Geri Dön

Ratlarda latissimus dorsi kas flebi donör alanında seroma oluşumunun azaltılmasında; Tutopatch®,“quilting”sütür, keystone flep ve fibrin glue uygulamalarının karşılaştırılması

Comparison of Tutopatch®, quilting sutures, keystone flap, and fibrin glue applications in reducing seroma formation at the latissimus dorsi muscle flap donor site in rats

  1. Tez No: 1019198
  2. Yazar: ALPER TAŞAN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. KAMURAN ZEYNEP SEVİM
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi, Plastic and Reconstructive Surgery
  6. Anahtar Kelimeler: Cerrahi flepler, Musculus latissimus dorsi, Surgical flaps, Musculus latissimus dorsi
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Latissimus dorsi flebi elevasyonu ve aksiller diseksiyon sonrası seroma oluşumu, ölü boşluk gelişimi, lenfatik yapıların hasarı ve protein açısından zengin seröz sıvı artışı nedeniyle en sık karşılaşılan komplikasyonlardan biridir. Bu çalışmanın amacı, deneysel bir sıçan modelinde Tutopatch ®,“quilting”sütürler, keystone flep ve fibrin glue gibi farklı yöntemlerin seroma oluşumunu azaltmadaki etkinliklerini karşılaştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Toplam 25 adet Sprague-Dawley sıçan (300–400 g), rastgele beş gruba ayrıldı (her grupta n=5): kontrol, fibrin glue,“quilting”sütür, Tutopatch ® ve keystone flep grupları. Standart seroma modeli; latissimus dorsi kasının eksizyonu, aksiller diseksiyon ve dermal lenfatiklerin bozulması ile oluşturuldu. Her grupta ölü boşluğun yönetimine yönelik farklı bir müdahale uygulandı. Postoperatif 10. günde seroma hacmi aspirasyon ile ölçüldü. Histopatolojik inceleme ile inflamasyon, vasküler proliferasyon ve fibroblast aktivasyonu değerlendirildi. Bulgular: Gruplar arasında seroma hacmi 0 ile 12,7 cc arasında değişiklik göstermiştir. En düşük seroma hacmi keystone flep grubunda, en yüksek ise Tutopatch ®(Germany) ve kontrol gruplarında saptanmıştır.“Quilting”sütür ve fibrin glue grupları orta düzeyde sonuçlar göstermiştir. Kruskal–Wallis testi ile yapılan istatistiksel analizde gruplar arasında anlamlı fark bulunmuştur (p=0,0118). Keystone flebin diğer yöntemlere kıyasla seroma oluşumunu azaltmada daha etkili olduğu görülmüştür. Sonuç: De-epitelize keystone flep, vaskülarize doku ile ölü boşluğu doldurması ve doku yüzeyleri arasında adezyonu artırması nedeniyle seroma oluşumunu azaltmada en etkili yöntem olarak bulunmuştur. Sadece yüzey stabilizasyonu sağlayan veya pasif bariyer oluşturan tekniklerin geniş ölü boşlukların yönetiminde yetersiz kalabileceği düşünülmektedir. Bu bulgular, seroma oluşumunun önlenmesinde hem mekanik hem de biyolojik etkileri hedefleyen yaklaşımların daha üstün sonuçlar sağlayabileceğini göstermektedir.

Özet (Çeviri)

Objective: Seroma formation is one of the most common complications following latissimus dorsi flap harvest and axillary dissection, primarily due to dead space formation, lymphatic disruption, and collection of protein-rich serous fluid within a surgical dead space. This study aimed to compare the effectiveness of different surgical techniques and biomaterials—including Tutopatch,“quilting”sutures, keystone flap, and fibrin glue—in reducing seroma formation in an experimental rat model. Materials and Methods: A total of 25 Sprague-Dawley rats (300–400 g) were randomly divided into five groups (n=5 per group) control, fibrin glue,“quilting”sutures, Tutopatch ®(Germany), and keystone flap. A standardized seroma model was created by excision of the latissimus dorsi and muscle, combined with axillary dissection and dermal lymphatic disruption. Each group received a different intervention targeting dead space management. On postoperative day 10, seroma volume was measured via aspiration. Histopathological evaluation was performed to assess inflammation, vascular proliferation, and collagen deposition. Results: Seroma volumes ranged between 0 and 12,7 cc across all groups. The lowest seroma volume was observed in the keystone flap group, while the highest was found in the Tutopatch and control groups.“Quilting”sutures and fibrin glue demonstrated intermediate effects. Statistical analysis using the Kruskal–Wallis test revealed a significant difference between groups (p=0.0118). The keystone flap showed a superior effect in reducing seroma formation compared to other techniques. Conclusion: Among the evaluated methods, the de-epithelialized keystone flap was the most effective in reducing seroma formation, likely due to its ability to obliterate dead space with vascularized tissue and enhance tissue adherence. Techniques that only provide surface stabilization or passive barriers appear insufficient in managing large dead spaces. These findings suggest that approaches targeting both mechanical and biological aspects of seroma formation may provide superior outcomes.

Benzer Tezler

  1. Sıçanlarda göğüs ön duvarına verilen radyoterapinin stromal vasküler fraksiyon enjekte edilen latissimus dorsi kası üzerine etkisi

    The effect of radiotherapy given to the anterior chest wall on stromal vascular fraction injected latissimus dorsi muscle in rats

    ARDA SOYLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Plastik ve Rekonstrüktif CerrahiNecmettin Erbakan Üniversitesi

    Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET DADACI

  2. Ratlarda değişik vasküler yapıdaki kas fleplerinde“Delay”işleminin flep yaşayabilirliğine etkisinin araştırılması

    The Effect of“Delay”phenomenon on rat muscle flaps with different vascular pedicles

    FUNDA İNCEOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1996

    Kulak Burun ve BoğazGazi Üniversitesi

    PROF.DR. M. CEMALETTİN ÇELEBİ

  3. Ratlarda aortik allogreftlere transplantasyon öncesi uygulanan radyasyon ve kryoprezervasyonun greft yapısı üzerine etkisi

    The Effects of preimptational irradiation and/ or cryopreservation on aortic allografts in rat model

    ZEYNEP EYİLETEN BAŞTÜZEL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2000

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiAnkara Üniversitesi

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. ADNAN UYSALEL

    PROF.DR. HAKKI AKALIN

  4. Ratlarda massif ince barsak rezeksiyonu sonrası oluşan hiperasiditeye trunkal vagotominin etkileri

    Başlık çevirisi yok

    SALİH Z. PİŞKİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1988

    Genel CerrahiOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı