Proton pompa inhibitörlerine ait yan etki bildirimlerinin FAERS verisiyle analizi: Birinci basamak uygulamaları açısından değerlendirmesi
Analysis of adverse event reports related to proton pump inhibitors using FAERS data: An evaluation from the perspective of primary care practice
- Tez No: 1021060
- Danışmanlar: DR. ÖZLEM GÜÇ SUVAK
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
- Anahtar Kelimeler: Aile hekimliği, Farmakovijilans, Proton pompası inhibitörleri, Family practice, Pharmacovigilance, Proton pump inhibitors
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Etlik Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışmanın amacı, FDA Adverse Event Reporting System (FAERS) veri tabanına bildirilen spontan advers olay kayıtlarını kullanarak beş proton pompa inhibitörü (PPİ) etken maddesinin (omeprazol, esomeprazol, pantoprazol, lansoprazol, rabeprazol) güvenlilik profillerini karşılaştırmalı olarak değerlendirmek ve etken madde, cinsiyet ile yaş grubu bazında advers olay örüntülerini ortaya koymaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışmada 2021 yılı birinci çeyreği ile 2025 yılı dördüncü çeyreği arasında FAERS veri tabanına bildirilen monoterapi vakaları analiz edilmiştir. Veri temizleme ve ön işleme adımlarının ardından 9.313 vaka ve 18.333 advers olay bildirimi nihai analize dahil edilmiştir. FAERS veri tabanında yer alan advers olay kayıtları, bildirilen yan etki terimleri temel alınarak değerlendirilmiştir. Analiz sürecinde advers olaylar araştırmacı tarafından klinik benzerliklerine göre sistem temelli üst kategoriler altında gruplanmıştır. Örneğin gastrointestinal, kardiyovasküler, nörolojik ve hepatobilier sistemlere ilişkin advers olaylar ilgili başlıklar altında gruplanmıştır. Analizler tanımlayıcı istatistikler, Pearson Ki-kare ve Fisher-Freeman-Halton testleri, Bonferroni düzeltmeli ikili karşılaştırmalar, orantısallık temelli sinyal analizi (ROR, PRR, IC025, EBGM) ve birliktelik kuralları analizi (ARM) olmak üzere beş yöntemle gerçekleştirilmiştir. Bulgular: Bu çalışmada toplam 9.313 monoterapi vakası ve 18.333 advers olay bildirimi değerlendirilmiştir. Vakaların %56,22'si kadın cinsiyette olup, olguların %45'i geriatrik yaş grubunda (≥65 yaş) yer almaktaydı. En sık bildirilen advers olay kategorisi gastrointestinal sistem advers olayları olmuştur. Cinsiyet analizinde bazı advers olay kategorileri açısından kadın ve erkek cinsiyetleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptandı. Benign/malign neoplazma (erkeklerde %3,34, kadınlarda %1,65; p<0,001), enfeksiyon (erkeklerde %2,76, kadınlarda %1,50; p<0,001), hepatobilier (erkeklerde %2,90, kadınlarda %1,40; p<0,001), kan ve lenfatik (erkeklerde %2,71, kadınlarda %1,49; p<0,001), metabolik (erkeklerde %11,58, kadınlarda %7,89; p<0,001) ve renal-üriner sistem (%5,25 vs %3,59; p<0,001) advers olaylarının erkeklerde daha yüksek oranda bildirildiği görüldü. Buna karşılık immün (%7,27 vs %5,21; p<0,001), kulak-burun-boğaz (%6,37 vs %4,31; p<0,001), nörolojik (%12,13 vs %10,14; p<0,001) ve psikiyatrik (%8,08 vs %6,71; p=0,004) advers olayları kadınlarda daha yüksek oranda saptandı. Yaş grubu analizlerinde benign/malign neoplazma (p=0,005), dermatolojik (p<0,001), gastrointestinal (p<0,001), immün (p<0,001), kan ve lenfatik (p<0,001), kardiyovasküler (p<0.001), kas-iskelet (p<0.001), metabolik (p<0,001), nörolojik (p<0,001), psikiyatrik (p<0,001), renal-üriner sistem (p<0,001) ve solunumsal (p<0,001) advers olay kategorilerinde yaş grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulundu. Gastrointestinal advers olaylar en sık 0–17 yaş grubunda (%26,76), benign/malign neoplazmalar ise ≥65 yaş grubunda (%4,29) gözlendi. Disproportionalite analizlerinde Esomeprazol kullanımında benign/malign neoplazmalar (ROR: 2,41, %95 GA: 2,00–2,89) ve kulak-burun-boğaz advers olayları (ROR: 3,42, %95 GA: 3,02–3,87) açısından güçlü disproportionalite sinyali saptandı. Lansoprazol grubunda hepatobilier advers olaylar için güçlü sinyal izlendi (ROR: 2,41, %95 GA: 1,81–3,21). Pantoprazol kullanımında kan ve lenfatik sistem advers olayları için belirgin disproportionalite sinyali bulundu (ROR: 2,39, %95 GA: 1,90–3,01). Rabeprazol grubunda ise dermatolojik advers olaylar açısından güçlü sinyal saptandı (ROR: 2,69, %95 GA: 2,01–3,61). Omeprazol grubunda analiz edilen advers olaylar açısından istatistiksel olarak güçlü bir disproportionalite sinyali izlenmemiştir. IC025 ve EBGM analizleri, ROR ve PRR analizleri ile uyumlu sonuçlar göstermiş olup güçlü sinyal saptanan kombinasyonlarda pozitif disproportionalite bulgularını desteklemiştir. Birliktelik kuralları analizi ise PPI kullanımına bağlı rebound etkisini, elektrolit dengesizliklerinin kümelenmesini ve besin etkileşimi ile anafilaksi arasındaki güçlü birliktelikleri ortaya koymuştur. Sonuç: PPİ sınıfı homojen bir güvenlilik profiline sahip değildir; etken madde bazında belirgin farklılıklar saptanmıştır. Klinik pratikte PPİ seçiminde etken maddeye özgü advers olay profilleri ile hastanın komorbidite yükü, yaşı ve cinsiyeti birlikte değerlendirilmelidir. Bu sonuçlar, özellikle ileri yaş grubunda ve komorbiditesi bulunan hastalarda dikkatli klinik izlemin önemine işaret etmektedir. Elde edilen bulgular hipotez üretici nitelikte olup nedensel çıkarımların yapılabilmesi için prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır.
Özet (Çeviri)
Objective: The aim of this study was to comparatively evaluate the safety profiles of five proton pump inhibitor (PPI) active substances (omeprazole, esomeprazole, pantoprazole, lansoprazole, and rabeprazole) using spontaneous adverse event reports submitted to the FDA Adverse Event Reporting System (FAERS) database and to identify adverse event patterns according to active substance, sex, and age group. Materials and Methods: Monotherapy cases reported to the FAERS database between the first quarter of 2021 and the fourth quarter of 2025 were analyzed. Following data cleaning and preprocessing procedures, 9.313 cases and 18.333 adverse event reports were included in the final analysis. Adverse event records in the FAERS database were evaluated based on the reported adverse event terms. During the analysis process, adverse events were grouped by the researcher into system-based upper categories according to their clinical similarities. For example, adverse events related to gastrointestinal, cardiovascular, neurological, and hepatobiliary systems were classified under the corresponding categories. Analyses were performed using five approaches: descriptive statistics, Pearson's chi-square and Fisher–Freeman–Halton tests, Bonferroni-adjusted pairwise comparisons, disproportionality signal analysis (ROR, PRR, IC025, and EBGM), and association rule mining (ARM). Results: A total of 9.313 monotherapy cases and 18.333 adverse event reports were evaluated in this study. Of the cases, 56.22% were female, and 45% belonged to the geriatric age group (≥65 years). Gastrointestinal system adverse events were the most frequently reported adverse event category. Sex-based analyses revealed statistically significant differences between females and males for several adverse event categories. Benign/malignant neoplasms (3.34% in males vs 1.65% in females; p<0.001), infections (2.76% vs 1.50%; p<0.001), hepatobiliary events (2.90% vs 1.40%; p<0.001), blood and lymphatic system disorders (2.71% vs 1.49%; p<0.001), metabolic disorders (11.58% vs 7.89%; p<0.001), and renal-urinary system disorders (5.25% vs 3.59%; p<0.001) were reported more frequently in males. In contrast, immune-related (7.27% vs 5.21%; p<0.001), ear-nose-throat (6.37% vs 4.31%; p<0.001), neurological (12.13% vs 10.14%; p<0.001), and psychiatric adverse events (8.08% vs 6.71%; p=0.004) were more common in females. Age-group analyses demonstrated statistically significant differences for benign/malignant neoplasms (p=0.005), dermatological (p<0.001), gastrointestinal (p<0.001), immune-related (p<0.001), blood and lymphatic system (p<0.001), cardiovascular (p<0.001), musculoskeletal (p<0.001), metabolic (p<0.001), neurological (p<0.001), psychiatric (p<0.001), renal-urinary system (p<0.001), and respiratory adverse event categories (p<0.001). Gastrointestinal adverse events were most frequently observed in the 0–17 age group (26.76%), whereas benign/malignant neoplasms were most common in the ≥65 age group (4.29%). Disproportionality analyses identified strong disproportionality signals for benign/malignant neoplasms (ROR: 2.41, 95% CI: 2.00–2.89) and ear-nose-throat adverse events (ROR: 3.42, 95% CI: 3.02–3.87) associated with esomeprazole use. A strong signal for hepatobiliary adverse events was detected in the lansoprazole group (ROR: 2.41, 95% CI: 1.81–3.21). Pantoprazole use showed a significant disproportionality signal for blood and lymphatic system adverse events (ROR: 2.39, 95% CI: 1.90–3.01). In the rabeprazole group, a strong signal was identified for dermatological adverse events (ROR: 2.69, 95% CI: 2.01–3.61). No statistically strong disproportionality signal was observed for omeprazole-related adverse events. IC025 and EBGM analyses showed results consistent with ROR and PRR analyses and supported positive disproportionality findings in combinations with strong signals. Association rule mining further revealed rebound effects associated with PPI use, clustering of electrolyte imbalances, and strong associations between food interactions and anaphylaxis. Conclusion: The PPI class does not exhibit a homogeneous safety profile, and substantial differences were identified among active substances. In clinical practice, active substance-specific adverse event profiles, together with patients' comorbidity burden, age, and sex, should be considered when selecting a PPI. These findings highlight the importance of careful clinical monitoring, particularly in elderly patients and those with comorbidities. The findings of this study are hypothesis-generating in nature, and prospective studies are needed to establish causal relationships.
Benzer Tezler
- Nöroloji kliniğine başvuran yaşlı hastalarda uygunsuz ilaç kullanımının stopp kriterleri ile tıme-to-stop kriterleriaçısından karşılaştırılması
Comparison of inappropriate medication use in the elderly admitted to the neurology clinic in terms of stopp criteria and time-to-stop criteria
TÜLİN BALÇIK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Aile HekimliğiSağlık Bilimleri ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MUSTAFA REŞAT DABAK
DOÇ. DR. BİRGÜL BAŞTAN TÜZÜN
- Gastrit tanısı alan hastaların endoskopik biyopsilerindeki histomorfolojik değişikliklerin kesitsel olarak retrospektif değerlendirilmesi
Cross-sectional retrospective evaluation of histomorphologic changes in endoscopic biopsies of patients diagnosed with gastritis
ÖZGE SULAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
PatolojiHacettepe ÜniversitesiTıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AYTEKİN AKYOL
- Ankara ili Keçiören ilçesinde Şevkat 1 Nolu Aile Sağlığı merkezinde bir aile hekimliği birimine kayıtlı 65 yaş ve üstü hastalarda polifarmasinin sosyodemografik olarak değerlendirilmesi ve kullanılan kardiyovasküler ilaçların stopp versiyon 2'ye uygunluğunun değerlendirilmesi
Sociodemographic evaluation of polypharmacy in patients aged 65 and older enrolled in a family medicine unit at the family health center no. 1 in Şevkat in Keçiören District of Ankara province and evaluation of the compliance of cardiovascular drugs used with stopp version 2
ŞEYDA AKÇAY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Aile HekimliğiSağlık Bilimleri ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AYLİN BAYDAR ARTANTAŞ
- Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Aile Hekimliği semt polikliniklerine başvuran metformin kullanan hastalarda vitamin B12 eksikliği görülme sıklığı
The incidence of vitamin B12 deficiency in the patients taking metformin who applied to Family Medicine clinics of Ankara Ataturk Education and Research Hospital
PINAR İLHAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
Aile HekimliğiSağlık BakanlığıAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. AHMET KESKİN
- Momordica charantia'nın gastrit üzerine etkisi
The effects of momordica charantia on gastritis
YİĞİT İSKURT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Genel CerrahiBezm-İ Alem Vakıf ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ADEM AKÇAKAYA