Geri Dön

Acil servise başvuran bakımevi sakinlerinin değerlendirilmesi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 1017375
  2. Yazar: ALİ İHSAN KİLCİ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ÖMER LEVENT AVŞAROĞULLARI
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Acil Tıp, Emergency Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2016
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Acil Tıp Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş: Tüm dünyada yaşlı nüfusu artmaktadır. Toplumda yaşlı nüfusunun artmasıyla, yaşlı kişilerin bakımı ve bu alandaki organizasyonlar önem kazanmıştır. Acil servis, huzurevi sakinlerinin bakımında önemli role sahiptir; beklenmedik hastalık ve yaralanmalarda, akut bakımda, hastaneye yatışlarda kolaylaştırıcı bir rol oynar. Uzun dönem bakım hastaları acil servis hastalarının çok küçük bir parçasıdır fakat bu hastaların sağlık ihtiyaçları kaynaklardan büyük pay gerektirir. Bu komplike durumlar acil servisteki doktor ve yardımcı sağlık personelinin önemli oranda zamanını almasının yanı sıra bu hastaların acil serviste kalış sürelerinin uzamasına ve tetkik ve konsültasyonların sayısının artmasına sebep olmaktadır. Bu hastalar acil servise çoğu zaman güncel semptomlar ve hastalıkları hakkında az bir bilgi veya belge ile gönderilirler. Araştırmamız acil servise başvuran bakımevi hastalarının demografik ve klinik özelliklerinin değerlendirilmesini amaçlamaktadır. Gereç-Yöntem: Bu retrospektif çalışmaya 15.04.2014-15.05.2015 tarihleri arasında hastanemiz acil servisine başvuran 18 ve yaş üzerindeki huzurevi ve özel bakım merkezlerinde kalan hastalar dahil edilmiştir. Araştırmada kullanılan parametreler; hastanın yaşı, cinsiyeti, başvuru tarih, saat ve günü, sosyal güvencesi, başvuru anı vital bulguları, acil serviste değerlendirildiği bölüm, acil servise başvuru şikayeti, özgeçmiş bilgileri, tetkik ve görüntüleme bilgileri, fizik muayene bulguları, üriner kateter varlığı, son 72 saat içerisinde acil servise başvurusu olup olmadığı, acil serviste aldığı tanı ve ön tanılar, yapılan girişimsel işlemler, konsültasyonlar, hastanın sonuçlanış şekli(taburcu, ölüm, yatış), yatış yapıldıysa yattığı servis ve acil serviste kaldığı süredir. Bulgular: Çalışmaya 15.04.2014-15.04.2015 tarihleri arasında acil servise başvuran 18 yaş üzerindeki huzurevi ve bakımevi hastalarından verilerine ulaşılabilen 98 hasta dahil edilmiştir. Hastaların 51'i (% 52) erkek, 47'si (% 48) kadındı. Yaş ortalaması 73'tü.Hastaların % 75'i hastaneye ambulans ile,% 24'ü bakımevi veya huzurevi aracıyla nakledilmişti. Hastaların en sık başvurdukları zaman aralığı 08:00-16:00 idi ( %57).Hastaların özgeçmişlerinde en sık tespit edilen hastalık Alzheimer hastalığı idi. Hastaların %24'ünün fizik muayenesinde kaşeksi ve dehidratasyon tespit edildi. En sık tanılar akciğer hastalığı (% 23,5), enfeksiyon (% 22.4) ve beslenme bozukluğu idi (% 22,4).Hastaların % 52'sinin taburcu edildiği,% 45'inin hastaneye yatırıldığı ve %3,1'inin de eksitus olduğu saptanmıştır. Yoğun bakım yatışlarının oranı % 64, servis yatışlarınınki ise % 36 idi. Birden fazla şikayet varlığında hastaların yatış oranının belirgin olarak arttığı görülmüştür (% 50).Sadece bir şikayeti olan hastaların yatış oranı ise % 28.8 idi. Sonuçlar: Bakımevi hastalarında acil servisten hastaneye ve özellikle yoğun bakıma yatış oranları daha yüksektir. Bakımevi hastalarında beslenme ve kişisel bakımın daha kötü olmaktadır. Bunun düzeltilebilmesi için bakım evinde çalışan personelin gerekli eğitimlerinin daha özenli yapılması ve denetimlerinin sıklaştırılması gerekmektedir. Acil servise başvuran bakım evi hastalarının sosyodemografik ve klinik özellikleri ile ilgili olarak ülkemizde veri olmaması nedeniyle daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

Introduction: The elderly population is increasing worldwide. As the proportion of older adults continues to rise, the organization and delivery of healthcare services for this population have become increasingly important. Emergency departments (EDs) play a critical role in the management of nursing home and long-term care facility residents by providing acute care for unexpected illnesses and injuries and facilitating hospital admissions when necessary. Although residents of long-term care facilities constitute only a small proportion of ED admissions, their complex medical conditions and healthcare needs consume a substantial amount of healthcare resources. The evaluation of these patients often requires more time, diagnostic investigations, and specialist consultations, resulting in prolonged ED length of stay. Furthermore, these patients are frequently referred to the ED with limited clinical information or documentation regarding their current medical conditions. This study aimed to evaluate the demographic and clinical characteristics of nursing home and long-term care facility residents presenting to the emergency department. Materials and Methods: This retrospective study included patients aged 18 years and older residing in nursing homes or private long-term care facilities who presented to the emergency department of our hospital between April 15, 2014, and May 15, 2015. The variables evaluated included age, sex, date, day and time of admission, health insurance status, vital signs at presentation, area of ED evaluation, chief complaint, medical history, laboratory and imaging findings, physical examination findings, presence of a urinary catheter, ED admission within the previous 72 hours, diagnoses and preliminary diagnoses, invasive procedures performed, consultation requests, patient outcomes (discharge, hospitalization, or death), admitting department for hospitalized patients, and length of stay in the emergency department. Results: A total of 98 nursing home and long-term care facility residents aged 18 years or older with complete medical records who presented to the emergency department between April 15, 2014, and April 15, 2015, were included in the study. Of these patients, 51 (52%) were male and 47 (48%) were female, with a mean age of 73 years. Seventy-five percent of the patients were transported to the hospital by ambulance, while 24% arrived by nursing home or long-term care facility vehicles. The majority of admissions (57%) occurred between 08:00 and 16:00. Alzheimer's disease was the most common comorbidity identified in the patients' medical histories. Cachexia and dehydration were detected in 24% of patients during physical examination. The most common diagnoses were pulmonary diseases (23.5%), infections (22.4%), and malnutrition (22.4%). Overall, 52% of the patients were discharged from the ED, 45% were hospitalized, and 3.1% died. Among hospitalized patients, 64% were admitted to the intensive care unit, whereas 36% were admitted to general hospital wards. The hospitalization rate was significantly higher among patients presenting with multiple complaints (50%) compared with those presenting with a single complaint (28.8%). Conclusion: Nursing home and long-term care facility residents have higher rates of hospital admission, particularly intensive care unit admission, following emergency department evaluation. Malnutrition, cachexia, and inadequate personal care are common among these patients. Improving staff education and strengthening supervision of care practices in long-term care facilities may help address these problems. Since data regarding the sociodemographic and clinical characteristics of nursing home residents presenting to emergency departments are limited in Türkiye, further large-scale and multicenter studies are warranted.

Benzer Tezler

  1. Acil servise başvuran sepsisli hastalarda PIRO, APACHE2, qSOFA, NEWS2, meds skorlama sistemlerinin 28 günlük mortaliteyi öngörmede değerliliklerinin karşılaştırılması

    Comparison of the predictive values of PİRO, APACHE2, qSOFA, NEWS2, MEDS scoring systems in predicting 28 days mortality in sepsis patients in the emergency department

    EFE CUGER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Acil TıpSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HALİL DOĞAN

  2. Acil serviste pnömoni tanısı koyulan hastalarda otuz günlük mortaliteyi etkileyen faktörler

    Factors affecting thirty-day mortality in patients diagnosed with pneumonia in the emergency department

    HALİL ÜLKER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Acil TıpPamukkale Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    DOÇ. ALTEN OSKAY

  3. COVID-19 tanısı ile hastane yatışı yapılan 65 yaş üstü hastalarda gps, CURB-65, PSI, PNI, SII ve Q-SOFA skorları ile mortalite arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the relationship between GPS, CURB-65, PSİ, PNİ, SII, q-SOFA scores in predicting mortality DUE to COVİD -19 elderly patients

    GİZEM ÇALTEPE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Acil TıpSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ DİLAY SATILMIŞ

  4. Kronik hastalığı olan yaşlı bireylerde sağlık okuryazarlığı ve sağlık algısı ilişkisi

    Health literacy and health perception relationship in elder individuals with chronic illnesses

    ZUHAL ÇİMEN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    HemşirelikEge Üniversitesi

    Halk Sağlığı Hemşireliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYLA BAYIK TEMEL

  5. Toplum kökenli pnömoni tanısı alan 65 yaş üzeri hastalarda prognostik nutrisyonel indeksin hastane içi mortalite üzerindeki etkisi

    The effect of prognostic nutritional index on in-hospital mortality in patients over 65 TEARS of age diagnosed with community-acquired pneumonia

    BİRCAN ÖZÇELİK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    İlk ve Acil YardımSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ BURCU GENÇ YAVUZ