ASPİRASYON PNÖMONİSİ TANISI İLE GÖĞÜSHASTALIKLARI SERVİS VE YOĞUN BAKIMÜNİTESİNDE TAKİP EDİLEN HASTALARINPROGNOZUNA ETKİLİ OLAN FAKTÖRLER
FACTORS AFFECTING THE PROGNOSIS OF PATIENTS FOLLOWED IN THE WARD AND INTENSIVE CARE UNIT WITH THE DIAGNOSIS OF ASPIRATION PNEUMONIA
- Tez No: 1017949
- Danışmanlar: PROF. DR. EMİNE ARGÜDER
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
- Anahtar Kelimeler: Pnömoni, Aspirasyon, Disfaji, Prognoz, Yutma fonksiyon bozukluğu, Yutma fonksiyon testi, Pneumonia, Aspiration, Dysphagia, Prognosis, Swallowing dysfunction, Swallowing function test
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Aspirasyon Pnömonisi Tanısı ile Servis ve Yoğun Bakım Ünitesinde Takip Edilen Hastaların Prognozuna Etkili Faktörler Giriş: Aspirasyon pnömonisi; orofarengeal ve gastrik içeriğin alt solunum yollarına aspire edilmesi sonucunda gelişen, özellikle ileri yaş ve ek komorbiditesi bulunan hastalarda sık görülen önemli bir alt solunum yolu enfeksiyonudur. Nörolojik hastalıklar, bilinç bozuklukları, disfaji, yutma refleksi bozuklukları ve sedatif, hipnotik, antikolinerjik ilaç kullanımı gibi birçok faktör aspirasyon pnömonisi gelişiminde rol oynamaktadır. Aspirasyon pnömonisi diğer toplum kökenli pnömonilere göre daha yüksek mortalite ve morbidite oranlarına sahiptir. Hastalığın prognozu yalnızca enfeksiyonun şiddetine değil, aynı zamanda hastanın komorbidite yükü, beslenme durumu ve fonksiyonel kapasitesine de bağlıdır. Bu çalışmada aspirasyon pnömonisi tanısı ile takip edilen hastalarda prognozu etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi amaçlandı. Materyal ve Metod: Çalışmamız Haziran 2025 ile Mart 2026 tarihleri arasında Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Servisleri ile 1. ve 3. Basamak Göğüs Hastalıkları Yoğun Bakım Ünitelerinde Ocak 2022 – Temmuz 2025 tarihleri arasında takip edilen aspirasyon pnömonisi tanılı hastalarda yapıldı. Retrospektif olarak tasarlanan çalışmaya klinik, laboratuvar ve radyolojik bulgular doğrultusunda aspirasyon pnömonisi tanısı alan 180 hasta dahil edildi. Hastaların yaş, cinsiyet, vücut kitle indeksi (VKİ), komorbiditeleri, bilinç durumu, beslenme şekli, disfaji varlığı, tanıklı aspirasyon öyküsü, sedatif, hipnotik ve antikolinerjik ilaç kullanımları, toraks bilgisayarlı tomografi bulguları, laboratuvar parametreleri, kültür sonuçları, tedavide verilen antibiyoterapileri, CURB-65 (Confusion, Urea >7mmol/L, Respiratory rate ≥30, Blood pressure (systolic <90 or diastolic ≤60), Age ≥65) ve PSI (Pneumonia Severity Index) skorları retrospektif olarak incelendi. Ayrıca hastaların yatış yerleri, yatış süreleri, taburculuk ve mortalite durumları değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen hastalarda ileri yaş, nörolojik hastalık varlığı, tanıklı aspirasyon, bilinç bozukluğu, düşük albümin düzeyi, yüksek N-terminal pro-B tipi natriüretik peptid (NT-proBNP) seviyesi, yüksek laktat düzeyi, yüksek nötrofil sayısı ve yüzdesi, düşük lenfosit sayısı ve yüzdesi, yüksek üre düzeyi, yüksek prokalsitonin düzeyi, yüksek CURB-65 ve PSİ-skoru gibi faktörlerin kötü prognoz ile ilişkili olduğu görüldü. Eksitus olan hastaların anlamlı derecede daha ileri yaşta olması (p=0,008), mortalitenin güçlü bir belirleyicisinin yaş olduğunu gösterdi. Bilinç durumunun ise mortalite ile güçlü ilişkisi saptandı. Özellikle bilinci açık ancak non-oryante, non-koopere hastalarda eksitus oranının daha yüksek olduğu tespit edilmiş olup; bu hastalarda prognozun daha kötü olduğu gösterildi (p<0,001). Tanıklı aspirasyonun eksitus olanlarda daha yüksek olması (p=0,006), aspirasyon pnömonisinde mortaliteyi artıran önemli bir faktör olduğunu destekledi. Albumin düşüklüğünün mortalite ile kuvvetli ilişkisi saptandı (p<0,001). Albumin düzeyindeki her bir birim artış, ölüm riskinde yaklaşık %11'lik azalma ile ilişkilendirildi. Eksitus grubunun daha yüksek CURB-65 ve PSİ skorlarına sahip olduğu tespit edilerek mortalite açısından önemli prognostik skorlamalar oldukları tespit edildi (p<0,001). CURB-65 skorundaki her bir birimlik artışın mortalite hazard'ını yaklaşık 2,1 kat artırdığı (p<0,001), PSİ-skor artışının ise yaklaşık 3,9 katlık risk artışı ile ilişkili olduğu saptandı (p=0,004). Çalışmaya dahil edilen eksitus grubunda nötrofil sayısı (p=0,024), nötrofil yüzdesi (p<0,001), serum üre (p=0,004), prokalsitonin (p=0,015) ve NT-proBNP (p<0,001) düzeyleri anlamlı olarak daha yüksek; lenfosit sayısı (p=0,041) ve lenfosit yüzdesi (p=0,003) ise anlamlı olarak daha düşük bulundu. Geniş spektrumlu ve dirençli mikroorganizmalara yönelik antibiyoterapi kullanımının ağır enfeksiyon yükü ve mortalite riski olan hastalarda kullanıldığı belirlendi. Kültür üremelerinde kan kültürü üremesi varlığının kötü prognoz ile ilişkili olduğu gösterildi (p<0,001). Ancak mikrobiyolojik çalışmalarda spesifik bir etken ile prognoz arasında ilişki bulunmadı. İleri yaş, nörolojik hastalık varlığı, VKİ düşüklüğü, bilinç bozukluğu, nazogastrik tüp ile beslenme, tanıklı aspirasyon varlığı, geniş spektrumlu ve dirençli mikroorganizmalara yönelik antibiyoterapi kullanımı, yüksek nötrofil yüzdesi, düşük lenfosit sayısı ve yüzdesi, düşük albümin düzeyi, CURB-65 ve PSİ skor yüksekliğinin hastanede yatış süresini uzattığı görüldü. Sonuç: Aspirasyon pnömonisi; ileri yaş, nörolojik hastalıklar, bilinç bozukluğu ve malnütrisyon gibi birçok risk faktörü ile ilişkili, yüksek mortalite ve morbiditeye sahip kompleks bir enfeksiyon tablosudur. Prognozu etkileyen faktörlerin erken dönemde belirlenmesi, uygun antibiyoterapinin başlanması, yutma fonksiyonlarının değerlendirilmesi ve aspirasyondan korunmaya yönelik önlemlerin alınması hasta yönetiminde büyük önem taşımaktadır. Aspirasyon pnömonisinin multidisipliner yaklaşım gerektiren bir hastalık olduğu ve erken müdahalenin prognozu olumlu yönde etkileyebileceği sonucuna varıldı.
Özet (Çeviri)
Factors Affecting the Prognosis of Patients Followed in the Ward and Intensive Care Unit with the Diagnosis of Aspiration Pneumonia Introduction: Aspiration pneumonia is an important lower respiratory tract infection that develops as a result of aspiration of oropharyngeal and gastric contents into the lower respiratory tract and is frequently observed especially in elderly patients and individuals with additional comorbidities. Many factors such as neurological diseases, impaired consciousness, dysphagia, swallowing reflex disorders, and the use of sedative, hypnotic, and anticholinergic drugs play a role in the development of aspiration pneumonia. Aspiration pneumonia has higher mortality and morbidity rates compared to other community-acquired pneumonias. The prognosis of the disease depends not only on the severity of the infection but also on the patient's comorbidity burden, nutritional status, and functional capacity. In this study, we aimed to evaluate the factors affecting prognosis in patients followed with the diagnosis of aspiration pneumonia. Materials and Methods: This study was conducted between June 2025 and March 2026 in patients diagnosed with aspiration pneumonia who were followed between January 2022 and July 2025 in the Pulmonolgy Wards and 1st and 3rd Level Chest Diseases Intensive Care Units of Ankara Bilkent City Hospital. A total of 180 patients diagnosed with aspiration pneumonia based on clinical, laboratory, and radiological findings were included in this retrospective study. Patients' age, sex, body mass index (BMI), comorbidities, level of consciousness, nutritional status, presence of dysphagia, witnessed aspiration history, use of sedative, hypnotic, and anticholinergic medications, thoracic computed tomography findings, laboratory parameters, culture results, antibiotic therapies administered during treatment, CURB-65 (Confusion, Urea >7 mmol/L, Respiratory rate ≥30, Blood pressure (systolic <90 or diastolic ≤60), Age ≥65), and PSI (Pneumonia Severity Index) scores were retrospectively evaluated. In addition, hospitalization units, length of hospital stay, discharge status, and mortality outcomes were assessed. Results: Advanced age, the presence of neurological disease, witnessed aspiration, impaired consciousness, low serum albumin levels, elevated N-terminal pro-B-type natriuretic peptide (NT-proBNP), elevated lactate levels, increased neutrophil count and percentage, decreased lymphocyte count and percentage, elevated blood urea levels, elevated procalcitonin levels, and higher CURB-65 and PSI scores were associated with poor prognosis. Patients in the non-survivor group were significantly older (p=0,008), indicating that age is a strong predictor of mortality. A significant association was also observed between impaired consciousness and mortality. In particular, patients who were conscious but disoriented and uncooperative had a significantly higher mortality rate, indicating a poorer prognosis (p<0,001). Witnessed aspiration was more common among non-survivors (p=0,006), supporting its role as an important risk factor for mortality in aspiration pneumonia. Hypoalbuminemia was strongly associated with mortality (p<0,001). Each one-unit increase in serum albumin level was associated with an approximately 11% reduction in the risk of death. Non-survivors had significantly higher CURB-65 and PSI scores, confirming their prognostic value for mortality (p<0,001). Each one-point increase in the CURB-65 score was associated with an approximately 2,1-fold increase in mortality risk (p<0,001), whereas an increase in the PSI score was associated with an approximately 3,9-fold higher mortality risk (p=0.004). In the non-survivor group, neutrophil count (p=0,024), neutrophil percentage (p<0,001), serum urea (p=0,004), procalcitonin (p=0,015), and NT-proBNP (p<0,001) levels were significantly higher, whereas lymphocyte count (p=0,041) and lymphocyte percentage (p=0,003) were significantly lower. The use of broad-spectrum and antimicrobial-resistant pathogen-targeted antibiotic therapy was more common among patients with severe infection burden and a higher risk of mortality. Positive blood culture results were associated with poor prognosis (p<0,001); however, no significant association was found between specific microbiological pathogens and prognosis. Advanced age, neurological disease, low body mass index (BMI), impaired consciousness, nasogastric tube feeding, witnessed aspiration, use of broad-spectrum and antimicrobial-resistant pathogen-targeted antibiotic therapy, increased neutrophil percentage, decreased lymphocyte count and percentage, hypoalbuminemia, and higher CURB-65 and PSI scores were associated with prolonged hospital stay. Conclusion: Aspiration pneumonia is a complex infectious condition associated with many risk factors such as advanced age, neurological diseases, impaired consciousness, and malnutrition, and it carries high mortality and morbidity rates. Early identification of prognostic factors, initiation of appropriate antibiotic therapy, evaluation of swallowing functions, and implementation of preventive measures against aspiration are of great importance in patient management. It was concluded that aspiration pneumonia requires a multidisciplinary approach and that early intervention may positively affect prognosis.
Benzer Tezler
- Pnömoni tanılı hastalarda CRP, prokalsitonin, nötrofil/lenfosit düzeylerinin hastanede yatış süresi ve mortalite üzerine etkinliği
Effects of CRP, procalcitonin, neutrofile / lymphocyte levels on duration of hospitalizationand mortality in patients with pneumonia
AHMET BEYAZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
Göğüs HastalıklarıKahramanmaraş Sütçü İmam ÜniversitesiGöğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. NURHAN ATİLLA
- Yağ asidi bağlayıcı proteinin (FABP) acil servise başvuran pnömoni hastalarında tanısal ve hastalığın ciddiyetini belirlemede önemi
The importance of fatty acid binding protein (FABP) in determining the diagnostic and the serious of the disease in pneumonia patients applied to the emergency service
DOĞANAY CAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Göğüs HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
PROF. DR. BAŞAR CANDER
- Bronkoalveolar lavaj (BAL) ve bronşial lavaj (BL) yapılan hastalardaki pneumocystis jirovecii kolonizasyonu ve tanıda kullanılan yöntemlerin karşılaştırması
The pneumocystis jirovecii colonization in bronchoalveolar lavage (BAL) and bronchial washing and the comparasion of methods which are used in diagnosis.
AHMET ÖZMEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2011
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiUludağ ÜniversitesiEnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. REŞİT MISTIK
- Pnömoni tanısıyla yoğun bakımda takip edilen hastalarda aspirasyon pnömonisinin prognostik belirleyicileri
Prognostic factors of aspiration pneumonia in intensive care unit patients with pneumonia
EZGİ BAYKUL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Göğüs HastalıklarıAydın Adnan Menderes ÜniversitesiGöğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ŞULE TAŞ GÜLEN