Geri Dön

Cerrahi tedavi planlanmış gastroözofageal reflü hastalarında psikiyatrik komorbiditelerin tedavi memnuniyetlerine etkisinin kesitsel olarak incelenmesi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 1023252
  2. Yazar: ESRA ASLAN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ÖZLEM KUMAN TUNÇEL
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Psikiyatri, Psychiatry
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ege Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Cerrahi tedavi planlanmış gastroözofageal reflü hastalığı (GÖRH) olgularında psikiyatrik komorbiditelerin ve bedensel belirti bozukluğunun prevalansını saptamak; psikiyatrik komorbidite yükünün cerrahi memnuniyeti ve yaşam kalitesi ile ilişkisini araştırmak; psikiyatrik onay sürecinin tedavi sonuçlarıyla ilişkisini incelemek ve psikiyatrik tedavinin reflü semptomlarıyla ilişkisini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde psikiyatri uzmanlarının dahil olduğu multidisipliner yaklaşımla değerlendirilen GÖRH tanılı 150 hasta kesitsel, gözlemsel ve karşılaştırmalı bir tasarımla incelenmiştir. Hastalar psikiyatrik onay durumu ve tedavi öyküsüne göre beş gruba ayrılmıştır: psikiyatrik onaylı-ameliyat olan (Grup A, n=34), psikiyatrik onaylı-ameliyat olmayan (Grup X, n=42), psikiyatrik onaysız-ameliyat olan (Grup B, n=10), psikiyatrik onaysız-ameliyatsız-psikiyatrik tedavi görmeyen (Grup C1, n=19) ve psikiyatrik onaysız-ameliyatsız-psikiyatrik tedavi gören (Grup C2, n=45). Psikiyatrik değerlendirmede DSM-5 Birinci Düzey Kesitsel Belirti Ölçeği, SCID-5-CV ile yapılandırılmış klinik görüşme, DSM-5 Düzey 2 Bedensel Belirti Ölçeği ve DSM-5 Bedensel Belirti Bozukluğunun Klinisyen Tarafından Değerlendirme Ölçeği kullanılmıştır. Yaşam kalitesi SF-12, genel işlevsellik Küresel İşlevsellik Değerlendirme Ölçeği, başa çıkma tutumları ise Başa Çıkma Tutumlarını Değerlendirme Ölçeği ile ölçülmüştür. Analizlerde Mann-Whitney U, Kruskal-Wallis, Wilcoxon testleri ve ordinal lojistik regresyon uygulanmıştır. Bulgular: Örneklemin yaş ortalaması 51,6 yıl olup %53,3'ü erkektir. Katılımcı başına düşen ortalama psikiyatrik tanı sayısı 1,15 bulunmuştur. En sık görülen psikiyatrik tanı, genel popülasyon verilerinin çok üzerinde bir oranla bedensel belirti bozukluğu (%52) olmuş; bunu majör depresif bozukluk (%32) ve anksiyete bozuklukları (%22,7) izlemiştir. Psikiyatrik tanı sayısı arttıkça somatik belirti şiddetinin ve kendine ceza odaklı başa çıkma örüntülerinin arttığı, mental yaşam kalitesinin ise düştüğü saptanmıştır. Reflü fenotipi dağılımı açısından gruplar arasında anlamlı farklılık bulunmuş; psikiyatrik onaysız grupta fonksiyonel pirozis ve reflü hipersensitivitesi belirgin olarak daha fazla gözlenmiştir. Psikiyatrik onay alınmaksızın ameliyat olan Grup B, psikiyatrik onaylı Grup A'ya kıyasla anlamlı düzeyde daha düşük cerrahi memnuniyeti bildirmiş; ancak iki grup arasında SF-12 fiziksel ve mental bileşen puanları açısından anlamlı fark saptanmamıştır. Psikiyatrik tedavi gören Grup C2'de öz-bildirime dayalı 0-10 puanlama ile değerlendirilen psikiyatrik şikayet gerilemesi ortalama 5,77, reflü şikayeti gerilemesi ise 4,45 olarak bulunmuş; psikiyatrik şikayetlerdeki gerilemenin anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu saptanmıştır. Sonuç: Bu çalışmada antireflü cerrahisi planlanan GÖRH hastalarında psikiyatrik komorbidite prevalansının yüksek olduğu saptanmış; örneklemin yarısından fazlasında en az bir psikiyatrik tanı bulunmuş ve bedensel belirti bozukluğu en sık görülen tanı olmuştur. Psikiyatrik onay alınmaksızın yapılan cerrahide tedavi memnuniyetinin anlamlı düzeyde düşük olduğu, psikiyatrik tedavinin ise reflü semptomlarında da iyileşmeyle ilişkili olduğu gözlemlenmiştir. Fonksiyonel reflü fenotipine sahip ve psikiyatrik komorbidite yükü yüksek olgularda multidisipliner ve psikiyatri odaklı yaklaşımın ön planda tutulması gerektiği düşünülmektedir. Bu bulgular, ICARUS kılavuzunun antireflü cerrahisi öncesi psikiyatrik değerlendirme önerisini destekler niteliktedir.

Özet (Çeviri)

Objective: To determine the prevalence of psychiatric comorbidities and somatic symptom disorder in patients with gastroesophageal reflux disease (GERD) planned for surgical treatment; to investigate the association between psychiatric comorbidity burden and surgical satisfaction and quality of life; to examine the relationship between the psychiatric approval process and treatment outcomes; and to evaluate the association between psychiatric treatment and reflux symptoms. Materials and Methods: A total of 150 patients with GERD evaluated through a multidisciplinary approach including psychiatry specialists at Ege University Faculty of Medicine Hospital were examined in a cross-sectional, observational, and comparative design. Patients were divided into five groups according to psychiatric approval status and treatment history: psychiatrically approved-operated (Group A, n=34), psychiatrically approved-non-operated (Group X, n=42), psychiatrically non-approved-operated (Group B, n=10), psychiatrically non-approved-non-operated-untreated (Group C1, n=19), and psychiatrically non-approved-non-operated-receiving psychiatric treatment (Group C2, n=45). Psychiatric assessment included the DSM-5 Level 1 Cross-Cutting Symptom Measure, structured clinical interview with SCID-5-CV, DSM-5 Level 2 Somatic Symptom Scale, and the DSM-5 Clinician-Rated Severity of Somatic Symptom Disorder. Quality of life was measured with the SF-12, global functioning with the Global Assessment Scale, and coping strategies with the COPE Inventory. Mann-Whitney U, Kruskal-Wallis, Wilcoxon tests, and ordinal logistic regression were applied. Results: The mean age of the sample was 51.6 years and 53.3% were male. The mean number of psychiatric diagnoses per participant was 1.15. The most common psychiatric diagnosis was somatic symptom disorder (52%), far exceeding general population rates, followed by major depressive disorder (32%) and anxiety disorders (22.7%). As the number of psychiatric diagnoses increased, somatic symptom severity and self-punishing coping patterns increased while mental quality of life decreased. Significant differences in reflux phenotype distribution were found between groups; functional heartburn and reflux hypersensitivity were more prevalent in psychiatrically non-approved groups. Group B reported significantly lower surgical satisfaction than Group A; however, no significant difference was found between the two groups in SF-12 physical and mental component scores. In Group C2, self-reported improvement on a 0–10 scale averaged 5.77 for psychiatric complaints and 4.45 for reflux complaints, with psychiatric symptom improvement being significantly greater. Conclusion: This study found a high prevalence of psychiatric comorbidity in GERD patients planned for antireflux surgery; more than half of the sample had at least one psychiatric diagnosis, with somatic symptom disorder being the most frequent. Surgical satisfaction was significantly lower when surgery was performed without psychiatric approval, and psychiatric treatment was associated with improvement in reflux symptoms as well. It is considered that a multidisciplinary, psychiatry-focused approach should be prioritized in patients with functional reflux phenotypes and high psychiatric comorbidity burden. These findings are consistent with the ICARUS guideline recommendation for psychiatric evaluation prior to antireflux surgery.

Benzer Tezler

  1. Gastroözefageal reflü hastalarının retrospektif incelenmesi

    A retrospective study of patients with gastroesophageal reflux

    ELİF ŞÜKRAN KÖHLE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÖNÜL ÇALTEPE

  2. Çocuklarda gastroözofageal reflü tanısında PH monitorizasyonun yeri

    Başlık çevirisi yok

    A. SERTAÇ ÇAĞLAYAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1993

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Çocuk Cerrahisi Ana Bilim Dalı

  3. Mide kanseri nedeniyle cerrahi tedavi uygulanan hastalarda sarkopeninin erken dönem klinik sonuçlara etkisi

    The effect of sarcopenia on early clinical results in patients undergoing surgical treatment for gastric cancer

    OĞUZ ERKUL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Genel CerrahiKaradeniz Teknik Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    PROF. ALİ GÜNER

  4. Akut kolesistit tedavisinde cerrahi tedavi modalitelerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of surgical treatment modalities in the management of acute cholecystitis

    AHMET TAHA KARAKAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Genel CerrahiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ALPER YAVUZ

  5. Asetabulum yerleşimli primer ve sekonder malign kemik tümörlerinin tedavi planlaması ve cerrahi sonuçlarının karşılaştırılması

    Comparison of treatment planning and surgical results of primary and secondary malign bone tumors with acetabulum insocation

    HÜSEYİN DOĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Ortopedi ve TravmatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÜRAY TOĞRAL