Geri Dön

Denetimli serbestlik olgularının örnek alma süreçleri ve analiz sonuçlarının birlikte değerlendirilmesi

Evaluation of sampling processes and analysis results of probation cases

  1. Tez No: 1021885
  2. Yazar: ÖZLEM AKIN
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ RUKİYE ASLAN
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Adli Tıp, Forensic Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Adli toksikoloji, Forensic toxicology
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ege Üniversitesi
  10. Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Bağımlılık Toksikolojisi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Küresel bir sorun olan psikoaktif madde kullanımıyla mücadelede Türkiye'de uygulanan en önemli politikalardan biri denetimli serbestlik (DS) sistemidir. Olguların test sonuçlarını etkilemeye yönelik yapmış olduğu manipülasyonlar“davranışsal kaçınma”stratejileri olarak tanımlanmaktadır. Bu doğrultuda çalışmanın amacı; DS tedbiri uygulanan olguların örnek alma süreçlerinde gözlenen davranışsal/zamansal stratejilerini, hile ve müdahale girişimlerini ve idrar bütünlük testlerini, toksikolojik analiz sonuçlarıyla birlikte değerlendirerek süreçteki pre-analitik risk faktörlerini ve bu durumların test sonuçları üzerindeki etkilerini belirlemektir. Bu çalışma, Ocak 2024–Ocak 2026 tarihleri arasında Ege Üniversitesi Madde Bağımlılığı, Toksikoloji ve İlaç Bilimleri Enstitüsü Bağımlılık Toksikolojisi Laboratuvarı'na Adalet Bakanlığı'na bağlı Denetimli Serbestlik Bürosu tarafından sürpriz kontrol kapsamında yönlendirilen olguların incelenmesine dayalı kesitsel bir araştırmadır. İki yıllık süreçte başvuran olgulardan pre-analitik evrede uygunsuzluk saptanan ve tutanak altına alınan olgular çalışmanın odağını oluşturmuştur. İdrar numunelerinin ön tarama analizleri immunoassay yöntemiyle (CEDIA, Thermo Indiko Plus) gerçekleştirilmiştir. Rutin analiz sırasında kreatinin, pH ve dansite parametreleri ile idrar bütünlük testleri yapılmıştır. Sosyodemografik veriler laboratuvar bilgi sistemi (ALİS) üzerinden elde edilmiştir. Örnek alma sürecindeki olgu davranışları 3 ana kategoriye; numune verme durumları ise hile, seyreltme ve numune vermeyi engelleme gibi durumları içeren 9 alt kategoriye ayrılmıştır. Veriler SPSS 25.0 programında Pearson Ki-Kare testi ve çok değişkenli lojistik regresyon analiziyle incelenmiştir. Başvuran 13.078 olgunun %2'sinde (n=257) pre-analitik evrede uygunsuzluk saptanmıştır. Personel eğitimleri ve formların genişletilmesiyle 2025 yılındaki uygunsuzluk saptanan olgu sayısı 2024'e göre %132 artmıştır. Olguların %59.1'I (n=152) analize tabi tutulabilmiştir ve %53.2'sinde (n=81) madde pozitifliği saptanmıştır. Pozitiflerin %7.4'ü (n=6) seyreltilmiş numunelerden oluşmuştur. Dilüsyonlu örneklerde madde pozitifliği saptanma riski analize uygun örneklere göre 11 kat daha düşüktür. Başvuruların %71.5'i (n=184) öğleden sonra gelmiştir ve madde pozitifliği gösterme olasılığı sabah gelenlere kıyasla 3.74 kat daha yüksektir. Olguların %64.6'sının(n=166) ilk başvurusudur ve bunlarda hile saptananların %87.5'ı(n=35) yanında düzenek getirmiştir. Davranış kategorisi ile hile yapma durumu arasında istatistiksel olarak ileri düzeyde anlamlı ilişki saptanmıştır (χ² (2) =41.726 p<0.001). Olguların %47.8'i (n=123) aktif duygusal tepkiler sergilemiş olup bu gruptakilerin %32.5'i (n=40) pozitif sonuç vermiş, %30.9'u (n=38) ise numune vermemiştir; bu grupta en sık THC (%27, n=13), ATS (%27, n=13) ve kokain (%16.6, n=8) saptanmıştır. Pasif duygusal tepkiler sergileyenlerde hile kaynaklı geçersiz numune oranı %35.1 (n=40), pozitiflik oranı ise %30.7 (n=35) olarak dikkat çekerken, nötr grubun %50'si (n=10) numune vermemiştir. Çalışmada %28 (n=72) oranıyla öne çıkan seyreltme/dilüsyon grubu %58.3 (n=42) pozitiflik göstermiş ve bu olguların %56.9'u (n=41) pasif duygusal tepkiler verirken, %82.1'i (n=32) sahte idrar düzeneği kullanmıştır. Buna karşın, numune vermeyi engelleme/geciktirme grubunun %67.6'sı (n=46) aktif duygusal tepkiler sergilemiştir. Hile amacı net olmayan standart dışı durumlarda %53.8 (n=7) pozitiflik saptanmış ve olguların %84.6'sı (n=11) pasif duygusal tepkiler göstermiştir. Ayrıca olguların %2.4'ünde (n=6) rutin panellerde yer almayan gabapentinoid beyanı saptanmıştır. Adli toksikolojide pre-analitik evre ve olgu davranışları, analiz sonuçlarının güvenirliği üzerinde analitik evre kadar belirleyicidir. Olgular adli denetim baskısına karşı“savaş, kaç, don”stratejileriyle numune odasını ve zamanlamayı manipüle etmektedir. Süreç kalitesini ve denetim gücünü artırmak adına laboratuvar yönetiminde“Davranışsal ve Analitik Triyaj Sistemi”modeline geçilmesi ve personele multidisipliner eğitimler verilmesi önerilmektedir.

Özet (Çeviri)

Psychoactive substance use is a global problem, and the probation system is one of the most critical policies implemented in Türkiye to combat it. Manipulations performed by cases to alter test results are defined as“behavioral avoidance”strategies. Accordingly, this study aims to evaluate the behavioral and temporal strategies, tampering and intervention attempts, and urine integrity tests observed during the sample collection processes of cases subject to probation measures, together with their toxicological analysis results, to determine the pre-analytical risk factors and their impacts on test outcomes. This cross-sectional study investigated cases referred under unannounced (surprise) control monitoring by the Probation Bureau of the Ministry of Justice to the Addiction Toxicology Laboratory of Ege University Institute of Drug Abuse, Toxicology and Pharmaceutical Science between January 2024 and January 2026. Cases with documented pre-analytical non-compliances during this two-year period formed the focus of the study. Screening analysis of urine samples was performed using the immunoassay method (CEDIA, Thermo Indiko Plus), and urine integrity tests were conducted with creatinine, pH, and density parameters during routine analysis. Sociodemographic data were obtained via the Laboratory Information System (ALIS). Case behaviors during sampling were classified into 3 main categories, while sampling statuses were divided into 9 subcategories encompassing tampering, dilution, and obstruction of sample provision. Data were analyzed using Pearson's Chi-Square test and multivariate logistic regression analysis via SPSS 25.0. Pre-analytical non-compliance was detected in 2% (n=257) of the 13.078 cases evaluated. Following staff training and the expansion of documentation forms, the number of detected non-compliant cases increased by 132% in 2025 compared to 2024. Only 59.1% (n=152) of these cases could be subjected to analysis, of which 53.2% (n=81) tested positive for substances. Notably, %7.4 (n=6) of the positive results originated from diluted samples. The risk of detecting substance positivity in diluted samples was found to be 11 times lower compared to analysis-appropriate samples. A majority of applications %71.5'i (n=184) occurred in the afternoon, and the likelihood of testing positive was 3.74 times higher in afternoon samples compared to morning samples. For 64.6% (n=166) of the cases, it was their first admission, and 87.5% (n=35) of those caught tampering had brought a concealment device with them.A highly significant statistical relationship was found between behavioral categories and tampering status (χ² (2) =41.726 p<0.001). Active emotional reactions was exhibited by 47.8% (n=123) of the cases; within this group, 32.5% (n=40) tested positive, while 30.9% (n=38) failed to provide a sample. The most frequently detected substances in this aggressive group were THC (27%, n=13), amphetamine-type stimulants (ATS; 27%, n=13), and cocaine (16.6%, n=8). Among cases exhibiting passive emotional reactions, the rate of invalid samples due to tampering was 35.1% (n=40) and the positivity rate was 30.7% (n=35), while 50% (n=10) of the cooperative group did not provide a sample. The dilution group, which stood out with a rate of 28% (n=72), demonstrated a high positivity rate of 58.3% (n=42); 56.9% (n=41) of these cases showed a passive emotional reactions, and 82.1% (n=32) resorted to tampering using synthetic urine devices. Conversely, 67.6% (n=46) of the sample obstruction/delay group exhibited active emotional reactions. In non-standard situations where the purpose of tampering was unclear, a 53.8% (n=7) positivity rate was detected, and 84.6% (n=11) of the cases exhibited a passive emotional reactions. Furthermore, unrequested self-reported gabapentinoid use, which is not included in routine screening panels, was detected in 2.4%(n=6) of the cases. In forensic toxicology, the pre-analytical phase and case behaviors are as decisive for the reliability of analysis results as the analytical phase itself. Cases manipulate the sampling room environment and timing by adopting“fight, flight, or freeze”strategies against judicial oversight pressure. To enhance process quality and monitoring efficacy, it is recommended to transition to a“Behavioral and Analytical Triage System”model in laboratory management alongside providing multidisciplinary training to staff.

Benzer Tezler

  1. Madde kullanım bozukluğu olan bireylerde gabapentinoidlerin suistimali ve eşlik eden yasadışı madde kullanımının toksikolojik değerlendirilmesi

    Toxicological evaluation of gabapentinoids abuse and concomitant illegal substance use in individuals with substance use disorder

    İNCİ SAĞLAM

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Adli TıpEge Üniversitesi

    Bağımlılık Toksikolojisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. YUSUF KURTULMUŞ

  2. Tommaso Campanella ve Thomas More`un ütopyalarının karşılaştırılması

    Comparing Thomas More and Tommaso Campanella`s utopias

    MAHMUT AVCI

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    FelsefeAtatürk Üniversitesi

    Felsefe ve Din Bilimleri Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. OSMAN ELMALI

  3. Denetimli serbestlik uygulamasında motivasyonel görüşmelerin etkinliği

    Efficiency of motivational interviewing in the setting of probation

    SEVİNÇ ÖZCAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    PsikolojiEge Üniversitesi

    Psikiyatri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HAKAN COŞKUNOL

  4. Kadına yönelik şiddetin önlenmesinde denetimli serbestlik uygulamalarının rolü

    The role the probation practices in the prevention of violence against women

    HÜMEYRA DOĞAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    HukukDicle Üniversitesi

    Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. VAHAP COŞKUN

  5. Bolu Ağır Ceza Mahkemesi'nde karara bağlanmış cinsel istismar/saldırı olgularının analizi

    Analysis of cases of sexual abuse / assault connected at The Bolu Criminal Court

    VEYİS GÜNDOĞDU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Adli TıpAbant İzzet Baysal Üniversitesi

    Adli Tıp Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ZEHRA ZERRİN ERKOL