Söylemden eyleme merkez ülke: Türk dış politikasında statik coğrafyadan dinamik jeopolitiğe (2002-2024)
From discourse to action central country: From static geography to dynamic geopolitics in Turkish foreign policy (2002-2024)
- Tez No: 1022466
- Danışmanlar: PROF. DR. BERDAL ARAL
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Uluslararası İlişkiler, International Relations
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Medeniyet Üniversitesi
- Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu çalışma Türkiye'nin 'merkez ülke' iddiasını klasik ve eleştirel jeopolitik bağlamda analiz etmektedir. Temel argüman, 'merkez ülke' iddiasının, Türk dış politikasında coğrafyanın statik özelliğinin aksine; ben-idraki, tarihsel süreklilik ve mekânsal öze dayalı güçlü medeniyet algısı ile dinamik bir jeopolitik konumlanma sağladığıdır. Çalışmada, Türkiye için uzun yıllar kullanılan ve pasif bir konumlanmaya neden olan 'köprü ülke' tanımı sorgulanmaktadır. Bu noktada eleştirel jeopolitiğin söylem yoluyla kimlik inşa süreci olarak ortaya koyduğu merkez ülke kavramının, Türk dış politikasında çok boyutlu dış politika anlayışı ile stratejik bir konumlanma sağlayan faktör olduğu ileri sürülmektedir. Türkiye'nin merkez ülke iddiasının sadece dış politika değil; iç siyasal zihniyette de paradigma değişimi yarattığı savunulmaktadır. Özellikle 2002 sonrasında yaşanan paradigma değişimi sonucu ortaya çıkan yeni jeopolitik tahayyülün, geçmişte yakın coğrafyaya karşı yabancılaşmaya neden olan psikopolitik engelleri reddettiği iddia edilmektedir. Ayrıca, Türk dış politikasında artan politik manevra kabiliyeti, uluslararası örgütler bağlamında geçmişin pasif konumlanmasının aksine 'Dünya Beşten Büyüktür' gibi sistem içi anlam üretme kapasitesine erişme bağlamında da önem kazanmaktadır. Sonuç olarak merkez ülke iddiası, ekonomik istikrar ve parçalı stratejik kültür gibi bazı sorunlar ve çelişkiler içermesine rağmen; Türk dış politikası için gelişen olaylara göre yeni pozisyon alma fırsatı sunan dinamik bir kimlik anlatısıdır. Bu sayede Türkiye, yarattığı dış politika aktivizmini, esnek manevra kabiliyeti ile stratejik yeniden konumlanma şeklinde ortaya koymaktadır. Böylece jeopolitik özneleşme amacına yönelik stratejiler uygulamaktadır.
Özet (Çeviri)
This study analyzes Türkiye's claim to be a 'central country' within the classical and critical geopolitical context. The main argument is that the 'central country' claim, in contrast to the static nature of geography in Turkish foreign policy, provides a dynamic geopolitical positioning based on self-perception, historical continuity, and a strong civilizational perception rooted in spatial essence. The study questions the definition of 'bridge country', which has been used for many years for Türkiye and has led to a passive positioning. At this point, it is argued that the concept of a central country, presented by critical geopolitics as a process of identity construction through discourse, is a factor that provides a strategic positioning in Turkish foreign policy through a multi-dimensional foreign policy understanding. It is argued that Türkiye's claim to be a central country has created a paradigm shift not only in foreign policy but also in domestic political mentality. It is claimed that the new geopolitical imagination that emerged as a result of the paradigm shift, particularly after 2002, rejects the psychopolitical obstacles that caused alienation from the immediate geography in the past. Furthermore, the increasing political maneuverability in Turkish foreign policy is also significant in the context of achieving a capacity to produce meaning within the system, such as the“The World is Bigger Than Five”concept, in contrast to the passive positioning of the past within international organizations. In conclusion, although the claim of being a central country involves some problems and contradictions such as economic instability and fragmented strategic culture, it is a dynamic identity narrative that offers Turkish foreign policy the opportunity to adopt new positions according to evolving events. In this way, Türkiye presents its foreign policy activism as a form of strategic repositioning with flexible maneuverability. Thus, it implements strategies aimed at geopolitical subjectivation.
Benzer Tezler
- Demokrat Parti Döneminde iktidar-sivil toplum kuruluşları ilişkileri: 1950-1960
Relations with non-governmental organizations Period ruling Democratic Party: 1950-1960
ALİ ŞAĞAN
Doktora
Türkçe
2013
Türk İnkılap TarihiMarmara ÜniversitesiAtatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. CEMİL ÖZTÜRK
- From coexistence to the great divide: Repositioning Türkiye's stray dogs through a posthumanist lens
Birlikte yaşamdan kopuşa: Türkiye'nin sokak köpeklerini posthümanist bir perspektifle yeniden konumlandırmak
RANA İŞTEBEN ÇELİK
Yüksek Lisans
İngilizce
2026
Sosyolojiİstanbul Teknik ÜniversitesiBilim, Teknoloji ve Toplum Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)
DOÇ. DR. ASLI ÖĞÜT ERBİL
- Türkiye'de 1 Mayısların düzenlenmesi ve yönetilmesi
The organization and governance of May days in Turkey / L'organisation et l'administration des 1er Mai en Turquie
ERHAN ÖZŞEKER
Doktora
Türkçe
2021
Siyasal BilimlerGalatasaray ÜniversitesiSiyaset Bilimi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. BİROL CAYMAZ
- Interregional Relations: Perspectives on the Summit of South American-Arab Countries 'New' patterns of engagement
Bölgelerarasi ilişkiler: Güney Amerika - Arap Ülkeleri zirvesindeki“Yeni”angajman yapısı perspektifleri
MARSHA MARİE HALL
Yüksek Lisans
İngilizce
2015
Uluslararası İlişkilerOrta Doğu Teknik ÜniversitesiOrtadoğu Araştırmaları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MELİHA BENLİ ALTUNIŞIK
DOÇ. DR. DERYA GÖÇER AKDER