Geri Dön

The effects of AI-based emotional support on anxiety and motivation among EFL learners

Yapay zekâ tabanlı duygusal desteğin yabancı dil öğrencilerinin motivasyon ve kaygı düzeyleri üzerindeki etkileri

  1. Tez No: 1022150
  2. Yazar: BEYZAGÜL ERAYDIN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. SELAMİ AYDIN
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Eğitim ve Öğretim, Education and Training
  6. Anahtar Kelimeler: Motivasyon, Yabancı dil sınıf kaygısı, Yapay zeka, Motivation, Foreign language classroom anxiety, Artificial intelligence
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: İngilizce
  9. Üniversite: İstanbul Medeniyet Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Yabancı Diller Eğitimi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Günümüz dünyasında İngilizce, bilgi alışverişi için en önemli araçlardan biri olarak görülmektedir (Harmer, 2009). İngilizce bireylerin farklı kültürleri ve farklı ülkelerdeki durum ve olayları anlamalarını sağlayarak vizyonlarının gelişmesini sağlamaktadır (Mahu, 2012). Bununla beraber, çalışmanın ana unsurlarından biri olan kaygı, öğrencilerin hedef dilde konuşma isteklerini veya iletişime katılımlarını kısıtlayan bir limitasyon niteliği taşıdığından öğrenciler üzerinde engelleyici ve kısıtlayıcı etkiler yaratabilir (Liu & Jackson, 2008). Diğer yanda motivasyon, öğrenme sürecinde üstesinden gelinmesi gereken temel bir engel oluşturmanın yanında dil öğreniminde karşılaşılan güçlükler ile baş etmeyi sağlayan bir kaynak olarak da işlev görmektedir. (Meşe & Sevilen, 2021). Bu sebeple, yabancı dil öğreniminde öğrencilerin bilişsel ihtiyaçlarının yanı sıra duyuşsal ihtiyaçlarına da yönelik destek mekanizmalarının geliştirilmesi büyük önem arz etmektedir. Duygusal desteğin kaygı açısından hayati önem taşımasının temel sebeplerinden biri duygusal destek aracılığıyla öğretmenlerin öğrenci kaygısını gelişmeden önce azaltabilmesidir (Chuang, 2019). Bununla birlikte, öğretmenlerinden ve ebeveynlerinden duygusal destek alan öğrenciler gözlemlendiğinde, bu öğrencilerin dışsal motivasyona sahip olma eğilimi gösterdikleri ve bu durumun sonucunda ise İngilizce konuşulan topluluklara katılma olasılıklarının yükseldiği gözlemlenmektedir (Vatankhah & Tanbakooei, 2014). Buna bağlı olarak, yapay zekanın bu denklemdeki yerine bakıldığında ise, yapay zeka öğrencilerin stresini azaltmalarına ve öğrenme sürecinde öğrencilerin daha aktif rol oynamalarına yardımcı olabilir (H. Yang & Rui, 2025). Ayrıca, öğrencilere duygusal destek sağlama potansiyeli bulunan yapay zekâ araçlarının, duygusal, bilişsel ve davranışsal boyutlarda da bağlılığı artırma ihtimali bulunmaktadır (Ding & Xue, 2025). Ancak literatüre bakıldığında yapay zeka tabanlı duygusal destek ile öğretmen destekli duygusal desteğin yabancı dil öğrencilerinin kaygı ve motivasyon düzeyleri üzerindeki etkilerini karşılaştıran ve araştıran çalışmalar oldukça sınırlıdır. Bu çalışma yapay zekâ tabanlı duygusal desteğin öğretmen tarafından verilen duygusal desteğe kıyasla İngilizceyi yabancı dil olarak öğrenen öğrencilerin yabancı dil kaygısı ve konuşma motivasyonu üzerindeki etkilerini incelemek amaçlı yapılmıştır. Öncelikle, yapay zeka tabanlı duygusal desteğin öğrencilerin motivasyon ve kaygı düzeyleri üzerinde bir etkisi olup olmadığını tespit etmeyi amaçlamaktadır. Ayrıca çalışma, öğretmen tarafından verilen duygusal destek ile yapay zeka tabanlı duygusal destek arasında motivasyon ve kaygı düzeyleri açısından bir fark olup olmadığını incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışma yarı deneysel bir araştırma tasarımını benimsemiştir ve 2025-2026 akademik yılı Güz döneminde gerçekleştirilmiştir. Buna ek olarak, çalışma İstanbul'da bir özel üniversitenin İngilizce Hazırlık Birimi öğrencileri ile yürütülmüştür. Çalışmaya B1 düzeyinde İngilizce yeterliliğine sahip 39 hazırlık birimi öğrencisi katılmıştır. Katılımcılar kontrol (n = 19) ve deney (n = 19) grubu olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Kontrol grubunda 15 kadın (%78,9) ve 4 erkek (%21,1) öğrenci bulunurken, deney grubunda 14 kadın (%73,7) ve 5 erkek (%26,3) öğrenci yer almaktadır. Kontrol grubunun yaş ortalaması 18,53 iken deney grubunun yaş ortalaması 19,24 olarak hesaplanmıştır. Beş haftalık programın uygulama süreci boyunca deney grubu ChatGPT aracılığıyla duygusal destek alırken, kontrol grubu öğretmen kaynaklı duygusal destek almıştır. Araştırmada veri toplama aracı aracı olarak üç ölçek ve grup görüşmeleri kullanılmıştır. Katılımcılar hakkında bilgi toplama amacıyla Demografik Bilgi Formu kullanılmıştır. Yabancı dil sınıf kaygısını ölçmek amacıyla Yabancı Dil Sınıf Kaygı Ölçeği (FLCAS) uygulanmıştır (Horwitz et al., 1986). Ölçek 33 maddeden oluşmakta ve olumsuz değerlendirilme korkusu, iletişim kaygısı ve sınav kaygısı olmak üzere üç boyutu kapsamaktadır. Ölçeğin iç tutarlılık katsayısı α=,93 olarak hesaplanmıştır. Katılımcıların konuşma motivasyonunu ölçmek için ise Konuşma Motivasyon Ölçeği (SMS) kullanılmıştır (Dinçer, 2011). Ölçek 31 maddeden oluşmaktadır ve içsel motivasyon, dışsal motivasyon ve motivasyonsuzluk olarak üç boyutu kapsamaktadır. Çalışmada kullanılan her iki ölçek de beşli Likert formatındadır. Verilerin analizinde Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi ve Mann-Whitney U testi kullanılmış olup tüm analizler ,05 anlamlılık düzeyinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre, her iki grubun ön test kaygı ve motivasyon puanlarının karşılaştırması yapıldığında iki grubun da uygulama öncesinde birbirine denk olduğu görülmüştür. Kontrol grubunun kaygı ortalaması 2,66'dan 2,73'e yükselmiştir ve motivasyon ortalaması 3,74'ten 3,80'e artmıştır. Fakat Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi sonuçlarına göre bu değişimlerin istatistiksel olarak anlamlı olmadığı hesaplanmıştır (Kaygı için Z=−,342, p=,732; Motivasyon için Z=−,765, p=,444). Deney grubunda ise kaygı ortalaması 2,79'dan 2,67'ye gerilemiş, motivasyon ortalaması ise 3,62'den 3,55'e düşmüştür. Ayrıca deney grubundaki değişimlerin de istatistiksel olarak anlamlı olmadığı bulunmuştur (Kaygı için Z=−1,067, p=,286; Motivasyon için Z=−,343, p=,732). Kontrol grubu ve deney grubunu karşılaştırmak amacıyla yapılan Mann-Whitney U sonuçları ise hem ön test hem de son test motivasyon ve kaygı puanları bakımından iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı hesaplanmıştır. Ek olarak, iki grubun son test motivasyon karşılaştırmasında p=,115 değeri bulunmuştur. Bu bulgular ışığında kontrol grubunun motivasyon düzeyinin deney grubuna kıyasla hafifçe daha yüksek olduğunu gösteren bir eğilimi ortaya çıkarmaktadır, ancak bulunan bu fark istatistiksel olarak anlamlı değildir. Araştırmadan elde edilen bulgular ışığında çeşitli öneriler sunulabilir. İlk olarak, İngilizce öğretmenlerinin duygusal desteğin ve yapay zekâ tabanlı duygusal desteğin önemine ilişkin farkındalıklarını artırmaları gerekmektedir. Araştırma sonucunda her iki grupta da istatistiksel olarak anlamlı bir fark çıkmamış olması, beş haftalık uygulama süresinin her iki grupta da ölçülebilir farklar yaratmak için yetersiz kaldığını kanıtlamakta ve duygusal destek programlarının daha uzun sürece yayılmış ve sistematik bir biçimde tasarlanmasının gerekliliğini gözler önüne sermektedir. Okul yönetimleri, eğitimcilere ChatGPT gibi yapay zekâ araçlarının duygusal destek bağlamında etkin kullanımına yönelik eğitimler sağlamalıdır. Müfredat geliştiricilerine ise Öz Belirleme Teorisi kapsamında öğrencilerin özerklik, yeterlilik ve ilişkisellik ihtiyaçlarını karşılayan duygusal destek programları tasarlanması önerilmektedir (Ryan & Deci, 1985). Son olarak hem nicel hem de nitel bulgular kapsamında yapay zeka tabanlı duygusal destek araçlarının öğretmenin yerini alması yerine öğretmeni tamamlayan bir materyal olarak değerlendirilmesi gerektiğine işaret etmektedir. Bu bağlamda eğitimi yönlendiren politikaların, sadece yapay zekaya ağırlık vermek yerine hem öğretmen hem de yapay zekayı bir araya getiren stratejileri teşvik etmesi büyük önem taşımaktadır.

Özet (Çeviri)

Emotional Support is vital for EFL learners, as it affects motivation (Vatankhah & Tanbakooei, 2014) and anxiety (Chuang, 2019). Moreover, the effects of positive emotional support interventions can help create a supportive learning environment in the language classroom (Alrabai & Algazzaz, 2024). AI-based emotional support has the potential to create an optimal learning environment across emotional, cognitive, and behavioral dimensions for EFL learners (Ding & Xue, 2025). AI-based emotional support can increase motivation (W. Wei et al., 2017) and decrease anxiety (Bao, 2019). It should also be noted that AI-based emotional support has many positive impacts, such as reducing stress and improving students' emotional well-being (Tang & Liao, 2025). Even though there are many studies on emotional support and AI separately, there are few on AI-based emotional support. Therefore, this study examines the impacts of AI-based emotional support on anxiety and motivation levels among EFL learners. The study employed a quasi-experimental design with 39 participants enrolled in a preparatory program. Data were collected through a demographic questionnaire, the FLCAS (Horwitz et al., 1986), the SMS (Dinçer, 2011), reflection activities, ChatGPT logs, and focus group interviews. Over five weeks, the control group participated in emotional support activities led by the teacher, while the experimental group interacted with AI for emotional support. Data analysis revealed that neither teacher-based nor AI-mediated emotional support created statistically significant changes in learners' FLA or speaking motivation levels. There was no significant difference between the two groups in terms of post-test motivation and anxiety scores. Therefore, it is suggested that the emotional support program be extended over longer durations and that AI-based emotional tools be integrated as complementary materials rather than a replacement for teacher-based emotional support in EFL classrooms.

Benzer Tezler

  1. The effects of creativity activities through AI-based environments on foreign language anxiety among children

    Yapay zekâ tabanlı ortamlarda yaratıcılık etkinliklerinin çocuklarda yabancı dil kaygısı üzerindeki etkileri

    ZERŞİN İDİL CİZRELİOĞLU

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2025

    Eğitim ve Öğretimİstanbul Medeniyet Üniversitesi

    İngiliz Dili Eğitimi Ana Bilim Dalı

    PROF. SELAMİ AYDIN

  2. Yapay zeka tabanlı konuşma aktivitelerinin altıncı sınıf öğrencilerinin konuşma ve dinleme becerileri üzerine etkisi

    The effect of artificial intelligence-based speaking activities on sixth grade students' speaking and listening skills

    MİRAY İLGİ AYAZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Eğitim ve ÖğretimEskişehir Osmangazi Üniversitesi

    Eğitim Bilimleri Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET ERSOY

  3. Perinatal dönemdeki psikiyatrik hastalık belirtilerinin yapay zeka tabanlı büyük veri işleme platformu ile belirlenmesi

    Detection of psychiatric disease symptoms in the perinatal period with an ai-based big data processing platform

    NUR BANU OĞUR

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Bilgisayar Mühendisliği Bilimleri-Bilgisayar ve KontrolSakarya Üniversitesi

    Bilgisayar Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. CELAL ÇEKEN

  4. Sosyal mühendislikte komplo tabanlı içeriklerin yapay zekâ ile analizi

    Analysis of conspiracy-based content in social engineering with artificial intelligence

    EMEL KOÇYİĞİT

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Bilgisayar Mühendisliği Bilimleri-Bilgisayar ve KontrolSakarya Üniversitesi

    Bilişim Sistemleri Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ FATİH ÇALLI

  5. Doğum sonrası depresyonun sıklığı, ortaya çıkartan risk faktörleri ve bebeğin anne sütü alımı, uykusu, büyümesi, gelişimi ve davranışı üzerine olan etkileri

    The prevalence of postpartum depression, risk factors causing postpartum depression, and the effects thereof on babies' breastfeeding, sleeping, growth, development, and behavior

    FİLİZ ŞİMŞEK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAnkara Üniversitesi

    Sosyal Pediatri Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BETÜL ULUKOL