Adorno ve Horkheimer'ın izinde: Özgürlük fikrinin iflası ve kültürün totaliter yüzü
In the footsteps of Adornó and Horkheimer: The bankruptcy of the idea of freedom and the totalitarianism of culture
- Tez No: 1017476
- Danışmanlar: DOÇ. DR. FERDİ SELİM
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Felsefe, Philosophy
- Anahtar Kelimeler: Araçsal akıl, Aydınlanma, Diyalektik, Kültür endüstrisi, Mitoloji, Özgürlük, Instrumental reason, Enlightenment, Dialectic, Cultural industry, Mitology, Freedom
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sivas Cumhuriyet Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Felsefe Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Araştırma, Adorno ve Horkheimer bağlamında özgürlük düşüncesinin dönüşümünü Aydınlanma, araçsal akıl ve Kültür Endüstrisi çerçevesinde incelemeyi amaçlamaktadır. Özgürlük, özerklik ve aklın kamusal kullanımı temelinde şekillenen bir ideal olarak ortaya çıkmış olsa da bu çalışma söz konusu kavramın süreç içerisinde hangi düşünsel unsurlarla etkileşime girerek içerik değiştirdiğini ve sistemle uyumlu bir yapıya dönüştürüldüğünü ortaya koymaktadır. Araştırma kapsamında Aydınlanma hem özgürleşmenin hem de tahakkümün zeminini hazırlayan çelişkili bir yapı olarak ele alınmıştır. Bu doğrultuda Aydınlanmanın miti ortadan kaldırma iddiasının yeni bir mit üretimine dönüştüğü; aklın eleştirel niteliğini yitirerek araçsal bir rasyonaliteye indirgendiği ve bireyin bu süreçte nesneleşerek toplumsal yapıya eklemlendiği gösterilmiştir. Kültür Endüstrisi kavramı çerçevesinde ise modern toplumda kültürel üretimin metalaştığı, bireyin bilinç yapısının standartlaştırıldığı ve özgürlüğün gerçek bir özerklik durumundan ziyade bir tercih yanılsamasına dönüştüğü ortaya konulmuştur. Bu süreçte yabancılaşmanın gündelik yaşamın tüm alanlarına yayıldığı; bireyin düşünce, arzu ve deneyimlerinin dahi sistem tarafından biçimlendirildiği anlaşılmıştır. Araştırmada ayrıca sanat, özgürlük açısından bir çıkış imkânı olarak değerlendirilmiş; ancak bu imkânın Kültür Endüstrisi tarafından sürekli tehdit altında tutulduğu vurgulanmıştır. Adorno'nun negatif diyalektik yaklaşımı doğrultusunda sanatın, özdeşlik düşüncesine karşı bir direnç alanı oluşturduğu ve alternatif bir toplumsal imkânın izlerini taşıdığı ifade edilmiştir. Araştırma kapsamında ele alınan tartışmalar doğrultusunda, modern toplumda özgürlük fikrinin bütünüyle ortadan kalkmadığı, ancak içerik anlamında değişerek özgürlük fikrinin ideolojik bir kavrama dönüştüğü ortaya koyulmuştur. Özgürlüğün ancak eleştirel düşünce ve özerk sanat aracılığıyla sınırlı ve kırılgan bir imkân olarak varlığını sürdürebildiği gösterilmektedir.
Özet (Çeviri)
This study aims to examine the transformation of the concept of freedom within the framework of Enlightenment, instrumental reason, and the culture industry in the context of Adorno and Horkheimer. Although freedom originally emerged as an ideal grounded in autonomy and the public use of reason, this research reveals how the concept has interacted with various intellectual elements over time, leading to a transformation in its content and its integration into a system-compatible structure. In this regard, the Enlightenment is addressed as a contradictory process that simultaneously lays the groundwork for both emancipation and domination. Accordingly, it is demonstrated that the Enlightenment's claim to eliminate myth has itself turned into the production of a new form of myth; that reason has lost its critical and reflective character by being reduced to instrumental rationality; and that the individual has become objectified and integrated into the social structure within this process. Within the framework of the culture industry, the study shows that cultural production in modern society has become commodified, individual consciousness has been standardized, and freedom has been transformed into an illusion of choice rather than a genuine condition of autonomy. It is further argued that alienation extends beyond the sphere of production and permeates all aspects of everyday life, shaping even the thoughts, desires, and experiences of individuals through systemic mechanisms. The study also evaluates art as a potential space for freedom; however, it emphasizes that this potential remains constantly under threat from the culture industry. In line with Adorno's concept of negative dialectics, art is considered a field of resistance against identity thinking and a domain that carries the traces of an alternative social possibility. Ultimately, the study concludes that the idea of freedom has not entirely disappeared in modern society but has undergone a transformation in meaning, becoming an ideological construct. It demonstrates that freedom can only persist as a limited and fragile possibility through critical thought and autonomous art.
Benzer Tezler
- Max Horkheimer'de nesnelleşme ve özgürleşme sorunu
Das problem der verdinglichung und emanzipation bei Max Horkheimer
ÇETİN VEYSAL
Doktora
Türkçe
2003
FelsefeHacettepe ÜniversitesiFelsefe Ana Bilim Dalı
PROF.DR. HARUN TEPE
PROF.DR. ULUĞ NUTKU
- Critical theory of artificial intelligence: A Marcusean perspective
Yapay zeka üzerine eleştirel kuram: Marcusean bir yaklaşım
DİLARA GÜZELDERE
Yüksek Lisans
İngilizce
2026
Siyasal Bilimlerİstanbul Teknik ÜniversitesiSiyaset Çalışmaları Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)
DOÇ. DR. GIOVANNI F. MION
- Oğuz Atay'da mitik babasızlık
Mythical fatherlessness in Oğuz Atay
ALİ CEVHER ÖZBİLGİN
Yüksek Lisans
Türkçe
2023
Karşılaştırmalı EdebiyatDokuz Eylül ÜniversitesiKarşılaştırmalı Edebiyat Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NEVZAT KAYA
- Horkheimer ve Adorno'nun aydınlanma eleştirisi üzerine bir inceleme
A study on the critique of englightenment by Horkheimer and Adorno
REJİNA PANOS
- Frankfurt Okulu düşünürlerinin aydınlanma eleştirisi: Horkheimer, Adorno ve Marcuse bağlamında
Enlightenment criticsizm of frankfurt school's: Horkheimer, Adorno and Marcuse context with
VESİLE KÜBRA ÜNAL
Yüksek Lisans
Türkçe
2018
Siyasal BilimlerAkdeniz ÜniversitesiKamu Yönetimi Ana Bilim Dalı
DOÇ. CEREN KALFA ATAAY