Geri Dön

Lenfödemli hastaların tedavisinde manuel lenfatik drenaj yöntemi, kinezyobantlama yöntemi, ESWT yöntemi tedavilerinin etkinliklerinin değerlendirilmesi

Evaluation of the effectiveness of manual lymphatic drainage method, kinesiotaping method, and ESWT method treatments in the management of lymphedema patients

  1. Tez No: 1020969
  2. Yazar: AYŞE CAN ACAR
  3. Danışmanlar: PROF. DR. İLKNUR ALBAYRAK GEZER
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon, Physical Medicine and Rehabilitation
  6. Anahtar Kelimeler: Lenfödem, meme kanseri, manuel lenfatik drenaj, ekstrakorporeal şok dalga tedavisi, kinezyobantlama, Lymphedema, breast cancer, manual lymphatic drainage, extracorporeal shock wave therapy, kinesio taping
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Selçuk Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç Bu çalışmanın amacı, meme kanseri sonrası üst ekstremite lenfödeminde manuel lenfödem drenajı (MLD), ekstrakorporeal şok dalga tedavisi (ESWT) ve kinezyobantlama (KB) tedavilerinin objektif ve subjektif parametreler üzerindeki etkinliğini karşılaştırmaktır. Yöntem Çalışmaya Şubat 2024 – Eylül 2025 tarihlerinde Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon (FTR) kliniğine başvurup lenfödem tanısı alan 20 hasta dahil edilmiştir. Hastalar randomize olarak üç gruba ayrıldı. Tüm hastalar ortak tedavi olarak 4 hafta boyunca haftada 5 seans çok katmanlı bandajlama tedavisi aldı.7 hastadan oluşan ilk gruba ek olarak haftada 5 seans MLD uygulandı. 6 hastadan oluşan ikinci gruba haftada 3 seans ESWT eklendi.7 hastadan oluşan üçüncü gruba haftada 2 seans kinezyobantlama uygulandı. Objektif değerlendirmeler kesik koni formülü ile hacim ölçümü, çevre ölçümleri, ultrasonografik cilt/cilt altı kalınlık ölçümleri, patolojik ekstremite kavrama güçleri ve gonyometre ile eklem hareket açıklığı ölçümlerini içerdi. Subjektif değerlendirmeler ise QuickDASH, Lenfödem Yaşam Kalitesi Anketi (LYMQOL), VAS ağrı skoru ve SPADI anketleri ile yapıldı. Bulgular Çalışmaya dahil edilen 20 hasta demografik özellikler ve klinik karakteristikler açısından homojen bir dağılım göstermiştir. Patolojik ekstremite hacim ölçümlerinde tüm tedavi gruplarında istatistiksel olarak anlamlı azalmalar gözlenmiş (p<0.05), gruplar arası karşılaştırmalarda fark bulunamamıştır. Ultrasonografik cilt ve cilt altı doku kalınlık ölçümlerinde, tüm ölçüm lokalizasyonlarında (kübital fossa ve çevresi) üç grupta da tedavi sonrası anlamlı iyileşmeler kaydedilmiştir(p<0.05). Kübital fossa 10 cm proksimal ve 10 cm distal bölgelerindeki cilt altı kalınlık ölçümlerinde, tedavi sonrası-öncesi fark değerleri açısından gruplar arasında anlamlı farklar tespit edilmiş (p<0.05), post-hoc analizler ile MLD grubu ve KB grubu arasında anlamlı fark bulunmuş; daha çok iyileşmenin MLD grubunda olduğu gösterilmiştir. Ekstremite çevre ölçümlerinde de benzer şekilde tüm gruplarda tedavi sonrası anlamlı azalmalar tespit edilmiştir (p<0.05), gruplar arasında fark bulunmamıştır. El kavrama gücü tüm gruplarda tedavi sonrasında anlamlı artış göstermiş (p<0.05), başparmak palmar ve lateral kavrama güçlerinde ise MLD ve KB gruplarındaki artışta istatistiksel anlamlılık elde edilirken, ESWT grubunda artış saptanmasına rağmen anlamlı düzeye ulaşmamıştır. Omuz eklem hareket açıklığı ölçümlerinde MLD grubu diğer gruplara kıyasla daha düşük başlangıç değerleriyle başlayarak, tedavi sonrası omuz abdüksiyonu, fleksiyonu ve addüksiyonunda anlamlı iyileşmeler kaydederken, ESWT grubu başlangıçta zaten normal/normale yakın değerlerde olması nedeniyle tavan etkisine maruz kalmıştır. Fonksiyonel durumun değerlendirilmesinde QuickDASH ve LYMQOL skorlarının tamamında tüm gruplarda tedavi sonrası anlamlı düzelme kaydedilmiş, gruplar arası kıyaslamada ise fark tespit edilmemiştir. Omuz ağrısı ve fonksiyonel kısıtlılığı değerlendiren SPADI anketinde de benzer patern gözlenmiş, tüm parametrelerde tedavi sonrası anlamlı iyileşmeler elde edilirken gruplar arasında fark bulunmamıştır. VAS ile ölçülen ağrı değerlendirmesinde, tüm tedavi gruplarında tedavi sonrası istatistiksel olarak anlamlı ağrı azalması kaydedilmiş (p<0.05), gruplar arası karşılaştırmalarda ise fark tespit edilmemiştir. Sonuç Meme kanseri sonrası gelişen lenfödemin tedavisinde MLD, ESWT ve KB modalitelerinin tümü objektif ve subjektif parametrelerde anlamlı iyileşmeler sağlamıştır. En önemli bulgu, gruplar arası karşılaştırmalarda belirgin istatistiksel anlamlı fark tespit edilmemesidir, bu da üç tedavi modalitesinin eş değer etkinlik gösterdiğini kanıtlamaktadır. Sonuç olarak, klinisyenler hasta profili, klinik koşullar ve maliyet-etkinlik kriterlerine göre tedavi modalitesi seçimi yapabilirler.

Özet (Çeviri)

Purpose This study aimed to compare the efficacy of Manual Lymphatic Drainage (MLD), Extracorporeal Shock Wave Therapy (ESWT), and Kinesio Taping (KT) on objective and subjective parameters in upper extremity lymphedema following breast cancer. Methods Twenty patients who presented to the Department of Physical Medicine and Rehabilitation at Selçuk University Medical Faculty Hospital between February 2024 and September 2025 and were diagnosed with lymphedema were included in the study. Patients were randomly divided into three groups. All patients received multilayered bandaging therapy 5 sessions per week for 4 weeks. The first group (n=7) additionally received MLD 5 sessions per week. The second group (n=6) received ESWT 3 sessions per week. The third group (n=7) received kinesio taping 2 sessions per week. Objective assessments included volume measurement using the truncated cone formula, circumference measurements, ultrasonographic skin/subcutaneous thickness measurements, grip strength measurements of the affected extremity, and range of motion measurements using a goniometer. Subjective assessments were performed using QuickDASH, Lymphedema Quality of Life Questionnaire (LYMQOL), VAS pain score, and SPADI questionnaire. Results The 20 patients included in the study demonstrated homogeneous distribution regarding demographic and clinical characteristics. Statistically significant reductions in affected extremity volume were observed in all treatment groups (p<0.05), with no significant differences between groups. In ultrasonographic skin and subcutaneous tissue thickness measurements, significant post-treatment improvements were recorded at all measurement localizations (cubital fossa and surrounding areas) in all three groups (p<0.05). In subcutaneous tissue thickness measurements at 10 cm proximal and 10 cm distal to the cubital fossa, significant differences were identified between groups regarding post-treatment minus pre-treatment difference values (p<0.05), with post-hoc analyses revealing significant differences between the MLD and KT groups, demonstrating greater improvement in the MLD group. Similarly, significant post-treatment reductions in extremity circumference measurements were detected in all groups (p<0.05), with no significant differences between groups. Grip strength showed significant post-treatment increases in all groups (p<0.05), while statistically significant improvements in thumb palmar and lateral pinch grip strength were achieved in the MLD and KT groups, whereas the ESWT group showed increases that did not reach statistical significance. In shoulder range of motion measurements, the MLD group started with lower baseline values compared to other groups and demonstrated significant post-treatment improvements in shoulder abduction, flexion, and adduction, while the ESWT group exhibited a ceiling effect due to baseline measurements already being within normal or near-normal range. In functional assessment, all QuickDASH and LYMQOL scores demonstrated significant post-treatment improvement in all groups, with no significant differences detected in inter-group comparisons. A similar pattern was observed in the SPADI questionnaire evaluating shoulder pain and functional limitation, with significant post-treatment improvements in all parameters while no differences were found between groups. In pain assessment measured by VAS, statistically significant pain reduction was recorded post-treatment in all treatment groups (p<0.05), with no significant differences detected in inter-group comparisons. Conclusion All three treatment modalities—MLD, ESWT, and KT—provided significant improvements in both objective and subjective parameters in the treatment of lymphedema following breast cancer. The most important finding was the absence of significant statistical differences in inter-group comparisons, demonstrating that all three treatment modalities exhibited equivalent efficacy. Consequently, clinicians can select the treatment modality based on patient profile, clinical conditions, and cost-effectiveness criteria.

Benzer Tezler

  1. Sıçan arka bacağında oluşturulan lenfödem modeli üzerinde inguinoperitoneal lümenli fenestralı tüplerin ve lümensiz kılcal rodların lenfödem drenajına etkisinin araştırılması

    The investigation of the effects of fenestral tubes with inguinoperitoneal lumen and lumenless capillary rods on lymphedema drainage on A rat hindlimb lymphedema model

    SELİN GÜLER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Plastik ve Rekonstrüktif CerrahiDokuz Eylül Üniversitesi

    Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. CENK DEMİRDÖVER

  2. Meme kanseri tedavisi sonrasında lenfödem gelişen hastalarda çok katlı bandajlama yöntemi ile kompresyon giysisi kullanımının etkinliklerinin karşılaştırılması

    Comparison of compression garments and multi-layer bandaging on complet decongestive therapy for breast cancer-releated lymphedema

    BAŞAK TANRIKULU URHAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Fiziksel Tıp ve RehabilitasyonDokuz Eylül Üniversitesi

    Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SERAP ALPER

  3. Mastektomi sonrası üst ekstremite lenfödemi olan hastalarda elektrik stimülasyonu tedavisinin etkinliği

    The effectiveness of electrical stimulation therapy in patients with upper extremity lymphedema following mastectomy

    FURKAN AYAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Fiziksel Tıp ve RehabilitasyonSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. EVRİM COŞKUN

  4. Meme kanseri ilişkili lenfödemi olan hastalarda farklı bandajlama yöntemlerinin etkinliğinin tedavi takibinde farklı yöntemler kullanılarak karşılaştırılması

    Comparison of the efficacy of different bandaging methods in patients with breast cancer related lymphedema

    AYŞEGÜL YAMAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Fizyoterapi ve RehabilitasyonHacettepe Üniversitesi

    Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. PINAR BORMAN

  5. Üst ekstremite lenfödem hastalarına uygulanan yüksek yoğunluklu ve düşük yoğunluklu rezistif egzersizlerin etkinliklerinin karşılaştırılması

    Comparison of the effectiveness of high-intensity and low-intensityresistive exercises applied to upper extremity lymphedema patients

    ESRA KONUR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Fizyoterapi ve RehabilitasyonBiruni Üniversitesi

    Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BUKET AKINCI