Geri Dön

Akne vulgaris hastalarında serum fetuin-A düzeyleri ve lipid profili: Prospektif vaka-kontrol çalışması

Serum fetuin-A levels and lipid profile in patients with acne vulgaris: A prospective case-control study

  1. Tez No: 1020968
  2. Yazar: CEREN ÇETİN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. GÖKNUR KALKAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Dermatoloji, Dermatology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı, akne vulgarisli (AV) hastalarda serum fetuin-A düzeyleri ile lipid profilini [total kolesterol (TK), trigliserit (TG), yüksek dansiteli lipoprotein kolesterol (HDL-K), düşük dansiteli lipoprotein kolesterol (LDL-K)] sağlıklı kontrollerle karşılaştırmak ve fetuin-A ile lipid parametrelerinin akne şiddeti ve klinik/yaşam tarzı değişkenleri (yaş, vücut kitle indeksi (VKİ), sigara/alkol kullanımı, aile öyküsü, hastalık süresi ve akne tipi) ile ilişkisini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Bu prospektif vaka-kontrol çalışmasına Nisan–Eylül 2025 tarihleri arasında 88 akne vulgaris hastası ve yaş-cinsiyet uyumlu 88 sağlıklı kontrol dahil edildi. Sistemik hastalığı olanlar, metabolik bozukluğu bulunanlar, gebeler ve son dört haftada sistemik akne tedavisi alanlar dışlandı. Demografik veriler ve VKİ kaydedildi. Akne şiddeti Global Akne Derecelendirme Sistemi (GADS) ve Investigator Global Assessment/ Araştırmacı Global Değerlendirmesi (IGA) ile değerlendirildi. Açlık sonrası alınan serum örneklerinde lipid profili rutin yöntemlerle, fetuin-A düzeyleri enzim bağlı immünosorbent analiz (ELISA) ile ölçüldü. İstatistiksel analizler SPSS 25.0 ile yapıldı; uygun parametrik/non-parametrik testler, çok değişkenli lineer regresyon ve ROC analizi kullanıldı. p < 0,05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: Akne ve kontrol grupları yaş, cinsiyet, VKİ, sigara ve alkol kullanımı açısından benzerdi (p > 0,05). Diyastolik kan basıncı akne grubunda daha düşüktü (p = 0,028). Akne grubunda ortalama hastalık süresi 4,50±4,05 yıl olup olguların çoğu hafif-orta şiddetteydi. Serum fetuin-A düzeyleri akne grubunda anlamlı olarak daha yüksek bulundu (p < 0,001), ancak lipid parametreleri açısından gruplar arasında anlamlı fark bulunmadı (p > 0,05). Fetuin-A ile akne şiddeti, yaş, VKİ ve lipid parametreleri arasında ilişki saptanmadı. Yaş ile GADS arasında negatif korelasyon vardı (r = −0,311; p = 0,003). VKİ; total kolesterol ve LDL-K ile pozitif, HDL-K ile negatif korelasyon gösterdi (p < 0,05). Regresyon analizinde VKİ'nin fetuin-A üzerinde negatif, LDL-K'nın ise pozitif bağımsız etkisi olduğu belirlendi (p < 0,05). ROC analizinde fetuin-A'nın akneyi ayırt etmede orta düzey performans gösterdiği saptandı (AUC = 0,707; p < 0,001). Sonuç: Bu çalışma, akne vulgarisli hastalarda serum fetuin-A düzeylerinin sağlıklı kontrollere göre anlamlı derecede yüksek olduğunu göstermiştir. Ancak fetuin-A ile hastalık şiddeti ve klasik lipid parametreleri arasında ilişki saptanmamıştır. Bu bulgular, fetuin-A artışının akne varlığıyla ilişkili olabileceğini ancak hastalık şiddetini yansıtan bir gösterge olmadığını düşündürmektedir. Elde edilen veriler, bu glikoproteinin tek başına tanısal bir test olarak değerlendirilmesinden ziyade, hastalığın patogenezindeki inflamatuvar ve metabolik süreçleri işaret eden potansiyel bir biyobelirteç adayı olabileceğine dikkat çekmektedir. Bildiğimiz kadarıyla bu çalışma, ülkemiz popülasyonunda akne vulgariste serum fetuin-A düzeylerini lipid parametreleri ile birlikte değerlendiren ilk prospektif vaka-kontrol çalışmalarından biri olup literatüre özgün katkı sunmaktadır. Fetuin-A'nın klinik kullanım potansiyelinin netleşmesi ve akne patogenezindeki spesifik rolünün tam olarak aydınlatılması için daha geniş örneklemli ve çok merkezli ileri çalışmalara ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

Objective: The aim of this study was to compare serum fetuin-A levels and lipid profile parameters (total cholesterol, triglycerides, HDL-C, LDL-C) in patients with acne vulgaris and healthy controls, and to evaluate the relationship between fetuin-A, acne severity (GADS), and clinical/lifestyle variables (age, BMI, smoking/alcohol use, family history, disease duration, and acne type). Materials and Methods: In this prospective case-control study, 88 patients with acne vulgaris and 88 age- and sex-matched healthy controls were enrolled between April and September 2025. Individuals with systemic or metabolic diseases, pregnant women, and those who had received systemic acne treatment within the previous four weeks were excluded. Demographic data and BMI were recorded. Acne severity was assessed using GADS and IGA scales. Fasting serum lipid profiles were measured by routine laboratory methods, and serum fetuin-A levels were determined using ELISA. Statistical analyses were performed using SPSS 25.0; appropriate parametric/non-parametric tests, multiple linear regression, and ROC analysis were applied. A p-value <0.05 was considered statistically significant. Results: The acne and control groups were similar in terms of age, sex, BMI, smoking status, and alcohol consumption (p > 0.05). Diastolic blood pressure was lower in the acne group (p = 0.028). The mean disease duration in the acne group was 4.50 ± 4.05 years, and most cases were of mild-to-moderate severity. Serum fetuin-A levels were significantly higher in the acne group (p < 0.001); however, no significant differences were observed between the groups regarding lipid parameters (p > 0.05). No association was found between fetuin-A levels and acne severity, age, BMI, or lipid parameters. A negative correlation was observed between age and GADS score (r = −0.311; p = 0.003). BMI showed a positive correlation with total cholesterol and LDL-C, and a negative correlation with HDL-C (p < 0.05). In regression analysis, BMI had an independent negative effect on fetuin-A, whereas LDL-C had an independent positive effect (p < 0.05). ROC analysis demonstrated that fetuin-A had a moderate discriminatory performance in distinguishing acne patients (AUC = 0.707; p < 0.001). Conclusion: This study demonstrated that serum fetuin-A levels were significantly higher in patients with acne vulgaris compared to healthy controls. However, no association was found between fetuin-A levels and disease severity or conventional lipid parameters. These findings suggest that elevated fetuin-A levels may be associated with the presence of acne but do not reflect disease severity. The results indicate that this glycoprotein may serve not as a standalone diagnostic test, but rather as a potential biomarker candidate reflecting the inflammatory and metabolic processes involved in acne pathogenesis. To the best of our knowledge, this study is among the first prospective case-control studies in our population to evaluate serum fetuin-A levels together with lipid parameters in acne vulgaris, thereby contributing original data to the literature. Larger, multicenter studies are needed to clarify the clinical utility of fetuin-A and to further elucidate its specific role in acne pathogenesis.

Benzer Tezler

  1. Akne vulgaris hastalarında serum IL-18 ve IGF-1 düzeylerinin ölçümü ve kontrol grubuyla karşılaştırılması

    Serum levels of IL-18 and IGF-1 levels in patients with acne vulgaris versus control group

    ESRA ÖZKÜRKÇÜ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    DermatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Dermatoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MÜZEYYEN GÖNÜL

  2. Akne vulgaris hastalarında serum irisin düzeyinin değerlendirilmesi ve hastalık prognozu ile ilişkisinin araştırılması

    Evaluation of serum irisin level in acne vulgaris patients and its relationship with disease prognosi

    HÜSEYİN EMRE KORKMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    DermatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    DR. BİLGEN ERDOĞAN

  3. Akne vulgaris hastalarında serum zonulin düzeylerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of serum zonulin levels in patients with acne vulgaris

    ALPEREN KÜLHAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    DermatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÜLHAN AKSOY SARAÇ

  4. Akne vulgaris hastalarında serum çinko düzeylerinin global akne şiddet indeksi ve akne skar şiddeti ile ilişkisinin değerlendirilmesi ve sağlıklı kontrollerle karşılaştırılması

    Evaluation of the relationship between serum zinc levels, global acne grading system scores and acne scar severity in patients with acne vulgaris compared with healthy controls

    HATİCE HEYBELİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    DermatolojiRecep Tayyip Erdoğan Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. YUNUS SARAL

  5. Akne vulgaris hastalarında serum doku metalloproteinaz inhibitörü-4 düzeylerinin klinik alt tipler ve skar oluşumu ile ilişkisinin değerlendirilmesi

    Evaluation of serum tissue inhibitor of metalloproteinase-4 levels and their relationship with clinical subtypes and scar formation in patients with acne vulgaris

    BÜŞRA ÇARPAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    DermatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÖKNUR ÖZAYDIN YAVUZ