Geri Dön

Elektif sezaryen doğum girişimi için gelen term gebeler ile gebelik sonlandırılması için gelen hastalarda ultrason ile mide hacmi karşılaştırılması

Preoperative ultrasound assessment of gastric volume in term pregnant women and women undergoing first-trimester pregnancy termination: A prospective observational study

  1. Tez No: 1020895
  2. Yazar: DOĞUKAN ŞENBERBER
  3. Danışmanlar: PROF. DR. BAHAR KUVAKİ BALKAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET AMAÇ: Pulmoner aspirasyon, anestezinin nadir ancak ciddi bir komplikasyonudur. Uluslararası rehberler, aspirasyon riskini minimize etmek ve hasta konforunu sağlamak için ideal açlık sürelerini belirlemiştir. Ancak önleyici tedbirlere rağmen, pulmoner aspirasyon yüksek ölüm oranlarıyla ilişkilendirilmektedir. Artan progesteron ve östrojenin neden olduğu fizyolojik değişiklikler ile gebeliğin ileri haftalarında meydana gelen anatomik değişiklikler, gebeliği pulmoner aspirasyon için başlı başına bir risk faktörü haline getirmektedir. Ultrasonografi, mide hacmini tahmin etmek ve cerrahi öncesi aspirasyon riskini değerlendirmek için giderek daha fazla kullanılan non-invaziv bir tekniktir. Bu çalışma, doğum haftasındaki term gebelerde ve ilk 12 haftası içinde gebelik sonlandırması yapılan hastalarda mide çaplarını ultrason ile ölçerek preoperatif pulmoner aspirasyon risklerini karşılaştırmayı ve bu yöntemin rutin klinik uygulamadaki pratikliğini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. YÖNTEM: Çalışmaya, 18–45 yaş aralığında elektif sezaryen yapılan 40 term gebe hasta ile gebeliğin 12. haftasından önce dilatasyon ve küretaj yapılan 33 hasta dahil edildi. Gastrik ultrason ölçümlerine ek olarak, boy, yaş, kilo, vücut kitle indeksi (VKİ) ve ASA sınıflaması verileri kaydedildi. Hastalar, ameliyat salonuna alınmadan önce supin ve sağ lateral dekübit pozisyonlarında ultrason ile değerlendirildi ve epigastrik bölgeden 2–5 MHz kavisli bir prob ile iki farklı ölçüm yapıldı. Gastrik çap ölçümleri, bir uç seroza katmanından diğer seroza katmanına kadar tam kalınlıkta mide duvarını içerecek şekilde yapıldı. Görüntüleme sırasında mide sıvı içeriğinin nitel değerlendirmesi yapıldı ve 0, 1 veya 2 olarak derecelendirildi. Mide içeriğinin nicel analizi için, mide antrumunun antero-posterior (AP) ve kraniyo- kaudal (CC) çapları ölçüldü ve elips alan formülü kullanılarak kesit alanı (CSA) hesaplandı: iv CSA = AP × CC × π / 4. Mide hacmi aşağıdaki formülle hesaplandı: Mide hacmi (mL) = 27 + (14.6 × CSA (cm²)) – (1.28 × yaş). Acil cerrahi müdahale gereken veya mide boşalmasını geciktirebilecek komorbiditeleri olan hastalar çalışmaya dahil edilmedi. BULGULAR: Sezaryen grubundaki hastaların kilo ve VKİ değerleri küretaj grubuna göre anlamlı derecede daha yüksekti. Her iki gruptaki hastaların çoğunluğu Grade 0 bulgular sergiledi (C/S: %85,0, D/C: %88,2) ve gruplar arasında derecelendirme dağılımında anlamlı bir fark bulunmadı. Gruplar arasında CSA_supin (p = 0.195) veya CSA_lateral (p = 0.147) açısından anlamlı fark bulunmadı. Supin ve lateral mide hacimleri de gruplar arasında benzerdi (p> 0.05). VKİ ile CSA_supin (p = 0.0025) ve CSA_lateral (p = 0.0044) arasında orta düzeyde pozitif bir korelasyon bulundu. SONUÇ: Demografik farklılıklara rağmen, gruplar arasında mide ultrasonografi ölçümleri ile nitel derecelerin benzer bulunması, gebelik haftasının mide doluluğunun kalitatif ve kantitatif değerlendirilmesi üzerinde anlamlı bir etkisi olmadığını ortaya koymaktadır. Çalışmamızda ortalama muayene süresi 3,3 dakika iken, literatürde preoperatif gastrik ultrason için bildirilen ortalama süre yaklaşık 5 dakikadır. Hızlı ve pratik uygulanabilirliği, ayrıca deneyimsiz hekimler tarafından bile kolay öğrenilebilir olması, rutin klinik pratikte yaygın kullanımını önemli ölçüde desteklemektedir

Özet (Çeviri)

ABSTRACT Comparison of Gastric Volume Using Ultrasound in Term Pregnant Patients Undergoing Elective Cesarean Delivery and Patients Undergoing Pregnancy Termination BACKGROUND AND GOAL: Pulmonary aspiration is a rare but serious complication of anesthesia. International guidelines have established ideal fasting times to minimize aspiration risk and ensure patient comfort. However, despite preventive measures, pulmonary aspiration remains associated with high mortality rates. Physiological changes caused by increased progesterone and estrogen, along with anatomical changes that occur in later weeks of pregnancy, make pregnancy a standalone risk factor for pulmonary aspiration. Ultrasonography is an increasingly utilized non-invasive technique for estimating gastric volume and assessing aspiration risk before surgery. This study aims to compare preoperative pulmonary aspiration risks by measuring gastric diameters using ultrasound in term pregnant patients and those undergoing pregnancy termination, selected based on ASA fasting guideline criteria, and to evaluate the practicality of this method in routine clinical practice. METHODS: This study included 40 term pregnant patients aged 18–45 years undergoing elective cesarean section and 33 patients undergoing dilation and curettage for pregnancy termination before 12 weeks of gestation. In addition to gastric ultrasound measurements, data on height, age, weight, body mass index (BMI), and ASA classification were recorded. Patients were evaluated using ultrasound in supine and right lateral decubitus positions, with two different measurements taken from the epigastric region using a 2– 5 MHz curvilinear probe. Gastric diameter measurements included the full-thickness gastric wall from serosa to serosa. Qualitative assessment of gastric fluid content was vi performed during imaging, excluding solid contents, and graded as Grade 0, 1, or 2. For quantitative analysis of gastric content, the antero-posterior (AP) and cranio- caudal (CC) diameters of the gastric antrum were measured, and the cross-sectional area (CSA) was calculated using the ellipse area formula: CSA = AP × CC × π / 4. Gastric volume was then calculated using the following formula: Gastric volume (mL) = 27 + (14.6 × CSA (cm²)) – (1.28 × age). Patients requiring emergency surgical intervention or those with comorbidities that could delay gastric emptying were excluded from the study. RESULTS Patients in the C/S group had significantly higher weight and BMI compared to the D/C group. The majority of patients in both groups exhibited Grade 0 findings (C/S: 85.0%, D/C: 88.2%), with no significant differences in grade distribution. There were no significant differences in CSA_supine (p = 0.195) or CSA_lateral (p = 0.147) between groups. Gastric volumes (supine and lateral) were also comparable between groups (p> 0.05). A significant, moderate positive correlation was found between BMI and both CSA_supine (p = 0.0025) and CSA_lateral (p = 0.0044). CONCLUSION Despite demographic differences, the similarity in gastric measurements and qualitative grades across groups suggests that the operation type does not significantly affect preoperative gastric parameters or risk profiles. Importantly, a moderate positive correlation was observed between BMI and gastric CSA in both supine and lateral positions, suggesting that higher BMI is associated with increased gastric CSA. The mean examination time was 3.3 minutes in our study, while the average duration reported in the literature for preoperative gastric ultrasound is approximately 5 minutes. Its rapid and straightforward application, combined with the ease of learning even by inexperienced physicians, significantly supports its widespread adoption in routine clinical practice.

Benzer Tezler

  1. Obstetrik vakalarda yoğun bakım gereksinimini ve akibeti (outcome) etkileyen faktörler (retrospektif analiz)

    Factors affecting intensive care requirement and outcome in obstetric cases (retrospective analysis)

    AISULU YAPAS

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Anestezi ve Reanimasyonİstanbul Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TÜLAY ÖZKAN SEYHAN

  2. Sezaryenle doğan yenidoğanlara anne ile buluşma öncesi areolar koku koklatılmasının yenidoğanın emme başarısına etkisi

    The effect of sniffing areolar odor before meeting with mother on breastfeeding success in newborn by cesarean

    BÜŞRA KAYNAR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    EbelikKocaeli Üniversitesi

    Ebelik Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ RESMİYE ÖZDİLEK

  3. Elektif sezaryen ile doğan yenidoğanlarda“yenidoğanın geçici takipnesi”gelişimi doğum salonunda cpap uygulaması ile engellenebilir mi?

    Can“transient tachypnea of newborn”be prevented by cpap intervention in delivery room?

    MİRAY YILMAZ ÇELEBİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAnkara Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FATMA BEGÜM ATASAY

  4. Sezaryende uygulanan anestezi yöntemlerinin retrospektif değerlendirilmesi

    Retrospective evaluation of anesthetic techniques in cesarean section

    ARDA YAMAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Anestezi ve ReanimasyonEge Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. VİCDAN FIRAT

  5. Obstetrik hasta grubunda, spinal anestezi altında uygulanan sezaryen operasyonları sonrasında görülebilen post spinal baş ağrısı ile ilişkili faktörler ve insidans

    The incidance and related factors of the postspinal headache seen after ceaserian operation under spinal anesthesia at the obstetric patients.

    MEHMET SALİM AKDEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Anestezi ve ReanimasyonDicle Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. HAKTAN KARMAN