Geri Dön

Yeni tanı almış kompresif olmayan prolaktinoma hastalarındaki optik disk ve retina parametrelerindeki medikal tedavi sonrası değişimin optik koherens tomografi-anjiografi, optik koherens tomografi-sinir lifi analizi ve makula-ganglion hücre kompleksi analizi ile incelenmesi ve kontrol grubu ile karşılaştırılması

Evaluation of post-treatment changes in optic disc and retinal parameters using optical coherence tomography angiography, optical coherence tomography–retinal nerve fiber layer analysis, and macular-ganglion cell complex analysis in patients with newly diagnosed non-compressive prolactinoma, and comparison with a control group

  1. Tez No: 1023967
  2. Yazar: BATUHAN AKSOY
  3. Danışmanlar: PROF. DR. SENİHE RENGİN YILDIRIM
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göz Hastalıkları, Eye Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Kabergolin, makula ganglion hücre kompleksi, prolaktinoma, retinal sinir lifi tabakası, optik koherens tomografi anjiyografi, Cabergoline, macular ganglion cell complex, prolactinoma, retinal nerve fiber layer, optical coherence tomography angiography
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa
  10. Enstitü: Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı, yeni tanı almış ve optik kiazma veya optik sinir kompresyonu bulunmayan prolaktinoma hastalarında dopamin agonisti tedavisi sonrası retina ve optik disk yapılarında ortaya çıkan mikrovasküler ve nöroretinal değişimleri değerlendirmek ve bu değişimlerin serum prolaktin düzeyleri ile ilişkisini incelemektir. Gereç ve Yöntem: Prospektif ve kontrollü olarak planlanan bu çalışmaya 17 yeni tanı mikroprolaktinoma hastasının 17 gözü ile yaş ve cinsiyet açısından eşleştirilmiş 17 sağlıklı bireyin 17 gözü dâhil edilmiştir. Tüm olgulara kapsamlı oftalmolojik muayene yapılmış; retinal sinir lifi tabakası, makula ganglion hücre kompleksi ve retina ile optik disk vasküler parametreleri optik koherens tomografi ve optik koherens tomografianjiyografi ile değerlendirilmiştir. Ölçümler tedavi öncesi ile tedavinin üçüncü ve altıncı aylarında tekrarlanmış; serum prolaktin düzeyleri ile görüntüleme bulguları arasındaki ilişkiler korelasyon analizleri ile incelenmiştir. Bulgular: Medikal tedavi sonrası serum prolaktin düzeylerinde anlamlı olarak azalma saptanmıştır. Yüksek başlangıç prolaktin düzeylerinin süperfisiyel parafoveal vasküler dansitede azalma ile ilişkili olduğu görülmüştür. Ayrıca başlangıç prolaktin düzeyleri ile erken dönemde ölçülen süperfisiyel maküler ve perifoveal vasküler dansite arasında negatif korelasyon bulunmuştur. Optik disk analizlerinde erken dönemde iç alan vasküler dansitenin hasta grubunda daha düşük olduğu belirlenmiştir. Takipte vertikal cup/disk oranında artış ve maküler ganglion hücre kompleksi kalınlığında artış izlenirken, retinal sinir lifi tabakası kalınlıklarında belirgin değişiklik saptanmamıştır. Sonuç: Kompresif olmayan prolaktinoma hastalarında dopamin agonisti tedavisi, retinal mikrovasküler yapı ve ganglion hücre kompleksinde ölçülebilir değişikliklere yol açmaktadır. Optik koherens tomografi ve anjiyografi, subklinik nöroretinal etkilenmenin değerlendirilmesinde duyarlı ve güvenilir yöntemlerdir.

Özet (Çeviri)

Aim: The aim of this study was to evaluate microvascular and neuroretinal changes in the retina and optic disc following dopamine agonist therapy in newly diagnosed prolactinoma patients without optic chiasm or optic nerve compression, and to investigate the relationship between these changes and serum prolactin levels. Material and Methods: This prospective, controlled study included 17 eyes of 17 newly diagnosed microprolactinoma patients and 17 eyes of 17 age- and sex-matched healthy controls. All participants underwent comprehensive ophthalmologic examination. Retinal nerve fiber layer (RNFL), macular ganglion cell complex (GCC), and retinal and optic disc vascular parameters were assessed using optical coherence tomography (OCT) and optical coherence tomography angiography (OCTA). Measurements were performed before treatment and at the third and sixth months of therapy. Associations between serum prolactin levels and imaging parameters were evaluated using correlation analyses. Results: A significant reduction in serum prolactin levels was observed following medical therapy. Higher baseline prolactin levels were associated with reduced superficial parafoveal vascular density. Additionally, baseline prolactin levels showed inverse correlations with superficial macular and perifoveal vascular density parameters measured during the early treatment period. Optic disc OCTA analysis revealed lower inside disc vascular density in the patient group compared to controls during early follow-up. During follow-up, an increase in the vertical cup-to-disc ratio was observed, while macular GCC thickness increased compared to controls. RNFL thickness showed no significant change. ABSTRACT Conclusion: Dopamine agonist therapy induces measurable retinal microvascular and neuroretinal changes. OCT and OCTA are sensitive tools for detecting subclinical alterations in these patients.

Benzer Tezler

  1. Obsesif-kompulsif bozukluk hastaları ile şizofreni hastalarının, içgörü düzeylerine göre zihin kuramı açısından sağlıklı kontrollerle karşılaştırılması

    Comparison of obsessive compulsive disorder and schizophrenia patients with healthy controls for theory of mind abilities according to their insight

    BAŞAR AYRIBAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    PsikiyatriMarmara Üniversitesi

    Psikiyatri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA KEMAL SAYAR

  2. Obsesif kompulsif bozukluk tanılı hastalarda kronotipin serum sitokin düzeyleri, semptom şiddeti ve içgörü ile ilişkisi

    The relationship of chronotype with serum cytokine levels, symptom severity and insight in patients diagnosed with obsessive compulsive disorder

    ELİF NUR ÖZERVARLI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    PsikiyatriSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ SİMGE SEREN KIRLIOĞLU BALCIOĞLU

  3. Çocukluk çağı obsesif kompulsif bozuklukta amino asit profili incelenmesi

    Investigation of amino acid profile in childhood-onset obsessive-compulsive disorder

    ÖZGÜR ESMERAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    PsikiyatriAtatürk Üniversitesi

    Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ESEN YILDIRIM DEMİRDÖĞEN

  4. Obsesif kompulsif bozukluğu olan çocuklarda beyin kan akımının incelenmesi ve dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olan çocuklar ile karşılaştırılması: Spect kullanılarak yapılan karşılaştırmalı bir çalışma

    Exploration of cerebral blood flow of children with obsessive compulsive disorder and comparison with attention deficit hyperactivity disorder

    PINAR ÖNER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    PsikiyatriAnkara Üniversitesi

    Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. AYLA AYSEV

  5. Obsesif kompulsif bozuklukta zihin kuramı işlevleri ve bağlanma biçimleri arasındaki ilişki

    The relationship between theory of mind functions and attachment styles in obsessive compulsive disorder

    ANIL CEMRE ÖKMEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    PsikiyatriVan Yüzüncü Yıl Üniversitesi

    Psikiyatri Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ MESUT IŞIK