Geri Dön

32 hafta altında doğan bebeklerde doğum şeklinin mortalite ve morbiditeye etkisi

The effect of delivery mode on mortality and morbidity in infants born before 32 weeks of gestation

  1. Tez No: 1022292
  2. Yazar: KUBİLAY PIÇAKLAR
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. EMRE DİNCER
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Bu çalışmada, 32 gestasyon haftasının altında doğan çok ve aşırı prematüre bebeklerde doğum şeklinin (vajinal doğum / sezaryen) erken neonatal mortalite ve morbidite üzerine etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Ocak 2020 – Ocak 2024 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'nde takip edilen 32 hafta altında doğan toplam 737 prematüre bebek geriye dönük olarak incelenmiştir. Hastalar doğum şekline göre vajinal doğum ve sezaryen olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Gestasyon yaşına bağlı dağılım farklılıklarının dengelenmesi amacıyla olgular iki haftalık gestasyon dilimlerine (<22, 22–23, 24–25, 26–27, 28–29, 30–31 hafta) ayrılarak ayrı ayrı analiz edilmiştir. Mortalite, respiratuvar distres sendromu (RDS), bronkopulmoner displazi (BPD), intraventriküler kanama (IVK), nekrotizan enterokolit (NEK), prematüre retinopatisi (ROP), patent duktus arteriozus (PDA), sepsis, doğum odası canlandırma düzeyi, kord kan gazı parametreleri, hematolojik değerler, beslenme ve solunum destek süreleri değerlendirilmiştir. Bulgular: Tüm kohort birlikte değerlendirildiğinde vajinal doğum grubunun gestasyon yaşı ortancası (24 haftaya karşı 29 hafta) ve doğum ağırlığı ortancası (620 grama karşı 1095 gram) belirgin biçimde daha düşüktü (her ikisi için p<0,01). Genel karşılaştırmada mortalite vajinal doğum grubunda daha yüksek bulunmuş (%60,6'ya karşı %25,9; p<0,01) olsa da, gestasyon yaşına göre ayrı ayrı bakılan alt grup analizlerinde doğum şeklinin mortalite veya majör morbidite üzerinde tutarlı ve bağımsız bir etkisi gösterilememiştir. 22–23 hafta grubunda vajinal doğum grubunda kord baz açığı daha düşük (-6,65'e karşı -3,50; p=0,013) saptanmıştır. 26–27 hafta grubunda vajinal doğum grubunda ilk trombosit değeri daha yüksek (281.500'e karşı 196.000/mm³; p=0,022) ve tam enteral beslenmeye geçiş daha erken (11,5 güne karşı 17,5 gün; p=0,041) bulunmuştur. 28–29 hafta grubunda vajinal doğum grubunda ilk WBC ve nötrofil değerleri daha yüksek; tam enteral beslenmeye geçiş daha erken saptanmıştır. 30–31 hafta grubunda sezaryen grubunda preeklampsi daha sık, 1. dakika x APGAR skoru daha düşük ve ilk 24 saatte surfaktan gereksinimi daha fazla idi. Toplam kohortta ileri canlandırma gereksinimi vajinal doğum grubunda daha yüksek (%76,5'e karşı %53,5; p<0,01) görünmekle birlikte, gestasyon yaşına göre ayrıştırıldığında bu fark hiçbir alt grupta istatistiksel anlamlılığa ulaşmamıştır. Sonuç: 32 gestasyon haftasının altında doğan prematüre bebeklerde doğum şekli, gestasyon yaşı ve doğum ağırlığı dağılımı dengelendiğinde, erken neonatal mortalite ve majör morbidite üzerinde tek başına ve tutarlı bir belirleyici değildir. Genel analizde gözlenen farklar büyük ölçüde grupların farklı gestasyon yaşı profilinden kaynaklanmaktadır. Bununla birlikte alt grup analizlerinde elde edilen beslenme, hematolojik ve enflamatuvar parametrelere ilişkin bulgular klinik açıdan dikkat çekici hipotezler sunmakta olup ileri çalışmalar için zemin hazırlamaktadır. İleri prematüre doğumlarda doğum şekli kararı; gestasyon yaşı, fetal prezentasyon, maternal obstetrik profil ve merkez deneyimini bütüncül biçimde ele alan multidisipliner bir klinik süreç olarak değerlendirilmelidir.

Özet (Çeviri)

Introduction and Aim: This study aimed to investigate the effect of mode of delivery (vaginal delivery versus cesarean section) on early neonatal mortality and morbidity in very and extremely preterm infants born before 32 weeks of gestation. Material and Methods: A total of 737 preterm infants born below 32 gestational weeks and followed in the Neonatal Intensive Care Unit of the University of Health Sciences Zeynep Kamil Women's and Children's Diseases Training and Research Hospital between January 2020 and January 2024 were retrospectively analyzed. Infants were grouped according to mode of delivery as vaginal delivery or cesarean section. To balance the imbalance in gestational age distribution between groups, infants were further stratified into two-week gestational age categories (<22, 22–23, 24–25, 26–27, 28–29, 30–31 weeks) and analyzed separately. Mortality, respiratory distress syndrome (RDS), bronchopulmonary dysplasia (BPD), intraventricular hemorrhage (IVH), necrotizing enterocolitis (NEC), retinopathy of prematurity (ROP), patent ductus arteriosus (PDA), sepsis, level of delivery room resuscitation, cord blood gas parameters, hematological values, and feeding and respiratory support durations were evaluated. Results: When the entire cohort was evaluated together, the vaginal delivery group had a significantly lower median gestational age (24 vs. 29 weeks) and birth weight (620 g vs. 1095 g) compared to the cesarean section group (both p<0.01). Although crude mortality was higher in the vaginal delivery group (60.6% vs. 25.9%; p<0.01), gestational age-stratified subgroup analyses did not demonstrate a consistent or independent effect of mode of delivery on mortality or major morbidity. In the 22– 23 week subgroup, cord base excess was more negative in the vaginal delivery group (-6.65 vs. -3.50; p=0.013). In the 26–27 week subgroup, the vaginal delivery group had a higher initial platelet count (281,500 vs. 196,000/mm³; p=0.022) and earlier transition to full enteral feeding (11.5 vs. 17.5 days; p=0.041). In the 28–29 week subgroup, the vaginal delivery group had higher initial WBC and neutrophil counts and earlier transition to full enteral feeding. In the 30–31 week subgroup, preeclampsia xii was more frequent, the 1-minute APGAR score was lower, and surfactant requirement within the first 24 hours was higher in the cesarean section group. The need for advanced resuscitation in the overall cohort was higher in the vaginal delivery group (76.5% vs. 53.5%; p<0.01); however, when stratified by gestational age, this difference did not reach statistical significance in any subgroup. Conclusion: After balancing for the distribution of gestational age and birth weight, mode of delivery alone is not a consistent or independent determinant of early neonatal mortality or major morbidity in preterm infants born below 32 weeks of gestation. The differences observed in crude analyses are largely attributable to the differing gestational age profiles between the two groups. Nevertheless, findings related to feeding, hematological, and inflammatory parameters in the subgroup analyses provide clinically noteworthy hypotheses and lay a foundation for future research. The decision regarding mode of delivery in very preterm births should be regarded as a multidisciplinary clinical process that comprehensively considers gestational age, fetal presentation, maternal obstetric profile, and center experience.

Benzer Tezler

  1. Geç preterm bebeklerin erken dönem sonuçları: Mortalite ve morbiditelerin değerlendirilmesi

    Early outcomes of late preterm infants: Evaluation of mortality and morbidities

    KÜBRA ONATOĞLU YAPAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SELVİ GÜLAŞI

  2. Adolesan gebeliklerde neonatal prognoz

    Başlık çevirisi yok

    BURCU CEBECİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bakanlığı

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. SULTAN KAVUNCUOĞLU

  3. Çok düşük doğum ağırlıklı preterm bebeklerde ekstrauterin büyüme geriliğinin değerlendirilmesi

    Very low birth weight preterm babies of extrauterine growth retardation

    İLKYAZ TÜRKTAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAnkara Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÖMER ERDEVE

  4. Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'nde takip edilen 34. GH ve altında doğan prematürelerde, taburculukta ekstrauterin büyüme geriliği ve buna etki eden risk faktörlerinin retrospektif olarak değerlendirilmesi

    A retrospective evaluation of extrauterine growth restriction at discharge and associated risk factors in preterm infants born at or below 34 weeks of gestation and followed in the Neonatal Intensive Care Unit

    ESRA SADIK ÖZMEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SERDAR CÖMERT

  5. Preterm bebeklerde BCG aşılaması sonrası tüberkülin deri testi ve BCG skar cevabı

    Başlık çevirisi yok

    SİNEM ORAL CEBECİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bakanlığı

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SULTAN KAVUNCUOGLU