Akdeniz Üniversitesi Hastanesi refakatçilerinde rekürren aftöz stomatit ve behçet hastalığı sıklığınınaraştırılması
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 1018669
- Danışmanlar: PROF. DR. ERKAN ALPSOY
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Dermatoloji, Dermatology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Akdeniz Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
RAS ve BH, klinik ve histolojik olarak benzer özellikler gösteren oral ülserlerle seyreden hastalıklardır. BH'de sıklıkla hastalığın ilk ve uzun süre tek bulgusu olarak ortaya çıkmaları ayırıcı tanıyı güçleştirmektedir. Bu nedenle BH'nin erken tanınması ve toplumdaki gerçek prevalansının belirlenmesi büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada görsel destekli anket yöntemi kullanılarak Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'ne başvuran hasta refakatçileri arasında RAS ve BH prevalansının belirlenmesi ve klinik özelliklerinin değerlendirilmesi amaçlandı. Bu kapsamda, kesitsel çalışmaya toplam 2509 erişkin birey dahil edildi. Birinci aşamada katılımcıların %18'i (n=451) sözel beyana dayalı olarak tekrarlayan oral ülser öyküsü bildirdi, görsel destekli anket yöntemi ile bu oran %17,9 (n=448) olarak saptandı ve iki yöntem arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmadı (p=0,888). İkinci aşamada klinik değerlendirmeye katılan 114 olgunun %88,6'sında oral ülser varlığı doğrulandı. Klinik kriterlere göre toplam örneklemde RAS prevalansı %3,02 olarak hesaplandı. ISG kriterlerini karşılayan 5 olguya BH tanısı konuldu ve BH prevalansı 199/100.000 (%95 GA: 72,8– 441,0/100.000) olarak saptandı. Sonuç olarak, klinik doğrulama ile elde edilen RAS ve BH prevalansının, özellikle ikinci aşamaya katılım oranının sınırlı olması nedeniyle gerçek sıklığı olduğundan düşük yansıtıyor olabileceği düşünülmektedir. Bununla birlikte, RAS tanı kriterlerinin daha seçici uygulanmasının da bu farkta etkili olabileceği değerlendirilmektedir. Ayrıca Behçet hastalarında majör oral ülser oranının ve oral ülser skarının daha sık görülmesi, bu iki durum arasında klinik şiddet açısından farklılıklar olabileceğini düşündürmektedir. Bununla birlikte çalışmanın tek merkezli tasarımı ve ikinci aşamaya katılım oranının sınırlı olması elde edilen bulguların yorumlanmasında dikkate alınmalıdır.
Özet (Çeviri)
RAS and Behçet disease are disorders characterized by oral ulcers with similar clinical and histopathological features. In Behçet disease, oral ulcers are frequently the first and may remain the only manifestation for a prolonged period, which complicates the differential diagnosis. Therefore, early recognition of Behçet disease and accurate estimation of its true population prevalence are of considerable importance. This study aimed to determine the prevalence of RAS and Behçet disease and to evaluate their clinical characteristics among patient companions applying to Akdeniz University Hospital using a visual-supported questionnaire method. In this cross-sectional study, a total of 2509 adult individuals were included. In the first stage, 18% of participants (n=451) reported a history of recurrent oral ulcers based on self-report, whereas this rate was 17,9% (n=448) using a visualsupported questionnaire, with no statistically significant difference between the two methods (p=0.888). In the second stage, oral ulcers were clinically confirmed in 88.6% of the 114 participants who underwent clinical evaluation. According to clinical criteria, the prevalence of RAS in the total sample was 3.02%. Five participants fulfilled the ISG criteria and were diagnosed with Behçet disease. The prevalence of Behçet disease was estimated at 199/100,000 (95% CI: 72.8– 441.0/100,000). In conclusion, the prevalence of RAS and Behçet disease based on clinical confirmation may be underestimated, particularly due to the limited participation in the second stage. Additionally, the use of more selective RAS diagnostic criteria may have contributed to this discrepancy. Furthermore, the higher frequency of major oral ulcers and the presence of oral ulcer scarring in patients with Behçet disease suggest potential differences in clinical severity between the two conditions. However, the single-center design of the study and the limited participation rate in the second stage should be considered when interpreting the findings.
Benzer Tezler
- Diyabetik ayak ülseri nedeniyle hastaneye yatırılan hastalar ve refakat eden yakınlarının psikiyatrik açıdan değerlendirilmesi ve yatış sürecindeki tedavi prosedürlerinin psikiyatrik durumlarına etkisi
Psychiatric evaluation of patients hospitalized for diabetic foot ulcer and their accompanying relatives, and the impact of inpatient treatment procedures on psychiatric status
GİZEM ERDURAN HAYTA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2026
Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıAkdeniz Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. RAMAZAN SARI
DOÇ. DR. ALİ ERDOĞAN
- Akdeniz Üniversitesi Hastanesi dahili bilimler servislerinde yatan hastaların refakatçilerinin bakım yükü ve sağlıklarının değerlendirilmesi
Assessment of caregiver burden and health status of the attendants whose patients hospitalized in Akdeniz University Hospital
ELİF ACAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
Aile HekimliğiAkdeniz ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MELAHAT AKDENİZ
- Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde oluşan tıbbi atık miktar ve kompozisyonunun belirlenmesi
The Indication of medical waste quantity and composition formed in Akdeniz University Hospital
IŞIL ERSİN
Yüksek Lisans
Türkçe
2001
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiAkdeniz ÜniversitesiEnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. FİLİZ GÜNSEREN
- Akdeniz Üniversitesi Hastanesi laboratuar bilgi sisteminin değerlendirmesi
Evaluation of laboratory information system in Akdeniz University Hospital
ESRA SÜMEN