural sectors. The research findings empirically demonstrate the validity of the Dutch Disease hypothesis and its symptoms at the sectoral level in the Azerbaijani economy. In conclusion, this study emphasizes the importance of implementing economic diversification policies to reduce economic vulnerability to external fluctuations in global energy prices, decrease the budget's dependence on oil revenues, and achieve long-term sustainable growth. In this context, the effective management of instruments such as the State Oil Fund (SOFAZ) is crucial. Furthermore, measures should be taken to ensure exchange rate stability, and investments and incentives for non-oil commercial sectors along with structural reforms should be increased, with a particular focus on areas such as agriculture and the manufacturing industry.
Benzer Tezler
- L'instrumentalisation de l'énergie dans la politique étrangère Russe et ses effets sur la politique énergétique de l'Union Européenne
Rus dış politikasında enerjinin araçsallaşması ve Avrupa Birliği enerji politikasına etkileri
ZEYNEL KILINÇ
Yüksek Lisans
Fransızca
2013
EnerjiGalatasaray ÜniversitesiUluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET ARDA
- An analysis of women entrepreneurship policies as a tool for regional development in transition context: The case of Azerbaijan
Geçiş dönemi ekonomilerinde bölgesel gelişme aracı olarak kadın girişimciliği politikalarının analizi: Azerbaycan örneği
HATİCE TUĞBA İKİZLER FEARNLEY
Yüksek Lisans
İngilizce
2015
Şehircilik ve Bölge Planlamaİstanbul Teknik ÜniversitesiŞehir ve Bölge Planlama Ana Bilim Dalı
PROF. DR. EMİNE FERHAN GEZİCİ KORTEN
- Türkiye'de lojistik faaliyet alanların yer seçimi, ulaştırma modları ile entegrasyonu ve modellenmesi
Choosing location, integration with types of transport and modeling of logistics activity areas in Turkey
ÇAĞLAR TABAK
Doktora
Türkçe
2018
İnşaat MühendisliğiGazi Üniversitesiİnşaat Mühendisliği Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. KÜRŞAT YILDIZ
- The adaptation process of the circular economy in housing sector
Döngüsel ekonominin konut sektöründe adaptasyon süreci
SEVCAN SÖNMEZ
Yüksek Lisans
İngilizce
2020
Şehircilik ve Bölge Planlamaİstanbul Teknik ÜniversitesiGayrimenkul Geliştirme ve Yönetimi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MEHMET ALİ YÜZER
- Oil in the Turkana region of Kenya: Development vs conflict lessons of the Niger delta conflict in Nigeria a political economy analysis
Kenya, Turkana bölgesinde petrol: Nijerya deltasında gelişme-çatışma konularında politik ekonomik analiz
LİNDSAY KİMWOLE KİPTİNESS
Yüksek Lisans
İngilizce
2015
Uluslararası İlişkilerHacettepe ÜniversitesiUluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HAVVA KÖK ARSLAN