Geri Dön

Çok düşük doğum ağırlıklı prematüre yenidoğanlarda doğum zamanının mortalite ve morbiditeye etkisi

The effectof birth timing on mortality and mobidity in very low birthweight premature newborns

  1. Tez No: 1022291
  2. Yazar: KÜBRA SUBAŞI ELÇİN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. EMRE DİNCER
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Bu çalışmada, doğum ağırlığı 1500 gram ve altında olan çok düşük doğum ağırlıklı prematüre bebeklerde doğum zamanının (mesai/nöbet ayrımı, doğum saat dilimi ve uzun tatil dönemi) neonatal mortalite ve morbidite üzerine etkisinin araştırılması amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Ocak 2019 – Ocak 2022 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'nde yatarak takip edilen 588 çok düşük doğum ağırlıklı prematüre bebek geriye dönük olarak incelendi. Olgular; doğum zamanına göre mesai(08.00-16.00) /nöbet (16.00-08.00) ayrımı, saat dilimine göre üç grup (08:00–15:30, 15:30–00:00, 00:00–08:00) ve uzun tatil (3 ardışık günden uzun) dönemi açısından sınıflandırıldı. Mortalite, RDS, İVK, BPD, NEK, PDA, sepsis, antenatal kortikosteroid uygulaması ve doğum salonu resüsitasyon uygulamaları değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya toplam 588 çok düşük doğum ağırlıklı prematüre bebek dahil edildi. Mesai ve nöbet saatlerinde doğan bebekler arasında mortalite (%25,7; %25,1; p=0,855) ve majör morbidite göstergeleri açısından da gruplar arasında anlamlı fark bulunmadı. Buna karşın mesai grubunda sezaryen doğum oranı (%80,2; %72,9; p=0,044) ve ileri resüsitasyon gerektiren canlandırma oranı (%5,9; %2,3; p=0,049) anlamlı düzeyde yüksek bulundu. Gece saatlerinde (00:00–08:00) doğan bebeklerde antenatal kortikosteroid uygulanmama oranı diğer gruplara göre belirgin biçimde yüksekti (p=0,021). Akşam grubunda (15:30–00:00) entübasyon oranı %48,1 ile gündüz grubuna kıyasla istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek saptandı (p<0,001). Uzun tatil döneminde doğan bebeklerde mortalite ve temel morbidite açısından anlamlı fark bulunmamasına karşın non-invazif mekanik ventilasyon süresi (medyan değer 10 gün; 3 gün; p=0,007), toplam oksijen destek süresi (p=0,040) ve UVK kullanım süresi (p=0,027) anlamlı biçimde uzun bulundu. BPD oranı uzun tatil grubunda sayısal olarak yüksek seyretmekle birlikte istatistiksel anlamlılık sınırında kaldı (%46,2; %30,5; p=0,052). viii Sonuç: Doğum zamanının tek başına çok düşük doğum ağırlıklı bebeklerde mortalite ve majör morbidite sonuçlarını anlamlı biçimde etkilememektedir. Bununla birlikte gece saatlerinde antenatal steroid uygulanmaması, akşam saatlerinde artan entübasyon oranları ve uzun tatil döneminde uzayan solunum destek süreleri; zaman bağımlı süreç farklılıklarının klinik önem taşıyabileceğini düşündürmektedir. Bu bulgu, özellikle gece ve tatil dönemlerinde obstetrik risk yönetimi ile doğum salonu hazırlığının güçlendirilmesinin önemine dikkat çekmektedir.

Özet (Çeviri)

Introduction and Aim: This study aimed to investigate the effect of delivery timing (including weekday working hours versus on-call hours, time-of-day period, and long holiday Periods) on neonatal mortality and morbidity in very low birth weight (VLBW) prematüre infants with a birth weight of 1500 grams or less. Material and Methods: A total of 588 VLBW premature infants admitted to the Neonatal Intensive Care Unit of Zeynep Kamil Women's and Children's Diseases Training and Research Hospital, University of Health Sciences, between January 2019 and January 2022 were retrospectively analyzed. Infants were classified according to delivery timing: regular working hours versus on-call hours, time-of-day period (08:00–15:30, 15:30–00:00, and 00:00–08:00) and whether delivery occurred during a long public holiday period. Outcomes assessed included mortality, respiratory distress syndrome (RDS), intraventricular hemorrhage (IVH), bronchopulmonary dysplasia (BPD), necrotizing enterocolitis (NEC), patent ductus arteriosus (PDA), sepsis, antenatal corticosteroid administration, and delivery room resuscitation practices. Results: A total of 588 VLBW premature infants were included. No statistically significant difference was observed in mortality (25.7%; 25.1%; p=0.855) or major morbidity outcomes between infants born during regular working hours and those born during on-call hours. However, the rate of cesarean delivery (80.2%; 72.9%; p=0.044) and the rate of advanced resuscitation in the delivery room (5.9; 2.3%; p=0.049) were significantly higher in the working hours group. Infants born during nighttime hours (00:00–08:00) had a significantly higher rate of absent antenatal corticosteroid administration compared to other time-of-day groups (p=0.021). The intubation rate in the evening group (15:30–00:00) was significantly higher at 48.1% compared to the daytime group (p< 0.001). Among infants born during long holiday periods, no significant difference was found in mortality or major morbidity; however, the duration of non-invasive mechanical ventilation (median 10; 3 days; p=0.007), total oxygen support duration (p=0.040), and x umbilical venous catheter (UVC) utilization duration (p=0.027) were significantly prolonged. The BPD rate was numerically higher in the long holiday group but remained at the borderline of statistical significance (46.2% ; 30.5%; p=0.052). Conclusion: Delivery timing alone does not significantly affect mortality or major morbidity outcomes in VLBW infants. Nevertheless, the absence of antenatal corticosteroid administration during nighttime hours, increased intubation rates during evening hours, and prolonged respiratory support durations during long holiday periods suggest that time-dependent process variations may carry clinical significance. These findings underscore the importance of strengthening obstetric risk management and delivery room preparedness, particularly during nighttime and holiday periods.

Benzer Tezler

  1. Aşırı düşük doğum ağırlıklı yenidoğan bebeklerde refeeding sendromu sıklığı ve ilişkili etmenlerin değerlendirilmesi

    Evaluation of the frequency of refeedi̇ng syndrome and related factors in extremely low birth weight newborn infants

    BÜŞRA AYDOĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. SEVİLAY TOPCUOĞLU

  2. Çok düşük doğum ağırlıklı yenidoğanlarda geç sepsis insidansı ve etki eden risk faktörlerinin belirlenmesi

    Determination of the incidence and risk factors of late onset sepsis in very low birth weight neonates

    SAMET ZİYA ÖZTÜRK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SELİM SANCAK

  3. Yenidoğanlarda patent duktus arteriyozusun agresif tedavi ile veya tedavisiz takibinin etkilerinin incelenmesi

    Investigation of the effects of aggressive treatment with or without treatment of patent ductus arteriosus in newborns

    SUNA ADEVİYE DİNÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSelçuk Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HANİFİ SOYLU

  4. Total parenteral nütrisyonun çok düşük doğum ağırlıklı bebeklerde kan üre azotu ve kreatinin değerlerine etkisi

    The effect of total parenteral nutrition on blood urea nitrogen and creatinine values ​​in very low birth weight

    NAGİHAN ÇİFTÇİ PINAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. UMUT SELDA BAYRAKCİ

  5. Bronkopulmoner displazinin risk faktörlerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of risk factors of bronchopulmonary dysplasia

    SEHER CANDAN GÖK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. UFUK ÇAKIR