Çocuklarda çölyak hastalığının klinik görünümü: Son 25 yılda değişen özellikler
Clinical presentation of celiac disease in children: Changing features over the last 25 years
- Tez No: 1019493
- Danışmanlar: PROF. DR. ZARİFE KULOĞLU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
- Anahtar Kelimeler: Çölyak hastalığı, çocuk, fenotip, Celiac disease, child, phenotype
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışmada, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Gastroenteroloji Bilim Dalında 1998–2023 yılları arasında çölyak hastalığı (ÇH) tanısı alan çocukların demografik, klinik, antropometrik, laboratuvar ve histopatolojik özelliklerinin değerlendirilmesi ve 2010 yılı öncesi ile sonrası dönemler karşılaştırılarak hastalığın klinik görünümündeki zamansal değişimin ortaya konulması amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Retrospektif kohort tasarımındaki çalışmaya, 1998–2023 yılları arasında ESPGHAN kriterlerine göre biyopsi ile doğrulanmış ÇH tanısı alan 0–18 yaş arası 355 çocuk dahil edildi. Hastalar tanı yılına göre 2010 yılı öncesi (n=131) ve 2010 yılı sonrası (n=224) olmak üzere iki gruba ayrıldı. Demografik, klinik, antropometrik, laboratuvar ve histopatolojik veriler hasta dosyalarından kaydedildi. Fenotipler Oslo kriterlerine göre klasik, klasik olmayan ve sessiz/subklinik olarak sınıflandırıldı. Antropometrik değerlendirmede Dünya Sağlık Örgütü büyüme eğrileri kullanıldı. Yaşa göre ağırlık (YGA), yaşa göre boy (YGB) ve vücut kütle indeksi (VKİ) z skorları hesaplandı. YGA z skoru yalnızca 10 yaş altındaki hastalar için değerlendirildi. Z skorunun -2 ile +2 arasında olması normal, YGB z skorunun -2'nin altında olması boy kısalığı, YGA z skorunun -2'nin altında olması düşük kiloluk, VKİ z skorunun -2'nin altında olması zayıflık ve +2'nin üzerinde olması obezite olarak tanımlandı. İstatistiksel analizde sürekli değişkenlerin karşılaştırılmasında Mann–Whitney U testi, kategorik değişkenlerin karşılaştırılmasında ise ki-kare testi kullanıldı; p<0,05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: Hastaların %61,4'ü kızdı ve cinsiyet dağılımı dönemler arasında benzerdi. 2010 yılı sonrasında 2 yaş altında ve 12 yaş üzerinde tanı alanların oranı azalırken, 5–12 yaş grubunda tanı alanların oranı arttı (p=0,018). Genel fenotip dağılımı klasik %29,3, klasik olmayan %56,3 ve subklinik (sessiz) %14,4 idi. Dönemler arasında fenotip dağılımı anlamlı farklılık gösterdi (p<0,001); klasik fenotip %47,3'ten %18,8'e gerilerken, klasik olmayan ve sessiz/subklinik fenotip oranları belirgin artış gösterdi. Histopatolojik olarak hastaların %94,1'inde Marsh 3 lezyonu saptandı ve dönemler arasında fark izlenmedi. 2010 yılı sonrası dönemde antropometrik göstergelerde iyileşme gözlendi: YGA, YGB ve VKİ z skorları yükseldi; düşük kiloluluk, boy kısalığı ve zayıflık oranları azaldı (sırasıyla p=0,001, p<0,001 ve p<0,001), VKİ z skoru>+2 olan olguların oranı ise arttı (p<0,001). 17 Laboratuvar değerlendirmesinde hemoglobin düzeyi artarken anemi sıklığı anlamlı olarak azalmış; mikrobesin eksiklikleri içinde düşük MCV, ferritin eksikliği, folik asit eksikliği ve çinko eksikliği oranlarının da 2010 yılı sonrası dönemde anlamlı olarak azaldığı görülmüştür (p<0,001). Protrombin zamanı uzunluğu ve karaciğer enzim yüksekliği oranları da 2010 yılı sonrası dönemde daha düşük bulunmuştur (PT, ALT ve AST için sırasıyla p<0,001, p<0,001 ve p=0,008). Ayrıca 2010 yılı sonrasında ANA pozitifliği anlamlı olarak azalmıştır (p<0,001). Buna karşın D vitamini eksikliği sıklığı artmış (%47,6'dan %70,8'e; p=0,029) ve kemik mineral yoğunluğu ortanca z skoru daha düşük saptanmıştır (p=0,044). tiroit otoantikorları, anti-LKM, anti-LC1 pozitifliği, tiroit fonksiyon bozukluğu ve nörogörüntüleme bulguları açısından dönemler arasında anlamlı fark bulunmamıştır. Sonuç: Son 25 yılda çocukluk çağı çölyak hastalığının klinik görünümünde belirgin değişim olduğu görülmektedir. 2010 yılı sonrasında klasik malabsorpsiyon bulguları, büyüme geriliği, malnütrisyon, hematolojik ve biyokimyasal bozukluklar daha düşük oranlarda saptanırken; klasik olmayan ve subklinik (sesiz) fenotipler artmıştır. Bu durum, günümüzde ÇH'nin daha hafif veya atipik tablolarla ortaya çıkabildiğini ve klinisyen farkındalığının yüksek olması gerektiğini desteklemektedir.
Özet (Çeviri)
Objective: This study aimed to evaluate the demographic, clinical, anthropometric, laboratory, and histopathological characteristics of children diagnosed with celiac disease (CD) at the division of Pediatric Gastroenterology, Ankara University School of Medicine, between 1998 and 2023, and to determine temporal changes in the clinical presentation of the disease by comparing the periods before and after 2010. Materials and Methods: This retrospective cohort study included 355 children aged 0–18 years who were diagnosed with biopsy-confirmed CD according to the ESPGHAN criteria between 1998 and 2023. Patients were divided into two groups according to the year of diagnosis: before 2010 (n=131) and after 2010 (n=224). Demographic, clinical, anthropometric, laboratory, and histopathological data were obtained from patient records. Clinical phenotypes were classified according to the Oslo criteria as classical, non-classical, and silent/subclinical. Anthropometric assessment was performed using World Health Organization growth curves. Weight-for-age (WFA), height-for-age (HFA), and body mass index (BMI) z scores were calculated. WAZ was evaluated only in children younger than 10 years of age. A z-score between −2 and +2 was considered normal. HAZ below −2 defined as short stature, WFA z score below -2 as underweight, a BMI z score below -2 as thinness, and a BMI z score above +2 as obesity. Continuous variables were compared using the Mann–Whitney U test, while categorical variables were compared using the chi-square test. A p value of <0.05 was considered statistically significant. Results: Of the patients, 61.4% were female, and sex distribution was similar between the two periods. After 2010, the proportion of patients diagnosed before the age of 2 years and after the age of 12 years decreased, whereas the proportion between 5 and 12 years of age increased (p=0.018). The overall phenotype distribution was 29.3% classical, 56.3% non- classical, and 14.4% subclinical (silent). Phenotype distribution differed significantly between the two periods (p<0.001); the frequency of classical phenotype decreased from 47.3% to 18.8%, whereas the frequencies of non-classical and subclinical 8silint) phenotypes increased markedly. Histopathological examination revealed Marsh 3 lesions in 94.1% of patients, with no difference between the periods. 19 Anthropometric indicators improved in the post-2010 period. WAZ, HAZ, and BMI z- scores increased, while the prevalences of underweight, short stature, and thinness decreased significantly (p=0.001, p<0.001, and p<0.001, respectively). In contrast, the proportion of patients with a BMI z-score >+2 increased significantly (p<0.001). Laboratory evaluation demonstrated higher hemoglobin levels and a significantly lower prevalence of anemia after 2010. Among micronutrient deficiencies, the frequencies of low mean corpuscular volume (MCV), iron deficiency (low ferritin), folate deficiency, and zinc deficiency also decreased significantly in the post-2010 period (all p<0.001). Prolonged prothrombin time and elevated liver enzyme levels were less frequent after 2010 (for PT, ALT, and AST: p<0.001, p<0.001, and p=0.008, respectively). In addition, antinuclear antibody (ANA) positivity decreased significantly after 2010 (p<0.001). Conversely, the prevalence of vitamin D deficiency increased (from 47.6% to 70.8%; p=0.029), and the median bone mineral density z-score was lower (p=0.044). No significant differences were observed between the two periods regarding thyroid autoantibodies, anti-LKM positivity, anti- LC1 positivity, thyroid dysfunction, or neuroimaging findings. Conclusion: A marked change has occurred in the clinical presentation of pediatric CD over the last 25 years. After 2010, classical manifestations of malabsorption, growth failure, malnutrition, and hematological and biochemical abnormalities were observed less frequently, whereas non-classical and silent/subclinical phenotypes became more prevalent. These findings suggest that CD currently presents more often with mild or atypical manifestations and highlight the importance of maintaining a high level of clinical awareness among healthcare professionals.
Benzer Tezler
- Çocukluk çağı çölyak hastalığı olgularının retrospektif değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
ERDAL ATALAY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2007
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıOndokuz Mayıs ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AYHAN GAZİ KALAYCI
- Çocukluk çağı çölyak hastalığında ince barsak mukozasının morfometrik değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
CÜNEYT ZİHNİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2004
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıEge ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF.DR. SEMA AYDOĞDU
- Tipik ve atipik çölyak hastalığı olan çocukların tanı anındaki klinik, laboratuvar, endoskopik ve histopatolojik bulgularının karşılaştırılması
Comparison of clinical, laboratory, endoscopic and histopathological findings at the time of diagnosis in children with typical and atypical celiac disease
ALİ AYKUT AÇIKALIN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SUNA KAYMAK SELBUZ
- Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalında takip edilmekte olan çölyak hastalarının demografik ve klinik özelliklerinin değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
HÜLYA GÖZDE ÖNAL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
GastroenterolojiOndokuz Mayıs ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AYHAN GAZİ KALAYCI
- Çölyak hastalığı olan çocuklarda tanı anı ve remisyondaki HMGB1 düzeyi ile klinik, laboratuvar ve histopatolojik özelliklerin ilişkisinin değerlendirilmesi
Evaluation of the relationship between HMBG 1 level at diagnosis and remission with clinical, laboratory and histopathological features in children with celiac disease
MURAT YAĞCI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıEskişehir Osmangazi ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ YUSUF AYDEMİR